TAKİP ETTİĞİ KİTAPLAR
devam ediyor 5g önce güncellendi UÇURUMA KANAT ÇIRPMAK
@gunes16hayal
Okuma
3.07k
Oy
508
Takip
269
Yorum
187
Bölüm
5
"Evlen benimle," dediğimde kendimden emin çıkan sesim beni bile bozguna uğrattı. İlk defa geldiğim bu şehirde, yabancısı olduğum bu dört duvarın arasında ve sadece bir kez gördüğüm bir adama evlenme teklifi ediyordum. "Ne saçmalıyorsun sen?! Böyle bir şey olmayacak!" Kaşları şiddetle çatılırken ses tonu bile öfkesini yansıtmaya yeterdi. "Ben niye tanımadığım bir kadınla evleneyim?!" Ben taraftaki eli yatağın üstünde yumruk hâlini alırken sesi kısıldı. "Üstelik bu hâldeyken..." Belden aşağısının felç olması evlenmemize engel değildi. "Görücü usulü diye bir şey duymadın mı sen hiç?" "Duydum duydum ama senin kadar ısrarcı bir gelin görmedim!" Kınayan bakışlarla bana baktı. Ardından gözleriyle kendini işaret etti. "Gerçekten hayatında sadece bir kez gördüğün ve felçli bir adamla evlenmek mi istiyorsun? Delirmişsin sen!" Benim de kendime göre birtakım sebeplerim vardı elbet. Hayatta hiçbir şeye böyle imkansız gözüyle bakmamalıydı, ona bunu öğretecektim. Oturduğum koltuktan kalktım ve odanın kapısına yönelirken duyacağı bir şekilde konuştum. "Gidiyorum ve dışarıdakilere yakında düğünümüz olduğunu söylüyorum." Ben odadan çıkarken öfkeyle söylendiğini duymuştum. "Deli kadın! Seninle evlenmeyeceğim! Git ve diğer görücülerini bekle!" ••• Bazen, sadece devam edebilmek bile müthiş bir meziyettir. Kaybedişlerin kucağında, hiçliğin ortasında. Bazen de bir uçurumun kıyısında... ••• Bu isimle yayınlanan ilk hikayedir.
devam ediyor 4g önce güncellendi PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu)
@gunes16hayal
Okuma
93.43k
Oy
5.28k
Takip
800
Yorum
688
Bölüm
53
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!"
devam ediyor 2g önce güncellendi Vedaların Bittiği Yer
@adensakaa
Okuma
25.66k
Oy
2.43k
Takip
487
Yorum
549
Bölüm
21
Yıllar sonra gerçek ailesini bulan bir kız... Bulduğu aile ile tüm acıların, gerçeklerin ve gözyaşların birer hiçten ibaret olduğunu öğrenirse ne olur? Huzurlu bir yaşamı hayal ettikçe karanlığın dibine daha da çekilen Asya, karanlığı ya aydınlıkla yok edecekti ya da karanlığa boyun eğecekti... Ona sunulan teklifleri reddeden Asya, karanlığın hükmü altına girmek yerine onun hakimi olmayı seçip herkese savaş açmıştı. Peki, istediği bu yeni karanlıkta huzuru bulabilecek miydi? Yoksa aydınlığa veda ettiği yerde, karanlığın ihanetiyle yüz yüze gelmesi an meselesi miydi? ✨ "Dudaklarının, tenimde nasıl duracağını merak ediyorum." Boğuk çıkan sesi ile bir an gözlerim dudaklarına kaydı ve o an dudaklarımın, tenindeki duruşu zihnimde canlandı. Derince yutkundum ve bakışlarımı tekrardan ona çevirdim. "Merakını gidermemiz gerek o zaman." Ve dudaklarım teninde en çok olmak istediği yere değdi. Dudaklarım dudaklarını buldu. ✨ Gerçek ailem İhanet Sırlar Gizem Örgüt Yaımlanma Tarihi: 21 Aralık 2025
devam ediyor 4h önce güncellendi GÖNÜLÇELEN
@orenda
Okuma
134.87k
Oy
20.17k
Takip
1.24k
Yorum
7.64k
Bölüm
34
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude`nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude`ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş`ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude`yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
tamamlandı 3a önce tamamlandı Yakamoz (TAMAMLANDI)
@gokcely
Okuma
13.64k
Oy
947
Takip
225
Yorum
417
Bölüm
19
Derler ki, herkes kendi hikayesinin başrolüdür. Bu benim için geçerli değildi. Tanıdığım herkesin hayatında bir şekilde merkezdeydim; yol gösteren, tutunan, belki de kurtaran... kendi hayatımda ise sadece digurandım, sesim kısık repliklerim eksikti. Leyla, ailesiyle birlikte küçük ama sıcak bir mahallede yaşamaktadır. Bu hikaye, kendi hayatını bulmak isteyenlere, kendi değerini anlayabilen herkese.
devam ediyor 6a önce güncellendi Şurimşine
@yildizsizgece
Okuma
7.51k
Oy
453
Takip
42
Yorum
27
Bölüm
21
Şurimşine: Lazca canımın içi sevdiğim. 2000`ler de geçen bir aşk hikayesi. Mert Ali ve Leyla`nın hikayesi. Şiddet ve korkutularak büyütülen Leyla ilk kez sevilmeyi tadacaktı belki de. Saf sevgiyi. Leyla`dı o Mert Ali için annanesinin koyduğu ismi vardı sadece. Onu satan babasının hiç bir şeyi olsun istemiyordu karısının üzerinde.
devam ediyor 1a önce güncellendi AMADEYİ EMRİNE BERDEL
@aytengul
Okuma
14.98k
Oy
1.09k
Takip
210
Yorum
105
Bölüm
21
"Bir kere ya, bir kere! Bir kere de ben dediğimi yapın lan! Bir kere! Dişimi kıracağım, sizin gibi lavuklar ancak bana rast gelir zaten. Şerefsizler." Asabım bozulmuştu. Neymiş efendim, şirket hisselerinin birçoğu evli ve çocukları olan abilerime verilecekmiş! Bok yerler... Ben sağ olduğum müddetçe, kimse benim olanı alamaz. O kadar! Sandalyeye daha da yayıldım, başımı ellerimin arasına alıp soluklandım. Daha şirketin yolunu bilmeyenler, bana ahbaplık kesilmekten başka bir şey bilmiyorlardı. Oysa ki ben canımı dişime takıp gece gündüz çalışmıştım. Onlar ortalıkta fink atarken, ben ter döküyordum. Onlar gece kulüplerinden çıkmazken, ben kendi çabamla yolumu çiziyordum. Onlar her gece bir kadının koynunda uyurken, ben iyi bir geleceğim olsun diye didiniyordum. Ben koskoca Kenan Azadoğlu’yum. Buraların hiçbirine yapmamıştım, yapmayacaktım da. Babam ağa olmasına rağmen, ben kendi şirketimi kurmuştum. Babamın şirketi iflas etmişken, benim şirketim her geçen gün biraz daha ihtişam kazanıyordu. İlaçlarımı içmeliydim. Doktor, ilaçlarımı ihmal edersem durumumun kötüye gideceğini açıkça söylemişti. Sakin olmalıydım. Daha 26 yaşındayken felç kalmak isteyeceğim son şeydi. Maazallah başıma bir şey gelse, beni ortadan kaldırmak için ellerinden geleni yaparlardı. Hele o Kezban cadısı... Kimseye fırsat vermeden, ilk o beni cehenneme yollar. Şeref yoksunu bir insandan farksızdı. Kimseye bir hayrı dokunmayan, aile dağıtan bir kadındı. Kadın demek bile kadınlara hakaretken, bu kadın, ortada namuslu rolü kesip göz boyamaktan başka bir bok bilmiyordu. Yedi aylık hamile annemi merdivenlerden itmiş, annemin ölümüne sebep olmuştu. Üstelik kardeşim de o olay yüzünden erken doğmuştu. Kezban yüzünden, güzeller güzeli can parçam Canan’ım tekerlekli sandalyeye mahkûm kalmıştı. Telefonum titrediğinde aramaya baktım. Can parçam arıyordu. Derin bir nefes alıp hızla kendime geldim. Onu üzmek, isteyeceğim son şeydi. Telefonu açtığımda Canan bıcır bıcır konuşmaya başlamıştı bile. Canan: Ağabeyim, nasılsın, iyi misin? Ben: Güzelim, can parçam, sen iyi misin? Canan: Abi, benim canım çiğköfte istedi. Geldikten sonra bana ellerinle çiğköfte yapıp yedirir misin? Ben: Can parçam, lafı mı olur? Ağabeyin değil miyim? Yaparım tabii. Sen iste, konağı ateşe bile veririm. Kıkırdadı Canan: Ağabeyim, sen iyi ki varsın yaa... Yine lafları uzatarak konuşuyordu. Biliyordu ki, en sevdiğim şeydi. Ben: Ağabeyin kurban olur kuzuma. Merak etmeyesin. Erken geleceğim. Sen şimdi git, bir iki bir şeyler ye. Aç kalma sakın. Canan: Ağabeyim, beni hiççç merak etmeyesin. Benim karnım yıla basa dolu. Sen gelene kadar da yerim. Ben: Yiyeceksin tabii. Ağabeyin boşuna çalışmıyor yaa. Canan: Canım ağabeyim, sen hiç merak etme. Ben senin kazandığın paraları çatır çutur yiyorum. Bugün de mağazaya gitmeyi düşünüyorum. Ben: Can parçam, hava sıcak. Sağlığın etkilenmesin. Canan: Ağabeyim, ben iyiyim. Hem tek çıkmayacağım. Korumalar da yanımda olacak. Ben: Elbette ki olacaklar. Boşuna para vermiyorum. Şöyle bir karı kız peşine düşmesinler de, yanında adam gibi dursunlar. Canan: Ağabeyim, sen hiç merak etme. Senin korkundan, bir milim bile benden uzak durmuyorlar. Ben: Can parçam, ben kartına para atacağım. Gönlünce harca, gez dolaş. Sağlığına dikkat et. Bu arada başka diyeceğin yoksa kapatmam lazım. Canan: Ağabeylerin bir tanesi, canım ağabeyim... Sen merak etme. Ben: Hadi sağlıcakla. Canan: Bye bye. Telefonu kapatır kapatmaz Cihan’ı aradım. Cihan ve Cahit… Aradığımda her zamanki gibi uzun süre çalmasını bekledim. Beşinci çalışta açılan telefonla bir an duraksadım. Normalde pezevenk onuncu çalıştan önce açmazdı, şaşırdım. Ben: Alo. Cihan: Buyur ağam, hayrola? Ben: Canan elbise falan alacak. Yanında durun. Cihan: Ağam etme eyleme... Canan Hanım mağazaya gitti mi çıkmıyor, bir de akşam olmadan dönmüyor, bilirsin. Ben: Cihan, oraya gelirsem topuklarından asar, yarım saatte bir kafanı suya sokarım. Dediğimi yap. Cihan: Ağam, emrin ola. Ben: Ha şöyle, adam ol. Ha bu arada, Cihan, kaşın gözün oynamasın. Cihan: Ağam, benim kaşım gözüm ne zamana oynamış? Tessüf ederim. Ben: Cihan, Cahit’i sana  düz getirip yan sokmadan dediğimi yap de. Cihan: Emrin olur ağam. Telefonu kapatıp işime odaklandım. Bu ayki kazançlar epey yükselmişti. Ancak boşa harcayacak zamanım hiç yoktu. Elimdeki dosyaları alıp teker teker okumaya ve imzalamaya başladım. Hiçbir evrakı gözüm kapalı imzalamazdım. Zamanında yaşadığım tatsız olaylar, bu konuda titiz davranmamın en büyük sebebiydi. Küçüklüğümden beri tek isteğim, biricik kız kardeşimin her isteğini yerine getirmekti. Annemin yokluğunda ona en iyi şekilde bakıp, iyi bir hayat yaşamasına olanak sağlamak için elimden geleni yapıyordum. Elimdeki dosyalara gömülüp projeyi incelemeye başladım. Dosyada, gelecek vadeden bir projeye gözüm takıldığında dudaklarımda hafif bir gülümseme oluştu. Tamamen doğa dostu ve düşük maliyetle hayata geçirilecek bu proje, epey para edecek gibiydi. Hemen önümdeki telefonu aldım ve asistanımı aradım. Sen: Alo, Sezin. Bana müdürü çağır. Sezin: Tamam efendim. Telefonu kapattım, gözümü tekrar dosyaya çevirdim. Kısa süre sonra Cemil Bey kapıyı tıklattı. "Gel," dedim. İçeri çekingen adımlarla girdiğinde, karşı koltuğu işaret ettim. "Fire Oranlarını Azaltma Projesi" başlıklı dosyayı önüne bıraktım. Gözümle “bak” der gibi işaret ettim. Dosyaya göz attığında ona döndüm. "Güzel iş," dedim. Bunu beklemiyor olacak ki, şaşırdı. "Efendim, beğenmenize sevindim," dediğinde, hafifçe güldüm. Yüzüne baktım. "Bir de sen açıkla bakalım projeyi," dedim. Bana bakıp hızla konuşmaya başladı: Cemil: “Bu çalışmanın amacı, üretim hattında meydana gelen firelerin sebeplerini analiz ederek, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve fire oranlarının düşürülmesine yönelik sistematik öneriler sunmaktır. Bu proje sayesinde: Maliyetler azaltılacak, Kaynak israfı önlenecek, Üretim verimliliği artırılacak ve Kalite standardı iyileştirilecektir.” Yüzüne baktım. "Aferin," dedim. "Efendim, beğenmenize çok sevindim. İnanın, güveninizi sarsmayacağım," dedi. "Bak," dedim, sesimi biraz alçaltıp sertleştirerek, "Bu proje iyi sonuç vermezse, bu belgeleri sana yediririm." Yutkundu. "Tamam efendim," deyip odadan çıktı. Saatler sonra gelen telefon aramasıyla hızla ayağa kalktım. Arayan Canan’dı ve sesi korkmuş gibiydi. Canan: Ağabey, hemen eve gel! Ben: Ne oldu canım? Bir şey mi oldu? Canan: Abi... Yaren Abla, Dağdelenlerin oğluyla kaçmış! O an yerimde donakaldım. "Osalak kızın böyle bir şey yapacağı belliydi," dedim dişlerimi sıkarak. Canan: Ağabey... Berdel kararı aldılar! Bu söz, kafamın içinde dönüp duruyordu. Bir an sustum. Canan’ın sesi beni kendime getirdi. Canan: Ağabey? Ben: Kime berdel istiyorlar?! Canan: Sana, ağabey... Boğazımdan öfkeyle gelen bir homurtu koptu. Ben: Nasıl olur bu?! Canan: Vallahi ağabey, Dağdelenlerden Burhan Ağa, kızını kolundan tutup evin önüne attı bile. Berdelin olmama gibi bir ihtimal kalmadı, herkes sus pus! Ben: Olmaz. Sertçe ve kararlı bir şekilde söyledim. Canan: Vallahi abim, gelmelisin. Hemen gel! Ortalık çok karıştı, çok! Hemen yerimden kalkıp hızlı adımlarla yürümeye başladım. Odadan çıkıp asansörün önüne geldiğimde, düğmeye bastım. Asansör hızla geldi. Biner binmez dakikalar içinde aşağı indim. "Hemen arabamı getirin!" dedim. Dakikalar sonra araba gelirken hızla kapısını açıp bindim. Emniyet kemerini bile takmadan aracı sürmeye başladım. Ellerim titriyordu. Birinin benim adıma karar vermesi, en nefret ettiğim şeydi. Böyle bir kararın da ancak Kezban cadısının başının altından çıkacağı belliydi. Trafik ışığının kırmızıda yanmasına aldırmadan geçtim. Çıkacak ceza, gram umurumda değildi. Konağın önüne geldiğimde, arabayı hızla kenara çektim ve indim. Koşar adımlarla konağa girdim. Yerde ağlayan bir kız, görüş alanıma girdi. Üstü başı toz toprak içindeydi. Üstelik giysilerinde kan lekeleri vardı...
devam ediyor 1h önce güncellendi ÖRÜMCEĞİN AĞIDI
@zeynepizem
Okuma
263.37k
Oy
27.18k
Takip
3.38k
Yorum
16.02k
Bölüm
30
"Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun, küçük köstebek." Yutkundum. O, Eymir Valen`di. Aynı otelde, yan yana odalarda kalmıştık ve ben ona yakalanmıştım. Beni bir köstebek olarak görmesinin sebebi buydu çünkü hakkında bilgi toplamaya çalıştığımı sanıyordu. Oysa benim amacımın Eymir`le hiçbir ilgisi yoktu. "Peki ya sen, benim hakkımda ne biliyorsun?" "Bir köstebek olduğunu." Kendi söylediği cümleyi düzeltti. "Güzel bir köstebek." Dudaklarım iki yana kıvrıldı. Belki harekete geçip varlığını ifşa etmem gerekirdi ama ben genelde kuralları çiğnerdim. "Burada olmamalıydın." Dedim, net bir şekilde. Abimler onu fark ederse cesedini çıkartırlardı. "Burada olmasaydım yarattığım şaheseri görme imkanını nasıl bulacaktım?" Bence benden bahsetmiyordu, elbiseden bahsediyordu. "Şaheserini bana göndermek yerine evinde muhafaza da edebilirdin." "Seni evimde muhafaza etme fikrini sevdim." 🕸 Mafya▪︎Düşman Aileler▪︎Anlaşmalı Evlilik Yayım tarihi: 22.08.2025
devam ediyor 3h önce güncellendi HAZAN | KARTALTEPE MAHALLESİ
@fanatikkyazarrr
Okuma
122k
Oy
10.29k
Takip
838
Yorum
4.58k
Bölüm
36
Herkes onu ‘Kartal’ diye bildi. Adını ise sadece geçmişi fısıldadı... Çünkü o isim, kanayan bir yaraydı. Kartal’dı o… Gökte süzülen bir yalnızlık. Adıysa toprağın altında bir sır gibi gömülüydü. Ve onu ortaya çıkaracak tek kişi, bir kadın… ve sadece bir geceydi.”
tamamlandı 7a önce tamamlandı Efsun | Rüzgar Gülü
@fanatikkyazarrr
Okuma
215.18k
Oy
10.82k
Takip
679
Yorum
546
Bölüm
46
Köyünde esen asi bir rüzgar... Rüzgar gülü 🕊️ Dağ aslanı #yetişkiniçerik
Loading...