[ melankoli ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1h önce güncellendi
BULUTLARI SAYMAK
@achlyscolor
Okuma
24
Oy
4
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
4
"O insanların içinde hep parlıyordu. Bileklerimden uzanan kırmızı ipin sahibini gördüğüm anda anlamıştım."
---
Sevgiyle büyütülmüş, huzurlu bir yaşamın içinde eksik bir parça gibi duruyordu kendi geçmişi. Ailesinin şefkatine rağmen, kalbinin derinlerinde her zaman cevap bekleyen bir soru vardı: Bulutların ardında kalan gerçekler nedir?
"Korkma kırık bir kalpten, devam etmesi için kırılması gerekiyorsa bırak kırılsın."
devam ediyor 3h önce güncellendi
İnsan
@lotusmla
Okuma
131
Oy
93
Takip
5
Yorum
68
Bölüm
3
İnsan dediğin nedir ki?
Bir nesne mi, bir eşya mı ya da beş harften oluşan bir kelime mi?
Sınırları yoktur aslında; kelimelere sığdıramayacağımız her şeydir insan.
Sadece biz onu belli kalıplara soktuk.
Unuttuk...
Değer vermeyi, sevmeyi, kırınca tamir etmeyi unuttuk...
Şimdi tüm bunların arasında soruyorum size:
İnsan dediğimiz şey gerçekten nedir?
devam ediyor 4a önce güncellendi
Hiç Olmayan
@enecem
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Ruhunun en izbe kıyılarında yankılanan o tiz yalnızlığın ortasında, her sabah hayata gözlerini mağlup aralamanın kederini bir zırh gibi kuşanan Leyla, hem varlığının hiçe sayılmasından korkan hem de var olmanın yadsınamaz heyecanına kapılıp, henüz keşfedilmemiş bir trajedinin eşiğinde titreyen bir merakla, kendi sonuna doğru sessizce sürüklendi... Korkma Leyla sonunu kucaklamaktan. Herkesten farklı bir sonun yok elbette...
tamamlandı 4a önce tamamlandı
Bak Bir Dakika Maviye
@sayeruna
Okuma
4
Oy
2
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
"Bileklerimi yıkamak istiyorum o suda. Sonra da Ayla`yı...
Elinde taşıdığı ağır, kırmızı yükle sonuna yürüyen bir genç kız ve onu sadece `hissettiği` için bulan bir adam. Gökyüzü zifiri, deniz simsiyahken `maviye bakmak` mümkün müdür? İsimlerin kadere, renklerin ruhlara karıştığı o geceye davetlisiniz.
Siyahın içinde maviyi aramaya cesaretiniz var mı?"
devam ediyor 6a önce güncellendi
YASMİNE
@sayesaye
Okuma
10
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Bastırılmış duyguların ve yarım kalmış cümlelerin arasında; okur, bir kadının zihnindeki kırılgan dengelere tanıklık eder.
Seksenlerin ruhunu taşıyan bu psikolojik anlatı; yalnızlık, kimlik ve gerçeklik algısı üzerine sessiz ama güçlü bir yolculuk sunar.
devam ediyor 6a önce güncellendi
Sabah Ezanıyla Asılır Geyşalar
@sahibindenkacangol
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Bu sayfalar, kelimelerin mermer soğukluğuyla ruhun asitli sıcaklığının çarpıştığı bir ayindir. İmgeyi bir zırh gibi kuşanıp, gerçekliğin o kaba ve müstehcen yüzünü kapalı perdelerin arkasından izliyor şiirler.
Burada dil, sadece bir anlatım aracı değil; paslı bir jiletin kadife bir kumaş üzerinde bıraktığı o estetik ve kanlı izdir. Saydamlaşan benliklerin, ideolojik hezeyanların ve arkaik arzular... Modern insanın, kendi trajedisini bir şov gibi izlediği o görkemli ve sürreal çöküş.
Bu kitap; lirik bir hüzün, brütal bir gerçeklik, bir dışavurumculuk manifestosudur. Okuyacağınız şey bir şiir toplamı değil; bir ruhun, kendi aynalarını kırarken çıkardığı o kristal ve tekinsiz gürültüdür.
devam ediyor 1y önce güncellendi
İZ
@kirikdizeler
Okuma
55
Oy
12
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
4
Bu sayfalarda bir kadın var.
Ne tam kırılmış, ne tam iyileşmiş.
Her kelimesi, göğsünde iz bırakmış bir duygunun yankısı.
Kimi zaman bir vedada,
kimi zaman çiçekli bir elbisede,
kimi zaman da sessizliğin en çok bağırdığı yerde duruyor.
Bu kitap, görünmeyen yerlerime dokunanların hikâyesi.
Ne anlattıklarım tam, ne sustuklarım boş.
Sadece yaşadım.
Ve geriye bir iz kaldı.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Sonsuzluğa Aşkım
@mimozacicegim
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Biz seninle aynı kitabın farklı sayfalarında kapalı kalmış, birbirine dokunması yasaklanmış iki kurutulmuş çiçeğiz..."
Şehrin kalabalığında, nehir kenarındaki o taş köprüde başlayan sessiz bir hayranlık, tozlu bir kütüphane rafında ilk kelimelerine kavuştu. Bir adam, hiç tanımadığı, sesini duymadığı ama ruhunu harf harf ezberlediği bir kadının izini eski sayfaların arasında sürüyordu. Mürekkebin kokusu, aralarındaki o koskoca şehri yok etmeye yetecek; kelimeler iki yabancı ruhun sığınağı olacaktı.
Fakat sevgisinin ağırlığı o kadar yoğundu ki, adamın yazdığı her satır kadının üzerine boğucu bir gölge gibi çöktü. Ve kadın sustu... Geriye yalnızca dipsiz bir sessizlik bıraktı.
Bu sessizlik, adamı odasında gönderilmemiş mektuplardan kuleler inşa eden şiirsel bir deliliğe sürüklerken, kaderin en acımasız oyunu henüz sahnelenmemişti. Karşı kıyıdan gelen o ses çoktan kesildi... Peki ya yazan adam durmazsa? Mektuplar aslında nereye gidiyor?
Sonsuzluğa Aşkım, boşluğa ve yokluğa uzanan adanmışlığın, yankısız çığlıkların ve ölümün bile son veremediği trajik bir aşkın romanı.
M.Ö.’nün kaleminden, mürekkebin son nefesine kadar yazılan sarsıcı bir başyapıt.
devam ediyor 11a önce güncellendi
Yaşamak Hiç Öğretilmedi
@oguzkus
Okuma
0
Oy
0
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
0
Herkes doğar, büyür ve yaşar… Peki gerçekten “yaşamak” nedir?
Bu roman, hayatta kalmak ile yaşamak arasındaki derin uçurumu, insanın kendi iç sesine ve karanlık yanlarına yaptığı yolculuğu anlatıyor.
Bir yanda umutla örülü hayaller, diğer yanda yalnızlıkla sınanan kalpler…
Her bölümde, yaşamın öğretilmeyen yüzüyle yüzleşecek, satırların arasından kendi hayatınıza dair izler bulacaksınız.
“Yaşamak hiç öğretilmedi…”
Belki de bu yüzden en çok, birbirimize hikâyelerle tutunuyoruz.
devam ediyor 5g önce güncellendi
Melankoli
@soluksatir
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Kendini kaybetmiş bir kadının, küçük bir İngiliz kasabasında yeniden yaşamayı öğrenme hikâyesi."
Bazen insanın kaybolması için yolunu şaşırması gerekmez.
Her sabah aynı saatte uyanıp, aynı kahveyi içip, aynı işe giderek de yavaş yavaş kendinden uzaklaşabilir.
Clara Bennett bunu çok geç fark etti.
Bir telefon konuşması, yağmurlu bir gece ve saniyeler içinde değişen bir hayat... Onu yalnızca yaşadığı şehirden değil, kendisinden de uzaklaştırdı.
Abisinin düğünü için gittiği İngiltere`nin küçük ve sessiz bir kasabasında ise ilk kez kimse ondan yetişmesini, kusursuz olmasını ya da güçlü görünmesini beklemiyordu.
Orada insanlar isimleri hatırlıyor, günaydın demeyi unutmuyor ve sessizlikten korkmuyordu.
Sonra bir pederle tanıştı.
Birlikte inancı, şüpheyi; düzeni, dağınıklığı; huzuru, boşluğu temsil ediyor gibiydiler.
Ama bazı insanlar hayatımıza bizi değiştirmek için değil, uzun zamandır unuttuğumuz hâlimizi yeniden hatırlatmak için girer.
Bu, yasak bir aşktan çok daha fazlasının hikâyesi.
Bu; kaybetmenin, affetmenin, yeniden başlamanın ve insanın bir gün dönüp aynaya baktığında kendi gözlerini yeniden tanıyabilmesinin hikâyesi.
Belki de hepimiz, fark etmeden kendi hayatımızın kıyısında yaşamaya başlıyoruz.
Ve belki de melankoli, sadece üzgün olmak değil; kendine döneceğin yolu uzun süre hatırlayamamaktır.