
~Yine de kandım, yine de yandım, hep aldandım~
Sabah Adinin sesiyle uyandım. Sanki biriyle tartışıyor gibiydi. Merakla yatağımdan kalkıp Adinin odasına yürüdüm. Kapısı aralıktı. Telefonda biriyle konuşuyordu.
+LAN ÇOCUK DİYORSUNUZ ÇOCUK.
-…
+İyi hazır değillermiş dersin.
-…
+Ne darlaması lan daha biz evleneli kaç gün oldu.
-…
+İyice saçmaladılar iyice. Neyse bulacağız bir yolunu artık.
-…
+Tamam kapatıyorum ben. Sonra görüşürüz.
dedi ve kapattı. Arkasını dönüp beni görünce şaşırdı ama hemen toparladı ve,
+Ayza?
dedi sorar tonda. Odaya adımladım,
-Bir şey mi oldu?
+Yani… Babamlar torun istiyormuş.
-Yok artık. Bu kadar erken mi başladılar.
dedim. Omuzlarını maalesef der gibi kaldırdı.
+Dersin var mı bugün?
-Yok. Senin?
+Öğleden sonra bir dersim var.
dedi. Başımı salladım.
-Aşağı inip kahvaltı yapalım o zaman.
dedim. Onaylar manada bir mırıltı çıkardı. Birlikte aşağı indik ve kahvaltıyı hazırladık.
Kahvaltımızı ettikten sonra birlikte topladık ve makineye yerleştirdik. Sonra bitki çayı yapıp salona geçtik. Derin bir iç çektim ve,
-Şimdi ne yapacağız?
+Bilmiyorum.
-Yanlış yapmış gibi hissediyorum…
+Öyle düşünme. Bir yolunu bulacağız.
dedi. Gülümsedim sadece.
BİRKAÇ SAAT SONRA
Adin dersi olduğu için çıkmış bende evi temizlemeye karar vermiştim. Silme suyunu ayarladıktan sonra süpürgeyi çıkardım ve evi süpürmeye başladım. Adinin odasına girdiğimde komodinin üstünde telefon gördüm. Telefonunu evde unuttuğunu düşündüm ancak bu Adinin telefonu değildi. Parmağımın tuşa değmesiyle ekranı açıldı. Ekranında benim fotoğrafım vardı. Fotoğrafı görünce kaşlarım çatıldı. Ekranı kaydırdım. Şifre yoktu, telefon açıldığında WhatsApp açıktı. Sadece ışığım diye biri vardı sohbetlerde. Adin bana ışığım diye seslenmişti. Peki bu neydi? Merakıma yenik düşüp mesajları okumaya başladım. Gördüğüm mesajlarla başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Bu kişi bendim.
Kendimi evden dışarı attım. Dakikalar sonra kızların kapısının önünde buldum. Yine… Dünkü konuşmada biraz sert çıkıştığım için girmek istemesem de onlar benim her şeyimdi, onlardan başka kimsem yoktu.
Zile basıp beklemeye başladım. Kapı açıldığı gibi girip yukarı çıktım. Beni gören Sevdenin kaşları çatıldı.
+Ayza iyi misin?
diye sordu. Başımı olumsuz anlamda salladım ve ayakkabılarımı çıkararak içeri girdim. Salona geçince Sarenin de kaşları çatıldı.
-Sen iyi misin?
+Değilim.
-Ne oldu?
+Bilinmeyen… Adinmiş.
-Neeee.
+Nasııılll.
-Temizlik yapıyordum bugün. Adinin odasında telefon gördüm. Başta telefonunu unuttu sandım ama kendi telefonu değildi. Ekranında benim fotoğrafım vardı. Direkt WhatsApp açıldı zaten. Benimle olan sohbeti vardı. Bana o yazıyormuş. Ama neden? Amacı ne ki yani? Dalga mı geçiyor benimle? Kızlar ben ne yapacağım?
+Önce bir sakin ol.
-Git Adinle konuş işin aslını öğren böyle yıpratma kendini.
+Haklısınız ben gideyim o zaman.
-Habersiz bırakma bizi.
dediler. Başımı tamam manasında salladım ve oradan çıkıp eve geçtim.
Adin gelene kadar kendimi oyalamaya çalıştım. Dizi izledim, yemek yaptım, tatlı yaptım. Sanki saatler geçmiyor gibiydi. Adinin ikinci telefonunu da yanıma almış televizyondan bir şeyler izliyordum. Kapıdan tıkırtı gelmesiyle oraya döndüm. Adin gelmişti. Üzerini değiştirmek için odaya çıktı. Bekledim bekledim gelmeyince yukarı çıkmaya karar verdim. Odanın kapısı yine aralıktı. Çekmeceleri karıştırıyordu. Odaya girdim ve elimdeki telefonu sallayıp,
+Bunu mu arıyorsun?
-Sen… onu nereden buldun?
+Gizlemeye çalıştığın şeyleri ortada bırakmamalısın Adin.
-Ayza…
+Nasıl bari güzel eğlendin mi? İyi dalga geçtin mi benimle?
-Hayır Ayza…
+Ben babamlara oyun yapıyoruz sanıyordum sen asıl oyunu bana yapmışsın.
-Ayza bir dinle…
+NEYİNİ DİNLEYECEĞİM BE NEYİNİ DİNLEYECEĞİM. BENİMLE NASIL OYNADIĞINI MI ANLATACAKSIN. NEYİNİ DİNLEYECEĞİM SENİN.
-Ayza lütfen…
+NE LÜTFEN NE.
-Lütfen bir dinle, bir açıklamama izin ver.
+Daha fazla senin yalanlarını dinlemeyeceğim.
dedim ve odama girip kapımı kilitledim. Kızları gruptan aradım onlara olanları anlatırken de valizimi topluyordum. Şehirden uzakta küçük bir evimiz vardı, oraya gidecektim.
Valizimi topladıktan sonra kapımı açtım ve çıktım. Adin kapının önünde bekliyordu. Elimde valizi görünce telaşlandı.
-Ayza lütfen beni bir dinle. Bir anlatmama izin ver.
+Dinlemeyeceğim Adin rahat bırak beni.
dedim ve valizimi aşağı indirip arabamın bagajına koydum. Adin de peşimden geliyordu.
+Gelme peşimden. Uzak dur benden.
-Ayza yapma böyle lütfen.
dedi. Hiçbir şey demeden arabama bindim ve uzaklaştım.
BİRKAÇ GÜN SONRA
Evi terk ettiğim günden beri Adin bana ulaşmaya çalışmış her yerden aramış, yazmıştı. Bende her yerden engellemiştim. Kızlar sürekli onu dinlememi söylüyordu ama dinleyecek bir şey yoktu. Adin beni kandırmıştı, daha fazla ona kanmak istemiyordum. Telefonumun çalmasıyla aklım bir ana gitti.
FLASBACK (YAZARDAN)
Konserde kendini şarkıya kaptırmış dans eden Ayza, onu izleyen bir çift gözü fark etmemişti. Ta ki şarkının sonuna kadar. Tam şarkının sonunda arkasını dönmüş ve Adinle göz göze gelmişti. Tam zamanı, tam yeri tutup seni öpmenin diyordu Çağan Şengül ve ikisinin kalbi de birbiri için atmaya başladı o an.
GÜNÜMÜZ
Aklıma gelen anıyla duraksadım. O sürede telefonum da susmuştu. Arayan Karandı. Geri aradım. Telefon ilk çalışta açıldı.
+Efendim.
-Ayza sözümü kesmeden beni dinlemeni istiyorum.
+Tamam.
-Bak Adine kızgınsın anlıyorum. Duyunca bende çok kızdım. Ama o çok pişman. Sadece bir kez dinle sonra istediğini yap. Ben senin arkandayım.
+Karan ben söyleyeceğimi söyledim. Lütfen beni daha fazla rahatsız etmeyin.
dedim ve kapattım telefonu. Aklım tekrar o ana gitti. Yalan söylememişti Adin. Beni rengarenk ormanlar dinlerken görmüştü ama bu anonimden yazması gerektiğini göstermezdi.
Oflayarak kendimi koltuğa bıraktım. Yorulmuştum, bu bilinmezden çok yorulmuştum. Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Düşünmeye başladım. Adini düşündüm, onu ilk gördüğüm anı. Sonra ilk tanıştığımız anı düşündüm, bana ilk yazdığı anı. Madem tanımıştı beni neden öyle davranmıştı. Madem beni seviyordu neden nefret eder gibi bakmıştı bana. Düşüncelerimi bölen şey zil sesim olmuştu. Babam arıyordu. Telefonu açıp kulağıma dayadım. Bir şey söylememe gerek yoktu. Zaten babam bir şey söylememi beklemez kendisi söyleyeceğini söyler kapatırdı. Yine öyle yaptı. Yarın akşam yemeğe bize geleceğini söyledi ve kapattı. İtiraz etmeme, evi terk ettiğimi söylememe izin vermeden kapattı.
Küçük bir çığlık attım ve toparlanmak için kendime süre tanıdım. Toparlandığıma kanaat getirince orayı toparladım ve eve gitmek üzere yola çıktım.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |