
Sık ağaçlardan dolayı orman neredeyse hiç ışık almıyordu. Orman şehirin içinde bulunmasına rağmen şehirden tamamen bağımsızdı ve oraya kimse gitmezdi. O ormana yanlız giden adımını attığı anda ölü kabuledilirdi. Karina annesinden görmüş olduğu işkence nedeniyle aklını doğru kullanamıyordu. Babasını çok özlüyordu. Çocukluğuna dair hatırladığı en net şey babasıyla ormanda yürüyüş yapmalarıydı. Şimdiyse ormanın derinliklerinde saklanıyormuş gibi hissediyor kendine engel olamıyordu. Ormanın içinde yürüyordu ve yaptığı şeyin akıllıca olup olmamasını sorgulamıyordu. Tek isteği yalnızlıktan kurtulmaktı. Tamamen kendinden geçmişti ve rüyada gibi hissediyordu. 3 saat boyunca yürüdü. Tek düşüncesi babasıydı. Onun öldüğünü hâla kabullenememişti. Asla geri dönemezdi. Çoktan karanlığın içinde kaybolmuştu bile. Bumu umursamıyordu zaten.
(...)
Karina yı kendine getiren bir uluma sesiydi. Ses uzaktan geliyordu ama Karina çok korkmuştu. İçini tümüyle bir huzursuzluk ve korku kapladı. Tüyleri diken diken oldu ve daha fazla ilerleyemedi. Olduğu yere düşüp kaldı. Daha fazla korktuğu başka zaman hatırlamıyordu. Hayatına pek önem vermezdi ama saniyeler içinde uğrayacağı bir saldırıyla dakikalar içinde paramparça olmak düşüncesi...
Birden bire önüne atlayan siyah bir kurt gördü. Nefes alamadı. Çok yüksek seste bir çığlık attı ve bayıldı. Daha sonrasında hiçbirşeyi hatırlamadı.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |