
Öncelikle selam bebitoloşlarım -isme takılmayın- şöyleki uzun süre bölüm yüklemememin sebebi ilham perinin Konya yerine Kenya'ya gittiği için ben Kenya'ya gitmek zorunda kaldım ve orda Arizona kertenkeleleri ilham perimi esir aldıkları için onlarla çiftleşme dansı yapıp onlarla dövülüp ilham perime geri kavuştum ve mutlu son. (Üşenip atmadığım için üzgünüm)
"Bir saniye o zaman o Strage'ın çizeri mi?" Gökay'ın bu soruyu sorması aslında gayet normaldi daha doğrusu Strage'i oynayıp oyunu takip eden çoğu kişi bunu yani oyunun yapımcısının kardeşinin çizer olduğunu biliyordu çünkü benim değerli (!) abim oyunda tek bir çizerim olduğunu söyleyince herkes çizere yani bana odaklanmıştı ve abime gelen benim hakkımda bir soruda bilmeden bana "Kardeşim" diye hitap etmişti.
Düşüncelerimden Gökay'ın meraklı bakışları yüzünden sıyrıldım ve çizeri olduğumu inkar etmenin işe yaramayacağını anlayıp "Evet evet ben çizer ya da animatör veya tasarımcı nasıl hitap etmek istersen." dedim çay diye hiç uzatmadan veya dram yapmadan okuduğum çoğu kitapta bu olay sakız gibi uzatılıyordu ama ben bundan aşırı gıcık olurdum eğer uzatırsam daha beter olurdu yani kitaplarda hep böyle oluyordu.
Abim şaşkınlıkla bakıp "Sen kendi isteğinle yazar olduğunu itiraf ettim mi?" dediğinde sadece omuz silkmekle yetindim, ne sanmıştınız ablanız havalı sizin.
Abim "O yayıncı farkındasın değil mi ya yüzünü yayarsa" dedi ve Gökay'a dönüp "Alınma senlik bir sorun yok sana güveniyorum." diye ekledi Gökay bize sanki ona "Almanya bizi kıskanıyor." demişiz gibi bakıyordu.
Abimin sözleriyle tüm havam söndü ve yüzüm düştü "Şey söylemedim değil mi?" sesim o kadar zayıf çıkmıştı ki abim büyük ihtimalle eve gidince yüzlerce defa benimle dalga geçecekti.
"Söylemem." sesi oldukça kararlı ve güvenilirdi ona inanabilirdim sanırım.
Abim araya girerek "Yayınlarda ağzından sakın kaçırma" diyerek sert bir sesle uyardı. Beyefendi kendi yapınca akıllanmıştı sanırım.
"Ben sen değilim Berk ağzımdan şu ana kadar hiç bir sır kaçmadım" bir dakika ya nasıl yani hiç mi bilmeden kaçırmamıştı ağzından, aşırı kıskandım bende bu özellikten istiyorum.
Gökay abimin yarasına basınca abim "O bilmeden olmuştu bir kere" diye kendini savuma moduna aldı.
"Allah aşkına bunun savunulcak bir tarafı mı var ya?! Senin yüzünden oyunu oynayan kişilerin bile bulmasına ramak kaldı."diye söylendim.
Abim beni sakinleştirmek için saçını okşayınca sustum saçlarımın okşanması antidepresan gibiydi beni rahatlatıyordu.
Bu sırada asansör geldi çok şükür sanırım 5 saatte geliyordu aslında apartman eski de değil neden bu kadar geç geliyordu ki.
Asansöre ilk ben binip bulunduğumuz 3. kata bastım abim ve Gökay da arkamdan geldi.
Ve abim birden ortaya bombayı attı "Akşam yemeğe bize gelsene Gökay."
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |