[ Romantizm ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3a önce güncellendi
BUTİMAR
@biceruvar
Okuma
1.48k
Oy
298
Takip
53
Yorum
15
Bölüm
89
Hayatımız boyunca sürekli ismi anılan güçlü kadınlar vardı. Dile asla güçlü kadın olarak gelmez, öyle telaffuz edilmezdi ancak anlatılanlar, hakkındaki söylenenler hissettirirdi bize. Belki de onlara hitap edebilme için iki kelime yeterdi. Güçlü kadın...
Mesela zirve sadece Fatma ŞAHİN`e, Ümit BOYNER`e, Aslı ÇAKIR ALPTEKİN`e, Sezen AKSU`ya, Nazlı ILICAK`a mı aitti? Evini toparlayan bir kadın da güçlü değil miydi? Veya içindeki acılarını layıkıyla taşıyabilen? Düştüğü yerden kalkabilen veyahut orada öylece oturup acısının geçmesini bekleyen de güçlü kadın tabirine uymaz mıydı?
Belki de o tabirlerin arasına sıkışıp kalmış kelimelerden firar edip özgürlüğüne kavuşabilecek onlarca güçlü kadın vardı. Güçlü kadın olabilmek, kendini görebilmekti belki de...Yorgun, kırık yanlarını sonuna kadar yaşayıp daha sonra da dimdik ayağa kalkabilmekti. Bazen aynaya bakınca görmekten korktuğun şeytani kişi olup, zaman zaman pamuk şekere saldıran kız çocuğu olabilmekti. Ama kadın olmak çoğu zaman yanında, yörende, yörüngende olan insanlara anne olmamışken bile anne olabilmekti. Saç okşayan, dert dinleyen, gözyaşı silen ve her an ile gurur duyabilen.
Gözünü kapattığı zaman kuş kadar özgür hissedebilmeliydi mesela güçlü kadın tabirine uyanlar. Veya kendini kalıplara sokmamalı ancak akla gelen ilk kişi olmalıydı. Belki de kenarda köşede kalmalıydı. Ya korkan, kenara sinmiş diğer kadınlar da aslında güçlü kadınlarsa o zaman ne yapacaktık? Belki de bir kadına güçlü denilmesi için illa ki göğsünü gere gere ortada dolaşması şart değildi. Koca koca şirketleri yönetmesi, istediği arabaya binip, istediği kadar alışveriş yapmak güçlü kadın tabirine uymaya yetmezdi bazen. Çünkü bir kadın güçlüyse eğer bir şirketin yönetim koltuğunda oturması, hatta göze sokulması gerekmiyordu.
Peki güçlü kadın, hayatı yöneten?
devam ediyor 3a önce güncellendi
Kırık Zaman : "Bir Aşkın Satır Araları"
@biryazarya
Okuma
459
Oy
56
Takip
10
Yorum
18
Bölüm
13
Yıllar önce yarım kalan bir aşk…
Söylenemeyen sözler, saklanan sırlar ve zamanın arasına sıkışmış iki kalp.
Yıllar sonra yolları yeniden kesiştiğinde, zaman her şeyi değiştirmiştir. Ama kalpte saklanan duyguları silememiştir. Bu karşılaşma, küllenmiş bir aşkı yeniden alevlendirecek midir, yoksa geçmişin sırları bu kez bir savaşa mı dönüşecektir?
Bazı aşklar unutulmaz.
Bazı sırlar affedilmez.
Ve bazı karşılaşmalar, insanı yeniden baştan yazmaya zorlar…
Bu hikâye, aşkın zamana meydan okuyup okuyamayacağını sorgulayan herkes için.
tamamlandı 3a önce tamamlandı
Kalbim Bu Sokakta Kaldı
@besraozben45
Okuma
9.62k
Oy
293
Takip
46
Yorum
12
Bölüm
42
Meryem Yılmaz, annesiyle birlikte geçmişini geride bırakmak için İstanbul’un eski mahallelerinden birine taşındığında hayatının tamamen değişeceğini bilmiyordu. O mahallede her şey farklıydı; sokaklar dar, insanlar birbirine yakın ve herkesin saygıyla adını fısıldadığı bir adam vardı: Fatih Kara.
Fatih Kara…Mahallenin ağır abisi.Geçmişi karanlık, bakışları sert, kalbi ise kimseye açılmamış bir adam.
Meryem’in o sokağa adım attığı gün, Fatih’in yıllardır duvarlarla çevirdiği kalbinde ilk çatlak oluşur. Masumiyetiyle o mahalleye ışık gibi düşen Meryem, farkında olmadan Fatih’in hayatını değiştirmeye başlar.
Ama her sokak hikâyesinin bir gölgesi vardır.Fatih’in geçmişinden gelen düşmanlar yeniden ortaya çıktığında, Meryem kendini tehlikeli bir dünyanın ortasında bulur. Sevgiyle korku, tutku ile tehlike birbirine karışırken ikisi de kalplerini korumaya çalışacaktır.Çünkü bazen insan bir mahalleye taşınır…ama kalbi o sokaktan bir daha hiç ayrılamaz.
Ve bazen bir aşk, sadece iki insanın değil…bütün bir sokağın kaderini değiştirir.
tamamlandı 3a önce tamamlandı
Ⓣⓔⓝⓘⓜⓓⓔ Ⓤⓨⓐⓝⓐⓝ Ⓖⓔⓒⓔ
@besraozben45
Okuma
1.83k
Oy
29
Takip
12
Yorum
0
Bölüm
43
Harun Demir bir zamanlar parlak bir geleceğin eşiğindeydi. Zekâsı, disiplinli çalışması ve hayalleri onu bilim dünyasına götürecek kadar güçlüydü. Fakat bir gece, karanlık bir hesaplaşma ailesini ondan kopardı. O gece yalnızca ailesini değil, içindeki masumiyeti de kaybetti.
Yıllar sonra Harun Demir artık İstanbul’un en korkulan mafya liderlerinden biridir. Soğukkanlı, stratejik ve kimseye güvenmeyen bir adam… Onu ayakta tutan tek şey ise yıllardır içinden silemediği tek hatıradır: Elif.
Elif Karaca ise gerçeğin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyen bir gazetecidir. Güçlü kalemi ve keskin sezgileriyle karanlık dünyaların sırlarını ortaya çıkarmaya çalışan bir araştırmacı yazar. Fakat bir gün yaptığı araştırma onu hiç beklemediği bir isme götürür: Geçmişte kalması gereken ilk aşkına.
Harun ve Elif yıllar sonra yeniden karşılaştıklarında aralarında yalnızca geçmiş yoktur.
Gizli sırlar, kanlı hesaplaşmalar ve yarım kalmış bir aşk vardır.
Elif gerçeği yazmakla kalbini korumak arasında kalırken, Harun ise karanlık dünyası ile sevdiği kadının hayatı arasında sıkışır.Çünkü bazı geceler vardır…
Sadece karanlık değildir.
Bazı geceler insanın teninde uyanır.
Ve o geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
devam ediyor 3a önce güncellendi
SABA: Biçilmiş Kefenin İnatçı İzi
@ef____
Okuma
897
Oy
556
Takip
14
Yorum
334
Bölüm
20
Saba , doğduğu an itibarıyla kendi hayatının misafiriydi.
Erkek çocukların gölgesinde, kaderi daha beşiği sallanmadan aile büyükleri tarafından çizilmişti. Hayatındaki her karar, onun yerine alınmış, her nefesi bir beklentiye hapsedilmişti. Bu coğrafyada, onun gibi kızların sadece bir hikâyesi vardı: itaat.
Ta ki, hiç tanımadığı bir adamla yapılan o tek bir sözleşme, Sabah`ın kendi kimliğini aradığı kaçınılmaz bir hesaplaşmanın fitilini ateşleyene kadar.
Saba, kendisine dayatılan yazgıyı parçalayıp kendi sabahını yaratabilecek mi? Yoksa ait olduğu gölgeye sonsuza dek mahkûm mu kalacak?
Uyarı: İlk bölüm diğer bölümlere göre acemi yazılmıştır diğer bölümler gayet net ve açıktır
devam ediyor 3a önce güncellendi
Hükümsüz
@ugurarslann
Okuma
14
Oy
10
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
4
Resmi kayıtlara göre ben bir ölüyüm. Bir numara, bir dosya ve soğuk bir mezar taşından ibaretim.
Haksız yere müebbet yediğim o hücreden çıktığım gece, bana bir hayat değil, bir silah sundular. Adı haritalarda geçmeyen, hiç kimsenin bilmediği o akademiye adımımı attığımda tek bir kural vardı: Öldürmezsen, ölürsün.
Ama asıl tehlikeyle daha sonra yüzleşeceğimden haberim yoktu.
Yüzünü maskesiyle, ruhunu karanlığıyla örten o çocuk... Bakışları bir namlu kadar soğuk, dokunuşu ateş kadar yakıcı.
İkimizde bir birimizden nefret ederken bu nefretin farklı bir duyguya dönüşeceğinden ikimizde habersizdik.
Ama ikimizin de bildiği tek şey vardı:
Bu hikayenin sonunda ya birbirimizi iyileştireceğiz ya da içine düştüğümüz karanlıkta birlikte yok olacağız.
devam ediyor 3a önce güncellendi
BİR KAHVE
@poyraziste
Okuma
561
Oy
347
Takip
16
Yorum
121
Bölüm
13
Yeni bir şehir, yeni bir okul, yeni yüzler… Dicle, Ankara`dan İstanbul`a taşındığında her şeyin bu kadar karmaşıklığını düşünmemişti. Yalnızlık hissiyle boğuşurken, okulun kantinde kahvesini alırken yaşadığı bir karmaşa, hayatı tamamen değişecekti.
Barış... Soğuk, mesafeli, gizemli... Dicle`yi her zamankinden uzaklaştıran ama aynı zamanda daha fazla meraklandıran biri. Onun duvarlarının arkasında ne var? Neden bu kadar uzak duruyor?
Dicle, yeni okulda ki arkadaşlık ilişkileri, dedikodular ve kıskançlıklar arasında yolunu bulurken, Barış`la aralarındaki mesafe giderek daralıyor. Ama bazı sırlar vardı.
Bazen her şey yalnızca bir kahveyle hatta tesadüfle başlar…
"Sadece Bir Kahve" Tesadüflerle başlayan, kahve kokulu, sıcacık, aşk, dostluk ve sırlarla dolu bir romantik komedi! Dicle ve Barış`ın kahve kokan hikâyesine hazır mısınız? Tesadüflerle başlayan, kahve kokulu, sıcacık bir romantik komedi!
tamamlandı 3a önce tamamlandı
Dudaklarından Tenime Düşen Gece
@besraozben45
Okuma
688
Oy
0
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
32
Alsancak’ın loş sokaklarında başlayan bir karşılaşma…
Bülent Arslan, 27 yaşında, keskin zekâlı bir gazeteci. İnsanlara güvenmekte zorlanan, geçmişindeki travmalarla yüzleşememiş bir adam. Bir kazada ailesini kaybetmiş ve kalbinde hâlâ o yarayı saklıyor.
Ece Yılmaz ise 25 yaşında bir psikolog. Empatik ve sabırlı, ama kendi çocukluk yaraları onu zaman zaman kırılgan ve kıskanç yapıyor. Baskıcı bir ailede büyümenin izleri hâlâ ruhunda…
İkisi tesadüfen bir olayda karşılaşıyor. Başta sert tartışmalar ve önyargılar…
Bülent’in keskin dili, Ece’nin kararlı tavrı… Nefret ve yanlış anlaşılmalar doğuyor. Ama kader onları ortak bir krizle bir araya getiriyor. Bir dava, eski bir kaza dosyası veya gizemli bir araştırma… Artık birlikte çalışmak zorundalar.
Birbirlerinin farklı yönlerini görmeye başladıkça, nefretin içinde merak ve çekim filizleniyor. Bu süreçte Mert Kaya ve Selin Demir gibi yan karakterler kıskançlık, destek ve yanlış yönlendirmelerle dinamiği güçlendiriyor.
Geçmişin acıları gün yüzüne çıkıyor:
Bülent ailesini kaybettiği kazanın ardındaki sırlarla yüzleşmek zorunda kalıyor.
Ece, kendi baskıcı aile geçmişini kabulleniyor.
Ve sonunda… aralarındaki çekim artık inkâr edilemez hale geliyor.
Kıskançlık, öfke, travmalar ve gizem… Hepsi birleşip tutkulu bir geceye, bir itirafa, bir yakınlaşmaya dönüşüyor.
Alsancak’ın yağmurlu geceleri, Kordon’un rüzgârı ve eski binaların gölgeleri…
Hepsi bu aşkın fonunu oluşturuyor.
Sonunda:
Orhan Arslan, Bülent’in amcası, geçmişin sırlarını açıklıyor ve büyük bir yüzleşme yaşanıyor.
Bülent ve Ece hem geçmişleriyle hem birbirleriyle barışıyor.
Hikaye, tutkulu, kırılgan ama mutlu bir son ile kapanıyor; birlikte yeni bir başlangıç yapıyorlar.
devam ediyor 3a önce güncellendi
KIZIL ELMA
@aewoxiq
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Zihninde kaybolan anılar yıllar sonra gün yüzüne çıktığında herşey eskisi gibi olabilecek mi?
Mirel, çocukluğunu gölgeler arasında geçiren bir kadındır. Ablasıyla büyütüldüğü örgüt, bir kazayla hayatını paramparça eder. O gün sadece anılarını değil ablasını da kaybeder.
Zihninde kaybolan anılar yıllar sonra gün yüzüne çıktığında, düşündüğü tek şey ablasını bulmak, canı pahasına savaşmak olur.
Sırrı çözmek için
Eğitmen olarak katıldığı örgüt, onu hiç bilmediği bir yola sokar. Hatalar, belkide kayıplara yol açar.
Ama o herşeyden habersiz karşısına çıkan adam herşeyi değiştirir...
devam ediyor 3a önce güncellendi
CENNETTEKİ KANATSIZ KUŞLAR
@havincakmakci
Okuma
16
Oy
10
Takip
2
Yorum
12
Bölüm
5
Biri kanunların koruduğu altın kafeste bir prenses, diğeri o kafesi yıkmaya yeminli bir düşman...
"Bir kafesten kaçıp, bir diğerine sığınmak özgürlük müdür?"
Kader şakağına dayandığında, Meyra`nın önünde iki yol vardı:
Babasının altın kafesinde yavaşça ölmek
ya da Barlas Soykan`ın barut kokan cehenneminde yanmayı göze almak.
O gece bir silah patladı.
Bir mühür kırıldı.
Ve bir Cennet Kuşu, uçabilmek için kanatlarını feda etti.
Artık geri dönüş yok.
Çünkü bazı cennetler,
yalnızca düşerken el ele tutuşanlara açılır.
devam ediyor 3a önce güncellendi
Karanlığın Derinlerinde
@emines.adiguzel
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
İkisi de bilmiyorlardıki hayatlarını hatalarını yapıyorlardı . Gözyaşı sağ gözden akarsa mutluluktan , sol gözden akarsa acıdandı . Derininki hep soldan akardı ve oda bilirdi sebebinin acı olduğunu . Onu yakansa bu gerçeği bilmesiydi . Derin magazincilere evlilik yalanı atar ve magazinciler derini sıkıştırırlar . Alp derini sıkıştırdıklarını anlayıp magazincilere derinle evli olduğu iddiasını atar .
#romantizm#aksiyon#ihanet#mafya#evlilik#boşanma#nefret#aşk#sevda#karanlıkdünya
devam ediyor 3a önce güncellendi
Zor Anlaşma
@az_xwqe
Okuma
240
Oy
6
Takip
9
Yorum
0
Bölüm
15
Konuyla alakalı olarak Nazım Hikmet’in güzel sözü aklıma geliyor
“Her gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez, unutma
Bil ki giden dönüyorsa, sevdi…”
~
Ben o gün hiç tanımadığım bilmediğim tanışmaktan korktuğum siyahla evleneceğimi bilmiyordum…
hatta dinleneceğimi ve aşık olacağımı bile…
devam ediyor 3a önce güncellendi
Şeytanın Kızı
@manolyar
Okuma
5
Oy
0
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
2
"Yedi Tepe`nin üzerinde yükselen bir imparatorluk, yedi günahın üzerine kurulmuş bir masa ve o masayı devirmeye yemin etmiş bir kadın..."
İstanbul’un ışıltılı silüetinin altında, kimsenin fısıldamaya bile cesaret edemediği bir meclis hüküm sürerdi: Yedi Tepe Konseyi.
Her ailenin masada bir yeri, her elin bir kanlı görevi vardı. Karahanlar ise bu karanlık satranç tahtasının sarsılmaz şahıydı. Ta ki dört yıl önce, bembeyaz bir gelinliğin ardına gizlenmiş bir intikam, Karahan malikanesinin kapısından içeri sızana kadar.
Efsun Karas...
Kimine göre bir hırsız, kimine göre bir yuva yıkan, Aras Karahan’a göre ise ailesinin onuruna sürülmüş en büyük `Leke`. Dört yıl önce Efe Karahan ile evlenip iki ay içinde ortadan kaybolduğunda, geride sadece paramparça bir gurur ve çalınmış sırlar bırakmıştı.
Şimdi Efsun geri dönüyor. Yanında kendi "günahkâr" ekibiyle:
Cansu: Dijital dünyanın pembe saçlı kaosu.
Meltem: Şifayı zehirle takas eden soğuk neşter.
Defne: İnsan ruhunun en kuytu köşelerini soyan bir dolandırıcı.
Efsun’un bu seferki hedefi sadece para değil, Karahanların o sarsılmaz tahtını yerle bir etmek. Ancak unuttuğu bir şey var: Aras Karahan. Aras, dört yıl boyunca bu `lekeyi` temizlemek için bekledi. Şimdi karşısında duran kadına baktığında gördüğü tek şey nefret değil; nefretinden daha yakıcı, kontrol edemediği bir kıvılcım.
Bir yanda kadim kurallar, diğer yanda kuralları çalanlar.
Bir yanda intikam yemini, diğer yanda yasak bir aşkın külleri.
"Zehir, bazen en çok panzehirine yaklaştığında öldürücüdür Aras Karahan. Ve ben, senin damarlarında dolaşan o tek panzehirim."