
Ben evimi bulmuştum, benim evim Eftal’idi.Eftal’ın yanındayken kendimi güvende hissediyordum.Eftal bana evlenme teklifi etmişti ve olacakları düşünmeden kabul etmiştim.İnsan aşık olduğu adamın teklifie hayır diyebilirmi ki?Sizi bilmem ama ben diyemezdim.
Savrulduğum yerden kalkmaya çalışınca önümde iki adam belirdi, bir kalkan gibi dimdik önümü kapatmışlardı ve Katrina’nın yapacağı herhangi bir saldırıyı engelemek için hazırda bekliyorlardı. Kunter ve Barkın.
Eftal savrulduğu yerden hızla doğrulup yanıma gelip beni kaldırdı.Gözleri hızla üzerimde bir yara olup olmadığını kontrol etti ,sonra öfkeli bakışları Katrina’yı buldu.”Sana ne dediğimi hatırlıyorsun değil mi Eftal!”Eftal’in üst dudağı yukarıya doğru kıvrıldı.”Çok iyi hatırlıyorum anne ama sen de biliyorsun ki ben her zaman söz dinlemeyen çocuktum.”Eftal’in alaycı bir biçimde söylediği’anne’ kelimesi Katrina’nın yüzünü buruşturmasına sebep olmuştu.”Dalya’yla evlenmeye kalkışırsan sevdiklerini birer birer kaybedersin demiştim ve sen her zaman ki aptalığın yüzünden yine kendini değil tüm Dünya’yı yakıyorsun.”Eftal alayla konuştu.”Eğer ben yanacaksam benimle birlikte tüm Dünya’da yansın,Bir kere kendimle birlikte yaktım bir daha yakarım ,Katrina hiç şüphen olmasın!”dedi.
Katrina gözlerini devirerek bakışlarını bana döndürdü.”Eğer öyle diyorsan evlat şimdiden bana yalvarmaya hazır ol.”dedi.Eftal’in bakışları hızla beni bularken kafamın içinde sesler duymaya başladım.Hemen ardından Eftal kayboldu ,herkes kayboldu.
Odamdaydım ,hayır sarayda ki odam değil büyüdüğüm evdeydim.Arkamı döndüğüm an onu gördüm.Hakan’ı ,üvey babamı. Bana öyle bir bakıyordu ki korkuyla geriye doğru bir adım attım.”Bu bir rüya sen gerçek değilsin!”dedim korkuyla.Hakan bana doğru sırıtarak bir adım attım.”Emin misin Piç kurusu bunun bir rüya olduğundan!”Geiye doğru adımlar atarken Eftal’i aradı gözlerim.”Eftal o nerede?”Hakan durdu ve iğrenircesine bana baktı.”Yine mi aptal rüya arkadaşını arıyorsun!”Adım atmayı bıraktım. Gözlerim dolmuştu yaşadığım her şey bir rüyaymıydı.Durduğum an adımlarını hızlandırdı ve bana tokat attı.Tokatın darbesiyle dizlerimin üstüne düşmüştüm. Gözlerimden yaşlar akmaya başladı.Kemerini çıkartı ve bana vurmaya başladı. “Dur.Vurma yalvarırım vurma!”Titrek sesim ona yalvarıyordu ama ben yine bir şey yapamıyordum sanki kilitlenmiştim.
“Dalya beni duyuyor musun güzelim? Bana bak senin zihninle oynuyor benim yanımdasın sen şuan.”Eftal’in nazik sesi kulağıma gelince bir an ağlamayı kesip onu aradım ama göremedim sadece Hakan’ın kemerini gördüm.
Kulağıma bir çok kişinin sesi geliyordu ve bir çoğunu seçemiyordum. “Dalya kızım özür dilerim lütfen bize dön bak ben burdayım baban burda o herifin yanında değilsin!”Yüzümde bir el hissedince yavaşça görmeyi başlamıştım gözleri kızarmış bir şekilde bana seslenen babamı görünce hızla ona sarıldım.Babam da bana sımsıkı karşılık verince ağlamam yavaşça kesilmeye başlamıştı.
Gözlerim endişeyle bana bakan Eftal’i görünce babamdan ayrılıp ona sarılacaktım ki gördüğüm okla hiç düşünmeden Eftal’in önüne atlamıştım.Katrina dikkatleri dağıtmışken Eftal,Armin,Arel Ve Ahu’ya dört tane onları öldürecek ok fırlatmıştı.
Okun bana çarpmasını bekledim ama çarpmadı ilk önce hava bir anda aydınlandı hemen ardından dört tane yıldırım ard arda düştü.”Bir kez daha değil! Bu sefer küçük bir çocuk değilim Katrina sevdiklerimi gözümün önünde öldüremeyeceksin!”Sarp’ın öfkeli sesi herkesi şaşırtmıştı.Sarp’a baktığım an saçları yoğun elektirikten dolayı havaya fırlamıştı.Katrina sert bakışlarını Sarp’a kaydırdı. “Ah konuşabildiğini bilmiyordum Sarp!”Sarp’la dalga geçerken aniden Armin ateş gücünü kulanarak ateş topu fırlatı.”Onu rahat bırak Katrina sorunun bizimle bizimle hallet!”Katrin’a kahkha attı. “Özür dilerim tatlım şuan zayıf halka sensin ama sesin yine de çok çıkıyor sesini kesmeyeyim!”Armin’i bebeğiyle vurunca bu sefer sataşma sırası bana gelmişti.”Dikkat et tatlım senin sesin gereksiz çok çıkıyor bir bakarsın senin sesini zayıf halka kesmiştir.”Onu aynı onun gibi vurunca güldü.”Eğer bugün öleceksem senin elinde ölmek isterim melez kız.”dedi.Gülümsedim.”Öldüğün zaman seni ben öldrümeyecem bu zevki Kunter’e yaşatacağım.”dediğim an gözleri irileşti.
Kunter alyla konuştu” Korktun mu Katrina Açelya’ya yaptığın gibi seni öldüreceğimden.”Katrina birkaç saniye bana baktıktan sonra ona döndü.”Kunter sana anlatmışmıydım Açelya acıyla bağırırken ne dediğini senin ismini sayıklıyor ve senden yardım bekliyordu ama sen ne yaptın aptal biri için onu yalnız bıraktın.”Kunter’in yüzü seğirirken gökyüzünde bir gölge belirdi hemen ardından Katrina neye uğradığını fark etmeden uçmuştu. Gölge kuyruğuyla Katrina’yı uzaklaştırmıştı.
Gölge bana baktı ve kalın bir sesle”Yardıma ihtiyacın var mı Melez kız?” dedi.Gülümsedim. Herkes şaşkınlıkla konuşan Gölge’ye bakarken ben ona doğru ilerledim. Gölge yere inince hızla başına sarıldım. “Başarmışsın Gölge!”dedim sevinçle. Gölge gülümsedi ve başını gökyüzüne çevirdi. Gökyüzünde Ejderha sürüsü görünce insanlar şaşkınlıkla onlara bakıyordu. “Senin sayende Melez kız.”
Ejderhalar yere inerken Gölge eğildi önümde ve onun eğilmesinin arkasından ejderhaların hepsi eğildi.
BİR GÜN ÖNCE;
Gölge beni Ejderhaların yaşadığı mağaraya getirince şaşkınlıkla etrafıma baktım.Koyu mavi bir ejderha gözüme çarptı o da sorgularcasına Gölge’ye bakıyordu.Arkasında da onlardan biraz daha küçük iki ejderha vardı. Gölge değişik bir ses çıkarınca ona döndüm. Koyu mavi ejderhada ona karşılık bir şey deyince elimi Gölge’nin kalbine koydum.”Buraya neden geldik?”Gölge’nin kalın sesini duydum.”Seni ailemle tanıştırmaya getirdim Melez kız.”Gözlerim parladı,heycanla”Onlar senin ailen mi?”Gölge’nin kıkırtısı kulağıma geldi. “Bu kadar heycanlanacağını bilseydim ailemle önceden tanıştırırdım seni.”dedi ve ekledi “Benim dişim “dedi koyu mavi ejderhayı işaret ederek.”O iki kurnazda çocuklarım gibi büyütüğüm ejderhalar aileleri lanetin etkisiyle kayboldu.”Gölge’nin eşini incelerken o da beni inceliyordu. Bakışları karnıma indi birkaç saniye baktıktan sonra yine o değişik sesi çıkardı.
Kulağıma tekrar Gölge’nin sesi geldi. “Dalya bizi tanıştırmak istediğin biri var mı?”Kaşlarımı çattım. “Anlamadım.”
“Burada sadece senin varlığını değil başka bir varlığı daha hissediyoruz.”Gölge’nin hisslerini unutmuştum onlar bizden daha çok şeyi hissedebiliyordu ve karnımda ki bebeği de hissetmişti ama söylememi beklemişti.
Elimi Gölge’nin kalbinden çekip gözlerine baktım. Elimi karnıma koydum. “Gölge tanış onunla bebeğimle…”Gölge gülümser gibi bir suratı oldu ve hemen ardından değişik bir şey dedi onu anlayamadığım için elimi tekrar kalbine koydum.”Umarım sana benzer Eftal’in küçük versiyonu bile beni deli ediyor.”kıkırdadım. “Dokunmak ister misin daha hareket etmiyor ama yine de dokunabilirsin.”Gölge birkaç saniye bana baksa da yavaşça bir ayağını kaldırdı ve çok hafif bir şekilde karnıma değdirdi. Başını sola doğru hafifçe döndürdü. “Selam yavru.”diye bir kalın ses duyunca gözlerim kocaman açıldı. O sesi zihnimde duymadığıma emindim. Gölge ayağını karnımdan çekince bana döndü. “Neden öyle bana bakıyor?”diye eşine sordu ama eşi de şaşkınlıkla ona bakıyordu.
“Gölge sen konuşuyorsun!”diye bağırdım bir an. Gölge güldü. “Zaten konuşuyordum Melez kız.”dedi ve sonra gülümsemesi dondu. “Sesim, sesim geri geldi!”Şaşkınlıkla ona baktım. “Ne demek geri geldi?”Gölge bana döndü. “Eskiden sizin gibi konuşabiliyordum herkes beni anlayabiliyordu. Sadece Ejderha kralı veya kraliçesi konuşabiliyor ejderhalardan ama lanet yüzünden sesimi kaybetmiştim artık beni sadece ejderhalar anlıyordu şimdi ise Dalya sen sadece bana sesimi değil halkımıda verdin!”Kafam karışmıştı. “Halkını nasıl verdim?”Gölge gülümsedi ve biraz ilerledikten sonra boşluğa ateş püskürtü. Gözleri irileşmişti. “Daha önce yapabildiğini bilmiyordum Gölge.”Gölge kıkırdadı. “Yapamıyordum sesimle birlikte bana gücümü de verdin artık halkımı oradan kurtarabilirim!”
“Halkın nerede ki?”
“Uzaklarda bir ormana sıkışıp kaldılar o bölgeden çıkmalarını engeleyen bir kalkan var ve beni ve ailemin de o taraf geçmesini engeleyen bir kalakan sadece Ejderha kralının ateş gücüyle kalkabilirdi ve sen bana gücümü geri verdin Dalya tamamen bana güvendin ve bağlarını birleştirdin artık çok uzakta olsam bile bana seslendiğin an seni duyabilirim!”Gülümsedim ve ona sarıldım.
“Sen Dünya’nın en iyi ejderhasısın ve senden son kez bir şey isteyeceğim?”Gölge merakla bana baktı. “Bu saaten sonra benden istediğin her şey bir vazife benim için Dalya!”
“Bana yarın için yardım et halkını getir ve yarın ki savaşta yanımızda yer al.”Gölge bana baktı. “Ne savşı Dalya?”dedi.
“Cadılar yarın saldıracaklarına eminim Katrina’yı tehdit ettim anlaşmamamızı bozdum ve yarın Armin evleniyor uzun zamandır bekletikleri savaşı yarın yapacaklar eminim.”dedim emin bir şekilde.
“Yarın halkımla o savaşta senin tarafında olacağımıza emin ol o zaman Melez kız!”gülümsedim.”Seni bekleyeceğim Ejderha Kralı.”Gölge kıkırdadı. “Seni bırakayım o halde sonra halkımı kurtarmaya giderim.”
ŞİMDİ Kİ ZAMAN;
“Beni şaşırtmaktan vazgeçmiyorsun Ateş perisi.”Eftal’in konuşmasıyla gülümseyerek ona baktım.”Belki de seni şaşırtmayı seviyorumdur su kralı.”Kıkırdadı. Eli bileğime giderek beni kendine çekti.Burnunu saçlarıma değdirdi ve kokumu içine çekti. “Seni çok özledim Melez kız.”diye kulağıma doğru fısıldadı.
Eflin’in yanına aynı onun gibi zayıf bir ejderha geldi ve önünde eğildi. Eflin şaşkınlıkla ejderhaya bakarken gülümseyerek onu izledim. Aynı şekilde birkaç tane ejderha da kendine sahip seçmişti.
“Teşekür ederim Melez kız bu görüntüyü görmeyeli o kadar uzun olmuştu ki… Ailemi tekrar getirdin sen ölene kadar seni koruyacağıma yemin ederim.” Elimle Gölge’nin başını okşadım.
Bu sırada Eftal yanımdan ayrılmış ve Çelik’le bir şeyler konuşuyordu. Geriye kalanlar ise hepsi savaş için hazırlanıyordu. Eflin’e döndüm ikimiz de acilen üstümüzü değiştirmeliydik.
“Eflin!”diye ona seslenince ejderhayı bırakarak yanıma geldi.”Bana yardım etmen gerekiyor yanıma gel.”dedim. Eflin hızla başıyla beni onaylarken arkamdan geldi. Önde ki Barlas’a bir kez bakış atınca hızla yanıma geldi.”Bana acil bir tane koruma yeleklerden ve senden yaptırmamaı istediğim şeyi getir!”dedim. Hızla başıyla onaylarken bende saray merdivenlerini ikişer ikişer çıktım.
Odama girdim ve direkt gardırobdaki en rahat kıyafetleri çıkardım.Eflin yanıma gelince ona verdim. “Hızla giyin bunları.”Kıyafetlere baktı hemen sonra bana baktı.Gözlerinde korku yoktu,endişe de yoktu. Gözlerinde cesaret vardı.
Kapı tıklatılınca hızla kapıyı açtım Barlas ikisini de bana uzattı. “Dalya sen o şekilde katılmasan mı savaşa?”diye sordu Barlas.Gülümsedim. “Eğer özgürlük istiyorsan sonunda ölüm bile varsa o savaşa katılmalısın yoksa hep başkaların kontrolü altında yaşarsın…”dedim.
“Öldükten sonra özgürlüğün ne anlamı kalır ki?”
“Özgür olmadıkça yaşamanın ne anlamı vardır?”Barlas baktı ve sustu.Arkasına dönüp giderken kapıyı kapattım.Elbiseyi bir çırpıda çıkardım zaten bilerek rahat kıyafet seçmiştim kendime.Rahat olacağım kıyafetleri giyerken karnımı koruyacak olan yeleği karnıma taktım ve üstümü giydim kimse görmesin diye.
Eflin giyinip yanıma gelince ona onun yeleğini giydirdim.”Eflin zorunda değilsin hiçbir şey için bunu unutma.”Eflin bana gülümseyerek baktı. “Eğer bugün ölürsek beraber ölelim Dalya olur mu?”Gülümsedim. “Sen ölmeyeceksin Eflin ,kimse ölmeyecek yani elimden geleni yapacağım.”Saçını toplarken kıkırdadı. “Aslında şu metal kralımıdır nedir o ölebilir.”deyince kıkırdadım.
Beraber odadan çıkarken ben bir yandan da saçımı sıkıca at kuyruğu yapmıştım.Merdivenlerden inerken Armin’in bağırma sesleri geliyordu. “Eftal ne demek gelmiyorum. Ben sizi o tehlikeye atıp sarayda oturamamı bekleme!”Eftal’in emin sesi geldi.”Yeğenimi kayebdemem kızıl cadı!”dediği sıra kısa bir sesizlik oluştu. Eftal kabullenmişti.
Eftal beni görünce bakışları beni buldu ve yumuşadı.”Karım”dedi sahiplenici bir ses tonuyla.”Evlenmedik ,daha karın değilim.”deyice hemen itiraz etti.”Hayır karımsın sadece kağıt üzerinde evli değiliz sen o tacı kabul ederek kraliçe aynı anda karım oldun Su kraliçesi.”Gözlerimi kaçırmıştım bir anlık utangaçlıkla.
Bir çok insan koşuştururken etrafımızda Eftal yüzüme hayranlıkla bakıyordu.Savaşta herkes ne yapacağını biliyordu aylar önce planı konuşmuştuk bu yüzden herkes ne yapacağını biliyordu. Cadıların bir anda saldırması karşısında toplanmıştı tüm kral ve kraliçeler.Bu yüzden organizasyonların oluşmasını bekliyorduk. Dört kralıkta askeri yapıda hazırlanıyordu.
“Hey az önce sen bebeğimi kabul mü ettin?”diye Armin şaşkınlıkla sordu.Eftal ona baktı ve gözleri karnına değdi. “Beliki”dedi sadece.
“Fikrini değiştiren ne oldu?”diye sorunca bakışları Arel’i daha sonra kucağında ki Doğa’yı buldu.”Belki de baba olmak istediğimi anlamışımdır.”diye mırıldandı. Bakışları tekrar bana dönerken gözlerimde ki parıltıya odaklandı. “Savaştan sonra belki deneriz ha?”deyince gülümsememi durduramadım.
GÜNLER ÖNCE ,EFTAL;
Ateş sarayından kovulduktan sonra kendimi saraya kapatmıştım.Sadece onu düşünüyordum Kalbimin bağlarını tutan kadını düşünüyordum.İşlerim dışında kimseyle konuşmuyordum konuşsam da kısa ve az kelimelerle konuşuyordum.
Bir bardak daha viskiyi bitirince küfür ettim.Ayağı kalkıp doldurmak için gidiyordum ki telefonum çaldı. Arayanın Arel olduğunu görünce açıp haparlöre aldım.”Eftal kardeşim senden bir ricam var?”deyince kaşlarımı çattım. “Söyle.”dedim.
“Bu akşam Doğa’ya bakar mısın karımla beraber biraz takılmak istiyorum.”gözlerimi devirdim. “Dadısı var ya Doğa’nın”Birkaç saniye sesi kesildi. “Dadısı izinli ama sen yapamayacaksan tamam kardeşim sorun yok.”dedi ama alınmış bir şekilde söyleyince küfür ettim. “Geliyorum”deyip telefonu suratına kapattım. Hızla telefonu cebime attıp odadan dışarı çıktım.Koridorda Çelik ve Aydilge’nıin gülüşerek bir şeyler konuştuğunu görünce durdum. Çelik zaten beni hızla fark edip yanıma geldi. “Ben Toprak sarayına gidiyorum bir sorun oluşa haber veririsin.”dedim. Çelik beni hemen onayladı.
Dışarı çıkıp derin bir nefes verdim.Ejderhaya dönüştüğüm an içimde bir özgürlük hissetim.
*
Toprak sarayına gelince Arel ve Ayda dışarıda Doğa’yla oynarken gördüm. Arel ikisini de yakalamaya çalışıyordu.Beni ilk fark eden Doğa olmuştu. “Amca!”diye bağırrak bana doğru koşunca dizimin üstüne çöküp kolarımı açttım. Doğa boynuma atlarken sımsıkı ona sarıldım. “Amca seni çok özledim.”Gülümsedim. “Ben de küçük sarmaşık.”dedim burnuna hafifçe vurarak.Kıkırdadı.Arel ve Ayda yanıma geldiler. “Teşekürler Eftal senin sayende karımla biraz baş başa kalabileceğim.”dedi. Omuz silktim. “Yeğenimi özlemiştim onun için geldim.”dedim.”Arel güldü. “Neyse yarım saate uyut onu yarın okulu va.r”dedi ve gelen arabaya bindiler. Doğa arkalarında el salarken bende derin nefesler alıp veriyordum.
Araba gözden uzaklaşırken bende Doğa’ya döndüm. “Ne yapmak istersin?”Doğa’nın gözleri parladı. “Kovalamaca”dedi sırıta sırıta “Ben kaçacağım sen beni yaklayacaksın.” Diye ekledi. Onu yere bıraktım ve anında kaçmaya başladı ben de yavaşça onun peşinden koştum tam onu yakalayackmış gibi oldum ama bir anda ayağıma bir şey dolandı ve yere düştüm. Ayağıma dolanan sarmaşığa bakıp Doğa’ya baktım. Doğa kıkırdayarak gülüyordu. Sarmaşıktan kurtulup hafifçe ona su fırlatınca çığlık atarak kaçmaya başladı. “Amcayı düşürmek ne seni küçük afacan.”diye onu kovaladım.
Onunla eğlendikten sonra uyku saati geldiği için onun odasına gelmiştik yatakta gözü kapalı bir şekilde uyumaya çalışırken ben de odada onu izliyordum.Bir süre sonra “Amca sen aynı babam gibisin biliyor musun?”deyince kaşlarımı çattım. “Babam gibi bana hep kızıyormuş gibi yapıyorsun ama asla canımı yakmıyorsun, beni üzmüyorsun.”deyince gülümsedim.
“Amca bir gün senin de kızın olur mu?”deyince kaskatı kesildim. Birkaç saniye ne cevap vereceğimi bilemedim. “Neden sordun ki?”dedim.
“Mesala babam üzülünce benim yanıma gelip bana sarılıyor sen üzülünce kimseye sarılamıyorsundur ki bir kızın olursa sen de sarılırsın ve benim de arkadaşım olur bu sarayda tek çocuk benim bazen sıkıcı oluyor.”diye mırıldandı son cümlelerini zorlukla duymuştum çünkü uyuya kalmıştı.
O gün fark ettim ki o aptal rüya yüzünden bu hale gelmiştim ve o güne kadar baba olmak istediğimi fark etmemiştim.
ŞİMDİKİ ZAMAN, DALYA;
Elimi karnıma koydum. “Eftal sana bir şey söylemem ger-“Aniden Asil yanıma koşarak gelince sözüm yarım kalmıştı. “D-Dalya sana bir şey göstereceğim ama sakın panik yapma!”Asil’in endişeli yüzüne baktım. “Ne oldu?”
“Cadılar fanilerin yerine saldırıyor.”dedi ve telefonu bana gösterdi canlı yayında insanların kaçışını gösteriyordu bir çok ev ya yıkılmış ya da yanıyordu ve sokak çok tanıdıktı annemin yeni taşındığı sokak yanan bir evi de görünce nefes alamadım.”Anne..”diye fısıldadım.Annemin yeni taşındığı eviydi.
Babam beni duymuş olmalı ki yanıma geldi endişeyle. “Annene ne oldu?”dedi korkuyla. Babama döndüm. “Annemin evi yanıyor.”dedim sesizce ama algılamaya çalışıyordum.
Bir anda Eftal’in yüksek sesi kulaklarıma ulaştı. “Barkın bize bir çok portal açmak zorundasın yönümüz fanileri olduğu yer!”Barkın sırıttı. “Senden emir almıyorum ama şu cadılardan intikam almak için bir seferlik dinliyorum.”dedi.
Eftal bana açıklama yaparak. “Bir çok kişi bilmez ama son kalan büyü bilen insanlardan biridir zaten benim rakibim olmayı da o büyüler sayesinde biliyor karanlık büyülerin hepsini bilir, adı gibi.”Barkın bir çok portal açtı tüm saraylara askerlerin geçeceği boyuta aynı anda açtı. “Gölge iki ejderha burada bırak Armin’i tek bırakmasınlar kolasınlar ve savaş esanasında Dalya’dan uzaklaşma sana emanet.”dedi. Gölge bir an kükredi ve hemen sonra tüm ejderhalar havalanmaya başladı. Gölge’nin üstüne binmeden önce Eftal’e sarıldım ve hemen sonra bindim.
“Biraz daha oyalanırsanız portalar kapanacak!”diye bağırdı Barkın.
Gölge hızla havalanıp portaldan geçerken derin bir nefes verdim. Ya özgür olacaktım ya özgür olacaktık…
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |