devam ediyor 3g önce güncellendi
Geçmişin Yankısı
@gunesin_izi
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Gizem, yıllardır kendisine ait olmadığını hissettiği bir hayatın içinde yaşamıştı. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir ailesi, sıradan bir evi ve sıradan bir hayatı vardı. Fakat kimsenin görmediği tarafta, her gün biraz daha yalnızlaşıyor, ailesinin yanında bile kendisini bir yabancı gibi hissediyordu.
Babası öldüğünde Gizem`in elinde yalnızca birkaç eşya, yarım bırakılmış cümleler ve cevapsız sorular kalmıştı. Babasının ölümünden sonra evde bulduğu eski bir kutu ise bütün hayatını değiştirecekti.
Kutunun içinde annesine ait olduğunu düşündüğü eski bir fotoğraf, sararmış birkaç belge ve üzerinde yalnızca iki kelime yazan küçük bir kâğıt vardı:
“Hasret Mahallesi.”
Gizem, annesini hiç tanımamıştı.
Annesinin onu neden bıraktığını, nereye gittiğini, hâlâ hayatta olup olmadığını bilmiyordu. Ailesi yıllarca annesi hakkında konuşmayı reddetmiş, Gizem ne zaman soru sorsa karşısına duvar gibi sessizlik çıkmıştı.
Ama artık susmayacaktı.
Babası hayattayken ona anlatmadığı gerçekleri, ölümünden sonra kendi başına bulmaya karar verdi.
İlk araştırmaları sonucunda İstanbul`da bulunan eski bir mahalleye ulaştı: Hasret Mahallesi.
Mahalle, İstanbul`un kalabalığından kopmuş gibiydi. Dar sokakları, birbirine yaslanmış eski evleri, küçük bakkalları, yıllardır aynı yerde duran kahvehaneleri ve birbirinin hayatını herkesten iyi bilen insanları vardı.
Gizem mahalleye ilk geldiğinde herkes onu fark etti.
Çünkü Hasret Mahallesi`nde yabancı olmak kolay değildi.
İnsanlar yeni gelenleri hemen tanır, kim olduklarını, nereden geldiklerini ve neden geldiklerini merak ederdi.
Gizem ise sorulara cevap vermek yerine kendisine küçük, eski bir ev kiraladı ve küçük bir terzi dükkanı.
Yeni hayatına böyle başladı.
İlk günler hiç kolay geçmedi.
Yeni mahallesine alışmaya çalışırken bir yandan iş , evini düzenlemesi ve geçmişinden kopmanın ağırlığıyla mücadele etmesi gerekiyordu. Fakat asıl amacı hiçbir zaman aklından çıkmadı.
Annesini bulmak.
Gizem, elindeki fotoğrafı mahalledeki yaşlı insanlara göstermeye başladı. Fakat çoğu fotoğrafa baktığında ya hiçbir şey söylemiyor ya da konuşmaktan kaçınıyordu.
Sanki Gizem`in annesinin adı, mahallede yıllardır açılmamış bir kapının ardında saklıydı.
Derken bir gün, mahallenin eski bakkalında yaşlı bir kadın fotoğrafı görünce birden sustu.
Gizem bunu fark etti.
“Bu kadını tanıyor musunuz?” diye sordu.
Kadın uzun süre fotoğrafa baktı.
Sonra Gizem`in gözlerinin içine bakarak yalnızca şunu söyledi:
“Sen... onun kızısın.”
Gizem`in kalbi duracak gibi oldu.
Yıllardır ilk kez biri annesini tanıyor olabilirdi.
Fakat kadın devam etmedi.
“Annen hakkında konuşmak istiyorsan, önce neden gittiğini öğrenmelisin.”
Bu sözler Gizem`in kafasını daha da karıştırdı.
Çünkü ona anlatılan hikâyeye göre annesi, onu daha bebekken terk etmişti.
Gizem araştırmaya devam ettikçe Hasret Mahallesi`nin yalnızca annesinin geçmişini değil, kendi ailesinin yıllardır sakladığı sırları da barındırdığını fark edecekti.
Mahallede yaşayan herkesin anlatmadığı bir hikâyesi vardı.
Bazıları annesini tanıyordu.
Bazıları babasını tanıyordu.
Bazıları ise Gizem`in buraya neden geldiğini ondan bile önce biliyordu.
Gizem yeni hayatına alışmaya çalışırken mahallede kendisine yardım eden insanlarla tanışacak, hiç beklemediği dostluklar kuracak ve belki de geçmişinden kaçmak yerine onunla yüzleşmeyi öğrenecekti.
Fakat her yeni ipucu onu annesine yaklaştırdığı kadar daha büyük bir tehlikenin içine de çekecekti.
Çünkü Gizem`in bilmediği en büyük gerçek şuydu:
Annesi Hasret Mahallesi`nden hiç ayrılmamış olabilirdi.
Ve belki de Gizem`in buraya gelmesini yıllardır bekleyen biri vardı.
“Bazı insanlar geçmişini bulmak için yola çıkar; fakat yolun sonunda aslında kendisini bulacağını bilmez.”