[ anne ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 12s önce güncellendi
KAYIP NOTA
@asinna
Okuma
29
Oy
2
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
3
Bazı boşluklar vardır…
Ne kadar görmezden gelirsen gel, içinden çıkıp seni bulur.
Güneşin en parlak olduğu günlerde bile insanın içi üşüyebilir.
Deniz kıyısında otururken, dalgaların sesiyle huzur bulman gerekirken, nedenini bilmediğin bir eksiklik gelip yerleşir kalbine.
Herkes yazı yaşarken, sen sadece geçip giden anların içinde sıkışıp kalırsın.
Bir şeyler eksiktir ama ne olduğunu tam hatırlayamazsın.
Sanki yarım kalmış bir anı, tamamlanmamış bir cümle ya da hiç yaşanmamış bir geçmiş gibi….
Zaman ilerler, insanlar değişir, mevsimler geçer. Ama bazı hisler yerinde kalır.
Adını koyamadığın, susturamadığın,
en beklenmedik anda ortaya çıkan o tanıdık yabancılık hissi…
Ve bir gün hiçbir şey değişmemiş gibi
görünen bir anda, içinde yıllardır sessiz kalan bir şey uyanır.
Belki bir sesle…
Belki bir bakışla…
Belki de sadece bir hisle.
O an anlarsın;
insan bazen geçmişini hatırlamaz ama kalbi asla unutmaz.
Ve bazı yazlar vardır…
Sadece güneşle değil,
içinde sakladığın gerçeklerle yakar insanı.
devam ediyor 11s önce güncellendi
Mucize
@busrakk_
Okuma
2.32k
Oy
219
Takip
20
Yorum
30
Bölüm
20
Bir anda karşınıza çıkan bir kız size anne derse bu sizin hayatınızı ne kadar etkiler ki? Ah işte o durumlar o kadar kolay olmuyormuş. Her şey birbirine girdi. Bu saatten sonra ne olabilir derken aslında hikayenin daha yeni başladığını anladım.
~Lütfen kitabımı herhangi bir yerde paylaşmayınız. Telif hakkı bana aittir. Başka bir yerde herhangi bir şey olacaksa benden izin almanızı isterim. Şimdiden teşekkür ederim.🐣
devam ediyor 15s önce güncellendi
Meftun'un Tarumarı
@arthedanya
Okuma
7.38k
Oy
639
Takip
246
Yorum
59
Bölüm
10
"Seni bana karşı bu kadar acımasız yapan yıllar mı İlsu? Yapmadıklarımın , söylemediğim sözlerin cezasını çektiren şey bana karşı artık olmayan merhametin mi? Söylesene, yalvarırım söyle. Susma artık. Kırsan da paramparça etsen de susma, sesini duyayım."
Boş bakışlarım devam etti ama titreyen kirpiklerimi sadece o fark etti.
"Güvenmedin değil mi? O yüzden söylemedin. Tuna için söylemedin bana güvenemedin." Ellerinin arasına aldığı başını hızla art arda salladı ve ellerini başından çekerek önündeki masaya şiddetle vurdu. Bununla beraber boş bakışlarım sekteye uğramış yerini ani bir korku almıştı. Oysa korkan oydu biliyordum.
"Sen bile artık böyle düşünüyorsun."dedi yılgın bir ses tonuyla. Bunu da ona yakıştıramadım. Gözlerinden akan yağmur damlaları vardı. Buna da şaşırdım. "İlsu," Yutkundu. Devam edemeyeceğini düşündü ama etti.
"Yokluğumu görmedin diye mi varlığım bu kadar değersiz senin için?"
devam ediyor 19s önce güncellendi
TOPRAK ÇİÇEĞE DURDUĞUNDA
@ceylan_kralice
Okuma
5.48k
Oy
683
Takip
77
Yorum
131
Bölüm
17
Gerçek ailem kurgusudur.
Çiçek ve Toprak. Birbirine kökten bağlı iki kardeş. Başaranların sahte dünyasında abilerine ve birbirine tutunan o iki çocuk, gerçek ailelerinin yüreğinde on yedi yıllık dinmeyen bir sızıydı. Şimdiyse kum saati doldu; sahte hayatlar son buluyor, gerçek kimlikler açığa çıkıyor.
Toprak, Çiçek’in narin yaprakları incinmesin diye ördüğü dikenli duvarlarını bu yeni aile için yıkabilecek mi?
O beş devasa muhafız, Çiçek`in yaralı kalbine sığınak olup gölgelerinin altında onu çiçek açtırabilecekler mi?
İkizler yabancılıktan aile olmaya giden o zorlu yolu yürüyüp huzura ulaşabilecekler mi?
Bu sadece bir kavuşma değil; "biz" olmanın sancılı yolu.
Sekiz kalp, tek bir sığınak: Aile.
Çünkü toprak bir kez çiçeğe durduğunda, artık hiçbir güç onları ayıramaz.
"Çatısı altında bulunduğu eve kendini ait hissedemeyen, ait olduğu yuvayı aramaktan vazgeçmeyenlere..."
— Ceylan Kraliçe
•Mümkün olduğunca gerçeğe uygun yazılmaya çalışılmıştır.
•En azından ilk birkaç bölümden sonra kesin bir yargıya varmanız önerilir.
devam ediyor 2g önce güncellendi
KADERİN SANCILI AĞI
@ayloris
Okuma
7.2k
Oy
1.25k
Takip
226
Yorum
604
Bölüm
11
"Ben hep böyleydim. Hep camın arkasındaydım. İçeride bir hayat akarken, ben dışarıdan izliyordum. Dahil olmaya çalışıyor ama bir türlü içeri alınmıyordum. Aile dedikleri şeyin kapısı bana hep kapalıydı."
***
Yazgı, on sekiz yaşına bastığı günün hemen ertesi, nefret ettiği bir adamla; Özgür Soykan`la zorla nişanlandırılacağını öğrenir. Ardından da, istemediği bir evliliğe sürükleneceğini. Kaçmaktan başka çaresi kalmadığında soluğu, yıllardır uzağında kaldığı gerçek annesinin yanında alır.
Ancak onu orada bir kurtuluş değil, yeni bir hayal kırıklığı karşılar.
Adını bile bilmediği babasını bulmak için çıktığı yolculuk sonuçsuz kalır. Çünkü o adamın bir hayatı, bir ailesi ve zaten çocukları vardır. Ve Yazgı, o hayatın içinde yalnızca fazlalıktır.
Düğün günüyse kafasına sıkmayı çoktan planlamıştır. Ama herkesin ona sırtını döndüğü, umudun tamamen tükendiği o nişan gecesinde beklenmedik bir mucize olur:
"Ben Kürşat Zevher. Zorla nişanlandırmak istediğiniz bu kızın gerçek babasıyım!"
Bir cümleyle Yazgı`nın hayatı bir gecede altüst olur.
Ankara`dan İstanbul`a uzanan bu yeni yolculukta annesinin geçmişte yaptıkları, ailesinin dağılmasından onu sorumlu tutan kardeşleri ve peşini bırakmayan Özgür Soykan, genç kızın kaderine örülmüş sancılı ağın yalnızca başlangıcıdır.
Yazgı henüz başına geleceklerden habersizdir.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Tefali mi ?
@fatma_ediz
Okuma
17
Oy
10
Takip
3
Yorum
7
Bölüm
3
Ateşin içinde , karanlıkta çiçeklerle oynayan iki çocuğun hikayesi...
Büyüdüklerinde o çiçekler birer dikene dönüştü .
Hayat rüzgarı onları birbirinden ayırdığında aynı bedende farklı kişi olarak buluştular.
Bedenler büyünce geçmişte değişir mi ?
Şimdi mi ?
Şimdi ise yüzleşme vakti...
Ya intikam ya da vicdan
Sen hagisini seçerdin ?
devam ediyor 2g önce güncellendi
LAVİN
@gizemmelmas
Okuma
10
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Kalbini kapatmayı öğrenmişti.
Sevmeden yaşamayı…
Bağ kurmadan devam etmeyi…
Ta ki biri çıkana kadar.
Ama Lavin şunu çok iyi biliyor:
Sevgi, en çok yaralayan şey olabilir.
Bu tek annelik hikâyesi değil…
Bu, sevgiyle korku arasında sıkışmış bir kadının hikâyesi.
devam ediyor 2g önce güncellendi
- KİRAZ MAHALLESİ -
@lyranoir
Okuma
101.21k
Oy
9.34k
Takip
798
Yorum
1.61k
Bölüm
43
KİRAZ MAHALLESİ🍒
Her mahallenin kendine özgü bir kokusu, bir rengi, bir sırrı vardır. Kiraz Mahallesi ise, umutla acının, sevdayla mücadelenin, geçmişle geleceğin kesiştiği bir yerdir.
Yaren Çetinsoy, hayatın yükünü sırtında taşıyan genç bir kadındır. Bazen suskunluğu ile konuşur, bazen gözlerindeki derinlikte sakladığı sırlarla... Onun hikâyesi yalnızca kendi kalbinin değil, bir mahallenin kaderini de fısıldar. Çünkü kimi insanlar geldikleri yeri değiştirmez; varlıklarıyla oraya yeni bir ruh kazandırırlar.
Kiraz Mahallesi`nin taş sokaklarında yankılanan her adım, aslında insanın kendi iç yolculuğuna da ışık tutar. Burada küçük görünen anlar, büyük anlamlar taşır; sıradan bir tebessüm bile yeri geldiğinde bir kalbi İyileştirir.
Bu kitap, bazen en büyük gücün sessiz kalmakta değil, kalbini açabilmekte saklı olduğunu hatırlatır.
Ve Kiraz Mahallesi, her satırında bize şunu söyler:
"İnsan, en çok kendine tutunarak ayakta kalır... ve bazen kader, hiç ummadığın bir sokak başında seni bekler."
devam ediyor 3g önce güncellendi
BERZAN AĞA
@mssemka
Okuma
2.26k
Oy
254
Takip
47
Yorum
53
Bölüm
12
İNTİKAMDAN DOĞAN BİR AŞK MASALI
...
Genç kadının gözlerinde derin bir yenilgi vardı. Yorgunluk ve bitkinlik bedenini esir almış, bakışları küçük ellerinin ortasında kızıla boyanmış lekeye takılmıştı. Yarın, hiç tanımadığı, hiç sevmediği bir adamın karısı olacaktı. Abisi için… Ne yaşadıysa, neye mecbur bırakıldıysa, hepsi abisi içindi. O ve onun bebeği için…
Korkuyordu. O adamın gözlerinin kahverengisi öylesine delice bakıyordu ki, sanki canının yanacağını bağırır gibiydi her göz süzüşü. Kardeşinin intikamını alacaktı elbet o kadın vesilesiyle. O ve onun ailesi düşmandı adama. Ve adam düşman sevmezdi...
Berzan BORAN. Canını yakacaktı… Ciğerini nasıl söktüyseler öyle solduracaktı o ailenin en kıymetli çiçeğini. Kabus olacaktı bir kere. Kardeşini ondan koparmanın bedelini ödetmek için yakacak, yanacak, kül olacaktı.
Ama bir şey vardı… Kalbi… Kalbi o çiçeği soldurmak istiyor muydu? Bunu billmiyordu işte Kadının gözlerinde ürkek ceylanlar saklıydı; hem korkusuz, hem de kaçmak ister gibiydi. Bakışları pusluydu; bir yanı bangır bangır adama nefretini haykırırken diğer yanı sanki hak veriyordu. Biliyordu ki sanki canı yanıyor.
O kadın değeri bir mücevher gibiydi… Ama adam farkında bile değildi elindeki servetin. Bir yanı delice kadından kaçmak isterken, diğer yanı da adını koyamadığı bir hisle yanıp kavruluyordu. Neydi bu yoğun duygunun adı?
Kıskançlık… Bariz kıskançlıktı...
“Hazır ol Civan Bey,” dedi genç adam. “Yarın gelip alacağım cevabını. Seçim senin; ya kardeşim, ya kardeşin.” Sözleri ağırdı. Ortama çaresizlik sinmişti. Kadının ürkek parıltılarla şekillenen harelerinden gözlerini alamıyordu.
Onlar, büyük bir intikamın kurbanıydı. Kadın, yanaklarından süzülen damlalarla teslim olmuştu adama. Peki ya adam?
Oysa o çoktan kendinin saymıştı kadını…
Geliyor… Büyük bir intikamın gölgesinde yeşerecek mucizevi bir destan.
Ya intikam bitecek, aşk kazanacaktı… Ya da intikam kazanacak, aşk hiç var olmayacaktı. Onlar, ancak birbirlerinin gölgelerinde nefes alabilecekti.
BERZAN ❤ GÜL BORAN
devam ediyor 3g önce güncellendi
Mayısın Külleri
@geceninucundeyiz
Okuma
751
Oy
67
Takip
39
Yorum
18
Bölüm
9
Mayısın Külleri, annesinin gidişi ve babasının kaybıyla çok erken yaşta büyümek zorunda kalan Elaya`nın; yasla, yalnızlıkla ve sessizlikle örülü iç dünyasını konu alır.
On üç yaşında ailesinin dağılmasıyla sarsılan Elaya, dört yıl sonra babasını kaybettiğinde hayata tutunduğu son dayanağını da yitirir. Babasının ölümünden sonra geride bıraktığı bir mektup, Elaya`nın hayatında yeni bir kapı aralar: varlığından habersiz olduğu bir abisi vardır. Bu beklenmedik gerçek, Elaya`nın parçalanmış dünyasında ilk kez bir bağ hissi yaratır. Abisiyle kurduğu ilişki, Elaya`nın yasla baş etmeye çalıştığı bu süreçte en büyük desteği olur.
Psikolojik destek alarak amcasının yanında yaşamaya başlayan Elaya, üniversite eğitimi için Ankara`ya gider. Yeni bir şehirde, geçmişinin ağırlığını omuzlarında taşıyarak ayakta kalmaya çalışırken, en yakın arkadaşı Ayza ve onun abisi Ahlas ile yolları kesişir. Kendinden dört yaş büyük Ahlas, Elaya için yalnızca bir aşk değil; yeniden tutunabileceği bir umut, sessizliğini anlayan bir sığınak olur.
Ancak her şey yoluna girmeye başlamışken Ahlas, hiçbir açıklama yapmadan ülkeyi terk eder. Elaya, bu ani gidişle birlikte bir kez daha yarım kalmışlıkla baş başa kalır. Dört yıl boyunca sevmenin bazen beklemek, bazen de susarak katlanmak olduğunu öğrenir.
Yıllar sonra Ahlas geri döndüğünde, zaman herkes gibi onları da değiştirmiştir. Geçmişin küllerinden yeniden bir bağ doğup doğmayacağı ise belirsizdir.
Mayısın Külleri, kayıpların ardından iyileşmenin ani değil zamana yayılan bir süreç olduğunu; sevmenin ise bazen yalnızca kalabilmekten ibaret olduğunu anlatan bir romandır.
Bazı yaralar kapanmaz, sadece sessizleşir.
Ve bazı aşklar, küllerin altında hâlâ sıcaktır.
devam ediyor 4g önce güncellendi
EFSER GERÇEK AİLEM
@nisanur_222
Okuma
1.38k
Oy
185
Takip
76
Yorum
64
Bölüm
7
Bazı yaralar vardır. Kapanmaya yüz tutan kapanmayan ve iz tutan yaralar bu 3 yara da bende var hepsi.
17 yıl kolay değil 17 yıl ben 17 yıl boyunca canavar bir ailede büyüdüm. Yanlış onlar beni büyütmediler ben büyümek zorunda kaldım. 17 yıl boyunca çektiğim acılar hepsi boşuna mıydı? Ben 17 yıl boyunca çektiğim acıyı tek başıma çektiğimi sanıyordum. Hâlbuki hiç tanımadığım ikizim Efe Saygın Efe de 17 yıl boyunca çektiğim acıların aynısını kalbinde yaşıyormuş. Bana bu acıları yaşatan hiç kimseyi affetmiyeceğim ama kendim için değil ikizim diğer yarımda bu acıları hissettiği için.
"Abinim kızım ben senin abinim"Alp
"Tabiki de sana akıl vericeğiz abiyiz biz abi" Sarp
"Kim ne diyor sen abilerine karşı mı geliyorsun çiçeğim abiyiz biz abi" dedi. Doğu
Diğerlerinin bir şey demesine izin vermeden bağırdım.
"YETER! NE ABİYMİŞ. EYY GÜZEL ALLAH`IM BEN SENDEN BİR TANE İSTEDİM 6 TANE İSTEMEDİM Kİ"
devam ediyor 5g önce güncellendi
KIRIK ANAHTAR
@yusraaa_00
Okuma
521
Oy
101
Takip
42
Yorum
532
Bölüm
8
"Sen kimsin de bana dokunabiliyorsun?"
Dudaklarında acı ve buruk bir tebessüm oluştu "Sen kimsin ha?" dedi ve kafasını sağa sola salladı. "Ben sevdiğin adam değil miyim? Uğruna tüm Dünyayı karşına alırım dediğin zamanları niye hatırlamıyorsun be zümrüt gözlüm." işte şimdi acıyla bakma sırası bendeydi.
Bizim hayatımızı bitirenler hep uğruna Dünyayı karşımıza alacaklarımızdı zaten.
"Savaş... sana yıllar önce uğruna tüm Dünyayı karşıma alacağım adamın söylediği bir kaç cümleyi söyleyeyim mi ben?" dediğimde yüzüme yapma der gibi baktı ama yapacaktım benim canım o kadar yanıyordu ki kendimle beraber onu da yakmak istiyordum.
"Dur bekle söyleyeyim neydi? ha! hatırladım Yapamıyorum, olmuyor. Allah kahretsin ki olmuyor senin sevgine karşılık veremiyorum. Savaş diyorum bu kız seni o kadar seviyor sen de dene seversin ama kalbimde bir kilit var senin anahtarın açamıyor be kızım."
Tek tek bana zamanın da söylediği her kelimeyi, her cümleyi hatırlattım. Bu zehirli kelimeleri aklıma değil kalbime kazımıştım.
"Evlendin..." dedi.
"En büyük pişmanlığım." dedim.
"Çocuğun var." dedi.
"Beni hayata bağlayan son dal." dedim.
Sabrının sonuna gelmişti. "Neden bana böyle umursamazca davranıyorsun? Ne hale geldiğimi görmüyor musun? Yeşim neden bana bunu yapıyorsun? Kurbanın olayım yapma."
"Bu hayatta herkes yaptığı şeyin karşılığını verir Savaş Özdemir. Tekrardan uyarıyorum bu saatten sonra benim adım senin diline senin adın benim dilime yasaklı. Beni hayata bağlayan tek şey kızım ve bu hep böyle olacak. Son konuşmamız son hesaplaşmamızdı."
Bitmişti, bitirmiştim ve o da farkındaydı.
Hiç başlamayan bir şeyi nasıl bitirebilirsin ki?
"Yeşim biliyor musun kalbimin kapısında ki kilit kırıldı." dediğinde kalbim hızla çarpmaya başladı. Dudaklarımda acı bir tebessüm oluştu.
"Savaş biliyor musun kilidi kırmaya çalışırken anahtar da kırıldı."
**
Yeşim Vural artık saf duygularla Savaş Özdemir`e aşık olan bir kız değildi.
Büyümüştü...
Artık bekar bir anneydi ve onu hayatta tutan tek şey küçük kızıydı.
Savaş Özdemir ise...
Siz onu okuyun daha iyi anlarsınız.
devam ediyor 5g önce güncellendi
TERS AKINTI
@alguienenelpasado
Okuma
13
Oy
2
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
2
"Hiç gidilmemiş bir mezar, hiç açılmamış bir oda ve kırık bir pusula."
Arista Sideris, on yedi yılını geçirdiği Yunanistan`dan Türkiye`ye dönerken neyle karşılaşacağını kendisi bile bilmiyordu. Bu, kendi mezar taşını öpmeye gelen bir hayaletin, yabancısı olduğu gerçek ailesiyle tanışma hikayesi.