30. Bölüm

30. Bölüm

celikk
celikk9822

Yorum yapmayı ve vote vermeyi unutmayın iyi okumalar ✨️

Meriç

 

 

Odanın içinde sinirden dört dönen Yağız'la sesli bir nefes verdim.

 

 

"Sen niye hiç laf dinlemiyorsun Allah aşkına Meriç ya?"

 

 

"Üste başka pilot yoktu. Ne yapayım teğmenleri tek başına yollayamıyorum."

 

 

"İki gün sonra tek başlarına çıkmayacaklar mı uçuşlara?"

 

 

"İlk uçuşlara acil durum için mi olsaydı?"

 

 

Yağız sabır dilenircesine kafasını yukarıya kaldırdı.

 

 

Uçuşa çıkmamam için yaptığımız konuşmanın sonucunda ona tamam dememin daha üzerinden 24 saat bile geçmemişken ben uçuşa çıkmıştım. Ama keyfi bir durum değildi. Acil durumdu. Taburda zaten toplasan sekiz pilotuz. Bunların dördü teğmen. O anda da üste benimle Sarp vardı. Sarp'ı tek başına yollayamazdım sonuçta.

 

 

"Ben senin lafına niye inandıysam? Bari bir gün geçeydi be."

 

 

Yağız sinile kendi kendine konuşurken oturduğum yerden kalkarak arkasından sarıldım. Saçlarından öptükten sonra nefeslerini biraz daha sakin alıp veriyordu.

 

 

"Şu an sözünü dinlemediğimi ve o an geçiştirmek için tamam, dediğimi düşünüyorsun. Farkındayım. Ama gerçekten gitmek zorunda kaldım."

 

 

Kafasını geriye doğru yaslayarak göğsüme koydu ve gözlerini kapattı.

 

 

"Endişelendiğim için kızıyorum. Ya bir şey olsaydı yukarıdayken."

 

 

"Olmadı ama."

 

 

Dirseği ile karnıma vurduğunda yüzümü buruşturdum.

 

 

"Acıdı be."

 

 

"Oh olsun."

 

 

Çevik bir hareketle onu kendime doğru döndürdüm ve vücutlarımızı birleştirdim. Yüzlerimizi yakınlaştırıp dudaklarımızı birleştirdiğim de hemen bana ayak uydurmuştu. Bir elini enseme atarak beni daha çok kendine çekti.

 

 

Birbirleriyle uyumlu bir şekilde hareket eden dudaklarımız arasından Yağız'ın kısık iniltisini duyduğumda hafif bir tebessüm etmiştim.

 

 

En ufak dokunmamda kendini bırakması öyle çok hoşuma gidiyordu ki..

 

 

Nefessimiz kesilince ayrılmak zorunda kalmıştık. Yüzlerimizin yakınlığını bozmadan öylece birbirimize bakıyorduk.

 

 

"Sana hâlâ kızgınım."

 

 

"Hı hı. Kızgınsındır."

 

 

Hızlı hareketlerle kollarımın arasından çıktı.

 

 

"Sen beni niye ciddiye almıyorsun?"

 

 

"Alıyorum. Da şu an alamıyorum. Bana çok kızmak istiyorsan. Kapının dışına çıkalım. Es gürle. Hem o zaman yanaşıp seni pamuk gibi yapamam da."

 

 

Yağız bir şey demeden masasına geçti.

 

 

"Sen sinirlendiğinde ben sana yanaşamıyorum bile."

 

 

"Ben sinirlendiğimde benden kaç yavrum. Sinir hastası olma ihtimalim var. Maazallah sen olduğunu anlamam bir şey falan yaparım."

 

 

Elimi göstererek "Merak etme biliyorum." dedi. Önündeki kağıtlara göz gezdirmeye başladığında ben de karşısındaki koltuklara oturdum.

 

 

"Eve git sen."

 

 

"Ne?! Ne yapayım?"

 

 

"Eve git. Burada durdukça uçuşa çıkasın geliyor. Ben revirden rapor yazdırırım iki gün sana."

 

 

"He bir de iki gün."

 

 

"Meriç zaten bir günü yarıladın hayatım."

 

 

"Sen beni başından savmaya mı çalışıyorsun."

 

 

"Yav ne alakası var?"

 

 

"Burada sessiz sessiz seninle oturmamı istememenden çıkardım."

 

 

"Birincisi ben bütün gün burada oturmuyorum. İkincisi sen asla sessiz sessiz oturmazsın. İki dakika sonra oturduğun yerden kalkıp yanıma gelir sırnaşırsın. Bilmiyorum sanki."

 

 

"Karşımda sevdiğim adam dururken yerimde oturamam kusura bakma."

 

 

Yağız utanarak kafasını eğdiğinde gülümseyerek yerimden kalktım. Onun yanına giderek sandalyesini kendime doğru döndürdüm ve kol kısmına ellerimi dayayarak eğildim.

 

 

"Eve giderim ama sadece bu günlük. Yarın geleceğim."

 

 

Uzanıp burnundan öptüm. Sonra iki yanağından. Ondan sonrada alnından öperek geri çekildim. Sırf onu sinir etmek için dudaklarından öpmemiştim.

 

 

Yağız öylece yüzüme bakarken yakalarımdan tutarak kendine çekti ve dudaklarımızı birleştirdi. Bazen onunda benim kadar kuvvetli olduğunu unutuyordum.

 

 

Dudaklarımın üzerinde dilini gezdirip dudaklarımın aralanmasını sağlayarak dilini içeriye sokmuştu. Dili ağzımın içini talan ederken durduğum şeklin rahatsızlığından ötürü öne doğru sendelemiştim.

 

 

O sırada çalan kapıyla Yağız beni hızla kendinden ayırıp geriye doğru itti. Sandalyesini eski konumuna getirirken ben de üstümü düzelttim.

 

 

"Gir."

 

 

Gir komutundan sonra kapı aralanmış ve içeriye Kaya girmişti. Bıkmış bir şekilde nefes verdim.

 

 

Kaya yaramaz çocuk gülüşü attıktan sonra ciddi haline dönerek selam verdi.

 

 

"Komutanım rahatsız ettim kusura bakmayın. Bazı görevlerin raporlarıyla ilgili bir sorun çıktı da eğer işiniz yoksa bir gelip bakar mısınız?"

 

 

Son cümlesini bana bakarak söylemişti.

 

 

Bu çocuk bizim bütün güzel anlarımızın içine etmek için yemin mi etmişti. En sonunda elimde kalacaktı.

 

 

"İşim yok gelirim. Zaten Meriç üsteğmen de eve gidiyordu. Değil mi?"

 

 

"Evet komutanım."

 

 

"Niye eve gidiyorsun? Kırk derece ateşin olsa bile eve gitmezsin ki."

 

 

"Komutanımın kesin emri. "

 

 

Kaya gülmemek için dudaklarını bastırmıştı. Yağız ayaklandığında bir adım geriye gitmek zorunda kalmıştım.

 

 

Kaya ile beraber odadan çıkmadan önce Yağız bana döndü.

 

 

"Eve gittiğinde haber ver. Akşam yemeği içinde uğraşma, hallederim ben."

 

 

"Tamam hiçbir şey yapmadan öylece uzanacağım da.. Sen bugün nöbetçi değil misin?"

 

 

Yağız aklına yeni gelmiş gibi nefes aldığında Kaya araya girdi.

 

 

"Ben sizin yerinize tutarım bugün komutanım. Sanırım Mert de bugün nöbetçi. Hem onunla da uğraşmamış olursunuz."

 

 

"Tamam öyle yapalım o zaman."

 

 

Peş peşe odadan çıktıktan sonra Yağız direkt Kaya'nın odasına doğru yönelmişti. Fırsattan istifade edere Kaya bana dönmüş ve "Sende iyice beyci olmuşsun." demişti.

 

 

"Zevzek zevke konuşma ya. Acil durumdan ötürü uçuşa çıktım diye kaç saattir gönlünü almaya çalışıyorum. Eve gidince gönlü rahat edecekse giderim."

 

 

"Ey aşk sen nelere kadirsin."

 

 

Ben onun söylediklerine gülerken o da gülmüştü.

 

 

"Neyse ben gideyim de komutan beklemesin."

 

 

"Tamam."

 

 

O odasına giderken ben de uyuşuk adımlarla kendi odama gitmeye başladım. Eve hiç gitmek istemiyordum ama Yağız'ı üzmek ve sinirlendirmek de istemiyorum.

 

 

Üç ay önceki Meriç bu halimi görse şoka girer ve eski halime gelmem için beni bir güzel döverdi. Ama Kaya'nın da dediği gibi, ey aşk sen nelere kadirsin be..

Bölüm : 06.10.2024 19:01 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...