4. Bölüm

4. Bölüm

Sevcan
mavi_gece7

-Kimseyle evlendirmeyeceksiniz! Ayşe benim namusundur.

Herkes şaşkınca dönüp Miraça bakmıştı. Ayşe sabahtan bari izlediği halı deseninden ilk defa başını kaldırmıştı. Ayşe'nin abisi olan genç konuştu.

-Ne dersin ağam sen?

-Dediğimi duydun! Son sözümü söyledim ben! İki güne nikah kıyılacak. Bu günden sonra da bizimle kalıyor bitti.

Miraç kesin ve bitirici bir ses tonuyla konuşmasına rağmen karşısındali adam konuşmaya çalıştığı sırada tekrar o konuşamadan Miraç son sözünü söylemişti.

-Tek kelime dahi edilmeyecek! Ben diyeceğimi dedim. Hayde Ayşe git eşyalarını topla.

Ayşe öylece baktığı adamdan onun sesiyle kendine gelirken öylece arkasını döneceksen Miraç tekrar konuştu.

-Ya da dur, alma burdan hiç birşeyini. Sizde sakın bir daha ne bu kıza ne de bu kadına el kaldırayım demeyin! Hakkınızda tek birşey duyayım bundan sonra canınızı yakarım!

-Ta tamam ağam.

Miraç Ayşe'ye elini uzatmışken genç kız öylece karşısında duran adama ve uzattığı eline bakmıştı. Tedirgin bir ifadeyle onun elini tutarken arkadan hâlâ şaşkınlıklarını koruyan ikizler ve Miran da onların peşinden gitmişti.

Herkes evden çıkıp arabaya geçtiklerinde kızlar arkada erkekler de ön tarafta oturuyordu. Miraç yaptığı hareketin şaşkınlığını, Ayşe yirmi dakika önce yaşlı bir adama ikinci iş diye verilmek üzereyken şuan Miraçın yaptığı hareketin şokunu, Miransa kardeşlerinin ne yaptığını izleyen dış bir pencere gibi durmuş öylece birbirlerine bakıyordu. Şaşkınlıklar, yaşananlar kimsenin anlam veremediği şeyler olmuştu. Arabadaki bu sessizlikle herkesin birbirini izleyen o sessizliği ikizlerin gür kahkası bozmuştu.

İkizleein tüm bakışları üstlerinde hissedince Berfin gülerken konuştu.

-Ay pardon. Şey, şey olunca şey oldu.

Berfinin kurduğu garip cümleyle herkes boş boş bakmaya devam ederken Berfu gülerek ikisinin cümlesini toplamaya çalıştı.

-Yani Türkçesi Miraç öyle bir anda atarlanınca, sizde öyle şey şey bakınca şey oldu.

-Ne açıklama ama.

Miraçın ettiği lafla Miranda araya girmişti.

-Kızım siz ne garip bir şeysiniz. En ciddi anda yaptığınız harekete bakın.

İkizler böyleydi işte en önemli anlar da, onlar için kötü denebilecek anlarda, sinirlenince, ya da yaşadıllaro onun için o tuhaf anlarda her zaman gülerlerdi. Bu kızlar için kendilerince yaptıkları bir çeşit savunma mekanizması gibiydi. Küçük yaşta hayatta kalmayı öğrenen kızlar, ne olursa olsun gülüp geçmeyi de öğrenmişlerdi. Onlar için öyleydi en azından.

Konağa gidene kadar kimseden başka ses çıkmazken, arabanın durmasıyla herkes inmişti. Kapıda onları karşılayan Melek hanım herkesi içeri alırken. Ayşe başını kaldırmıyor halının desenlerini incelerken, Melek hanımsa karşısındaki kızı inceliyordu. Onun meraklı bakışları ve sorularının ardından kızlar olanı biteni anlatmıştı. Melek hanım oğlunun yaptığı hareketle gurur duymuştu. Onun için oğlu karşısınca mahcupça duran bu genç kızın belki de hayatını kurtarmıştı. Ona olmayan bu kıza olmuştu.

Saatin geç olmasıyla Melek hanım odasına giderken Ahmet beye yarın söyleme kararı almışlardı.

Gençler hep beraber otururken Miraç Ayşe'ye bakarak konuştu.

-Ayşe ben sana sormadan yaprım böyle birşey ama bunun olmasına da izin veremezdim.

Ayşe kafasını yerden kaldırıp karşısındaki adamla göz göze gelen gözlerini kaçırdıktan sonra konuştu.

-Sağlasın ağam ama benim yüzümden hayatını kararttın affet beni.

-Öyle birşey olduğu yok, düşünme sen bunu böyle.

Ayçanın da hâlâ bıraktıkları gibi olduğunu gören Miran konuştu.

-Ayçam, sen sıkma canını öyle birşey olmayacak, sabah ola hayrola konuşuruz biz halledicem.

İkizler ortamdaki kasvetli havayı fark ettikten sonra bir birleyle göz göze gelmiş ardından da Berfu konuşmuştu.

-Hadi ama bu ne sıkıcılık böyle, uykusu olamayan bir ben değilim deme, kız günü yapıyoruz marş marş.

Herkes ikizler şaşkınca bakarken Berfin devam etmişti.

-Bakmayın öyle, bugün kızlar olarak bizim. Siz iki yakışıklı da oturun burda.

Berfin sahte bir sistemle söylediği sözlerin ardından neşesini en yüksek tuttuğu sesiyle Berfu konuşmuştu.

-Hayde kızlar, ilk rota mutfak!

-Gittim bile!

-Çocuk hee hâlâ bu!

Berfu nun Berfinin arkasından söylenmesiyle kızlarla beraber onlarda mutfağa giderken erkekler de şaşkınca birbirlerine bakmışlardı. Miraç hiç tanımadığı ablasıyla aynı hareketi yapıp aynı tepkiyi almasına, Miransa kardeşinin bu hareketini hâlâ da unutmamasına şaşırmıştı. Ama ikizler bu konuşmanın onlara çocukluktan geldiğini farkında değillerdi. Berfin bunu ne zaman söylese Berfu da hep aynı cevabı vermişti bunca yıl.

Mutfaktaki kızlarsa öylece dururken ikizler ortamın neşesini arttırmak için şen sesleriyle konuşuyordu.

-Ee kızlar ne yapıyoruz?

Berfin sorusuyla Ayça merakla konuşmuştu.

-Abla kızlar gecesi ne ya?

İkizler birbirine bakıp gülümsedikten sonra Berfu konuştu..

-Bizim ne zaman moralimiz bozuk olsa yaptığımız ilk şeydir, birşeyler hazırlarız, tatlı yaparız, film izleriz, muhabbet ederiz vee olmazsa olmazımız kına yakarız.

-Herşeyi anladım da kına yakmak ne alaka ya?

Ayçanın sitemiyle Berfin konuşmuştu.

-Biz kınayı severiz, uzun zamandır da yaparız aramızda bir anlamı vardır. Birimizin ne zamana canı sıkkın olsa yapar bunu. Diğeri de fark eder. Biz şimdiye kadar hep beraber yaptık. Hem böyle elin kolunu sabit tutmak zorunda olunca eylenceli anlar çıkıyor ortaya.

-Abla iyi hoş tamam da yarın zaten kına var, hem biz nasıl kalkıcaz size elbise de almamız lazım.

-Boşver kalkarız bir şekilde hem bize değil size de elbise alınacak, biz kalkamasak da bu kalabalıkta illa birileri kaldırır, boşver onu.

Ayça biraz da olsa moralini toplamışken Ayşe hâlâ da düşünceliydi. Kızlar şuan çok fazla üstlerine gitmek istemedikleri için zorlamamışlardı.

-O zaman ben şimdi bize hızlısında bir tatlı yapıyorum çok vaktimiz yok saatten dolayı, Ayça sende atıştırmalık varsa çıkar.

-Tamam abla.

Kızlar iş dağılımı yapıp başladıklarında Berfu nun sesiyle onun söylediği şarkıyı dinlemişti herkes. Kızlar el birliğiyle yirmi dakika da çıktıkları mutfaktan. Berfu elindeki tepsiyle konuştu.

-Kızlar bunlar bizde, hadi siz pijamalarınızı giyin de gelin bizim odaya.

Ayça odasına giderken Berfin aklına gelenle konuştu.

-Ayşe sen bizimle gel istersen hiç giymediğim takım var onu giyersin.

Ayça kafa sallayıp onayladıktan sonra kızlar hep beraber odaya gitmişlerdi. Berfin dolaptaki geceliğini kıza vermiş o banyoda üstünü değiştiriken ikizler de yatakları birleştirip üstlerine bir örtü örtmüşler, hazırladıklarını da üstlerine koymuşlardı. Ayşe banyodan çıkmış Ayça da odaya gelmişti. İkizler de üstünü giyinince herkes hazırdı.

Ayça ilk kez girdiği odaya merakla bakarken konuştu.

-Yıllarca merak ettiğimizden çok daha güzelmiş odanız.

-Merak etmenize gerek yok artık biz yokken canınız sıkıldıkça girin.

-Bu kadar mı çabuk mu gideceksiniz.

-Ora da işlerimiz var çalışıyoruz hem senden çok ayrı kalmayız okumaya yanımıza gelirsin.

-Çok isterim abla.

-Sıkma canını okuluna da gideceksin, evlilik falan da olmayacak sen bize güven.

İkizler kardeşlerini rahatlatmak için konuşurken Ayça dan da sıcak bir gülümseme almışlardı. Kızlar bu gece kimseyi üzgün bırakmak istemedikleri için Berfin şen sesiyle konuştu.

-Ayşe sesin çıkmıyor.

Berfin'in sesiyle genç kız başını kaldırıp etrafa öylece bakarken kızlar onun bu haline gülmüş Berfu de konuşmuştu.

-Aaa konuşur mu hiç üç görümcesiyle bir arada kalmış yeni gelin. Her dediği delil sayılır onun.

Berfu nun dediklerine kızlar gülerken Ayşe de öylece bakıyordu içinde olduğu durumu anlamaya çalışır gibiydi. Berfinse kızlara kırpıp konuştu.

-Ee Ayşe Miraç nasıl yakışıklı mı? Beğendin mi?

-Evet.

Ayşe ne dediğini yeni fark edip tekrardan hızlıca konuştu.

-Yani hayır yani yakışıklı aman değil.

Kızlar Ayşe'nin hareketlerine gülerken Ayça konuştu.

-Biz anladık yenge, sen merak etme.

-Yenge?

-Abimin müstakbel eşimi mi diyelim yoksa?

Ayçanın dedikleriyle Ayşe'nin yüzü düşerken Berfu araya girmişti.

-Ayşe bir sorun mu var?

-Miraç ağa benimle yani olmaz o ağa ben köyde büyüdüm. Onun bir anda dediği şey. Bilmiyorum.

-Ayşe saçmalama ne alaka bu ağalıkla köyde büyümekle, ikinizde insan değil misiniz nasıl ayrım bu. Sen takılma böyle şeylere hem bir anda dediğini hiç zannetmiyorum.

Berfinin ettiği laflar üzerine Ayşe ve Ayça şaşkınca ona bakıyordu aynı bakışları Berfu da gördüğü için o da istemsizce gülüp ikizinin konuşmasına devam etti.

-Sen o ara başın eğik halıdaki kaç tane desen var sayarken bizim ağa senin gül cemalinden gözlerini alamadı.

Ayşe de şaşkın bakışları ve soğuk sesiyle karşılık verdi.

-Sen yanlış görmüşsündür abla.

-Ayşe senin sevdiğin mi var?

Berfinin aniden dediği lafla Ayşe içtiği kahve boğazında kalırken telaşla konuştu.

-Hayır. Neden ki? Nerden çıktı?

-Madem öyle ne bu olumsuz hallerin, istemiyorum evlenmek dersen söyle hallederiz. Zorunlu değilsin.

-Hayır ama ne biliyim herşey bir anda hemde öyle geçen olanlardan sonra.

Ayşe aklına gelen anlarla susarken Berfin de kendi yaşadıklarını anımsamış buruk bir tebessüm koymuştu yüzüne. Berfu da Ayşe'yi rahatlatmak için konuştu.

-Kızım unut artık şunları evet zor ama Miraç biliyor istemese bunu demezdi zaten. Anlayışla karşılar.

Berfin buruk sesiyle kendine gelmiş ikizinin ardına konuşmuştu.

-Haklısın. Seni en iyi ben anlıyorum bir zamanlar aynılarını yaşadım. Ama şimdi bak şimdi ne kadar mutluyum benim yanımda her daim ikizim vardı, senin yanında da biz olucaz.

Berfin kendini sakın tutmaya çalışıyordu hatırladığı anlarla kötü oluyordu. İkizi onun demek istediklerini anlarken kızlar şaşkınlıkla bakıyordu. Ayça ise merakla sordu.

-Aynılarını yaşadım derken?

-Bunları demek hatırlamak bana zor ama ne kadar yeni tanışmış da olsak kardeşimsin, saklayacak da birşeyim yok.

Berfu yüzündeki burak gülümsemeyle hatırladıklarını anlattı.

 

-FLASBECK-

4 Yıl Önce

-Berfu ben çöpleri atmaya gidicem.

Genç kız yeni temizledikleri evlerin de çöp görmek istemediği gitmek isterken, bilmiyordu ki bu hareket ona neler getirecekti.

-İkizim geç oldu. Sabah atarız.

-Birşey olmaz ikiz ya o kadar temizlik yaptık durmasın. İki dakikaya gelirim.

-Tamam dikkatli ol hemen gel.

-Tamam.

Berfin eline aldığı poşetle giderken, sokağın başındaki konteynıra doğru gitti. Yakın olduğu için hemen gidip gelirim diye düşğnmüştü genç kız.

Berfin geldiği mahalle başından attığı çöple geri döneceği sırada beline dokunan ellerle irkilmiş öylece dona kalmıştı. O ellerin tüm vücudunu dolanmasıyla genç kız girdiği transtan çıkmış bağıracağı sırada ağzı kapatılmış arkasında duran adam onu kendine çevirmişti. Berfin o an karanlıkta sokak lambasıyla aydınlanan o yüzü hâlâ da unutamıyordu.

Karşısındaki adam hâlâ onun bedenin de dolanırken. Berfin hareket edemiyor öylece duruyordu. Kendini zor da olsa topladığında adama karşı çıkmaya çalışmış son sesiyle bağırmaya başlamıştı. Ancak kapalı olan ağzından sesi de çıkamıyordu.

O esnada oradan geçen o zamanlar Uzman Çavuş olan Ömer gördüğü görüntüyle geç kızı adamın elinden almıştı. Ömer adamı döverken genç kız olduğu yere çökmüş delicesine ağlıyordu.

Berfin orada neler olduğunu fark etmeden Ömer'in arkadaşları onu alıp götürürken gelen Berfu yla Ömerle beraber Berfini eve götürmüşlerdi. Berfin içeri geçerken Ömer Berfu yla konuşmuştu.

-Biz onu karakola götürürüz şimdilik ama siz de yarın gelip ifade verseniz iyi olur.

-Ben şuan ikizimle olsam sonra gelsek.

-Elbette. Buradan ulaşın isterseniz bana her konuda yardımcı olurum.

-Tamam.

-FLASBECK SON-

 

Genç kız anlattığıyla hatırladığı anlardan sonra bütün bir gülümsemeyle baktı kardeşlerine onlarsa ağlamaklı gözlerle bakıyordu.

-Bu da benim hikayem işte. Ayy hadi kızlar bakmayım şöyle ben hatılamak istemiyorum. Bitti gitti.

Kızlar Berfini onaylayıp konuyu değiştirirken, Berfin ne kadar güçlü de durmaya çalışsa yaşadıklarının etkisi hâlâ da onun üzerinde vardı.

Ayça da merakla ve hüzünlü havayı dağıtmak adına konuştu.

-Ömer kim abla?

-Nişanlımdı.

Ayça ikizlerin ilk geldiği günden olayı bilip sussada Ayşe merakla konuştu.

-Sen nişanlı mısın?

-Nişanlıydım. Bir yıl öncesine kadar şehit oldu.

-Ben özür dilerim bilmiyordum. Sordum öyle bir anda.

-Önemli değil.

Berfu sıcak bir gülümseme gönderirken Berfin ortamın enerjisini dağıtmak için neşeyle konuştu.

-Eee hadi ama ne bu hallere, söyleyin yarın ne giyiyoruz.

-Düşünmeye gerek var mı abla, yöresel kıyafetlerden giyeriz işte.

-Yöresel mı?

-Abla bura Mardin, bizim yöresel ler kına da düğün de giyinir ya ne giyeceksin başka yırtmaçlı abiye mı?

Ayçanın dalga geçercesine söylediği sözler Berfin'in aklına yatmış gibiydi.

-Aslında yırtmaç iyi fikir heee, nasılsa kız kıza.

-Abla ne yırtmacı, gelenlerin yarısı oğluna eş bakmaya, yarısı sevdiği oğlanın anasına gözükmeye geliyor. Geri kalanı eğlenceye gelmiştir onlar da yakın akraba zaten.

Ayça aklına gelen düşünceyle gülüp tekrar konuştu.

-Siz hazır olun hee, yarın annem sizi herkesle tanıştıracak hemde önüne gelen herkesle.

-Neee!!

İkizlerin aynı anda tepki vermesiyle kızlar gülerken Ayça rekrar konuştu.

-Sen giy yırtmaç ablacım belli olman daha kolay olur. Sende öyle gülme yengecim. Müstakbel gelin olarak tanışacaklar arasında sende varsın.

Bu sefer gülme sırası Ayçadaydı. Kızlar sa düşen yüzleriyle bakıyolardı. Berfuysa hemen lafa atladı.

-Şaka olduğunu söyle. Ne demek herkesle?

-Gelenlerin çoğu akraba ablacım sizi de bulmuşken, tanışmadan, baştan ağa bir süzmeden bırakmazlar.

Berfinse dalga geçen bir ifadeyle Ayşe'nin omzuna vurup konuştu.

-Ne güzel işte bizde giyeriz yırtmacı kimsenin bizi bulmasına gerek kalmadan, elle koymuş gibi bulurlar.

-Sen gül ablacım bakalım yarın böyle gülebilecek misin? Hem sende taktın yırtmaca.

-Ne olacak canım kadın kadına değil mi eğlence.

-Kızlar kınayı unuttuk!

Berfunun hatırlaymasıyla Berfin çekmeceden aldığı hint kınasını getirmişti. İkizler her türlü kına yakmayı çok severlerdi. Ama geleneksel kına daha uzun süre durduğu için hint kınasını daha çok yapar olmuşlardı.

Berfu Ayçaya Berfin de Ayşe'ye istediği modellerde desenleri yaptıktan sonra Berfin ikizine ufak bir çiçek yapmış en son da kendine yapıp bitirmişti.

Kızlar sohbet ederek bekledikleri yarım saatin ardından ellerini yıkamış saatın geç olmasıyla Ayça konuştu.

-Ee hanımlar saat geç oldu yarın da kına var Berfu ablam güzel sesiyle şarkı söylese de bitirsek mi?

-Öylr olsun bakalım. Varmı istek parça?

-Sen ne istersen ablacım.

Berfu derin nefes alıp şarkıya başlamıştı.

Sevduğum bak gözume, bir şey söyle yüzüme

Ben severum uzaktan, üzülma sen hiç bize

Yine düştüm yollara, yolun sonu gelmedi

Kaldi senden geriye, iki damla göz yaşı

 

Ağlama dayanamam, gözlerunun yaşina

Biter bu dertler geçer, sen kal o bana yeter

Oy sevduğum gel yeter, bu yağmurlar da geçer

Oy sevduğum gel yeter, bu yağmurlar da geçer

 

Yazduğum yazilar hiç, sayfalara sığmadi

Bu karanluk gecede, sensuz sabah olmadi

Gözlerun gözlerume, bakmayali çok oldi

Her şey olurdi ama, bu ayrilik olmadi

 

Sevduğum dayanamam, alsun beni bu duman

Ben olmasam da olur, sende gittiğun zaman

Oy sevduğum gel yeter, bu yağmurlar da geçer

Oy sevduğum gel yeter, bu yağmurlar da geçer...

 

Berfunun hüzenli söylediği şarkıdan sonra kızlar odalarına dağılmış herkes uyumuştu.

Sabah en erken kalkan her zaman ki Berfu olmuş sabah namazını da kıldıktan sonra ikizini zorla da olsa uyandırmış ardından kardeşinin odasına gitmişti.

-Ayça güzelim hadi kalk!

Berfu o an anlamıştı ki kardeşi de aynı ikizi gibi uykuya düşkündü. Zor da olsa onu da kaldırdıktan aklına Ayşe'nin gelmesiyle Ayçanın dolabından ona uygun bir kıyafet alıp onun yanına gitmişti. Onu da kaldırıp elindeki kıyafeti verdikten sonra kendi de hazırlanmaya gitmişti.

Yeni uyanan kızların hepsi hazırlanmış yarım saatin sonunda aşağıya inmişler Melek hanıma alış verişe gideceklerini haber verip, Zeryanın da bir saate geleceklerini öğrenip hızlıca çıkmışlardı.

Berfu şöför koltuğuna geçmiş Ayçanın tarifiyle mağazaya giderken Berfinse kahvaltı etmedikleri için söyleniyordu. Berfinin en dayanamadığı öğündü. İkizi de yeni açılan bir fırından herkese aldığı sıcak simitle Berfin üstündeki sinirir atmış hep beraber mağazaya gitmişlerdi.

Kızlar kendilerine sade elbiseler bakarken Berfin hepsine laf etmiş herkesin eline birer elbise tutuşturmuştu.

Berfinin eline verdiği elbiseye bakarken Ayça hızlıcs konuştu.

-Abla bu ne? Bunu giysem babam beni öldürür.

Berfin kardeşinin elindeki elbiseye bakmış ardından da konulmuştu.

-Tamam biraz fazla olmuş olabilir.

-İkiz nesi biraz onun yırtmacı sırtı.

-Ayy aman iyi kendiniz bakın.

Kızlar bir saatin sonunda elbiselerini almış hep beraber konağa geçmişlerdi. İlk iş olarak Zeryanın yanına giden kızlar ona yardım ettikten sonra herkes hazırlanmaya gitmiş ardından gene hâlâ hazırlığı bitmeyen Zeryanın yanına geçmişlerdi.

-Ee gelin hanım var mı heyecan.

Berfunun sorusuyla Zerya heyecanla konuştu.

-Hemde nasıl kızlar kalbim yerinden çıkacak gibi.

-Olur o kadar. Son günlerin.

Berfinin gülerek söylediği sözün ardından Berfu konuştu.

-Ee artık senden sonra Kalbinin çıkma sırası Ayşe de.

Ayşe duyduklarıyla şaşkınca bakmış o da şakaya vurup konuşmuştu. Hâlâ dün olanların gerçekliğine inanamıyordu.

-Ne belli, belki de sizde abla.

Bu sefer araya girip konuşan Zerya olmuştu.

-Valla eltim haklı, kınada oğluna kız bakmaya gelenlerden biri illa beğenir sizi, düşer peşinize.

-Siz ikiniz dün Ayça şimdi sen taktınız hee.

Kızlar konuşamadan içeriye gelen Melek hanım ve Zeryanın annesiyle yaşanan hüzünlü anlardan sonra aşağıya inilmiş ve kına gecesi başlamıştı.

Melek hanım her ne kadar kızlarının elbisesine laf etse de kına gecesi diye kızlarının onu ikna etmesiyle abileriniz görmesin demiş ikna olmuştu.

Zeryaya yakılan kınayla kına eğlencesi başlanmış, ikizler gerçekten de tüm gün birileriyle tanışmıştı. Melek hanım ya kızlarını ya da müstakbel gelinini tüm gün birileriyle tanıştırmıştı. İkizler en son dayanamayıp bilmedikleri halaya dahil olmuşlardı.

Geçen uzun saatlerin ardinden biten kınayla sadece Zeryanın ailesi ve kızlarla Melek hanım kalmışlardı. Onlarda avluda yorgunlukla oturuyorlardı. Çok geçmeden gelen erkeklerle kızlar üstlerini toparlamış oturmaya devam etmişlerdi. Miraç Ayşe'nin giydiği hafif göğüs dekolteli kıyafetle yanına gidip ceketini ona vermişti. Ardından kardeşlerine sinirle bakan Miran ve Miraçın ardından da Miran Zeryayı ve ailesini bırakmaya gideceği sırada gelen bir el ateş sesi ve kızların çığlıkları yankılanmıştı konakta.

 

Ve İşte Asıl hikaye şimdi başlıyordu.

... 

.. 

 

 

Yeni bölümü nasıl buldunuz?

 

 

Ağalarımız artık dahil oluyor? Bakalım neler olacak?

 

 

Keyifli okumalar.

 

 

Oy ve yorumlarınız çok değerli.

Bölüm : 06.02.2026 14:37 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Sevcan / İKİZİM (MARDİN) 
DEVAM EDECEK / 4. Bölüm
Sevcan
İKİZİM (MARDİN) DEVAM EDECEK

530 Okunma

91 Oy

0 Takip
6
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...