[ yokoluş ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 4g önce güncellendi İkinci Kitap " Günahkârların Laneti "
@gunesin_izi
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Günahkârların Çağı, çoktan Günahkârların Laneti’ne dönüşmüştü. Takvimler bin yüz yılı devirmişti; ama zaman ilerlememişti sanki. Dünya hâlâ karanlıktaydı. Güneş doğuyor, fakat ısıtmıyordu. Geceler uzadıkça uzuyor, sabahlar bir lütuf değil, yalnızca yeni bir acının başlangıcı oluyordu. İnsanlık çökmüştü. Şehirler bir zamanlar göğe meydan okuyan kulelerken şimdi is ve küf kokan harabelerden ibaretti. Beton yığınlarının arasında rüzgâr uğuldar, eski dünyanın metal iskeletleri çürümüş kemikler gibi toprağa saplanırdı. Teknoloji bir masaldı artık; ekranlar kararmış, makineler susmuş, bilgi unutulmuştu. İnsanlar yeniden kılıçlara, mızraklara, baltalara dönmüştü ama bu dönüş bir ilerleme değil, daha derin bir düşüştü. Eski çağların bile bir onuru vardı; bu çağdaysa yalnızca vahşet kalmıştı. Açlık hüküm sürüyordu. Tarlalar lanetlenmiş gibi ürün vermez, su kaynakları ya zehirli ya da kanla karışık akardı. İnsanlar hayatta kalmak için birbirini satıyor, kardeş kardeşi ihbar ediyor, çocuklar daha konuşmayı öğrenmeden bıçak tutmayı öğreniyordu. Merhamet zayıflıktı. Vicdan, mezara gömülmüş eski bir kelimeydi. Viktor dönemi sona ermişti. Onun yönetimi zalimdi, evet; ama en azından kuralları vardı. Şimdi ise tahta oturan yeni kral, zulmün bile sınırlarını aşmıştı. İsmi fısıltıyla anılırdı; çünkü adını yüksek sesle söylemek bile ölüm sebebiydi. Bu kralın ne affı vardı ne de sabrı. Onun gözünde insanlar, yalnızca hükmedilecek etten ibaretti. Meydanlar idamlarla doluydu. Gün doğarken çanlar değil, çığlıklar yankılanırdı. Suçlu olmak gerekmiyordu; yanlış yerde durmak, yanlış bakmak, hatta doğru zamanda susamamak bile yeterliydi. Askerleri demirden iradeleri ve taşlaşmış kalpleriyle sokakları arşınlar, direnenleri değil, nefes alanları ezerdi. Umut yasaktı. Eski kitaplar yakılmış, eski hikâyeler unutturulmuştu. Gelecekten söz edenler ya delilikle ya da isyanla suçlanırdı. İnsanlar başlarını eğerek yürür, göz göze gelmekten korkardı; çünkü bir bakış, bir ihbar, bir cellat demekti. Ve dünya… Dünya sanki bu laneti kabul etmişti. Gökyüzü sürekli griydi, yağmur bile kül gibi yağardı. Toprak kana doymuş, rüzgâr duaları bile taşımıyordu. Tanrılar susmuştu ya da insanlığı çoktan terk etmişlerdi. Bu çağda yaşamak bir mucize değil, bir cezaydı...
devam ediyor 1a önce güncellendi TUZAK 2 ( AYRILIK )
@ferdo_00
Okuma
78
Oy
9
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
9
Biliyordum… ölmediğini biliyordum.
tamamlandı 3a önce tamamlandı Birinci Kitap *Günahkârların Çağı*
@gunesin_izi
Okuma
29
Oy
25
Takip
2
Yorum
5
Bölüm
9
1- Günahkârların Çağı 2- Günahkârların Laneti 3- Günahkârların Kefareti Seri üç kitaptan oluşacaktır... 💮💮💮💮💮💮💮💮💮💮💮💮 Bir adam, karanlık ve kötücül bir auraya sahip gizemli bir kitap bulur. Kitap, seçtiği bu adamın kaderini mühürler. Adam, sayfalarındaki talimatları bir bir uyguladıkça dünya üzerinde büyü ve kötülük yayılmaya başlar. Artık sadece seyirci değildir; sırası gelmiştir. Dünyanın üzerine bir hayalet gibi çöker, katliam yapar, kendisine boyun eğenleri yanında tutar, eğmeyenleri acımasızca yok eder. İnsanlık; ihanetin, çıkarın, kibrin ve hırsın girdabında savrulur. Dürüstlük ve doğruluk un ufak olur, asaletiyle insan ruhu körelir. Artık, Günahkârların Çağı başlamıştır. “Karanlığı seçen, ışığın son nefesini de kendi elleriyle boğar.” Her karanlığın ardında, bir doğum sancısı vardır. Her günahın içinde, bir kurtuluş çığlığı gizlidir. Bir şehir... Gölgelerle çevrili sokaklarında masumiyetin kanla sınandığı, ihanetin kaderi yazdığı bir şehir. Bir aile... Görünürde birbirine bağlı, ama içten içe günahlarla örülmüş. Her fert, kendi karanlığıyla yüzleşmek zorunda. Ve bir gerçek... İnsan, doğarken masum mudur, yoksa doğduğu andan itibaren günaha mahkûm mu edilir? İşte istediğin tanıtım metni: Günahkârların Doğuşu, sırların, ihanetlerin ve kaderin romanı. Burada masumiyet çabuk kaybolur, adalet ise çoğu zaman sessiz kalır. Ama unutma: Her günah, sahibine kendi cezasını doğurur...
devam ediyor 7a önce güncellendi Zamanın Yok Oluşunu
@mediter_renian
Okuma
10
Oy
1
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
3
İnsanlığın çözmeye çalıştığı en büyük sır, evrenin ta kendisiydi. Bilimle yıldızları ölçtü, inançlarla anlam aradı ama her seferinde, cevap burunlarının ucundayken, evrenin kendisi ustaca bir sis perdesi çekti. Gerçeklik, bu hakikati gölgeledi. Kozmos, sanki çözülmesini istemezcesine, insanlığı sonsuz bir merak döngüsünde tuttu.
devam ediyor 1y önce güncellendi Yürüyüş
@besyedidokuz
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Yok olan dünya da uzun süredir var olan bir proje gerçekleşir. Yepyeni bir gezegen yepyeni bir dünya. Çeşitli eğitimlere giren insanoğlu bu eğitimlerden sonra sınavlara girer ve kazananlar bu yeni gezegene gitmeye hak kazanır. Ancak dünyaya ansının bir sis çöker. Bu sis bazı bölgelerde zehirlidir. Göz gözü görmez ve herkes birbirine bağlı zincirlerle yürürler. Yeni gezegene gitmek için uzay gemisine binilmesi gerekir ve bu gemi oldukça uzaktadır. Gözetmenlerle beraber çıkılan bu yürüyüşte bizleri neler bekliyor görelim.
devam ediyor 1y önce güncellendi YOKOLUŞ
@birkitapseansi
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Kaybolmuşluk hissiyle yanıp tutuşan bir Mahi. Ve içine aldığı bu dünyada, yaşamasına izin verdiği tek bir canlı bile olmayacakken, yokoluşla savaşamilir miyiz?
devam ediyor 12a önce güncellendi Yok Oluş
@deren_ecrnn
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Kendini bulamayan bir kız, kalabalık çevresinde tek kalan dertleri ona ağır gelen genç bir kız...
Loading...