1. Bölüm

1. Bölüm

Sevcan
mavi_gece7

Kızlar beş yaşından beri yetimhanede kalıyorlardı. On sekiz yaşında reşit olduklarında oradan ayrılmak zorunda kalmışlardı. O andan itibaren de bu hayatta sadece birbirileri vardı.

Aileleleriyle, onları yurda bırakanları, neden bıraktıklarını öğrenmeyi çok istemişlerdi ama cevap bulamadılar. Yurtta kaldıları sürede bunu yurt müdürlerine sorsalar bile cevap almak yerine onun siniriyle karşı karşıya kalmışlardı. İkizlerde artık bunu umursamıyordu onları bırakan aileyi bulmak da öğrenmek de istemiyolardı. Ya da öyle sanıyolardı.

Şimdiyse kendi evlerini kendi hayatlarını kuran iki güçlü kadın olmuşlardı. Üniversite dönemi boyunca ikisi de çok zorlanmış hem okuyup hem çalışmışlar bsşlarına gelen her kötü olayı birbirine destek olup atlatmaya çalışmışlardı. Ama her şeyin üstesinden gelen bu ikili şuan 23 yaşında, Berfu güçlü ve dediğim dedik bir komiser ve Berfinse en ünlü şirketlerin birinde iç mimarıydı, aynı zamanda üniversite zamanı ek iş olarak yaptığı mankenliğe de çok büyük projeler olmasa bile devam ediyordu.

Berfu işteyken Berfin se biten projesinden sonra işten erken çıkmış, eve gelmişti. Eve geldiğinde akşam için yemek hazırlamaya mutfağa gitmişti ki çalan telefonu onu durdurdu.

Numaraya baktığında kayıtlı olduğunu görmese de önemli bişeydir diyip açmıştı.

-Alo, Berfin hanımla mı görüşüyorum?

-Evet, buyrun benim.

-Ben Koçyiğit Giyimden arıyorum Berfin hanım, numarınızı ajanstan aldık, mümkünse bir görüşme yapmak istiyoruz.

Berfin duyduklarıyla neye uğradığını şaşırmıştı, bu marka onun en sevdiği giyim markasıydı ve bu haber onu çok sevindirmişti, şuana kadar yapacağı en büyük anlaşma olacaktı. Hemen kendine gelip tekrar konuştu.

-Evet, elbette nerede ve ne zaman olduğunu söylemeniz yeterli.

-Yarın saat 10 da şirkette olmanız gerekiyor.

-Tamamdır, teşekkürler iyi günler

-Saolun sizede Berfin hanım.

Berfu mutluluğuna sahip çıkamıyordu, bağırmak istiyordu en sevdiği marka ona bitmiş teklif etmişti ve eğer kabul olursa o markanın yüzü olmak sadece fikir olarak bile muazzam bir şeydi onun için.

Berfin mutluluktan kendi kendine dans ederken eve operasyondan dönen Berfu gelmişti. İkizinin hareketlerine anlam veremeyen Berfu geldiğini belli ederek konuştu.

-Kızım delirdin mi niye bağıryorsun?

-Berfuuu! Bil bakalım ne oldu?

-Ya ikiz ne bileyim söyle işte.

-Üfff kızım yaaa, hani şu Koçyiğit Giyim varyaa benimle görüşmek istiyor.

-Heee iyi tamam o zaman hadi ben yattım, çok yorgunum.

Berfu ne olduğunu bile anlamamış öylece odasına girip yorgunlukla uyumuştu. Berfin arkasından şaşkınca baksada ikizinin gerçekten çok fazla yorulduğunu anlamış birşey dememişti. Sonra en başında başlayıcağı işe yani mutfağa gidip tüm mutluluğuyla birşeyler hazırlamaya başlamıştı. İkizi uyuduğu için ve onun kalkmayacağını bildiği için yemek hazırlamaktan vazgeçip yarın hafta sonu olduğundan ona göre birşeyler yapmaya başladı.

Berfin mutluluktan kendini durduramayıp ikiziyle çok sevdiği limonlu keki yapmakla başlamıştı işe onu fırına attıktan sonra ikizi çok sevdiği için Sütlaç yapmış kekten sonra da onu fırına atmıştı ardı ardına da poğaçasını yoğurup, börek de sardıktan sonra onları da pişirmiş ve pişip ilk sıcaklığını atan herşeyi güzelce paketleyip yarın kahvaltıya koymak üzere kenara kaldırdı. O esnada da yorgunluğunu daha yeni fark eden Berfin uyuyan ikizini kontrol edip, yarınki görüşmeye erken kalkacağı için uyumuştu.

Berfu alışkanlıkla sabah 6 da kalktıktan sonra geri uyumayıp mutfağa gitmişti onun aklından da hafta sonu olduğu için güzel bir kahvaltı hazırlamak vardı, ama mutfağa girdiğinde tezgahın üstündekilerini görünce aklına ikizi geldi. Ve o an hatırladı ikizinin ona dün dediklerini. Heyecandan uyuyamayıp mutfağa girmiş diye geçirdi içinden. Berfu ikizinin el lezettini çok severdi kendi de güzel yemek yapardı ama onun için ikizinin el lezzeti bir farklıydı.

Berfu dün olanları merak etsede Berfin kalkınca anlatır diyip kahvaltı hazırlamaya başlamıştı. Berfu da kendi içinde düşüncelerle boğuşurken fark etmeden baya bir çeşit hazırlamıştı. Mutfakta işlere dalan kızın ardından Berfinse gözlerini yeni açmıştı ama saatin dokuz olduğunu görünce geç kalıcam korkusuyla hızlıca kalkıp hazırlanmıştı. Odasındam çıkan genç kız ikisinin şarkı mıraldınıp mutfakta kahvaltını hazırladığını görünce gülümsedi. Berfunun huyuydu şarkı söyler ama söylediğini asla fark etmezdi.

-Günaydın ikiz.

İkizinin sesiyle kendine gelen Berfu konuştu.

-Günaydın ikizim da hayırdır bu saatte hazılanmışsın.

-Dün dedim ya Koçyiğit Giyimle görüşmem var diye.

-Aa doğru ya kafa kalmadı bende yorgunluktan. Bugün müydü o.

-Evet ve biraz daha oyalanırsam geç kalıcam.

Berfin masanın üstünde duran tabaktan salatalık alıp yerken Berfun hemen konuştu.

-Kız otur sofrada ye ben üstümü değiştirip geliyorum.

-Sen nereye?

-Seni yetiştirmeye.

Berfu odasına giderken Berfin de kahvaltı sofrasına oturmuş orda bayılmamak için birşeyler yemişti. Genç kızın en dayanamadığı kahvaltıydı.

İkizinin de giyinip gelmesiyle beraber evden çıkmışlardı. Berfin Berfu ya da kahvaltı yap dese de o gelince yağacağını söylemişti.

Otoparka inen kızlarla Berfu ikizine de kask çıkarmış beraber motora binmişlerdi. Genç kız polis olduğunda ilk iş bir motor almıştı onun için İstanbul trafiğinde işe ve operasyonların daha kolay yetişmenin bir yoluydu bu.

On dakikanın sonra şirkete gelen kızlarla Berfu ikizine bol şans dileyip tekrar eve gitmişti. Ancak duyguları karma karışıktı. Genç kızın ikizinin rüyalarında anne diye sakalamasına denk gelmişti ve o günden beri ailelerini araştırıyordu ama Mardin'de yaşadıklarından başka bir bilgi bulamamıştı.

Aslında en başından beri iki kızın da düşüncesi aynıydı aileleri onları terk etmişti ve onları terk eden insanları bulmak da görüşmek de istemiyolardı. Ancak içten içe ikiside anne şefkati nin, baba korumasının ne demek olduklarını hep merak ediyolardı. Berfunun bu araştırmayı yapmaya sürükleyen başka bir sebep de buydu.

Berfu o zama aklına koymuştu bir şekilde Mardin'e gidecekti ve bu işi çözecekti. Ondan sonra da kardeşine söyliyecekti. Ondan önce yapması gereken şeyse o koca yıllar kaldıkları yurda gidip müdürle konuşmaktı iki kızda içten içe biliyordu o müdürün aileleriyle alakalı birşeyler bildiğini ama şimdiye kadar öğrenememişlerdi. Berfu bu sefer kararlıydı ama öğrenecekti.

Berfu ikizinden gelen mesajın sesiyle düşüncelerinden çıkmıştı.

"Berfuu sana bir süprizim var!! Sen ve ben tatile gidiyoruz."

Berfu ikizinin yazdıklarına o an anlam veremese de nasılsa gelince anlatır diyip kafasını toplamak için mutfağı toparlamaya başlamıştı. Onun işinin bitmesiyle de kapının çalması bir olmuştu.

-Hoş geldin sol yanım.

Berfu ikizine her zaman böyle seslenirdi o onun sol yanıydı, kalbiydi.

-Hoş buldum ikiz. Sana müthiş haberlerim var.

-İşi aldın deme.

-Eveeeeeeet!

-Kız dur bağırma kapı önünde gel de anlat ne oldu.

-Ay dur elimi yıkayıp geliyorum.

Berfin ellerini yıkamaya giderken Berfu da sohbet eşliğinde içilecek güzel bir kahve yapıp içeri geçmişti. İkizinin de ardına gelmesi bir olmuştu.

-Eee hadi anlat.

-Bak şimdi ben biraz geç gittim ya az kişi kalmıştı beni de hemen aldılar. Bende gittim Miraç beyin yanına.

Berfin'in Miraç bey demesiyle ikizi ona o kim der gibi garip bakışlar atarken o da hemen konuştu

-Ya kızım bu holding sahibinin oğullarından biriymiş, kardeşler beraber şirketin başındaymış, bu işle de o ilgileniyormuş. Bir sorgu sual orda da anlık deneme çekime falan yaptılar sonra Miran bey geldi büyük abi, niyeyse beni görünce anlamsız da bir bakışı vardı da o an pek önemsemedim neyse işte benimle orda olan bir iki kişi daha vardı biraz konuştular falan, siz bekleyin haber edicez dediler. Sonra da bil bakalım ne oldu?

-Sen işi aldın?

-Aynen öyle ikizim ama birşey daha var. Çekimler Mardin'de olacakmış, sen de hazır bu hafta izin almışken bu hafta Mardin'deyiz.

Berfu duyduklarıyla şaşırmıştı o ikizinin haberi olmasan nasıl gidicem derken şimdiyse fırsatın ayağına gelmesi onu mutlu etmişti. Oraya gitmemiz lazım demekki diye düşündü içten içe.

-Çekimler ne zamanmış.

-İki güne dendi. Bende Ali Amca'dan izin aldım hazır yeni projeye başlamadan.

-İyi etmişsin ikiz. Madem öyle daha erken gitmeye ne dersin?

-Nasıl yani.

-Ya madem ikimizde izinliyiz gidelim hem gezeriz.

-Ayy çok güzel olur aslında dur bekle bende bir arayıp haber veriyim son dakika burada işiniz vardı demesinler.

-Hadi bakalım. Ara.

Berfu yanında olan telefonundan bugün aldığı numarayı aradı.

"Alo buyrun. "

"Miraç bey merhabalar, Berfin ben."

"Bir sorun mu var Berfin hanım."

"Aa yok sadece burada başka işimiz var mı diye soracaktım."

"Şuanlık hayır sözleşme imzalanacak sadece."

"Onu da orda imzalama şandımız var mı peki, ikizimle beraber erkenden gidip biraz da oraları gezelim dedik de."

"Elbette olur, size yardımcı olacağımız bir konu var mı? Kalacak yer ayarlatabilirim."

"Yok sağ olun biz hallederiz."

"Tamam o zaman orda görüşmek üzere."

"Kolay gelsin."

"Sizede iyi eğlenceler."

 

Berfin'in kapattığı telefonla Berfin tekrar konuştu.

-Anladğıma göre gidiyoruz.

-Aynen ikiz.

-O zaman valiz hazırlamaya.

-Nasıl şimdi mi gidicez.

-Arabayla gideriz öyle olunca da geceye anca varırız zaten.

-Hayırdır Mardin aşkın nerden çıktı.

-İkiz ya ne aşkı gidelim dedik.

Berfu ikizinin anlamasından korkmuştu, ama elinde böyle bir fırsat bunu değerlendirip gerçeği öğrenmek onun için çok önemliydi.

Kızlar odasına giderken Berfu olabildiği en hızlı şekilde bir iki elbise ve mesleki defarmasyonla pantolon tişört koyup onlara da uygun şal aldıktan sonra, ayakkabı ve çanta da ayarlayıp gerisini ikizine bırakmıştı. İkizler ne zaman yolculuğa gitse çanta ve ayakkabılarını birlikte iki ayrı valize koyarlardı, Berfinin topuklu ayakkabı sevdası yüzünden çıkan bir huy olmuştu.

Berfu acil işi olduğunu söyleyip ikizini evde bıdakıp yurt müdürüyle konuşmaya gitmişti. Onunla son kez konuşup, onun bilip de yıllardır sakladığı gerçeği öğrenmek istiyordu.

Berfinse ikizinin davranışlarına anlam veremese de bu tatil ikimize de iyi gelecek demişti, içten içe, onunda ikizinden sakladığı bilgiler vardı. İki kızda birbirinden habersiz, ilk kez aileleriyle alakalı bir konuda birbirinden birşeyler saklıyolardı.

Berfu yurt kapısına geldiğinde öylece bakmıştı sadece boştu o bakışlar bir duygu barındırmıyordu.

Ezbere bildiği yurtdan müdürün odasına çıkmasıyla kendiyle alakalı ilk defa duyacağı bilgilerden habersizdi.

Müdüre Ayşe hanımın yanına gittiğinde onun sesine duyan müdür tüm şaşkınlığıyla bakıyordu ona.

-Berfu? Hayrola kızım.

Müdüre en son 18 inde gördüğü bu kızı bu yetimhanede tekrar görmeyi beklemiyordu.

-Merhaba müdüre hanım. Tanıdız?

-Sizi unutur muyum kızım, geç otur.

Berfu otururken konuyu uzatmak istemeyip direk sormuştu.

-Müdüre hanım bakın size direk sorucam. Ailemiz hakkında bizim bilmediğimiz ne biliyorsunuz.

Müdürün suratı anında değişmiş az önceki neşeli halinden eser kalmamıştı.

-Nerden çıktı Berfu bu!

-Bakın burda olduğumuz süre de her seferinde geçiştirdiniz ama artık demeniz gerekiyor.

-Diyecek birşey yok.

-Yapmayın müdürüm bakın ön dört yıl geçirdik biz burda koca yılllar, onlar bizi bıraktı dedik umrumuzda da olmadı ama şuan demeniz lazım.

-Yapamam Berfu olmaz.

-Ne demek yapamam. Bakın lütfen korktuğunuz şey her neyse ben elimden geleni yaparım ben sizi korurum. Lütfen.

-Beni de kızımı da öldürürler Berfu. Özür dilerim kızım.

-Bakın lütfen komiserim ben, gereken ne varsa en üst korumayı sağlarım.

Müdür bir an karşısındsli kıza baktım bunca sene de ilk defa ailelerini bu kadar ısrarla sorduğuna denk gelmişti. Kendi kızını düşündü, sonra da içindeki vicdan azabını.

-Bak Berfu, bunları sana dicem vicdanım artık rahat değil çünkü, Kızım sizden iki yaş büyük biliyorsun. Siz buraya gelmeden önce kızım kaçırıldı benim heryerde aradık bulamadım. Sonra buraya bir kadın getirdi sizi yanında benim kızım da vardı. Sizi buraya getirip kayıtlarla oynamam için kızımla tehtit ettiler bende yaptım. Kızımı korumak için yaptım. Ama onlar durmadı kızımı takip ettirdiler, tehtıt ettiler. Her an birşey olacak korkusuyla yaşadım ben.

Müdürün gözlerinden düşen bir iki damla yaşla çekmecesinden bir kolye çıkarmıştı. Ancak Berfu duyduklarının şokundaydı.

-Bu geldiğinde senin boynundaydı. Onlar fark etmemişler bende o zamanlar korkuyla aldım bende durdu bunca yıl.

Berfu müdürün eline verdiği kolyeye bakmıştı M?B ne demekti şimdi bu? Neydi bu harfler bu soru işaretleri. Berfu nun ağzından tek kelime döküldü.

-Soy adımız?

-Bilmiyorum? Geldiğinizde sadece adınızı söylediler onuda değiştirmemi söylediler ama yapamadım olurda bir gün aileniz gelirse adınız yardımcı olur belki diye.

Berfu başıyla onaylayıp kalktıktan sonra konuştu.

-Kızınızla ilgili elimden ne gerekiyorsa yapıcam.

Müdür birşey demeden Berfu kapıya gitmişti ancak aklına takılan soruyla tekrar döndü.

-Mardinle alaklı ne biliyorsunuz?

-Bir bilgim yok.

Berfu odadan çıkmış ama karma karışık olan kafasını dağıtmak istediği için de eve değil deniz kenarına gitmişti.

Kafası karışık olan sadece Berfu değildi. Koç yiğit holding te de işler bir hâli karışıktı. Berfin'de konuştuktan sonra programın sabitliğini doğrulamak için abisini arayan Miraç'la Miran ani bir Mardin'e dönme kararı almıştı.

Miraç ne olduğunu anlamasa da bu sırrı bilen tek kişi olan Miran elindeki ip uçlarıyla ve sabah gördüğü o kızla bir umut daha beslemişti içinde ve o umudun doğru çıkacağından henüz haberi yoktu.

Miran elindeki adrese baktıktan sonra arabasını oraya doğru sürmüştü, yurt kapısında az önce yanından geçen kızdan habersizce. Kızlar yurduna alınmayan Miraçla kapıda biraz bekletilmiş kızlara haber verilmesiyle de müdürün yanına alınmıştı. Az önce ki halinden sonra kendini toplayan müdüre konuştu.

-Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?

-Ben kardeşlerimi arıyorum.

-Burası bir yetimhane beyfendi anne-babssız çocuklarım yeri, kayıp kardeşlerin değil.

-Bunu farkındayım hanım efendi! Yıllar önce kaçırıldılar ve burada olduklarının bilgisini aldım.

-Ne yazıkki yurt bilgilerini sizinle paylaşamam.

-Bakın hanım efendi ben ikizlerin bilgisini almadan burdan çıkmıyorum sizde ya zorla ya da...

Müdür bir an durmuştu ikizler mi?

-İkizler?

-Evet ikiz kızlar, biliyor musunuz?

- İkiz kızlar vardı ve kaçırıldılar? İsimleri?

-Berfinle Berfu.

-Bakın normalde size bunları demem yasak ancak bu isimde kızlarım vardı.

-Ne demek vardı? Şimdi nerdeler?

-On sekizlerine gelince yurt kuralları gereğince çıktılar. Normalde size bu bilgileri vermezdim ancak az önce Berfu burdaydı onlar da sizi arıyor. Mardin'le alakalı brişey bilip bilmediğimi sordu.

-Siz, ne dediniz?

-Bende bir kolye vardı, onu teslim ettim.

-M?B 

-Öyle birşeydi, buraya geldiklerinde Berfu nun boynundaydı.

-Onlar benim kardeşlerim. Şimdi nerdeler.

-Bakın bilmiyorum, bunları size demem bile yasak aslında sizden bir beş dakika önce burdaydı Berfu hanım ve alıp gitti bu kadar.

-Şuan ki soy adları?

-Bunu size diyemem ama aynı soruyu o da sormuştu. Derin şuan ki soy adları.

Miran Müdürün cümlesini beklemeden soy adını duyduğu gibi gitmişti. Dün iş için gelen kızlardan birini hatırladı "Berfin DERİN" onu gördüğünde ki içindeki o hissi, bilediğinde gördüğü belki sadece anımsıyorum dediği o doğum lekesiyle o olduğunu düşündü az sonra gelecek olan konuşmayla da o olduğunu kendi içinde netleştirmişti.

Miraçın aradığını gören Miran hızlıca açtı.

-Miraç kısa kes. İşim var.

-Abi programda değişiklik yok deme. Bugün başlayan manken kız burda birşey yapılamayacaksa erkenden gidecekmiş ikiziyle mi ne? Bir sorun....

Miran telefonun diğer ucundan Miraçın sözünü keserken hızlaca konuştu.

İşte Miran o an kesinleştirdi aynı leke, ikiz, o his, aynı isim o kız onun kardeşiydi. Telefonun ucu daki Miracın sesiyle kendine gelirken hızlıca konuştu.

-Abi orda mısın?

-Miraç hazırlan mardin'e gidiyoruz.

-Ne? Niye? Daha buradaki işler bitmedi ki?

-Boşver işleri müdür halleder, hemen eve git eşyanı al, geliyorum bende.

-Sen ve işi boşvermek abi hayırdır ne oluyor?

-Miraç! Bir kere de dediğimi yap! Eve git toparlan bileti de en erken saate al!

-Tamam gittim bile!

Miran içinden çocuk ruhlu kardeşine söylenirken, içinden Berfini geçirdi onlara dair çok az anı vardı onlar da silik silikti ama bu sözü vaktinde Berfin de çok sık kullanırdı. Miraç da bunu belki de ablasından almıştı. Fark etmemişti bile. Ama ikisinin de hâlâ o çocuk ruhuyla "gittim bile" diyip kaçarlardı.

İki kardeş birbirlerinin varlığını dahi bilmeden birbirlerini hissetmişlerdi belkide.

Berfin evdeki tüm kıyafetleri hazırlayıp ve bir hafta olmayacaklarıı için dolaptaki yemekleri dağıtarak evdeki tüm işini bitirmiş Berfuyu beklerlerken gelmeyen kardeşiyle endişelenmişti arayıp ona ulaşamamasıyla daha da meraklanırken çalan kapıyla, oturduğu koltuktan kalktı.

-Kızım sen nerdesin ya ulaşamıyorum saatlerdir

Berfin söylemekten kardeşinin halini yeni fark ederken konuştu.

-İkiz ne bu hal neyin var?

-Birşey yok ikiz hazır mısın?

-Kızım bir geç içeri.

Berfin Berfuyu oturma odasına süreklerken tekrar konuştu.

-Ne oldu neyin var?

-Birşey olmadı kızım ya şey heh, karakolda bir olay oldu da ondan. Boşver sen çıkalım mı?

-Tamam ben üstümü giyiniyim. Sana sütlaç ayırdım dolapta onu ye. Fazla da takma kafana.

-Her tamam tamam hadi çabuk acele et de geç kalmayalım.

-Tamam gittim bile.

Berfinin bu yaptığı harekete Berfu şu ana kadar ne halde olursa olsun bir tepki verirken ilk defa sessiz kalmıştı. Berfin onun bu dalgınlığını fark etse de şuan onu kendi haline bırakmak istemişti.

Berfinin giyinip gelmesiyle Berfu hâlâ oturuyordu. Bu Berfu için oldukça şaşırtıcıydı sütlaç onun zâfıydı iyi se olsa kötü de olsa yerdi ama şuan onu bile yemeyen bu kıza gerçekten kötü birşey olduğunu anlayan ikizi kendi neşesini bozmadan konuştu.

-Ben hazırım!

-Hee, şey çıkalım.

-Valizler inecek daha.

Berfu kapıda gördüğü valizlerle az da neşeli çıkartmaya çalıştığı haliyle konuştu. Kapının orda iki orta boy valiz, sırt çantası, el çantası ve bir iki poşetten oluşan bir valiz görüntüsü vardı.

-İkiz bir hafta gidiyoruz cidden ne koydun onlara sen.

-Heh, bende ne zaman kendine gelecek diyorum. Lazım kızım onların hepsi.

-Hepsi?

-Evet ikiz hepsi, laf etmede taşıyak hadi.

-İyi tamam kızma hemen hadi.

Kızlar zorda olsa aşağıda indirdikleri eşyalarla sonunda arabaya geçebilmişlerdi. Berfu kullanmak istemese de Berfin onun bu haliyle kullanmasına izin vermemişti.

-Kızım bari uzun yolda çıkar şu topukluları, nasıl dayanacaksın onca saat.

-Ben düz taban hiç rahat edemem kızım. Sende bilmiyor gibisin.

-Demedim birşey.

Berfin müziğini ve navigasyonu ayarlayıp yola başlarkrn kurduğu navigasyona aklına otel ayarlamadıkları gelmişti.

-Kız biz otel bulmadan nereye gidiyoruz.

-Ayy doğru bir bu eksikti dur ben halledeyim şimdi.

Kızlarım sohbetle geçen bir yolunun ardından. Berfu düşünmekten çıldıracağı için konuştu.

-Sana bir şey sorucam.

-Sor ikizim?

-Bizim ailemizin bizden haberleri olmasaydı napardın?

-O ne demek kız, hem nerden çıktı şimdi bu.

-Hiiç bugün bir olay oldu da aklıma geldi.

-Neymiş o?

-Bizim gibi bir kız yetimhanede büyümüş ailesi onu bıraktı zannediyor falan ama sonra öğreniyor ki aslında kaçırılmış, ailesi de kızı bulamamış.

-Kötü olmuş ama en azınan bizim gibi ailesi bilerek bırakmamış.

-Ya bizim de ailemiz bırakmadıysa?

-Öyle olsaydı Ayşe müdür her sorduğumuzda tersleyip kızmazdı.

Berfin dediklerine gülerken Berfu onun aksine ciddiydi.

-Ya başka birşey varsa bize demediği sonuçta olaylarım iç yüzünü bilemeyiz.

-Aman Berfu nerden geldi aklına bunlar sorguya çeker gibi.

-Yoo, sadece öyle konu açılıncs konuştum.

-Bak kardeşim bizi bırakan ailemiz ve ben buna eminim, öyle birşey olsa da dediğin gibi olayların iç yüzü herşeyi değiştirir, kötüyü iyi, iyiyi kötüyü yapar. Bilemezsin.

-Haklısın ikiz, neyse baya da yol geldik istersen bir yerde dur mola verip ben alıyım.

-Tamam ikiz.

Kızlar o uzun yolu verdikleri molalar, değişimli sürücü ve ettikleri bol sohbetlerle gece yarısı anca bitirirken, son dakika buldukları otele gelmeleriyle ikisi de yorgunlukla uyuya kalmıştı.

Berfu alışkanlıkla sabah namazında gözlerini açarken, namazını kılmış ikizini de uyandırmıştı. Kızlar hazırlanıp yolda gelirken buldukları güzel bir kahvaltı mekanına doğru yola çıkmışlardı. İkisi de gece göremedikleri bu Mardin manzarasına şuan hayretle bakıyolardı.

Dar sokakları, eski evleri, taş duvarları, Mardin konakları kendilerini belli eden muazzam bir büyüleyici güzelliğe sahipti bu şehir iki kız içinde.

Kızlar Mardin seyirine karşı geldikleri bu yerde güzel bir kahvaltı söyledikten sonra Berfin gördüğü kişiyle şaşırmıştı. Karşıdan gelen Miran ve yanında nişanlısıyla o da kızları fark etmiş yanlarına adımlamıştı.

-Berfin hanım.

-Miran bey, merhabalar.

-Burada olacağınızı biliyordum ama karşılaşacağımızı düşünmezdim.

-Ben öyle ikizimle buranın metini duyup kahvaltıya gelelim dedik.

Miranın masada oturan Berfu ya bakmasıyla, Berfin tekrar konuştu.

-Aa tabi tanıştırayım ikizim Berfu.

-Öyle mi memnun oldum Berfu hanım.

-Bende Miran Bey, eşiniz galiba.

-Müstakbel diyelim, nişanlım Zerya.

-Tanıştığıma memnun oldum, söylemedrn edemicem çok güzelsiniz.

-Çok teşekkür ederim, sizde öyle.

-Biz sizi daha fazla tutmayalım.

Miranın ettiği son lafla onlar kendi masalarına geçecekken. Tekrar dönüp konuştu.

-Bu arada Berfin hanım biz çekim esnasında bir aksilik olmasına karşın bir sağlık testi alıyoruz, çekim günü sabahtan olacaktı ama eğer müsaitliğiniz varsa hastaneye kan verebilecek misiniz?

-Çekim günü olmasa daha iyi benim için aslında anlaşmalı bir hastaneniz varsa eğer ben hallederim.

-Var aslında ben size bilgileri atarım gün içinde gitmeniz iyi olur.

-Tamam, teşekkürler tekrar dan afiyet olsun.

-Sizede.

Miranla Zerda onların hemen yan masası olan kendi masalarına tekrar geçerken Berfu konuştu.

-Nerden çıkttı şimdi bu sağlık testi falan.

-Ne biliyim ikiz, boşver bir kan vericem zaten.

-Öyle olsun bakalım içime sinmedi ama.

-Boşuna takılıyorsun ikiz. Kahvaltıdan sonra gideriz sonra da gezmeye başlarız.

-Tamamdır.

Kızlar konuyu kapatıp kahvaltıya dönerken Berfu düşüncelere dalmış alerjisi olduğunu unutup servis edilen mezeler denn bir tane alacaktı ki. Berfin onu durdurmak için fark etmeden bağırdı.

-İkiz dur!

Onun bağırmasıyla arka masadaki Miranın tğm dikkati onlara kesilirken, Berfuysa şaşkınca konuştu.

-Kızım ne bağırıyosun.

-Onun içinde kekikli bir şey var. Yeme sakın.

-Kızım ya, sende olmasan herhalde ölücem ben, her defasında unutuyorum.

-Konuşma deli deli.

Kızlar kahvaltılarını yaptıktan sonra tüm gün bilmedikleri bu Mardin sokaklarında gezip durmuşlardı ancak bilmedikleri birşey daha vardı.

Miran o yere kasıtlı gidip kızlarla karşılaşmamıştı belki ama aklına gelen plan onun için en kolay yöntemdi.

Sağlık kontrolü bahanesi elbette sadece bir yalandı.

... 

.. 

.

 

Herkese keyifli okumalar...

 

Yeni kurgumuzla burdayım.

 

Kızların Mardin Macerası ve ağalarımız ilerleyen bölümlerde, muazzam şekilde geliyor....

Bölüm : 24.01.2026 14:54 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Sevcan / İKİZİM (MARDİN) 
DEVAM EDECEK / 1. Bölüm
Sevcan
İKİZİM (MARDİN) DEVAM EDECEK

530 Okunma

91 Oy

0 Takip
6
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...