35. Bölüm

35.Bölüm

Dolunay
dolunay89

Duyduğum ses Polat’a aitti.

“Kahretsin!.. Ah tam zamanıydı gerçekten.”diye söylenerek hemen kapıyı açıp kendimi içeri atmak istemiştim. Ama kapı açılmamıştı,kilitliydi. Hemen kendimi ya odaya atıp kapıyı ardımdan kapattım. Tam zamanında gelmişti gerçekten. O kapının ardında ne vardı? Neden kilitliydi? Aklımda ki sorularla kapının arkasına geçip saklandım. Uzun zamandır babasıyla konuşmayan insan bugün neden gelmişti? Tabii ki Alaz ona haber vermişti ve o da kontrol için gelmişti. Alaz durmayacak ve beni asla yalnız bırakmayacaktı. Her şey karışmak zorunda mıydı sanki? Aşağı da sesler azalmak yerine daha artmasıyla Polat’ın gitmeyeceğini anladım. Çünkü kahkaha sesleri geliyordu. Bütün gün burada kalamazdım elbette beni arayacaklardı. Ne yapacağımı düşünüp ona göre harekete geçmem gerekiyor. Hemen cebimde ki telefonu çıkarıp Harin’i aradım. Telefon birkaç çalıştan sonra açılmıştı.

“Evet”

“Harin sana bir şey söyleyeceğim ama hızlı şekilde karar vermemiz lazım sonra şaşırırsın.”

“Söyle”

“Polat burada.”

“Yuh ama ya yuh artık!”

“Evden kaçıyım mı yoksa karşılaşalım mı?”

“Kaç eğer onunla konuşursan yerimizi bulurlar seni takip ederler Gaye. Ona görünmeden ve biraz kılık kıyafetini değiştirerek ordan çık.”

“Ah ama ne yapacağım adeta kafam durdu.”

“Tamam sakin ol. Şimdi Sinem dediğin kadına gidip diyorsun ki kardeşim rahatsızlanmış ve ona bakacak kimse yok gitmem lazım.”

“Beni işte atmasınlar.”

“Saçmalama Gaye dediğimi yap ve söylerken telaşlı ve gözlerin dolu olsun.”

“Ben oyuncu muyum ya nasıl yapayım?”

“Sana oyunculuğu öğreteyim dediğim zamanlar dikkate alsaydın şimdi böyle demezdin.”

“Of Harin ben oyuncu değilim senin gibi.”deyip telefonu yüzüne kapattım. Hemen odanın içinde odaya gidip yüzümü yıkayıp elimle ovarak kızarttım. Avucuma su doldurup gözümün içine döktüm. Gözlerim kızarmış ve dolu haldeydi. Sonunda istediğim hali almış yüzümle dışarı temkinli şekilde çıktım. Sonunda mutfağa gelmiş telaşlı şekilde Sinem ablaya baktım.

“Ne oldu kızım bu halin ne?”

“Abla kardeşim çok kötü hastalanmış onun yanına gitmem lazım. Ama gidemem içimden olurum.”

“Git kızım bir şey olmaz ben hallederim.”

“Ama”

“Git sen ben hallederim.”

“Çok teşekkür ederim abla.”deyip sarılmış hemen mutfaktan çıkarak personel odasına girip eşyalarımı aldıktan sonra evden çıktım. Tam arabama bineceğim sıra arkamdaki ses elimi kapının kulpunda takılı kaldırdı.

“Bizi nasıl bırakıp gidebildin Gaye?”diyen Polat’ın sesiydi. Gözlerimi kapatıp kendimi duygusal olmamaya zorladım ama sağ gözümden akan yaşla birlikte her şey kopmuştu. Hızlıca arabama binip kemerimi bile takmadan gazı kökleyip ordan uzaklaştım. Ama arkamda kalbi kırılmış bir adam bırakmış ve kendi kalbiminde parçalanmasına neden olmuştum. Ona bakıp açıklama yapamazdım o başkaydı. O Alaz değildi o herhangi biri değildi. O benim kan bağım olan abimdi yani canımdı. Ona ne kadar kızmış olsam da bu 1 senede sadece onun sesi duyarak kendimi avutmuştum. Haberi yoktu ama her gece onun ses kaydıyla uyuyordum. Yağız benim için onun sesini kayıt alıyordu. İsmimin geçmediği bir an bile yoktu o kayıtlarda. Ama şimdi gerçek varlığıyla birlikte onun sesini duyunca kendimi eski zamanlarda hissetmiştim ve krizim başlayabilirdi. Şu 1 senede krizim de çoğalmıştı. İlaçlar bile işe yaramıyordu artık. Kendimi her kriz geçirdikten sonra hastanede de açıyordum. O yüzden tetikleyici her şeyi unutmaya kalkışmıştım ama o daha da mahvetmişti.

Arabayı mezarlığın önüne çekmiş kendime gelmeye çalışıyordum. Kendimden emin olduktan sonra arabadan inip ilk abim olan diğer yarıma gelmiştim. İlk dua edip mezarını sulamış yanında kıvrılmış şekilde yattım.

“Ben geldim abi. Tekrardan ben geldim. Her gelişim bir kahroluşla geliyor değil mi? Hiç mi mutlu gelemeyeceksin Gaye diyeceksin biliyorum. Ama mutluluk seninle beraber bu mezarlığa gömüldü abi.”deyip burnumu çektim. Gözlerimi kapatıp toprağa kafamı daha bastırdım.

“Bugün öz abimle karşılaştım ama ona açıklama yapmadan kaçtım abi. Biliyorum yaptığım çok kötü bir şey ama onunla konuşursam dağılırım abi. Ben farkında olmadan ona bağlanmışım. Nasıl oldu bilmiyorum ama o sonunda kendisini bana kabul ettirdi.”deyip güldüm.

“Şaka gibi değil mi? Ama oldu işte be abim senin yerini kimse doldurmuyor ama bunu bil. Sen benim diğer yarımsın seninle birlikte Derin de öldü. Gaye ise yaşamaya çalışıyor sana verdiği söz için. Senin gibi hastaları iyileştirmek için.”

Saat kaç olmuştu bilmiyorum ama hava kararmıştı. Hiç kalkacak dermanım kalmamıştı. Abimin yanında eski Derin olmuştum. Yorgunluk ve soğuktan titreyen bedenim uykumu getiriyordu. Ben ise fazla dayanamadım, uykuya yenildim. Birinin beni kucağına aldığını hissetmemle gözlerimi açmaya çalıştım ama olmadı. Sanki gözlerime kilit vurulmuştu. Tüm çabalarıma rağmen sonunda az da olsa açmıştım. Bulanık görüyordum, beni taşıyan kişi kimdi anlayamıyordum?

Gözlerim tekrardan kapanmıştı ama son duyduğum söz beni korkutmuştu.

“Sonunda yalnız kalabildin ve sonunu hazırladın Gaye Derin Öztürk.”

Bölüm : 08.03.2026 02:17 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...