devam ediyor 3h önce güncellendi
ÇAKO
@benzeze
Okuma
12.4k
Oy
830
Takip
63
Yorum
784
Bölüm
92
Asuman gözlerini devirip gömleği onun giyebileceği şekilde havada tuttu.
"Giy ve git yeter ki." diye mırıldandı.
Çako sırtını dönüp kollarını tam geçirecekti ki Asuman öylece kala kaldı... Karşısındaki çocuğun sırtındaki bu yara izleri, onun kaskatı kesilmesine sebep olmuştu. Boğazına bir yumru oturdu. Bu manzarayı görmek bile onun canını acıtmaya yetmişti.
"Sırtın." diyerek zar zor fısıldadı. Çako, o an fark etti... Sırtındaki o izler aklından tamamen çıkmıştı. Dişlerini sıktı. Kıpırdayamadı. Gömlek, Asuman`ın elinden kayıp yere düştü. Bütün yara izlerine tek tek göz gezdirdi. Kim yapmıştı bunu ona? Gözleri doldu. Kendi bacakları geldi aklına. Karşısındaki çocuğun bütün yaralarını öpüp iyileştirmek geldi içinden. Ama o da biliyordu bu görünen kısım, yaraların en küçüğüydü aslında. Ruhlarında açılan yaraların yanında oldukça ufak kalırdı. Neler çekmişti? Neler yaşamıştı? Asuman bu düşünceleri bir kenara bırakıp, Çako`nun sırtına yanaştı ve dudaklarını herhangi bir yaranın üstüne örttü. İstemsizce yapmıştı. Engel olamadı bu tepkiye. İçindeki acıma duygusu muydu? Dudaklarını sırtından ayırdığında, tekrar bir öpücük kondurdu başka bir yara izine. Gözleri yanıyordu. Dudaklarını geri çekip alnını çocuğun geniş sırtına dayadı ve gözyaşlarını artık tutamaz halde saldı.
Çako, sırtında hissettiği öpücükle beyninden vurulmuşa döndü. Hissettiği nasıl bir çileydi. Bütün hücreleri ürperdi. Bu temas, bu öpücük, kanının deli gibi akmasına sebep oluyordu. Dudaklarını ısırdı. Bu kız, ona ne yapıyordu. Ece gibi neden sormamıştı ne olduğunu? Asuman, yaraların sebebini sormadan, bu yaraları sarmaya, iyileştirmeye çalışıyordu. Bir hamleyle arkasını döndüğünde, onun ağladığını gördü. Şaşırdı. Bu kız kendisine mi akıtıyordu bu gözyaşlarını? Bu nasıl değerli bir şeydi... Elleriyle yanaklarını sildi karşısındaki kızın. Eğildi. O an tek yapmak istediği şeyi yaptı. Kızın dudaklarını öpmeye başladı. Çileden çıkıyormuş gibi delicesine öptü. Sanki ona yaşattığı şu kısa süreli güzel an için teşekkür ediyor gibiydi. Kızın akıttığı bu gözyaşları bu zamana kadar ona verilen en güzel hediyeydi. Ve de en değerlisi. Bu zamana kadar kimse onun için gözyaşı dökmemişti belki de... Dudakların temasıyla, kalbi kulaklarında büyük bir gürültüyle atıyordu. Bu heyecan o kadar kuvvetliydi ki, teni alev alev yanmaya başladı. Dudaklarını kızdan ayırdığı zaman ikisi de nefes nefese kalmıştı. Birbirlerinin gözlerinin içine baktılar. Deli gibi atan kalplerinin sesinden başka hiçbir şey duymuyorlardı.