[ Kısa Hikaye ] - Kitap Listesi
devam ediyor 1y önce güncellendi
Ez Xelefim (ben talibim)
@halefkayaa
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Ez Xelefim (Ben talibim)
Ben halef ömrümün kaçıncı küsartında olduğumu bilmiyorum adın’dan çok bahsedilen dedem 35’inde Kanser’den dolayı genç yaşta gözlerini kapatmıştı. Allah rahmet eylesin
Huy olarak anneanneme sima olarak Dedeme benziyorum çok konuşmak yerine çok dinlemeyi gözetlemeyi çok görmek yerine çok gezmeyi seviyorum genelde çok sakin ve rahat biriyim herkesten çok farklı olduğumu küçük yaşta fark ettim hayatımda farkındalık (Ramak kala ) ile çok çabuk tanıştım bu tanışma benim çıkacağım basamak yaşıtlarım ile aramızda 10 basamak ilerde olmamı sağladı bu bir ikram olduğunuda küçük yaşlarda fark ettin Allah bazı kullarına torpil geçer ;)
Her insanın gördüğü düşündüğü imtihan ben sürekli ikram olarak gördüm hayatıma giren her insan bana sadece katkıda bulundu zararda bulunmadı ben insanların bana kattıklarıyla meşguliyet içerisindeyken aldıklarını önemsemedim onların bana bıraktığı insanların yorumu zarar ziyan dediği şeyleri ben ihtiyacım olarak gördüm onların benden aldıklarını ise çaldıkları değil ihtiyacılarını olduklarını düşünerek hiç eksilmedim onlar geldikçe ben aldım ihtiyacım olanları onlar gittikçe aldılar ihtiyaçlarını yaşıma göre büyümem gerek çiçekler açmam lazım ağaç budanmadıkça çiçeklerini açmaz sağlam dallarda .
Ben az konuşuyorum siz çok anlayın .
Kul plan yaparken kader’de gülermiş
Güzel şeyler dediğimiz şey atasözüne değinerek kulak verelim “davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş “ peki yakından aynı söylemler söylenebilir bi durum mu ? Tabikide hayır bizim güzel olur dediğimiz şeyler genelde az önce tabir ettiğim davulun sesi bizim güzel şeyler dediğimizle aynı görevi görüyor güzel şeyler yalnızca Allah’tan gelir o nasip eder o ikram eder insanlardan gördüğünüz şeyler ise sadece size ulaşması için vesiledir o dan habersiz yaprak kıbıldamıyorsa konu kapanmıştır bu olayın :)
Güzel bir kitabımın özel satırında şöyle diyordu
Diyor ki dünya hayatı bir uykudan ve hayalden ibarettir . Tutki hayalinden sultan oldun tutki hayalinden dilenci oldun uyandığın zaman ikisi de geçici olacağına göre ele geçmiş olan her şey sonsuz ve hakiki hayata başladığın zaman rüya hükmüne gireceğine göre ne diye gam çekersin
Ekliyor
“Geç gelir tez gider deyu safa çekme keder
Alemin hali budur böyle gelir böyle gider .
İçinde bulunduğumuz dünya hayatında safa geç gelir tez gider. Halbuki elem sıkça uğrar birazda zor gider dünya tabiatı o çünkü ta işin başında “çamurunuz karılırken yağan kırk günlük yağmurun otuz dokuzu gam biri neşeydi” diye takviye ederler manayı .
Son satıların bi kısmı biter diye okumaya korktuğum bir kitabımın bir kısmıydı öyle manalı öyle manalı kesit kesit yazıp birleştireceğim iyi gelen iyi gelir 😊
Ben halef
Birgül tekrar gelirsem tekrar halef olarak gelmek isterim ben talibim bu ruhuma bu bedenime
Ez Xelefim (ben talibim)
devam ediyor 1y önce güncellendi
Desperato
@halefkayaa
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
İhanetin önceleri bahanesi olur Sonrada bedeli
Olur herkes kendi penceresinde gördüğü kadar haklı görmediği kadar haksız bugün beni eleştirebilirsiniz lakin düşündüklerimi düşlediklerimi bilemezsiniz içinizde biriken kin kibir nefreti bana yüklemeniz sizin eğitiminiz ve gördüğünüz kadardır hissettiğiniz kadar olmuş olsaydı kin ve kibirinizi kendinize saklardınız Mevlanın bir sözü hem bu satırda yerini alsın hemde kualğınıza küpe
Herkesin anlayış derecesi Farklıdır benim size anlatacaklarım ancak sizin anlıyabildiğiniz kadardır ötesi yok
6 rakamını işinize gelince 6 olarak işinize gelmeyince 9 olarak algılarsınız bu bir anlayış derecesi bu derece vicdanınız ile alakalı bir eylem, ve semboldür belki’de yoktur belkide vicdanınız Sizin kararmış olan kalbinizden geçeli çok olmuştur
Zaten insanlar sizin anlatıklarınız kadar değil anladıkları kadar hakkınızda söylemlerde başlar bugün suyun üstünde yürüsem yüzme bilmediğimi söylemek için sıraya girersiniz hiç önemli değil
Bana yapılan bana hak gördüğünüz bütün söylemleri ben Allah’a havale etmekten büyük keyif alacam unutmayın ip inceldiği yerden insan kalınlaştığı yerden koparmış
Kul plan yaparken kader’de Güler’miş etme bulma dünyası bugün hakkımda hakkınızda şikayet ettiğiniz kim varsa bugün mutlaka kapınızı çalacaktır “Gülme komşuna gelir başına “
O kadar aciz insanlarsınız ki yaşınızdan çok kininiz ve kibiriniz büyümüş bugün gün içinde kullandığınız cümleleri bir araya toplasanız sadece çevrenizdeki insanları kınamak ayıplarını sergilemek dışında bir eylem içerisinde değilsiniz
Sizin Dünya’ya evrene Bakan pencereniz kin kibir oldukça Herkes size kusurlu gelir “
“Ben sustum kainatın sahibi muhakkak hatırlatacaktır beni Size “
devam ediyor 11a önce güncellendi
SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ DUYULMAYAN ÇIĞLIKLAR
@iremnida77
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
“Sizlere mutluluğun tanımını yapar mısınız?” desem cümleye hangi duygunun vermiş olduğu heyecanla hangi güzel kelimeyle başlardınız?
Mutluluk size göre ne demek?
Mutluluk bana göre ne demek?
Küçükken baba veya annemizden dinlediğimiz o masal saatinin gelmesini beklemek miydi mutluluk?
Hevesle almak istediğimiz bir eşyanın ansızın bize sunulması mıydı mutluluk?
Çok sevdiğimiz, kokusu burnumda tütüyor dediğimiz bir kişiyi aniden karşımızda görmek miydi mutluluk?
Sevdiklerinden bir çift güzel kelime duymak mıdır mutluluk?
İçinde bin bir kötülüğün bulunduğu fakat sonunda iyiler kazanıyor zaten diye sevinçle dinleyip , seyrettiğimiz bir çizgi film midir mutluluk?
Kötü bir gün geçirdiğimizin akşamı annemizin bizlere güvenle verdiği huzur muydu mutluluk ?
Bana o güne denk sorulsaydı mutluluk, belki mısralara dökemeyecek kadar madde sayabilirdim mutluluk adına ....
06.03.2025......
Bu tarih bendeki mutluluk kavramının tarifini değiştirdi. İnsanın acı içinde de gülebileceğini öğretti. Bin bir kötülüğe dahi sade bir tebessüm ettirmeyi öğretti. Asıl mutluluğun sayılabilecek kadar çok olmasından ziyade küçük şeyler olabileceğini öğretti.
Huzur kelimesini okur okumaz dahası düşünür düşünmez , içimizden geçirir geçirmez heyecanlı bir tebessümü bahşeder ya hani bize, huzur kelimesinin anlatamayacak kadar acıya tanıklık ettiğini öğretti.
Mutluluk anlık bu maddelerin hiçbiri değildi. Mutluluk tanımadığın onlarca kişinin seni ziyarete geldiğini düşünmekti.
Yanlış duymadınız !
Mutluluk acı gerçeğiyle tanımadığın birilerinin yolunu gözlemekti.
Küçük şeylerden mutlu olunması gerektiğini annelerimiz o halde bizlere niye öğretmişti?
Almak için belki gün saydığın o eşyayı almak değildi mutluluk.
Özlem duyduğun o kişinin ansızın yanınızda belirmesi hiç değildi.
Sonunun mutlu biteceğini öncesinde bizlere üzülmeyelim diye söyledikleri iyi sonla biten masallar veyahut filmin sonunda kötünün cezasını çekmiş olacağı bir çizgi film değildi mutluluk.
Mutluluk bir canlının tebessümündeydi. Onda görmüş olacağımız belki de sadece bir kaç saniyelik o gülümsemeydi.
Acılar içindeki o bakışa gizlenmiş heyecanla bizlere sunduğu o gülücükteydi.
Hiç ummadığımız o kötülüğün bizim başımıza geldiği anda dahi yaşanmışlıklara tutunup gülebilmeyi bilip mutluluğu yaşamaktaydı.
Mutluluk belki de unutmaktı. İyi olan şeyleri birden fazla duymak adına unutmaktı. Binlercesinin gerçekleştiremediği onlarca hatta tonlarca hayallerdi mutluluk. O hayallere tutunabilmekti mutluluk.
Kangren olan o kolu hiç acımdan kesip atmaktı belki de mutluluk.
Yazıya dökemediğin binlerce kelimeyi düşleyip tanımadığın biri ile de olsa bunu onunla paylaşabilmekti mutluluk.
Size falanca sizi ziyarete geldi desem ne düşünürsünüz ?
Ya da o falanca beni ziyarete gelmiş olsa ?
O kişi kimdi?
Tanıdığım ve tanımadığınız birinin ansızın gelip beni veyahut sizi belki mutlu edip belki de ‘ Onun burada ne işi var ki ? Neden gelmiş? ‘ tavrını bizlere sunan o tanıdıklardan değilse o kişi ?
Ya da şöyle sorayım !
Hiç tanımadığınız birinin sizi görmeye gelmiş olması size ne denli mutluluk verir ?
Bu hikaye binlerce acıyla dahi mutlu olabilenlerin hikayesi.
‘Acıyla dahi mutluluk mu ?’ Dediğinizi duyar gibiyim. Fakat ne yazık ki yanlış duymadınız!
Bu hikaye tam olarak ‘Acıyla dahi mutlu olup gülebilmeyi başarabilenlerin hikayesi....
Acı ve mutluluğu sizlere sunmakla kalmayıp sizleri derin bir düşünmeye itip kendinizi olduğunca fazla sorgulamanızı sağlatacak hikayemizi artık sizlerle buluşturma vakti.
Bu soruların cevabı yeri geldiğinde bizleri tebessüm ettirirken yeri geldiği zaman da içimizi fazlasıyla sızım sızım sızlatacak.
Acı olan o gerçeklerle yüzleşmeye yeterince hazırsak artık hikayemiz sizlerle baş başa kalabilir.
Bu soruların cevapları için......
Mutluluklar ve hüznün içindeki o acı tebessümler bir süre sizlere emanet!
devam ediyor 11a önce güncellendi
Limon Çekirdeği
@sevilemeyenbirisi
Okuma
0
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
0
Onu en son, sokak lambalarının sarı ışığında gözlerini kaçırırken görmüştüm.
Elinde bir limon vardı.
Hep limon yerdi.
Suratı buruşurdu, ama hiç şikâyet etmezdi.
“Hayat da biraz limon gibi olmalı,” derdi, “acı, ama ayıltıcı.”
Ben ise şekeri fazla çaya alışkındım.
Bir gün elimden tuttu, “Bu yaz gitme,” dedi.
“Yazlar gittiğinde insanlar değişir.”
Gittim.
O kaldı.
Ben döndüm, o yoktu.
Bir kavanozun içinde bir limon çekirdeği bıraktı bana.
Üzerinde:
“Bir daha büyürsem, senden başka bir şey olmam.”