[ Genç Kurgu ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3a önce güncellendi
ŞARAP LEKESİ/KARAT
@sinemmyyys
Okuma
3
Oy
1
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
2
Şarap Lekesi / Karat
Bazı aşklar cesaret ister.
Bazıları suskunlukla büyür.
Bazılarıysa bir iz gibi kalır; silinmez, unutulmaz.
Lal, İstanbul’un kalabalığında hayatı seven, güneşe benzeyen bir kadın.
Karan, Afyon’un sessizliğinden çıkıp kelimelere ve şiirlere tutunan bir adam.
Yolları bir düğün gecesinde, bir kadeh şarabın kenarında kesiştiğinde ikisi de bunun sıradan bir karşılaşma olmadığını hisseder.
Geçmişin gölgesi, geleceğin belirsizliği ve verilmesi zor kararlar…
Zaman ilerledikçe şehirler değişir, insanlar susar, duygular derinleşir.
Ama bazı anlar vardır ki kader onları bırakmaz.
Şarap Lekesi / Karat; yarım kalan cümlelerin, suskunlukların, tutkunun ve silinmeyen duyguların romanı.
Bir gecede başlayan, zamanla derinleşen ve iz bırakmayı seçen bir aşkın hikâyesi.
devam ediyor 3a önce güncellendi
imkansız
@berfin.65
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bazı insalar bir odaya girildiğnde farkedilmez.
Bazılarıysa hiçbir şey yapmadan iz bırkaır.
Gökçe yılmaz
sesizliği yanlış anlaşılacak kadar derin,bakışlaır gereğinden fazla şey anlatacak kadar keskin bir kızdI. kimse onun ne düşündügunu tam olarak bilemezdi çünnkü Gökçe,kelimelerden çok suskunlukla konuşmayı seçerdi.hayat ona erken yaşta güçlü olmayı öğretmişti ama bu gücün bedelini de yine yanlızlıkla ödetmişti.
Dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayatı vardı.Okul,insanalar,günler...Hepsi olmasın gerektiği gibi görünüyordu.Ama hiçbirşey göründüğü kaadr basit deildi. Çünkü bazı hikayeler gülümsemelerin arkasında başlar.Ve bazı sırlar, tam da en sesiz insanlarda saklanır.
Sabah alarmın sesiyle uyandım. ama uyanmak istemiyordum tam kafamı tekrar yastığa koyup uyuyacaktım ki annemin gökçe hadi kalk kahvaltı hazır demesiyle uyandım. bende istemeyerk kalktım ve mutfaa gittim annem babamla kahvaltı hazırlıyordu. günaydın tatllım dedi bende günaydın sanada anne dedim. ve masaya oturdum kahvaltı ettik sonra annemle okul hakkında konuştuk önce giidp biraz alışveriş yapıp sonrna okula gidecektik kayıt için kahvaltıdann sonra üstüme sarı bir kazak altımada beyaz bir pantolon giydim ve yola çıktık. Yolda annemle biraz konuştuk. Sonra okula vardığımızda önce müdürüm odasına vardık. Okul eski okulum gibi pek bakımlı ve güzel deildi. Kayıt yaptırdık ve annemle vedalaşıp sınfıma doğru gittim. Sınıfa girdiğimde masada sakızı şapırtarak çiğneyerek çiğneyen kızlar vardı. Bende oturacak bir yer aradım ve gidip boş bir yere oturdum. Sonra ders zili çaldı. Ve sınıfa hoca geldi. Uzun boylu uzun saçlı orta yaşlarda bir kadındı. Sonra adını aylin diye bıldıgım hoca evt arkadaşlar sınıfa yeni bir akadaşınız geldi. Ve bana bakarak kendini tanıt lütfen dedi. Ben gökçe yılmaz babamın işi yüzünden buraya taşınmak zorunda kaldık deıdm. Ve öğretenin bakışıylada yerıme oturdum. Ve o an beni çoktandır izleyen biri gözüme çarptı uzun boylu, esmer tenli bir çocuktu ve beni dikkatle süzüyordu ona baktığımda ise kaşlarını çatıp hemen önüne döndü aman tanrım çok etkileyiciydi. Ve o anda zil çaldı sonunda. Karnımın guruldamasıyla kantini aramaya başladım. Karşıma çıkan ilk kişiye kantinin yerini sorudm. Ve nihayet buldum kantin fazla eski püsküydü ve bakımsızdı. Ve sonunda kuyruk sırasına giirp yiyecek bişeyler alıp sınıfa çıktım.Ve daha ilk ısırığı almamıştım ki bir ağlama sesi duydum. Sınıfın en köşesinde kıvırcık saçlı bir kız oturup ağlıyordu. Yanına gidip oturdum ve neden ağladığını sordum bana bakarken elleri titriyordu. Sonra bana önemli birşey yok dedi ve dahada ağlamaya başladı . Sonra onu sakinleştirip cebımden bir mendil çıkarıp burnunu silmesi için verdim. Sonra adını sordum.
-Ayça
neden ağlıyorsun
-sınavdan kaldım ve çok başarısızım.
Biraz şaşırdım ama olabilirdi ve motivasyon verdim sonrada biraz dertleştikten sonra arkadaş olabiriz isersen dedim.
-cidden mi
evet,hem neden olmasın dedim
-güldüm tm dedim
Ve o anda zil çaldı ve yerlerimize geçtik. Ayça yanımda oturdu.Sonra sınıfa herkes girmeye başladı ve o çocukta çok etkileyici duruyordu ve tabii birazda soğuk bakışlıydı.Ve yanında da iki üç çocuk vardı onlarda onun gibi soğuk bakışlıydılar ama korkunçtular. Ve o an gözlerimiz buluştu ve koyu gözleri bana soğuk bakışlar attı. Tamda o anda Ayça beni dürttü.
-Kızım neye bakıyorsun
hiç hiçbirşeye dedim.
-Emin misin sanki gördüklerim Kaanı kestiğini söyedi.
Ne Kaan mı adı kim o çocuk
-wayy Ayça hanım Kağana mı tutuldun.
Yo nerden çıkarıdn hem senin başka işin yok mu
-Tm tm ama o çocuğa bulaşma bence tehlikeli biri...
Biraz bilgi versene
-Kızım ne bilgisi çocukta her bok var
Cevap verecektim ki o anda sınıfa bahar hoca girdi. Evet çocuklar açın kitapları ders işliyecez. Derste hep onu düşündüm aşık oldum mu bilemedim ama merak duygusu kapladı beni...Ve zil çaldı okul bitmişti. Ayçayla hazırlanıp okuldan çıktık ve yolda biraz sohbet ettik ailelerimizden bahsettik neden burada olduğumdan neden buraya taşındığımızı... Sonra telefon numaralarımızı alıp ayrıldık zaten evlerimizin arasında 2 sokak vardı. Eve geldiğimde annem mutfakta yemek yapıyordu beni görünce
-Tatlım geldin mi üstünü değiştir bende sofrayı kuruyorum.
Hmm tm anneciğim dedim ve odama çıktım üstümü değistirip hafif bir makyaj yaptım ve aşağıya indim.anneme sofrauyı kurmada yardım ettim. Ve yemek yedik sonrada anneme babamın ne zaman iş seyahatinden döneceğini sordum. Anem de daha gelemeyeceğini söyledi. Ve sonra yemek bittiğinde sofryaı toplaıdm ve annemle mısr patlatıp bıraz abur cubur alıp film keyfi yapmaya başladık korku flimi seçtik. Biraz korkunçtu ama iyiydi ve flimin ortasında uykum gelmeye başladı ve anneme uyumaya gideceğimi söyleyip yanağından öptüm ve odama gittim. Ve odama geçip biraz telefonu karıştırdım, sonra da yatağa geçip uyumaya çalıştım göz kapaklarım yavaş yavaş ağırlaşıyordu...
devam ediyor 3a önce güncellendi
Kırık Adalet
@xzarius
Okuma
368
Oy
124
Takip
5
Yorum
50
Bölüm
22
“Daha kaç kurban gidecek böyle?
Kaç kişinin daha ölümünün sebebi olacağım?
Bir kelebek uğuruna oluşan bu ayaklanma, ay ışığına ne zaman kavuşacak?
Daha ne kadar tahammül etmem lazım bu karanlığa?”
İki polis. İki ebeveyn. İki can.
Sadece onların değil, küçük bir kızın da ölümüne sebep olan kurşunlar.
Geçmişin yemin ve sözleriyle yaşamaya yemin etmiş, bildiklerinden fazlası olduğunu fark eden bir kız.
Gerçekler açığa çıkınca o kişiyle empati kurmam doğru muydu? Ona acımam normal miydi?
Benim verdiğim ifade sonucu içeri giren bu adamı sekiz yıl sonunda kendi laflarımla kurtarmak, savunmak ve onun için çabalamak hedefime ulaşmam için bir basamaktan mı ibaretti?
Tüm bu karışıklık, çelişki, yaşananlar ve yaşanacaklar, adaletin kırılmış, hatta harabeye dönmüş olduğunun göstergesi değildi de neydi?
devam ediyor 3a önce güncellendi
NOVA (Gönülden Kaybolan Yıldız)
@ymaiii0
Okuma
9.43k
Oy
888
Takip
237
Yorum
207
Bölüm
28
DOĞU`NUN ASİL KADINLARI SİZ SUSMAYACAKSINIZ ÇÜNKÜ İHRA NOVA SİZİN SESİNİZ OLACAK, SİZİN ELİNİZİ ASLA BIRAKMAYACAK!!
Kader bir örümcek misali hırsla ilmek ilmek ağlarını örmekte..
İhra Nova Zadeoğlu & Mir Mirhanoğlu
......Alıntılar.....
"Mehir olarak ne istiyorsun kızım?"
"Sadece talak hakkı ve Mir Ağa`nın yanından ayırmadığı silahını istiyorum", diyerek İmamın sorusunu yanıtladım.
Mir Mirhanoğlu "Düğünde takılan takılar, kilosunun 5 katı altın, Dubaideki şirketlerimin yüzde elli bir hissesi, Van`da ki, Urfa`da ki, Antep`te ki bağların yüzde elli bir hissesi ve son olarak İstanbul ve İzmir`deki villanın tapusu", diye kendi isteklerini sıraladı.
"Babaların vedası en ağırıdır derdi dedem. Kız evlat babanın incisidir. O inciyi başka birine teslim etmek çok zordur kopamazsın öyle kolay kolay demişti. Şimdi hiç beklemediğimiz bir anda ayrılık acısı benim dağ gibi babamın omuzlarına bindirilmişti. İlk defa çaresizlikten omuzlarının düşüklüğünü, boynunun büküklüğünü ve ağladığını görmenin acısı da benim omuzlarıma yüklenmişti..."
"Anne yüreği hissedermiş evladını. Hissetmişti benim annem yürek yangınımı ve elinden hiçbir şey gelmediği için ışıl ışıl gözlerini gölgeler sarmıştı. İki gözümden öpmüştü. Beni senden kopardılar, ayrılık getirdiler der gibi. Bir anneye beklenmeyen vedanın ağırlığı yüklenmişti. Yüreği kanatılmıştı..."
"İlk defa bir kızın ağabeyinin koluna girmesi bu kadar zordu. İlk defa bir ağabeye kız kardeşine kolunu uzatması bu kadar zordu. Çünkü bu defa uzatılan kol sözsüz bir elvadaydı..."
Bu kitap tüm kadınlara, kızlara, annelere ve kızlarına, sesi kesilenlere...
devam ediyor 3a önce güncellendi
Oyun Bozan
@palvinlerdenasli
Okuma
91
Oy
28
Takip
3
Yorum
26
Bölüm
8
Yalnız kalmak tehlikeliydi, hemde hiç olmadığı kadar. Eskiden yalnız kalınca hatıralarımdan kaçarken şimdi bir bedene sıkışmış canavarlardan kaçıyordum.
....
Kitap tamamen kurgusaldır, gerçek kişilerden oluşmamaktadır. Var olan bölümleri platforma göre düzenlenip o şekilde atılacaktır.
devam ediyor 3a önce güncellendi
Nain
@nalandrk
Okuma
602
Oy
130
Takip
9
Yorum
59
Bölüm
25
KİTAP AÇIKLAMASI (Tanıtım Metni)
"Bir bankta terk edilen genç bir kızın, yıkıntılar arasından yükselen bir mimara dönüşme hikayesi..."
Nain için dünya, o yağmurlu bankta, en güvendiği adamın dudaklarından dökülen soğuk kelimelerle durmuştu: "Artık devam edemeyiz." İlk aşkının enkazı altında kalan Nain, asıl büyük yıkımın henüz gelmediğinden habersizdi. Tam bir yıl sonra, saat sabaha karşı 05:00’te çalan o acı telefonla, hayattaki son sığınağını, ailesini de kaybetti.
Kimsesizliğin ve sessizliğin en dibine vurduğunda, hayattan vazgeçmek üzereyken bir ses yankılandı karanlığında: "Savaş kızım... Sen bizim mimarımız olacaktın!"
Beş yıl...
Nain, acısını betona, gözyaşlarını projelere, özlemini ise gökdelenlere döktü. Şimdi Ankara’nın en prestijli şirketlerinden birinde, elinde diploması ve kalbinde ailesinin vasiyetiyle dimdik duruyor. Fakat kaderin onun için hazırladığı son bir sınav daha var.
Adım attığı o şirket koridorunda, unuttuğunu sandığı o çakır gözlerle tekrar burun buruna geldiğinde Nain şunu kanıtlayacaktı: Bazı binalar ne kadar güçlü inşa edilirse edilsin, temeli bir `hoşça kal` ile sarsılabilir; ama bazı kadınlar yıkıldıkları yerden daha güçlü doğarlar.
devam ediyor 3a önce güncellendi
AKREBİN KALBİ
@ezgisell
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Zalim Krallık olarak bilinen Sargas Krallığı`nın Prensesi Lena, hem kendi ülkesinin hem de düşman ülke Antares`in halkını korumak için büyük bir kumar oynamaya mecburdur. Ancak bu taşlı yollar hiç de sandığı kadar kolay olmayacaktır.
devam ediyor 3a önce güncellendi
Panzehirim
@sudelendininizz
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Arkadaşlar merhaba
Ben bu kitabı yeni yazmaya başlıyorum önceden yazmıştım bir taslak olarak onu düzelte düzelte yazacağım kesinlikle bunların hepsi kurgu tamamen.kalemim güzel olmayabilir ama kitapta cinayet var aşk var Gizem var patron çalışan ilişkisi var.
Yani kısaca genel bir Wattpad kitabı gibi düşünürseniz sevinirim
devam ediyor 3a önce güncellendi
VANDORYA: Kalbin Esareti
@birdebayilferihaaa
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Duyguların lanetli sayıldığı bir ülkede doğmak, kaderlerin en kötüsüdür. Ve Lyra, bu kaderin lanetlilerindendi. Binlerce kişi arasında lanete sahip olmak, onun eline düşmüştü.
Lyra, bir bataklıktak çıktıktan sonra özgürce yaşayabileceğini düşünürken, üstlerdeki öncülerden biri onun eğitmeni olur. Bu duyguları herkesten saklayan Lyra,
Ondan da saklayabilecekmiydi?
devam ediyor 3a önce güncellendi
BAY UKALA
@gesa_30
Okuma
46
Oy
8
Takip
2
Yorum
4
Bölüm
3
Ayaz. "Sadece bir kişinin gözlerine baktığımda huzuru, mutluluğu ve sevgiyi hissederdim.
Ama o benim imkansız ve asla gerçekleşmeyecek olan bir hayalim."
Kendimi bildim bileli asla ama asla tesettürlü insanlardan haz etmezdim hatta onları cahil diye adlandırır ve arama mesafe koyardım, taki o AVM`nin çıkışında çarptığım kızı görene dek. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı...
tamamlandı 3a önce tamamlandı
Rap Tutkusu | Yarı Texting
@justcolourblack
Okuma
7.55k
Oy
642
Takip
43
Yorum
367
Bölüm
33
055********: Bir gün beraber rap dinleyeceğiz.
055********: Aklıma seni getiren cümleleri bu sefer sen yanımdayken dinleyeceğim.
055********: Ve sana bakacağım o cümlelerde.
055********: Gülümseyerek...
Alkım: Güzel hayal.
Alkım: Gerçekleşeceğinden nasıl bu kadar eminsin?
055********: Umudumu yitirmiyorum sadece.
055********: Umudumun kırıldığı zamanlar oluyor elbette ama,
055********: Kırıldığı yerden toplamaya çalışıyorum.
devam ediyor 3a önce güncellendi
İHANET
@yalmenvanta
Okuma
2
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Lavin 5 kişilik bir arkadaş grubuna sahip 16 yaşındaki bir genç kızdır Hayatı normal bir şekilde ilerlerken bir gün kimliği bilinmeyen biri tarafından tehdit edilir ve bu gizemli kişinin kim olduğunu arkadaşlarının yardımıyla çözmeye çalışır ; Arda , Kayra, Zümra,Melek ve Lavin peki onları nasıl bir macera bekliyor...
devam ediyor 3a önce güncellendi
Ateşsiz Barut
@d3wll1
Okuma
713
Oy
261
Takip
12
Yorum
554
Bölüm
16
Bir doktorun elleri hayat kurtarmak içindir… Peki ya kurtardığı hayat, kendi özgürlüğünü tehdit ediyorsa? Yeraltı dünyasında değişmeyen tek kural vardır: Kimin elini tuttuysan, kime can borçluysan, kaderin onundur. Bu borç, kanla yazılmamış olsa da ruhu mühürleyen bir zincir gibidir.
Kutay Alp Alkan, gücün ve karanlık dünyanın tam merkezinde bulunan acımasız bir lider olarak bilinirken, bir gece ölümün kıyısına sürüklenir. Onu hayata döndüren ise hiç beklemediği biridir: Düşmanının kızı, inatçı ve yetenekli doktor Ülkü Işık Alpuğan.
Ülkü, yalnızca mesleğinin gereğini yapmış olduğunu düşünür. Fakat kurtardığı adamın dünyasında hiçbir iyilik karşılıksız değildir. Kutay için bu sadece bir kurtarılış değil; aynı zamanda geri alınamaz bir bağın başlangıcıdır. Çünkü o, can borcunu iki şeyle öder: Güçle… ve sahiplenmeyle.
Ülkü, kendi hayatının bir anda görünmez bir ağ içinde sıkıştığını fark ederken, Kutay’ın dünyası da sarsılır. Düşmanının kızı tarafından kurtarılmıştır.
Artık yolları kesişmiş iki insan vardır: Biri hayat kurtarmak için yemin etmiş bir doktor… Diğeri hayatı kendi kurallarıyla yöneten, borcu ve ihaneti ölümüne ciddiye alan bir adam…
Bu can borcu, ikisini de geri dönüşü olmayan bir savaşa sürükleyecektir: Özgürlükle bağlılık arasında, doğruyla tehlikeli gerçekler arasında, kaderle seçim arasında…
“Bir kalp, yalnızca duygularla değil; kaderle de mühürlenir. Ve bazen en derin yaralar, insanı yeniden doğurur.”