12. Bölüm

12. Bölüm

Şevval Akcan
gecete

Okullarda şiddete hayır

 

Gökay sessizliğini korurken arkasından telefon sesi duyuldu ve Gökay tek bir kelime etmeden yayını kapattı. Büyük ihtimalle abim aramıştı.

Endişe ile parmaklarımla oynamaya başladım endişelenmemin sebebi Gökay'ın yayıncı olmasıydı bu özel ve güçlü bir teknikti eğer bunu izleyicilerine anlatırsa bu özel yetenek çöpe dönecekti ve saçma bir güç anlayışı olacaktı.

Strage'in güç dengesi gayet iyiydi para ile alım satımlar sadece karakterlere hiç bir katkı sağlamayan kostümlerde yapılıyordu her kazandığın maçta ödüller veriliyordu ve bu ödülleri biriktirip karakterine seviye atlatabiliyordun böylece karakterin daha güçlü oluyordu ve sizin karşınıza karakterinizin seviyesine göre rakip geliyordu.

Biz bu oyunu yapmak için 3 kişi başlamıştık ve başladığımız yıldan beri 6 yıl geçmişti bu oyun için 6 yıl çalışmıştık ve şimdi o oyun çöpe gidebilirdi. Ve şu anda yapabileceğim tek şey beklemekti ama her saat tık dediğinde kalbimdeki endişe perileri daha derine iniyordu.

Sonunda telefonum çaldı abim arıyordu hemen açtım.

"Abi" sesim endişeli çıkmıştı aslında normal çıkmasına özen göstermiştim ama olmamıştı.

"Abim" sesi normaldi ama hala küçük bir yorgunluk tınısı vardı. "Gökay'la konuştum... O bile nasıl yaptığını pek anlamamış ve anlasa bile takipçilerine söylemeyecekmiş." dediğinde içime bir rahatlama geldi.

"Bide git hazırlan Gökay'ı konuşmak için şirkte çağırdım senle de konuşacaklarımız var sende şirkete gel." dediğinde yutkundum benle konuşacak mıydı? Kesin sıçmıştım.

"Tamam görüşürüz abi."

"Görüşürüz güzelim seni alması için Arda'yı gönderiyorum." dedi ve itiraz etmeme zaman tanımadan bilgisayarı kapattı.

Üstümü giyindim ve yanıma sadece telefonumu alıp tam evden çıkacaktım ki annem "Kız dur bir dakika." diyerek yanıma çöp poşetiyle geldi.

"N'oldu anne yine?" diye ofladım.

"Kız anneye oflanmaz ayıp." diye beni azarlayınca zaten yerlerde olan moralim yerin dibine girdi.

"Ne oldu anneciğim." diye iğneleyici bir biçimde dediğimde annem biz bu çocuğu yaparken nerde hata yaptık dercesine bakıp "Dışarı çıkıyon zaten iki dakikada şunu çöpe at dedi ve çöp poşetini elime sıkıştırıp itiraz bile etmeme izin vermeden beni evden attı.

Tam bu sırada karşı evin kapısı açıldı ve Gökay çıktı. Siyah pantolon ve beyaz tişört giymişti ama bu haliyle bile çok yakışıklıydı.

"Şey selam Deniz." sesi gergindi, sanırım yayında olanlar yüzündendi ya da abimle konuşacağı için endişeliydi her ne kadar yakın arkadaş olsalar da abimiş yerinde çok farklı biri oluyordu,

"Selam." gözlerinin elimdeki poşete kaydığını fark ettim ve bende poşete baktım içinde; meyve kabukları, abur cubur poşetleri ve dün kırdığım bardak vardı.

Kıkırdamasını duyunca bakışlarım yüzüne döndü "Çok mu komik sanki senin çöpün yok." diye homurdandım.

"Sen dünyaca ünlü bir oyunun baş çizerisin ve hala aile evinde kalıyorsun asıl komik olan bu." dedi muzipçe gülerken

O kadar güzel gülüyordu ki doğru düzgün kızamıyordum bile.

İç çektim ve asansöre doğru yürüdüm "Tek başıma yaşayamam."

Merakla peşimden geldi "Neden?"

"Tek yaşamak için çok tembelim." asansörün düğmesine bakarken kısa bir an yüzüne baktım gülümsüyordu, en azından gerginliğini atmasını ve mutlu olmasını sağlamıştım.

 

Selam aşkilitolarım -lakaba takılmayın- benim bir kaç kurgum daha var sizce onları da yazayım mı yoksa bu kitaba mı odaklanıyım?????

 

Bölüm : 16.04.2026 16:07 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...