26. Bölüm

25.BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

Yalnız kalmak düşüncelerin içinde boğulmak,herkesin senden bir şeyler beklemesi,başarısızlığa izin verilmemesi,kalbin kırılmasına rağmen gülümsemek,ailen olmasına rağmen aile hissini tadamamak.Hayat insanın canını nereden yakacağını iyi biliyordu.

Canım yanıyordu canımın acısı sanki sönmeyecek bir ateşin içindeydi.Kimseye bir şeyler anlatamadığın için kafandaki sesler,düşünceler beni yiyip duruyorlardı.Kocaman odada sanki nefes alamıyordum dört duvar arasına sıkışmış gibiydim.Sanki koca bir Dünya’ya sığamıyormuş gibi hissediyordum.

Anne kalbim çok acıyor.Anne ben dayanamıyorum ama gelip de sana anlatamıyorum.Anne benim annem varken nasıl anne sevgisinden yoksun büyüdüm.Anne ben hakk etmedim.Anne saçımı neden bir kez bile okşamadın?Anne kızına en büyük zararı sen verdin.Anne senin kalbini çok mu kırdılar bu yüzden mi kalpsiz gibi davranıyordun?

Günlerdir doğru dürüst uyuyamıyordum.Gördüğüm kabuslar sürekli aynıydı ve her uyuduğumda gördüğüm için artık bedenim uyumamı engeletiyordu.Zayıf düşüp bir yerde uyuyana kadar uyuyamıyordum.Eflin hala bana destek olmak için gitmemiş olsa da bana yardım edemiyordu.Kabuslarımdan kurtulamıyordum.Armin sürekli bana yardım etmeye çalışsa da düğün hazırlıkları yüzünden geneli pek yanımda olamıyordu.Armin’in mutlu olması benim için önemliydi bu yğzden düğünü ertelemesine izin verdiremezdim. Üstüne bebek 4 aylıktı yakında karnı daha çok şişecekti ve sonra istediği gelinliği giyemiyecekti.Gelinlik özel yapım olduğu için tekrar dikilmesi zaman alıcaktı.

Ateş abi yolunda bir şeylerin gitmediğini fark etsede ona cevap vermediğim için bana sormayı bırakmıştı.Zaten iki gündür Armin ve Ateş koşturup duruyordu.Yarın olacak düğünlerinin son hazırlıklarını yapıyordu. İki gündür zaten Oğuz ve Asil’de burada olduğu içi yokluklarına hissetirtmiyordular.Büyük ihtimalle Armin yanımda sürekli olmadığı için ve yalnız kalmamam için Oğuz ve Asil’i çağırmıştı.

Asil ve Barlas’ın dövüşlerini izlerken uzaklara dalmıştım.Oğuz kolunu omzuma atınca düşüncelerimden çıkıp ona dönmüştüm.”Sence hangisi alır?”Asil ve Barlas’ı dikkatle izledim birkaç saniye ama Asil’in hala eksikleri olduğu için Barlas’a göre daha çok yorulmuştu.”Barlas alıcak Asil şimdiden yorulmuş.”Oğuz bakışları bana döndü ve sonra geri dövüşe bakıp haklı olduğumu anlamıştı.

Dediğim gibi de oldu Asil ne kadar dayanmaya çalışsa da bir Barlas kadar değildi.Barlas’ın en son atığı tekmeyle yerden kalkamamış ve pes ettmişti.Barlas elini yere düşmüş olan Asil’e uzatınca Asil elinden tutunarak ayağı kalktı.Birbirlerine sarılarak omuzlarına vurdular.”Tebrikler.”dedi Asil Barlas ona hafif tebessüm ederek.”Sende baya iyi dayandın.”Asil ve Barlas yanımıza yaklaşıp oturunca Asil beni güldürmek için tişörtünü çıkarıp kafama fırlatı.Asil’in nefes nefes kalmış suratına tersçe bakıp tişörtünü Oğuz’a verdim.Oğuz tişörtü mendil gibi salayarak yere fırlatınca Asil Oğuz’un üstüne saldırdı.Oğuz gülerek onun meydan okumasını kabul ederken Barlas terli olduğu için biraz aramıza mesafe koyarak oturdu.

“Onlara anlatıcak mısın?”Barlas’ın dediği şeyi anlayıp ileride birbirlerini yumruklayan Oğuz ve Asil’e baktım.”Şimdi olmaz.Söylemek isterim ama onlar Eflin gibi karşılamaz.”Barlas onaylarcasına bir ses çıkardı.

Oğuz ve Asil yine çocuk gibi şakayı kaçırdıkları için cidden birbirlerini dövünce ayağı kalktım.”Size dün ne dedim ben,eğer kavga ederseniz sizi saraydan kovarım demedim mi!”Oğuz ve Asil hemen birbirlerine sarıldılar.”Ne kavgası Dalya biz şakalaşıyoruz değil mi hava durumu!”Asil’e söylenince Asil gözlerini devirdi ama başıyla onayladı.Onların bu aptalığına gülümsedim ve ikisine beraber sarıldım.

Onlardan ayrıldığım an Oğuz beni kucağına alarak sanki ağırlık kaldırıyormuş gibi bir aşağı bir yukarı kaldırmaya başladı.”Oğuz dur düşecem!”Diye ona bağırsam da Oğuz umursamadı ve benimle beraber koşmaya başladı.Düşüp bebeğime zarar gelmesini istemediğim için gülmek yerine panikle ona durmasını söylüyordum.En son Asil Oğuz’u durdurunca Oğuz beni yere bırakmıştı.”Ayy kızım alt üstü sevgilinden ayrıldın bu kadar kasma kendini bir koştuk seninle sadece.”diye söylenirken Oğuz’un kıvırcık saçını tutup çekmeye başladımçOğuz acıyla inleyince onu taklit ederek.”Alt üstü sevgilini bir saatir görmüyorsun bu kadar kasma sadece saçını çektim.”Oğuz gülerek eliyle saçımı karıştırdı.

“Hala bu taş kafalının kuzenimle sevgili olduğuna inanmıyorum!”dedi Asil.

Yanımıza doğru koşan bir muhafız gördüm.Bana doğru geldiği için bir problem olduğunu anlamıştım.Gözlerim Barlas’ı arasa da üstünü değiştirmek için odasına gittmiş olmalıydı.

“Prensesim Metal kralı Alaz bey geldi.”Armin burada olmadığı için bana gelmişti ve ben hiç tanımadığım birini karşılayacaktım umarım Barlas bir an önce gelirdi.

Başka ülkelerde yoğun olan yan elementler vardı metal gibi Armin’in düğnü için gelmiş olmalı uzaktan geldiği için de Armin saraya davet etmiş olmalıydı.

Muhafızın arkasından giderken acaba kafama tacı takıp takmamam gerektiğini ya da üstümde ki şortun ve yarım sporcu atletimle karşılamam mı gerekiyordu.Oğuz hızla üstünde ki kot ceketi çıkartıp bana verince giydim. Asil’de tişörtünü üzerine geçirip bana yetişmişti.

Ön bahçeye yürüdğümde son model araba gözüme çarpmıştı. Yanında saatine bakan orta yaşlı bir adam gördüm. Kafasında ki taç adeta kralım diye bağırıyordu. Metalden yapılma taç gerçekten de güzel görünüyordu. Alaz denilen adam bizi görüp birkaç saniye baktı bana ilk önce baştan aşağı bir süzdü beni giydiğim şeylere bakıp tiksintiyle yüzünü buruşturunca şimdiden adamdan nefret etmiştim.Kibirliydi sadece insanları giyinişiyle yadırgıyordu.

Arkamda gelen Oğuz ve Asil’e baktı en son da tekrar bana bakarak başıma baktı galiba tacı aramıştı.Gülümsemeye çalışarak adamla konuşmaya başladım.”Merhaba ben prenses Dalya.”Bakışlarıyla bana üsten bakarken soğuk bir ifadeyle.”Prenses olduğunu söylüyorsun ama başında bir taç yok giysilerin bir prensese yakışır şekilde değil!”Oğuz hızla bir adım attığı sıra kolunu tutup engel oldum. “Kabalık ediyorsunuz bir krala yakışmayacak şekilde yoksa kral değil misiniz?”Adamın yüzü seğiridi ama hızla kendini toparladı. “Namını çok duydum prenses ama dedikleri gibi değilmişsin.”Gülümsedim. “Namımı nasıl duyduğuna bağlı “Alaz bana ifadesiz gözlerle bakarken Barlas yardımıma hızla yetişip duruma el koymuştu. “Bu kadar erken geleceğinizi bilmiyordum kralım buyur odanızı göstereyim prensesimize selam vermişsen.”Barlas’ın son dediğiyle bakışlarını hızla benden çekti.

Bana küçük bir baş harekti yapıp Barlas’ı takip ederken Oğuz ve Asil sesizce adamı taklid ediyorlardı.Bir insanı sadece kıyafetiyle yadırgamak çok rahattı.

Bir araba görüş alanımıza girince bakışlarımız o yöne döndü. Araba yanımıza gelip yavaşça durdu.Armin ve Ateş beraber çıktı.

Armin yanıma gelip gülümseyerek bana sarıldı.”Nasılsın kuzum?”başımı sağa doğru eğdim.”İyiyim ben de bu Metal kralı mı ne gelmiş haberin olsun.”Armin başıyla beni onayladı. “Bir şey dedi mi sana o biraz takıkdır da .”Başımı iki yana saladım.Yarın düğnü varken onu gereksiz şeylerle uğraştırmayacaktım. Armin’le beraber saraya girince merdivenlerden inen Eflin bizi görünce ikişer ikişer indi.Hepimizi es geçerek Oğuz’un elinden tutup onu sürüklemeye çalıştı. “Oğuz hadi gel oje sür tırnaklarıma.”Şaşkınlıkla Oğuz’a baktım. Oğuz elini ensesine atark konuştu. “Herkesin içinde söylemek zorunda mıydın?”Eflin omzunu silkti. “Ama Oğuz söz vermiştin üstüne hemen odaya gelip sürmezsen gördüğüm ilk erkeğe sürdürtürüm!”Oğuz son cümleyle kaşlarını çattı. “Lan ! Tamam sürelim sana oje.”İkisi yanımızdan ayrılırken Ateş tersçe arkalarından bakıyordu. “Gerçekten kardeşlerimin yanında erkek görmekten nefret ediyorum!” Armin onu sakinleştirmek için hemen elini tutarak karnına koydu. “Babası sakinleş lütfen yoksa çocuğumuz senin yüzünden üzülür.”Armin ateş’i nasıl ikna edeceğini iyi biliyordu. Ateş abi hızla yumuşarken hızla Armin’i kucağına atıp merdivenlerden çıktılar. Asil’le ikimiz tek kalınca iç çketim.”Tek kaldık.”Asil kolunu omzuma atarak.”Beni sevgilimden ayıran sensin Eftal’le barışta kendine gel ben de sevgilime kavuşayım.”Asil’e tersçe baktım.

“Canın cehenneme Asil!”deyip hızla dışarı çıktım. Islık çalıp Gölge’nin gelmesini bekledim erkekler hepsi aynıydı.

Gölge ıslığımı duyunca sarayın etrafında uçmak yerine yanma geldi.Hızla üstüne bindim.”Beni sakin bir yere götür Gölge.”Gölge beni onaylayan bir ses çıkarıp hızla havalandı.

                                                                                                *

Gölge beni ejderhaların kaldığı mağaralara götürmüştü kalan üç ejdrhayla da tanıştırmıştı beni ve aralarında sadece biri dişiydi. Gölge ile ikisi eşmiş diğer ikisi de aileleri ölen ejderhaların yavrusuymuş ama Gölge’nin eşi onlara sahip çıkıp büyütüğü için anne biliyorlardı.

Uzun bir süre onlarla vakit geçirmiştim aslında ejderha olmak eğlenceliymiş.En azından Gölge ve ailesi eğlenceliydi.Gölge kafamı dağıtmama yardımcı olmuştu.

Hava karardığı için Gölge beni saraya tekrar götürüyordu. Yere doğru inince Üstünden aşağı inip bir kere başını okşadım. Gölge tekrar havalanırken akşam yemeği için yemek salonuna doğru ilerlemiştim.

Yemek salonu kapıları açıldığı an Armin onların yemeğe başladığını görmüştüm biraz geç geldiğim için başlamış olmalıydılar. Hızla bana yemek servisi açılırken ateş abinin sol tarafında ki boş sandalyeye geçtim.

Armin ağzındaki lokmayı bitirnce bana gülümseyerek döndü. “Mutlu görünüyorsun Gölge’yle iyi eğlenmişsin.”Gülümsedim. “Gölge’yi bilirsin eğlencelidir.”Armin hafifçe kıkırdadı.

Alaz’ın dikkatli bakışlarını üstümde hissedince ona döndüm. Bakışlarında değişen bir şey yoktu.Oğuz diğer yanımda oturduğu için bana açılan serviste ki etti yemeyeceğimi bildiği için önüne çekip yemeye başlayınca Ateş abi ona tersçe baktı. “Bu kız senin yüzünden protein alamıyor!”Oğuz ağzında ki etti hızla yuttu.”Ne alaka abicim Dalya et sevmiyor çok yemeyeceğini bildiğimden kendim yiyorum çöpe mi gitsin!”diye kendini savundu. Bu sırada Oğuz’un bakışları Asil’in tabağında ki ettlere kayınca Asil tabağı iyice kendine çekip ettleri hızla yemeye başladı. Oğuz tam bir etçildi.

Gözleri Eflin’in tabağına kayarken Eflin o sırada ağzına bir parça et atmıştı.Oğuz’un kolunu çimdikledin.”Aklında ki geçen şeyi yapasrsan demem misafir var senin tüm eski sevgilerine mesaj atar başına bela getirtirim.”Oğuz’un gözleri hızla irileşmişti çünkü sevgilileri gerçekten de takıktı ve Oğuz’un peşine bir kez düşünce aylarca ayrılmıyorlardı.

Armin gülerek hizmetli kadına Oğuz için biraz daha et getirmesini istedi.”Efendim iki gündür ona et yetiştirmeye çalışıyoruz ama Oğuz efendim doymak bilmiyor.”Kadın bıkmış gibi sesi çıkınca gülmeye başladık. “İyi be istemiyorum !”deyince Asil ona yandan bir bakış attı. Eflin ise gülümseyerek kalan etleri sevgilisine vermişti.”Doydum ben sen yiyebilirsin.”Oğuz hızla gülümserken Eflin’in ellerini öptü. “Sana ölürüm sev-“Bakışları Ateş abiye kayınca sevgilim demek yerine “Eflin’im”dedi. Armin Ateş abinin elini tutarak. “Bakışlarını gençlerden çeksen mi azcık rahat rahat takılsınlar.”Ateş abi Armin’e bakmadan öldürücü bakışlarıyla Oğuz’a bakıyordu. “Sen merak etme hayatım ben onları bir güzel rahat bırakıcam!”Oğuz ağzına attığı etti yutmakta zorlanarak yuttu. Ayağı kalktı. “Size afiyet olsun benim işim çıktı.”Sonra Ateş abiyi daha çok deli etmek için Eflin’in yanağından öperek. “Alacağım seni nikahıma bir abin evlensin.”deyip kaçarcasına odandan çıkarken Asil’le beraber kahkahlarımıza hakim olmadık. Eflin utançtan kızarırken Ateş abi öfkeden kıpkırmızı olmuştu.

Ateş abi Armin’e döndü. “Ne dedi o az önce kardeşimi almak için evlenmemi beklediğini mi söyledi?”Armin gülmemek için kendine zor tutarak bilmiyorum dercesine omuz silkti. “Evet öyle dedi.”Asil sırf ona eğlence çıksın diye hemen ele vermişti. Ateş abi bir hışımla sandalyeden kalktı. O hızla sandalye yere devrilirken kimsenin ona engel olmasına izin vermeden odadan çıktı.

Eflin hemen cırlayarak Asil’e bağırdı. “Seni boğayım da gör sen sevgilinle evleneme sevgilinin abileri seni dövsün de gör sen sen gör yarın seni nasıl Eftal ve Arel’e söylemiyorum kız kardeşine neler yaptığını öğrensinler de bir güzel dövsünler!”Asil kocaman gözlerle ona baktı. “Sakın! Seni saraydan aşağı sarkıtırım bu sefer o taş kafalının kurtarmasına da izin vermem !”Eflin hızla ayağı kalkarak Asil’in üstüne atlayıp yolmaya başladı. Aynı şekilde Asil’de karşılık verdi .İkisi de birbirini hırpalarken Alaz şaşkınlıkla olanları izliyordu.

“Alo Duygun abla.”diye sanki telefonla görüşüyormuş gibi yapınca ikisi de birbirinden ayrılıp uzaklaştılar. Duygun abla küçüklükten beri bunların bu kavgaları yüzünden ona cinnet geçirtiyorlardı bu yüzden çözüm yolu olarak kulaklarını çekiyordu ama gerçekten çok acıttığı için kaç yaşa gelselerde korkup hemen ayrılıyordular. Asil bu hata sadece Eflin’in canını yakmaktan korkmuyordu kardeş gibi büyüdükleri için sürekli birbirlerini dövüyorlardı.

Asil telefonla konuşmaadığımı görünce bir küfür savurdu. “Bizi annemle korkutmayı bırakmalısın Dalya yoksa saraydan sarkan Eflin değil sen olacaksın!”Eflin öfkeyle bana baktı. “Maalesef yanımda ki hava durumuna katılıyorum.”Omuz silktim. “Bence siz ikiniz artık birbirinizi dövmemeniz gerektiğini öğrenin.”Onlara sakince söylediğim şeye tek kaşlarını kaldırararak karşılık verdi. “Ağzımızı senin hakkında açsak sen bizi döversin ama dövüşmeyen diyen de sensin.”Elimi suya uzatıp bir yudum aldım. “Benim hakkımda söylediğiniz her şey size dokunur bence ağzınızı açmayın.”Asil hemen homurdanmıştı.

“Seni biz çocukken çok az dövdük ondan böylesin sen.”Kıkırdadım. “Dövdüğünüz zaman pişman etiriyordum sizi.”Asil bana hiç vurmamıştı ama Oğuz çok deverdi beni yeni dövdüğü zaman pişman olurdu çünkü canım acımazsa bile ağlayarak Kaya abinin yanına gidip Oğuz’a cezalar verdirtiyordum.

Bu sefer Eflin güldü. “Oğuz’a ceza verilmesini zevkle izliyordun sonra ertesi gün ağlayarak cezasını kaldırmalarını söylüyordun.”Gülümsedim.

Asil ve Eflin’de sofradan izin isteyerek kalktıklarında sadece üçümüz kalmıştık. Armin bizim bu hallerimize alıştığı için yadırgamıyordu ama aynı şey Alaz için geçerli değildi. Alaz’da izin isteyerek kalktığınıda Armin’le tek kalmıştık.

“Dalya şimdi bunu sana söylemeden yapmak istemedim.”Armin’e merakla bakınca Armin konuşmaya devam etti.”Eğer senin için sorun olmayacaksa yarın ki düğnüme Eftal’i de çağırmak istiyorum sonuçta o benim kardeşim.”Armin’i onayladım engel olma gibi hakkım yoktu zaten çünkü herkes kardeşini görmek ister böyle bir günde.

Eftal’in sesi soluğu o günden beri çıkmıyordu ama bir şeyler karıştırdığı kesindi umarım yarını mahvedecek bir şey yapmazdı.

 

 

Bölüm : 10.04.2026 20:54 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...