TAKİP ETTİĞİ KİTAPLAR
devam ediyor 2h önce güncellendi KARANLIK ÇARK
@mujdeaklanoglu
Okuma
1.36k
Oy
248
Takip
169
Yorum
147
Bölüm
4
Jandarma İstihbarat kökenli Binbaşı Metehan Alp, Ege de babasından kalan mirası geri almak için Kıbrıs Harbinden sonra, köklerinin olduğu kadim topraklara dönmek için yola çıkar. Yıllar süren savaş ve kayıplardan sonra, şeref madalyasını kazanmış ancak gazi olarak dönmektedir. Üç ailenin tek erkek evladıdır. Mirası devraldığında, çiftliğin güvenini kazmak için yola çıkmıştır ancak, kuzenleri ile yaklaşan büyük hesaplaşmaya hazırlanırken, geçmişin gölgeleri de onlarla birlikte eve dönmektedir. Uzun yıllar boyunca ailesinden ve yurdundan uzakta savaşan Binbaşı, ailesinin tehdit altında olduğunu öğrendiğinde, geri dönmeye karar verir. Ancak bu dönüş, bir kurtuluş değil; yarım kalmış günahların, bastırılmış arzuların ve babadan oğula geçen bir lanetin başlangıcıdır. Oysa savaş bitmesine rağmen, o topraklarda gerçekleştirmesi gereken çok fazla stratejik görevi varken, aile kökleri dönmeye mecbur etmiştir. Babası, gençliğinde sevdiği kadını düşmanına kaptırmıştır. Bu kayıp, onun hayatını ikiye bölmüş; aşkı nefrete, özlemi takıntıya dönüştürmüştür. Yıllar sonra kader acımasız bir oyun oynar: Sevdiği kadının kızı Laçin, iki aile arasındaki barışı sağlamak için Tekin Bey evlenmek ister. Aile eli mahkum buna rıza gösterir. Aslında bu evlilik, bir barış anlaşmasından çok, geçmişin intikamıdır. Ancak, babasının henüz on yedi yaşında bir kızla evlenmeyi düşündüğü duyan Metehan, düğün günü kızı kaçırır ve kendi nikahına alır. Babası bunu duyunca küplere biner, ancak tek evladı olan Metehan’a kıyamaz. Metehan, göreve gitmeden evvel kızı amcasına ve halalarına emanet eder. Ve tek şartı vardır, geldiğinde, kızı bıraktığı gibi bulmazsa, tüm aile mirasını Türk ordusuna feda edecektir. Henüz çok genç yaşta gelin olan Laçin, kalbiyle değil, zorunlulukla bu evliliğe adım atmıştır. Metehan, onun gözünde sadece zırhı parlayan bir kahraman, bir koruyucudur. Oysa Metehan için bu evlilik, babasının gölgesinde alınmış bir karardır; istemediği bir bağ, kaçtığı bir kaderdir. Laçin’in onurunu korumak adına evlenmiş, ardından onu geride bırakıp savaşa gitmiştir. On yıl sonra Metehan evine döndüğünde, geride bıraktığı ürkek kız artık yoktur Karşısında; büyümüş, güçlenmiş, güzelliği kadar sessiz direnişiyle de dikkat çeken bir kadın vardır. Laçin, hem kırık kalbiyle hem de gururuyla ayakta durmayı öğrenmiştir. Ve Metehan, en tehlikeli gerçeği fark eder: Artık ondan kaçamamaktadır. Ancak kader, bu aşka bile merhametli davranmaz. Resmi nikah için kurulan törende, geçmişin karanlığı tekrar sahneye çıkar. Metehan babası, yıllar önce kaybettiği kadının izini bu kez kızında bulur. Çünkü Laçin annesine çok benziyordur. Takıntısı aklını ele geçirmiştir. Oğlunun düğün gecesinde kızı kaçırır. Ama bu bir düşman baskını değildir. Bu, babanın oğlundan aldığı gelindir. Metehan, yıllar sonra dahi kendi babasının ihanetine uğrar. Laçin ise, istemediği bir evlilikten kaçarken, çok daha korkunç bir yazgının içine çekilir. Adam, kızı nikâhına almak için; evliliklerinin gayri resmi olduğunu, kızın oğluna kadın olmadığını iddia eder. Çünkü bu evlilik bir birliktelik değil, bir sahiplenme ve intikam ilanıdır. Şimdi Metehan önünde yalnızca bir seçenek vardır: Ya babasının miras bıraktığı karanlığı kabul edecek, ya da nikahına aldığı karısını ve kendi onurunu kurtarmak için, onunla dişe diş yüzleşecektir. KARANLIK ÇARK aşkın, takıntının ve kan bağının birbirine karıştığı; babanın düşmana dönüşebildiği, oğlun kendi soyuna karşı savaşmak zorunda kaldığı, karanlık bir destanıdır. Kaçmak isteyen herkesin yeniden içine çekildiği bir mekanizma, yani bu bir kader çarkı. Kim döndürürse döndürsün sonuca kader karar verecek… Bakalım bu çarkın döngüsündeyken, karanlıktan aydınlığa ilk kim çıkacak. Bazen onur düşmandan geri alınır. Bazıları ise… kendi kanından boğulur…
devam ediyor 4g önce güncellendi İmam Bey (Yarı Texting)
@asin_valendra12
Okuma
9.54k
Oy
1.32k
Takip
107
Yorum
668
Bölüm
25
Zeynep: Neriman ben Zeynep ablan. Annem sahur için yufka ıslatmış, akşam onları almaya gelir misin? Zeynep: Ben uğradım ama evde değilsiniz galiba. Kuzennero: Neriman değilim ama yufkaya hayır demem. Zeynep: Of Nihat ver şu telefonu ablana da uğraştırma bizi. Kuzennero: Bence mesajı atmadan önce numarayı tekrar kontrol etmeni öneririm. Zeynep: Bak mübarek Ramazan’a girerken tepenin tasını attırma! Zeynep: Neyse senle uğraşamayacağım Nihat. Teravihe geç kalıyorum. Kuzennero: Merak etme tek geç kalan sen değilsin. Çevrimdışı .... Merhabalar yeni bir seriye başladım. Tam Ramazan da çıtır çerez, tatlı bir hikaye okumak isteyenleri davet ediyorum...
devam ediyor 3h önce güncellendi Ramazan'da Aşık Olmak Günah Mı? •yarı texting
@gizemliyazardemir0
Okuma
3.91k
Oy
858
Takip
115
Yorum
784
Bölüm
14
Siz: Ramazanda aşık olmak günah mı? 055***: ??? 055***: Kimsiniz? Siz: Ramazanda aşık olmak günah mı, diye soruyorum. 055***: Bende kimsiniz diyorum. Siz: Soruma cevap verin lütfen, önemli. 055***: Tanışıyor muyuz? Siz: Tanışabiliriz... Siz: ama şimdi değil ve cevap lütfen. 055***: Tanışmak için kim olduğunuzu öğrenerek başlayabiliriz. 055***: ve eğer kadınsanız lütfen yazmayın çünkü günah. Siz: biliyorum. 055***: Kadınsınız yani? 055***: Engellemek zorundayım lütfen zorlamayın. 055*** sizi engelledi. Siz: NE!!! (Bu mesaj iletilmedi.) Siz: Dur! Engelleme lütfen. (Bu mesaj iletilmedi.) ***
devam ediyor 5g önce güncellendi Kalbe Dokunan Bir Yazgı
@hayalci_0
Okuma
4.41k
Oy
419
Takip
39
Yorum
77
Bölüm
36
Sahra, halasının kendisi için bir görücü ayarladığını öğrendiğinde bunu kabullenemez. Haberi aldığı anda öfkelenir; düşünmek istemez, konuşmayı akşama erteler. Gün boyu zihni karmakarışıktır. Böyle bir şeye hazır olmadığını düşünürken, bir yandan da annesini kırmak istemez. Akşam olduğunda, tüm iç huzursuzluğuna rağmen annesinin yanına gider. Sessizce dinler, itiraz edecek gücü kendinde bulamaz ve sonunda kabul eder. Bu kabul, Sahra için bir onaydan çok, kaderine bırakılmış bir adımdır. O akşam, onun için gelen Azat’la tanışır. Sahra, bu karşılaşmanın hayatında nasıl bir iz bırakacağını henüz bilmezken; Azat için bu tanışma, beklediğinden çok daha derin bir başlangıç olur.
devam ediyor 6g önce güncellendi SON HASTAN BENİM
@karensi0
Okuma
11.06k
Oy
2.08k
Takip
292
Yorum
1.44k
Bölüm
14
Sekiz yıl boyunca aynı sıraları, aynı hayalleri ve aynı yorgunluğu paylaşan iki genç doktor adayı... Üniversitenin kalabalık amfilerinde başlayan bu sessiz aşk, yıllar içinde derinleşir, fedakârlıklarla büyür ve bir evlilik hayaline dönüşür. Azra, sevdiği adamla kuracağı gelecek uğruna mesleğinden vazgeçmeye bile hazırdır; çünkü ona göre bazı aşklar, her şeyden önce gelir. Ancak bir sabah, her şey tek bir notla altüst olur. Geride kalan cevaplanmamış sorular, yarım kalan hayaller ve söylenememiş gerçeklerdir. Azra için asıl yıkım, terk edilmekten çok, neden terk edildiğini asla bilememektir. Üstelik bu gidişin ardından hayat, ona sessiz ama sarsıcı bir gerçeği daha bırakır: Azra hamiledir. Sevdiği adamdan geriye kalan tek bağ, karnında büyüyen bir bebektir. Yıllar Azra`yı anneliğe, yalnızlığa ve mecburi bir olgunluğa taşır. Geçmişi kalbinde mühürlü tutarak yaşamayı öğrenir; bazı yaralar kapanmaz, sadece alışılır. Ta ki bir gün, tesadüf sandığı bir an, kaderin gecikmiş yüzleşmesine dönüşene kadar... Bir trafik kazasına ilk yardım eden Azra, yaralıyla birlikte hastaneye gittiğinde, onu karşılayan doktoru gördüğünde zaman yeniden durur. Karşısındaki adam, yıllar önce bir not bırakıp giden, hayatını yarım bırakan adamdır. Artık roller değişmiştir: Azra bir hasta yakını değil, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadındır; adam ise suskunluğunu beyaz önlüğünün arkasına saklayan bir doktordur. Bu kitap; yarım kalan bir aşkın, yıllar sonra beklenmedik bir karşılaşmayla yeniden açılan yaralarını, söylenememiş gerçekleri ve bir çocuğun varlığıyla daha da ağırlaşan sırları anlatıyor. Azra`nın hikâyesi, aşkın zamana yenilmeyen hâlini, kaçılan geçmişin bir gün mutlaka karşıya çıkacağını ve bazı hesapların asla kapanmadığını hatırlatıyor. Bu kitapta geçen karakterler, kurumlar ve olay örgüleri şahsıma, yani yazarın hayal gücüne aittir. Benzeri hiçbir yer de yoktur bilginize. Kitappadde SON HASTAN BENİM adında yazılan ilk kurgudur!!
devam ediyor 1h önce güncellendi PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu)
@gunes16hayal
Okuma
84.55k
Oy
4.75k
Takip
726
Yorum
571
Bölüm
52
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!"
devam ediyor 2a önce güncellendi SAUDADE
@sarsfarah_
Okuma
1.34k
Oy
158
Takip
71
Yorum
18
Bölüm
9
"Karanlık mı ışığı tüketir, yoksa ışık mı karanlığa diz çöktürür ?" Bir adam, ondan çalınan hayatın hesabını sessizce biriktirdi; karanlığını büyüttü, öfkesini bekletti. Geri döndüğünde ise en zayıf noktayı hedef aldı: Bir babanın dünyasını... bir kızın kaderini. Işığın içinden çekilip gölgelerin kucağına bırakılan genç kadın, bir anda korkunun, çaresizliğin ve tutkuya dönüşen bir esaretin ortasında kaldı. Babası, yıllar sonra fark ettiği hatalarının ağırlığıyla kızını geri almak için kirli oyunlara başvururken; adam, kalbine sinsice sızan o ışıltının, planlarını yakıp kül etmeye başladığını anlayacaktı. Karanlıkla aydınlığın birbirine karıştığı o yerde, ihanetin, öfkenin ve yasak duyguların hükmettiği bir savaş başladı. Ve hiçbiri şunu hesaplayamadı. Bazen en büyük tehdit, tutulmaması gereken bir kalptir.
devam ediyor 7s önce güncellendi KİMSEDEN HERKESE
@fatsentuf
Okuma
24.53k
Oy
1.99k
Takip
82
Yorum
4.94k
Bölüm
108
Yalnızlığın gölgesinde olan iki kişinin, sevdalarına şahit olmak ister misiniz?
devam ediyor 1a önce güncellendi GEÇMİŞTEN GELEN SEN 2
@cilekliyazar
Okuma
5.14k
Oy
782
Takip
314
Yorum
1.3k
Bölüm
7
Vuslat Serisi 2. Kitap "Vuslatın ardından geriye, sadece kırık bir kalp kaldı." Hayattaki en büyük korkusuyla bir kez daha yüzleşmek zorunda kalan Erva, Kerem`in kaybıyla yeniden sarsılmıştı. Onun yokluğunda geçirdiği aylar, ömründen yıllar çalmış gibiydi. Sözleri yarım kalmış, duası yarım kalmış, kalbi ise sessizce paramparça olmuştu. "Kaderin sustuğu yerde, sabır konuşur," derlermiş. Erva, acının içinde yeniden nefes almayı, yarım kalmış duaların ardında bir anlam bulmayı öğrenirken, kalbinde hâlâ sönmemiş bir ışık vardı. Acılarına eklenen kötü rüyalar, onu sürekli bir karanlığa sürüklerken o her seferinde minik de olsa bir umuda tutunuyordu. Ne kadar derin bir kayıp yaşarsa yaşasın, bir yerlerde onun için atan bir kalbin varlığını hissediyordu. Gün yeniden doğarken başkalarına umut olsa da onlar için tehlike artıyordu. Silahlar patlamaya, geçmişin acısı bir bir ortaya çıkmaya devam ediyordu. Belki de vuslat, her zaman kavuşmak demek değildir. Bazen vuslat, bir kalbin diğerine ulaşabilmesi için sessizce sabretmesidir. Erva’nın yolu, kayıplarla, sırlarla ve yeniden doğan umutlarla örülmüş bir yoldu. Ve bu yolun sonunda bir ihtimal, kalbinin gerçek sahibine yeniden kavuşacaktı. ... Kitabımın tüm hakları bana aittir. (Ç)alınması veya kopyalanması durumunda hukuken gerekli işlemler yapılacaktır. Başlangıç: 03.11.2025
tamamlandı 1h önce tamamlandı BEDEL: Benim Seçimim
@mavi_gece7
Okuma
28.37k
Oy
2.53k
Takip
160
Yorum
836
Bölüm
34
Salonun tam önüne gelip bir anda içeri girdiğimde tüm ağalar dönüp şaşkın bakışlarla bana bakıyolardı. Aralarından en büyük olan konuştu. - Destur! Bilmez misin sen buraya girilmez! -Ya sen bilmez misin ağa burada konuşup karar aldığınız benim hayatımdır. Şimdi o kulaklarınıız açın ve beni iyi dinleyin. Odamdan aldığım ve elbisemin kuşağına koyduğum silahı çıkartıp ortadaki masaya koydum. - Şimdi bu berdel ya Asaf Ağanın yiğeni Beratla yapılır ya da bu konuktan gelin çıkaracak bir kız kalmaz geriye!! -Sen bizi mi tehtit mi edersin ne bu cürret! Hiç tanımadığım bir ağanın konuşması üzerine ben daha cevap bile veremeden Asaf ağanın tok ve gür sesi tüm odayı doldurdu. -Benim yiğenim sakattır kızım bunu bilir kabul ede misin? - Yüreği sakat olmasın Asaf Ağa kabulumdur. - Karar verilmiştir ağalar Asmin Beratla evlenecektir. Bir haftaya düğünümüz vardır.
Loading...