[ Genç Kız Edebiyatı ] - Kitap Listesi
devam ediyor 6a önce güncellendi
Acemi Ocağı
@yazarhanim4
Okuma
57
Oy
16
Takip
1
Yorum
41
Bölüm
6
Ben bir kemankeşim... Bugünkü deyimle okçu.
Senden benim yol arkadaşım olmanı istiyorum. Birlikte eğleneceğimiz, kültürleneceğimiz, yeri geldiğinde öğretmen yeri geldiğinde öğrenci olacağımız bu hayatı benimle birlikte yaşamaya var mısın? Tabi sürpriz yolcular veya kahramanlar aramıza katılabilir:)
tamamlandı 6g önce tamamlandı
Dalganın Deniz'i | Texting
@stellamia
Okuma
5k
Oy
641
Takip
47
Yorum
678
Bölüm
21
Adım Deniz.
Adımı duyan herkes bir deniz kadar sakin olduğumu sanıyor.
Oysa ben, kendi dalgalarımda boğulan bir denizim.
Annemin kahkahası duvarlarda asılı bir fotoğrafta kaldı.
Babamın yorgun tebessümüyle büyüdüm.
Ve bir gün... "Anonim" adında biri, o sessizliğin içinden bana seslendi.
Her mesajda kalbim biraz daha ısındı, Her cümlede bir dalga üzerime kapandı.
Belki de ben, hep birini bekliyordum.
Kim olduğuna değil, beni gerçekten gören biri olduğuna inandım.
Ben Deniz...
Her dalgamda biraz kırılan, ama sevilmeyi hâlâ umut eden bir deniz.
devam ediyor 8a önce güncellendi
Sert Ve Kırılgan
@egeninincisiizmiir
Okuma
72.93k
Oy
6.1k
Takip
681
Yorum
1.38k
Bölüm
34
İnsan neyle yaşar? Ya da ne için yaşar? Kendisi için mi, yoksa etrafındakiler için mi? Yaşamak istediği için mi, yaşamak zorunda olduğu için mi? Ya da yaşamak zorunda mıydı ki?
Peki ben ne için yaşayacağım?
Hayattan zevk alan var mıydı? Hayattan nasıl zevk alınırdı?
Hayattan zevk almak isteyen kimdi ki zaten?...
Herşeye rağmen ben olabilirdim belki...
~
O her yerde, hep yanımda yada hiçbir yerde ve ben yalnızım. Ya da öyle olduğumu sanıyorum. Beni istiyor, yanına gitmemi istiyor... Bedeninimin kontrolünü eline almak istiyor...
~
"Korkmuyorum karanlığınla yüzleşmeye."dedi genç kadın.
"Bunu sen istiyorsun!" Dedi genç adam, duvara yasladığı kadının kulağına doğru eğildi ve fısıldadı;
"Ve ben sana istediğini vermeyeceğim. Seninle birlikte bu dünyada benim cehennemimi yaşamayacağız." Kadın adamın ondan çekilmesine izin vermeden tıpkı onun gibi fısıldadı;
"Seninle birlikte bu dünyadaki cennetimi yaşamak için uğraşacağım."
~
Bizde zaman darmaduman, biz darmadumanız.
~
22 yaşında, etrafındaki kalabalığın içerisinde yapayalnız, hayatında kararları kendi başına alamayan genç bir kadın.
25 yaşında, kafasındaki sesleri susturma yolunda çabalayan genç bir adam.
İkisi de darmaduman...
İki darmaduman beden birbirini bulduğunda ne olacaktı?
Birbirlerinin enkazlarının altında mı ezilecekler? Yoksa birlikte mi yükselecekler?
Başlangıç: 10.06.2024
Bitiş:
devam ediyor 8a önce güncellendi
KAÇKIN
@llruyamm
Okuma
1.47k
Oy
35
Takip
19
Yorum
11
Bölüm
5
YETİŞKİN İÇERİKLİ
BİR KİTAPTIR!!!
Geçmişte yaşadığı bir skandal yüzünden 5 yıl içeride yatan mafya lideri Aksel Kaçkın. Sonunda özgürlüğüne kavuşur. Lakin 5 yıl önce nişanlısını bu skandalda kaybeden Asker Karen Altay onun peşindedir.
Sevdiği kadınla evlilik hayali kuran bir askerdi. Karen Altay. Ansızın bir gecede nişanlısını kaybetmişti. Gözünü bürüyen intikam ateşiyle bunu yapanların peşine düşer.
"Ateşin adı Kaçkın`dı,
barutun sahibi Altay.
Aynı hikâyede buluştular.
Patlamamak mümkün müydü?"
devam ediyor 7a önce güncellendi
KIRMIZI
@moli77
Okuma
167
Oy
66
Takip
6
Yorum
43
Bölüm
8
Yeni taşındığı şehirde bambaşka bir hayata başlayan Alya, gittiği lisede geçmişini geride bırakmaya kararlıdır. Ancak herkesten gizlediği sırrı, okul koridorlarında fısıltı gibi dolaşmaya başlayınca planları altüst olur. Tam her şey kontrolden çıkarken tanıştığı yeni bir çocuk, Alya’nın hem kalbini hem de kaderini beklenmedik şekilde değiştirir.
devam ediyor 8a önce güncellendi
İMERA'nın sevdası
@hayat_huzur_ruh_
Okuma
2
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
“Ben Bilim İçin Gelmiştim… Yani Bir Nebze.”
Ben Elva.
Psikoloğum.
Yüksek lisans öğrencisiyim.
Aşka inancım var ama modern erkeklere yok.
Şaka değil, bilimsel veri gibi konuşuyorum:
Son üç yılda İstanbul’da tanıştığım erkeklerin %87’si konuşmaya “Kanka gibi takılalım mı?” diye başladı.
%10’u “seni üzmem” sözünün patentini almaya çalıştı.
Kalan %3?
Onlar hâlâ düşünmede.
Ben de dedim ki:
> “Kızım sen niye kendini İstanbul erkeklerine feda ediyorsun?
Karadenizli erkek sevdasına düşmüşsün, git orada saha araştırması yap!”
Evet, evet…
Psikolog olduğum için tüm ani kararlarımı “saha araştırması” kılıfına sokabiliyorum.
Dönem ödevi: Kültürel bağlamda erkek davranışları.
Ama benim iç sesim:
Karadenizli erkek bulcam, bakacam, inceleyecem.
Gözlem yapacam. En çok da gözüm üstünde duracak bir tane bulacam.
Annem tabii inanmadı.
— “Kızım sen araştırma için Karadeniz’e mi gidiyorsun, koca bulmaya mı?”
— “Anne! Bilim diyorum sana bilim!”
— “Hee… Bilim deyince Rimelini 6 çeşit almışsın. Rimelle mi araştırma yapacan?”
Babam daha dürüst bir yorum yaptı:
— “Kızım ben Karadenizliyim, neyin peşindesin? Karadenizli erkek dediğin huysuz olur. Hırçın olur. Şivesi olur. Sen bunları nereden öğrendin?”
— “Dizilerden.”
— “He işte o yüzden yanlış biliyorsun zaten.”
Ama karar alındı bir kere.
Ev arkadaşım bile anlamaya çalıştı:
— “Elva cidden gidiyon mu?”
— “Evet.”
— “Peki bilimsel çalışmanın araştırma sorusu ne?”
— “Karadenizli erkeklerin şive kullanımı ile duygusal samimiyet düzeyi arasında bağlantı var mıdır?”
— “…Sen var ya, gerçekten manyaksın.”
Valizimi hazırlarken kendime bile itiraf edemediklerim vardı.
Mesela:
✔ Hırçın görünüşlü ama içi pamuk erkeklere düşmem
✔ “Gel de çay içek” diyen ses tonlarına erim
✔ Şiveli konuşana otomatik olarak gülümsemem
✔ Dalgayla kavga eden adamlara anlam veremem ama yine de hoşuma gider
Ve işin acısı:
Hiçbir İstanbul erkeği bunları karşılamıyor.
Kararında sertlik eksik.
Şive hakeza.
Bir de sürekli “ya tatlım biz konuşuyoruz ama adı yok işte” kafasında geziyorlar.
Ben de ne yaptım?
Bilet aldım.
Tek yön.
Çünkü dönüş tarihini… kader belirleyecekti.
(Daha doğrusu kredi kartı limitim, ama kader daha şiirsel duruyor.)
Uçağa binerken telefonumu uçak moduna aldım ve kendi kendime dedim:
> “Elva, bu bir sosyolojik saha çalışması.
Erkek incelemeye gitmiyorsun.
Kesinlikle gitmiyorsun.
Yeminle gitmiyorsun.”
İç sesim:
He tabii…
Uçaktan inince burnuma çarpan o tuzlu rüzgâr…
İşte o anda kararımın doğruluğuna %300 emin oldum.
Çay kokusu, mısır ekmeği kokusu, hafif bir yağmur…
Ve her yerden birileri bağırıyor:
— “Uşaaağğğ gel buraya!”
— “Hamsi bitmiş deyyyy!”
— “Yağmur geliyiii!”
Ben:
Evet. İşte burası. İdeal erkek profilinin üreme alanı.
Kendimi antropolog gibi hissediyordum.
Hatta valiz tekerleği bozulduğunda teyzelerden biri bana:
— “Nere gidisun kız?”
dediğinde bile profesyonel kaldım:
— “Araştırma yapmaya geldim.”
Teyze göz kırptı, bana şöyle dedi:
— “Bakim… Yalan söliyin de ne araştırmasi? Kim nasip etse sana?”
Kızardım.
Ama belli etmeyeceğim için yüzümün tamamını saçımla kapattım.
İşte böyle başladım hikâyeme…
Saf bilim.
Bol Karadeniz.
Şive takıntısı.
İdeal tip arayışı.
Aşka dair tez yazmaya çalışan psikoloğun kaçak romantik macerası.
Tek bilmediğim şey?
Henüz tanımadığım bir adamın şivesiz, İstanbullu, kültür dışı bir mimarın
bütün analizlerimi altüst edeceği.
Ama o sonraki bölümlerin konusu.
Şimdilik sadece Elva’nın Karadeniz’e geliş hikâyesi burada dursun.
---
İstersen şimdi 1. Bölüm – Mert ile ilk çarpışma bölümünü yazayım mı?
Yoksa tanıtımı daha da uzatalım mı?