[ Genç Kurgu ] - Kitap Listesi
devam ediyor 4h önce güncellendi
Savaşın ortasındaki masumlar
@betul_1647
Okuma
2
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
9
Lavinya, anlamı ölüm çiçeği olan. Altuğ, anlamı güçlü lider olan.
Lavinya, çocukluğunun bir kısmına kadar mutlu yaşayan bir kız çocuğuydu. Fakat 7 yaşından sonra esareti başlamıştı. Bu esaret altında içindeki çiçeği soldurmadan büyütmeyi denemişti. Altuğ ise, doğduğundan beri bir savaşçı olarak büyütülen, bir lider olması için büyütülen bir çocuktu. Masumdu, her çocuk gibi masumdu. Fakat bu kanlı savaşın ortasında masumluğunu ne kadar koruyabilirdi?
Karahanlar ve kuzgunlar, iki dost aileydiler. Bir şirketi beraber yönetiyordular. Ta ki kuzgunlar kendi çıkarları için şirketin bilgilerini sızdırana kadar. O zaman iki aile içinde yol görünmüş, düşmanlık ve nefret bir sarmaşık gibi hanelerini sarmıştı. Lavinya ve Altuğ ise bu düşmanlığın tam ortasında büyüyen iki çocuktu. Fakat artık büyümüşlerdi. Lavinya babasının ölümünden sonra aileleri konusunda söz sahibi olmuştu. Ama kaderin onlar için çizecekleri yolu henüz bilmiyorlardı.
devam ediyor 4h önce güncellendi
KATİLİMİ TANIYORUM
@sarsfarah_
Okuma
234
Oy
24
Takip
18
Yorum
5
Bölüm
9
"Birbirimizi kurtaramadığımız her anda biraz daha öldürdük."
Psikiyatrist Mihra Aksa Erguvan, mesleğine tutkuyla bağlı, sakin ve kontrollü bir kadındır. Ancak üç aydır seanslarına düzenli olarak gelen genç danışanı Kübra Yılmaz, bir sabah ormanın derinliklerinde cansız bulunur. Bu ölüm, sadece bir vakayı değil, Mihra`nın hayatındaki en kırılgan dengeleri de paramparça eder.
Olayın başına atanan Savcı Vural Sipahi, doğruların peşinde inatla yürüyen bir adamdır. Adalet onun için bir inançtır. Fakat bu dava, onu geçmişin tozlu sayfalarına, çocukluğunun karanlık sokaklarına sürükleyecektir. Çünkü kader, yıllar önce yolları ayrılan iki insanı; Mihra ve Vural`ı yeniden karşı karşıya getirir.
devam ediyor 4h önce güncellendi
BANA SORULMADI
@miral_ya
Okuma
79
Oy
36
Takip
4
Yorum
5
Bölüm
3
Bir söz vardı.
İki hayat vardı.
Ama kimseye sorulmadı.
Dilan Karahanlı, öğretmen olarak hayata tutunduğunu sanırken,
kaderinin çoktan beşikte yazıldığını öğrenir.
Azad Berzam ise bir sözün ağırlığıyla büyümüş,
töre ile vicdan arasında sıkışıp kalmıştır.
Bu bir aşk hikâyesi değil sadece.
Bu, susturulan bir hayatın hikâyesi.
BANA SORULMADI
devam ediyor 4h önce güncellendi
KAYIP
@yalmenvanta
Okuma
3
Oy
3
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
3
"Herkes onun bir pırlanta gibi parladığını sanıyordu; oysa Saye, o parıltıyı yaratmak için ruhundaki karanlığı yakan bir ateşti. Işığın altında duruyordu ama sadece gölgelerin dilini konuşuyordu."
devam ediyor 4h önce güncellendi
ŞARAP LEKESİ/KARAT
@sinemmyyys
Okuma
3
Oy
1
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
2
Şarap Lekesi / Karat
Bazı aşklar cesaret ister.
Bazıları suskunlukla büyür.
Bazılarıysa bir iz gibi kalır; silinmez, unutulmaz.
Lal, İstanbul’un kalabalığında hayatı seven, güneşe benzeyen bir kadın.
Karan, Afyon’un sessizliğinden çıkıp kelimelere ve şiirlere tutunan bir adam.
Yolları bir düğün gecesinde, bir kadeh şarabın kenarında kesiştiğinde ikisi de bunun sıradan bir karşılaşma olmadığını hisseder.
Geçmişin gölgesi, geleceğin belirsizliği ve verilmesi zor kararlar…
Zaman ilerledikçe şehirler değişir, insanlar susar, duygular derinleşir.
Ama bazı anlar vardır ki kader onları bırakmaz.
Şarap Lekesi / Karat; yarım kalan cümlelerin, suskunlukların, tutkunun ve silinmeyen duyguların romanı.
Bir gecede başlayan, zamanla derinleşen ve iz bırakmayı seçen bir aşkın hikâyesi.
devam ediyor 4h önce güncellendi
Lotus Döngüsü
@ezremsii
Okuma
3
Oy
3
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
4
Arel Korkmaz Eczacılık 3.sınıf öğrencisidir. İki yıldır platonik olduğu kızla bir proje için eşleştikten sonra hayatı başlarda iyi anlamda değişmeye başlar. Ama bu değişim iyi şekilde devam edecek mi?
devam ediyor 4h önce güncellendi
imkansız
@berfin.65
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bazı insalar bir odaya girildiğnde farkedilmez.
Bazılarıysa hiçbir şey yapmadan iz bırkaır.
Gökçe yılmaz
sesizliği yanlış anlaşılacak kadar derin,bakışlaır gereğinden fazla şey anlatacak kadar keskin bir kızdI. kimse onun ne düşündügunu tam olarak bilemezdi çünnkü Gökçe,kelimelerden çok suskunlukla konuşmayı seçerdi.hayat ona erken yaşta güçlü olmayı öğretmişti ama bu gücün bedelini de yine yanlızlıkla ödetmişti.
Dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayatı vardı.Okul,insanalar,günler...Hepsi olmasın gerektiği gibi görünüyordu.Ama hiçbirşey göründüğü kaadr basit deildi. Çünkü bazı hikayeler gülümsemelerin arkasında başlar.Ve bazı sırlar, tam da en sesiz insanlarda saklanır.
Sabah alarmın sesiyle uyandım. ama uyanmak istemiyordum tam kafamı tekrar yastığa koyup uyuyacaktım ki annemin gökçe hadi kalk kahvaltı hazır demesiyle uyandım. bende istemeyerk kalktım ve mutfaa gittim annem babamla kahvaltı hazırlıyordu. günaydın tatllım dedi bende günaydın sanada anne dedim. ve masaya oturdum kahvaltı ettik sonra annemle okul hakkında konuştuk önce giidp biraz alışveriş yapıp sonrna okula gidecektik kayıt için kahvaltıdann sonra üstüme sarı bir kazak altımada beyaz bir pantolon giydim ve yola çıktık. Yolda annemle biraz konuştuk. Sonra okula vardığımızda önce müdürüm odasına vardık. Okul eski okulum gibi pek bakımlı ve güzel deildi. Kayıt yaptırdık ve annemle vedalaşıp sınfıma doğru gittim. Sınıfa girdiğimde masada sakızı şapırtarak çiğneyerek çiğneyen kızlar vardı. Bende oturacak bir yer aradım ve gidip boş bir yere oturdum. Sonra ders zili çaldı. Ve sınıfa hoca geldi. Uzun boylu uzun saçlı orta yaşlarda bir kadındı. Sonra adını aylin diye bıldıgım hoca evt arkadaşlar sınıfa yeni bir akadaşınız geldi. Ve bana bakarak kendini tanıt lütfen dedi. Ben gökçe yılmaz babamın işi yüzünden buraya taşınmak zorunda kaldık deıdm. Ve öğretenin bakışıylada yerıme oturdum. Ve o an beni çoktandır izleyen biri gözüme çarptı uzun boylu, esmer tenli bir çocuktu ve beni dikkatle süzüyordu ona baktığımda ise kaşlarını çatıp hemen önüne döndü aman tanrım çok etkileyiciydi. Ve o anda zil çaldı sonunda. Karnımın guruldamasıyla kantini aramaya başladım. Karşıma çıkan ilk kişiye kantinin yerini sorudm. Ve nihayet buldum kantin fazla eski püsküydü ve bakımsızdı. Ve sonunda kuyruk sırasına giirp yiyecek bişeyler alıp sınıfa çıktım.Ve daha ilk ısırığı almamıştım ki bir ağlama sesi duydum. Sınıfın en köşesinde kıvırcık saçlı bir kız oturup ağlıyordu. Yanına gidip oturdum ve neden ağladığını sordum bana bakarken elleri titriyordu. Sonra bana önemli birşey yok dedi ve dahada ağlamaya başladı . Sonra onu sakinleştirip cebımden bir mendil çıkarıp burnunu silmesi için verdim. Sonra adını sordum.
-Ayça
neden ağlıyorsun
-sınavdan kaldım ve çok başarısızım.
Biraz şaşırdım ama olabilirdi ve motivasyon verdim sonrada biraz dertleştikten sonra arkadaş olabiriz isersen dedim.
-cidden mi
evet,hem neden olmasın dedim
-güldüm tm dedim
Ve o anda zil çaldı ve yerlerimize geçtik. Ayça yanımda oturdu.Sonra sınıfa herkes girmeye başladı ve o çocukta çok etkileyici duruyordu ve tabii birazda soğuk bakışlıydı.Ve yanında da iki üç çocuk vardı onlarda onun gibi soğuk bakışlıydılar ama korkunçtular. Ve o an gözlerimiz buluştu ve koyu gözleri bana soğuk bakışlar attı. Tamda o anda Ayça beni dürttü.
-Kızım neye bakıyorsun
hiç hiçbirşeye dedim.
-Emin misin sanki gördüklerim Kaanı kestiğini söyedi.
Ne Kaan mı adı kim o çocuk
-wayy Ayça hanım Kağana mı tutuldun.
Yo nerden çıkarıdn hem senin başka işin yok mu
-Tm tm ama o çocuğa bulaşma bence tehlikeli biri...
Biraz bilgi versene
-Kızım ne bilgisi çocukta her bok var
Cevap verecektim ki o anda sınıfa bahar hoca girdi. Evet çocuklar açın kitapları ders işliyecez. Derste hep onu düşündüm aşık oldum mu bilemedim ama merak duygusu kapladı beni...Ve zil çaldı okul bitmişti. Ayçayla hazırlanıp okuldan çıktık ve yolda biraz sohbet ettik ailelerimizden bahsettik neden burada olduğumdan neden buraya taşındığımızı... Sonra telefon numaralarımızı alıp ayrıldık zaten evlerimizin arasında 2 sokak vardı. Eve geldiğimde annem mutfakta yemek yapıyordu beni görünce
-Tatlım geldin mi üstünü değiştir bende sofrayı kuruyorum.
Hmm tm anneciğim dedim ve odama çıktım üstümü değistirip hafif bir makyaj yaptım ve aşağıya indim.anneme sofrauyı kurmada yardım ettim. Ve yemek yedik sonrada anneme babamın ne zaman iş seyahatinden döneceğini sordum. Anem de daha gelemeyeceğini söyledi. Ve sonra yemek bittiğinde sofryaı toplaıdm ve annemle mısr patlatıp bıraz abur cubur alıp film keyfi yapmaya başladık korku flimi seçtik. Biraz korkunçtu ama iyiydi ve flimin ortasında uykum gelmeye başladı ve anneme uyumaya gideceğimi söyleyip yanağından öptüm ve odama gittim. Ve odama geçip biraz telefonu karıştırdım, sonra da yatağa geçip uyumaya çalıştım göz kapaklarım yavaş yavaş ağırlaşıyordu...
devam ediyor 4h önce güncellendi
Kırık Adalet
@xzarius
Okuma
351
Oy
124
Takip
6
Yorum
50
Bölüm
22
“Daha kaç kurban gidecek böyle?
Kaç kişinin daha ölümünün sebebi olacağım?
Bir kelebek uğuruna oluşan bu ayaklanma, ay ışığına ne zaman kavuşacak?
Daha ne kadar tahammül etmem lazım bu karanlığa?”
İki polis. İki ebeveyn. İki can.
Sadece onların değil, küçük bir kızın da ölümüne sebep olan kurşunlar.
Geçmişin yemin ve sözleriyle yaşamaya yemin etmiş, bildiklerinden fazlası olduğunu fark eden bir kız.
Gerçekler açığa çıkınca o kişiyle empati kurmam doğru muydu? Ona acımam normal miydi?
Benim verdiğim ifade sonucu içeri giren bu adamı sekiz yıl sonunda kendi laflarımla kurtarmak, savunmak ve onun için çabalamak hedefime ulaşmam için bir basamaktan mı ibaretti?
Tüm bu karışıklık, çelişki, yaşananlar ve yaşanacaklar, adaletin kırılmış, hatta harabeye dönmüş olduğunun göstergesi değildi de neydi?
devam ediyor 4h önce güncellendi
NOVA (Gönülden Kaybolan Yıldız)
@ymaiii0
Okuma
9.34k
Oy
860
Takip
237
Yorum
201
Bölüm
28
DOĞU`NUN ASİL KADINLARI SİZ SUSMAYACAKSINIZ ÇÜNKÜ İHRA NOVA SİZİN SESİNİZ OLACAK, SİZİN ELİNİZİ ASLA BIRAKMAYACAK!!
Kader bir örümcek misali hırsla ilmek ilmek ağlarını örmekte..
İhra Nova Zadeoğlu & Mir Mirhanoğlu
......Alıntılar.....
"Mehir olarak ne istiyorsun kızım?"
"Sadece talak hakkı ve Mir Ağa`nın yanından ayırmadığı silahını istiyorum", diyerek İmamın sorusunu yanıtladım.
Mir Mirhanoğlu "Düğünde takılan takılar, kilosunun 5 katı altın, Dubaideki şirketlerimin yüzde elli bir hissesi, Van`da ki, Urfa`da ki, Antep`te ki bağların yüzde elli bir hissesi ve son olarak İstanbul ve İzmir`deki villanın tapusu", diye kendi isteklerini sıraladı.
"Babaların vedası en ağırıdır derdi dedem. Kız evlat babanın incisidir. O inciyi başka birine teslim etmek çok zordur kopamazsın öyle kolay kolay demişti. Şimdi hiç beklemediğimiz bir anda ayrılık acısı benim dağ gibi babamın omuzlarına bindirilmişti. İlk defa çaresizlikten omuzlarının düşüklüğünü, boynunun büküklüğünü ve ağladığını görmenin acısı da benim omuzlarıma yüklenmişti..."
"Anne yüreği hissedermiş evladını. Hissetmişti benim annem yürek yangınımı ve elinden hiçbir şey gelmediği için ışıl ışıl gözlerini gölgeler sarmıştı. İki gözümden öpmüştü. Beni senden kopardılar, ayrılık getirdiler der gibi. Bir anneye beklenmeyen vedanın ağırlığı yüklenmişti. Yüreği kanatılmıştı..."
"İlk defa bir kızın ağabeyinin koluna girmesi bu kadar zordu. İlk defa bir ağabeye kız kardeşine kolunu uzatması bu kadar zordu. Çünkü bu defa uzatılan kol sözsüz bir elvadaydı..."
Bu kitap tüm kadınlara, kızlara, annelere ve kızlarına, sesi kesilenlere...
devam ediyor 4h önce güncellendi
DİLPESEND
@remisaa_
Okuma
204
Oy
43
Takip
41
Yorum
18
Bölüm
2
Umut Apartmanı, dışarıdan bakıldığında sakin bir binadır. Oysa aynı koridoru paylaşan hayatlar, fark edilmeden birbirine temas eder. Kapılar kapanır, sesler susar ama hiçbir şey tamamen gizli kalmaz.
Bu apartmanda büyüyen Asel, güçlü durmayı ve sınır çizmeyi erken öğrenmiş genç bir kadındır. Düzenli görünen hayatı, günlük rutinler ve küçük mücadelelerle ilerlerken; apartmanın en tanıdık yüzlerinden biri olan Ahlas, bu düzenin hiç eksik olmayan bir parçasıdır.
Ahlas, görev bilinci yüksek bir polis memurudur. Asel için fazla müdahil bir velet, Ahlas içinse Asel, her an başına iş açabilecek bir ufak belâdır. Aynı binada yaşamak, onları sürekli karşı karşıya getirir; bu karşılaşmalar zamanla basit bir komşuluk ilişkisinin ötesine taşar.
Umut Apartmanı’nda geçen bu hikâye; gündelik hayatın içinden çıkan çatışmaları, dayanışmayı ve insan ilişkilerinin görünmeyen yönlerini ele alır. Sessiz görünen yaşamların aslında ne kadar hareketli olabileceğini, küçük anların büyük kırılmalara nasıl dönüştüğünü anlatır.
Bazı insanlar yan dairededir.
Bazı hikâyeler ise, kaçınılmazdır.
Yayın Tarihi: 05.01.2026 ❀
Kitabımın tüm hakları bana aittir! (Ç)alınması durumunda gerekli işlemler tarafımca yapılacaktır! Kopyalanmasına kesinlikle iznim yoktur!!!
Kapak tasarımı: thenazll_
devam ediyor 4h önce güncellendi
Gerçeğin Peşinde
@severmelisa76
Okuma
21
Oy
5
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
"Hiçbir şey bulamamak çok büyük ama en can alıcı işarettir baba."
Rengin, henüz 17 yaşındayken hayatının gerçekleriyle tanışırken, bununla birlikte gelecek hiçbir şeyin farkında değildi.
Rengin… Henüz hiçbir şeyin farkında olmayan genç bir kız. Bir asker ve bir öğretmenin kızı… Evlat sahibi olma ihtimali olmayan bir çiftin dayanağı, tutunabildikleri tek dal. Hayatını farkında olmadan sürdürürken, bir anda gerçekler çarpıyor yüzüne. Henüz 17`sinde.
Aile bildiği insanların aslında gerçek ailesi olmadığını öğreniyor. Gerçeğin peşine düştüğünde ise hiçbir şey sandığı kadar kolay olmuyor.
devam ediyor 4h önce güncellendi
KÜLPEMBE "Yarı texting"
@spastigim
Okuma
66
Oy
30
Takip
3
Yorum
36
Bölüm
5
Bir kız düşünün sıcakkanlı çok gülen fazla enerjik ama geçmişindeki izleri kimse bilmiyor. Bir erkek düşünün soğukkanlı babası kumar içki bağımlısı annesi babası tarafından öldürülmüş kendisi uyuşturucu bağımlısı kimseye yüzü gülmezken canından çok sevdiği kardeşine gülen.
devam ediyor 4h önce güncellendi
Oyun Bozan
@palvinlerdenasli
Okuma
87
Oy
26
Takip
3
Yorum
26
Bölüm
8
Yalnız kalmak tehlikeliydi, hemde hiç olmadığı kadar. Eskiden yalnız kalınca hatıralarımdan kaçarken şimdi bir bedene sıkışmış canavarlardan kaçıyordum.
....
Kitap tamamen kurgusaldır, gerçek kişilerden oluşmamaktadır. Var olan bölümleri platforma göre düzenlenip o şekilde atılacaktır.
devam ediyor 4h önce güncellendi
Nain
@nalandrk
Okuma
600
Oy
130
Takip
9
Yorum
59
Bölüm
25
KİTAP AÇIKLAMASI (Tanıtım Metni)
"Bir bankta terk edilen genç bir kızın, yıkıntılar arasından yükselen bir mimara dönüşme hikayesi..."
Nain için dünya, o yağmurlu bankta, en güvendiği adamın dudaklarından dökülen soğuk kelimelerle durmuştu: "Artık devam edemeyiz." İlk aşkının enkazı altında kalan Nain, asıl büyük yıkımın henüz gelmediğinden habersizdi. Tam bir yıl sonra, saat sabaha karşı 05:00’te çalan o acı telefonla, hayattaki son sığınağını, ailesini de kaybetti.
Kimsesizliğin ve sessizliğin en dibine vurduğunda, hayattan vazgeçmek üzereyken bir ses yankılandı karanlığında: "Savaş kızım... Sen bizim mimarımız olacaktın!"
Beş yıl...
Nain, acısını betona, gözyaşlarını projelere, özlemini ise gökdelenlere döktü. Şimdi Ankara’nın en prestijli şirketlerinden birinde, elinde diploması ve kalbinde ailesinin vasiyetiyle dimdik duruyor. Fakat kaderin onun için hazırladığı son bir sınav daha var.
Adım attığı o şirket koridorunda, unuttuğunu sandığı o çakır gözlerle tekrar burun buruna geldiğinde Nain şunu kanıtlayacaktı: Bazı binalar ne kadar güçlü inşa edilirse edilsin, temeli bir `hoşça kal` ile sarsılabilir; ama bazı kadınlar yıkıldıkları yerden daha güçlü doğarlar.
devam ediyor 4h önce güncellendi
OYUN BOZAN
@kitapisteokugec
Okuma
209
Oy
12
Takip
6
Yorum
2
Bölüm
9
Alev, babasının borcu yüzünden küçüklükten tanıştığı ancak hatırlamadığı mafyanın oğlu ile evlenmek zorunda kalır.
Biri ait olmadığı bu karanlıktan çıkmak, diğeri ise içine doğduğu bu karanlıktan kurtulmak ister. Yaşamlar farklı amaçlar ise aynıdır.
devam ediyor 1h önce güncellendi
KARANLIKTAKİ IŞIK
@hhazalirmak_
Okuma
36
Oy
15
Takip
7
Yorum
10
Bölüm
3
Merhaba sevgili okurum.Şu anda çok heyecanlıyım bu yüzden yazamıyorum.Kafamda sana anlatacağım çok şey var ama heyecandan yazamıyorum.
İlk olarak kitabımın konusuyla başlamak istedim.Kitabım depremde anne ve babasını kaybeden kendini karanlığın içinde bulan bir genç kızın,tekrar hayata tutunmak için bir çıkış yolu aramasını ve bir ışık bulmasını anlatıyor.Bu ışık aslında bir insan ama onunda kendi içinde bir karanlıkla savaşı var.O karanlığın içinde birbirlerini bulan bu iki genç birbirlerine ışık oluyorlar.
Bu kitabı yaklaşık 1,5 senedir bir deftere yazıyorum.Nihayet artık sizlerle buluşturuyorum.Benim için önemli olan kitabımın okunması değil,karanlıkta kalmış ve bir ışık arayan herkese ilham olması.Biliyorum şuanda hepinizin hayatında ters giden olaylar var.Hepiniz bir ışık arıyorsunuz ama bulamıyorsunuz.
Çok şanslısınız çünkü bu kitabı okumaya karar verdiniz.Umarım sizinde karanlıkta bir ışık bulmanıza yardımcı olur bu kitap.
Bu benim ilk eserim.İyi okumalar :)