27. Bölüm

26.BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

Armin’in tacını düzeltince son kez onu bir süzdüm ve gülümsedim.Kırmızı, dizinin biraz aşağısında biten gelinliği ona çok yakışmıştı.Arkasın da tülden bir kuyruk vardı.Her zaman ki kırmızı taşlarla süslü tacı ise kafasındaydı.Elinde çok da büyük olmayan gül buketi tutıyordu. “Çok güzel görünüyorsun Armin.”Armin heycanını saklamayarak konuştu. “Gerçekten mi? Ateş’te beğenir mi?”Ahu güldü.”Gördüğü an bayılacağına eminim ,salyaları bile akar.”diye kıkırdayınca ona katıldım.Armin hızla kaşlarını çatı ve aynadan ona tersçe baktı.Ahu dudaklarını birbirine bastırarark kıkırdamasını durdurdu.

Kapı tıklatılıp açılınca Armin hızla döndü.Ateş kapının önünden Armin’e baktı.Ateş birkaç saniye olduğu yerden hareket edemedi ve Armin’i süzdü.Ahu’nun öksürüğü onu kendine getirdi.Armin’e doğru ilerleyip elerini tutu ve öptü.Armin’i kendine çekti.”Çok güzelsin”Eleri karnına dokundu.Armin’in karnını okşarken gözlerini karnına çekmişti.”Babam annen yine çok güzel olmuş ,yine babanı kendisine aşık etti.”Armin gülümseyerek Ateş’i izliyordu.

İçimde bir yerlerde bir şeyler kırılmıştı.Elim karnıma gitmişti.Armin için mutluydum ama Eftal’inde bana öyle davranmasını isterdim.

Ahu ayağı kalktı”Neyse ben salona geçiyorum birazdan size seslenirler.”Ahu odadan çıkarken bende arkasından sesizce çıktım.Salondan içeri gireceken Kunter’le karşılaştım.Üstünde beyaz bir takım vardı.Ona çok yakışmıştı. Gözünün birinin etrafı morararmıştı.Kaşlarımı çattım. “Kavgaya bulaşıp mı geldin?”Kunter gözlerini devirdi.”Seni sakladığımı söyledim Eftal’e, hak ettiğim için de beni biraz hırpaladı.”Gözlerim irileşti.”Neden söyledin!”dedim.

“Daha fazla ona yalan söyleyemezdim.”dedi.Kaşlarımı çattım ama konuyu uzatmadım.”İstersen içeri beraber girelim ben zaten alışığım tek girmeye ama sen değilsin.”Kunter’in teklifiyle şaşkınlıkla ona döndüm.”Beni şaşırtıyorsun Buz adam kalbinin olduğunu düşünmeye başlıyorum.”Sonda ki şakamı ciddiye almayacağını bildiğim için rahatım ama Kunter’den beklemediğim şekilde omzuma sertçe çarpıp “Seni düşünende kabahat deli kız!”diyerek salona girdi.Arkasından birkaç saniye baka kalsamda sonra kendimi dikleştirip ilerledim.Salona girince ilk gördüğüm yüz Alkan ve yanında ki ailesi, şaşırmıştım ilk kez ailesini herkese gösteriyordu Alkan, galiba dediklerim işe yaramıştı.

Bakışlarım Kunter’in durduğu yere kayınca Eftal’i gördüm.Gözleri arsızca beni süzüyordu.Üstümde ki mor elbiseyi beğenmiş olacak ki dudağı yukarıya doğru kıvrılmıştı.Bakışları yavaşça yüzüme doğru ilerleyince ilk önce dudağıma sürdüğüm pembe tonlarında ki rujuma odaklandı sonra gözleri gözlerimle buluştu.Gözlerimin içine baktığı an diliyle dudağını yaladı beni deli etmek istercesine.En son bakışları kafamda ki taca bakınca suratı asıldı.Gözlerimi ondan çekip babam ve kaya amcaların olduğu masaya ilerledim. Beni ilk fark eden babam olmuştu. Bana gülümseyerek bakınca ona sarıldım.Hızla bana karşılık verdi.”Güzeler güzeli kızım ne kadar da güzel olmuşsun.”Babamdan ayrılıp kaya amca ve Duygun ablaya sarıldım en sonda Metehan abiye.Metehan abi pek istekli olmasa da sorun çıkarmamıştı Ateş ve Armin’in evlenmesine.

Onlarla güzelce sohbet ederken Barlas yanıma yaklaştı.”Prenses bir bakar mısın?”Barlas’a döndüm, Barlas hızla konuya girdi. “Ejderhaların hiç biri gözükmüyor sabahtan beri bir sorun olabilir mi?”Gülümsedim.Bugün hepimizin beklediği bir gündü her an saldırıya uğrayabilirdik bu yüzden çok korunaklıydı.”Merak etme Barlas Ejderhaların hepsinin küçük bir işi çıkmış dönerler yakında.”Barlas kaşlarını çattı ama uzatmadan önüne dönüp hızla yerine gitti.

Ateş abi ve Armin gelince bir alkış tufanı koptu. Onlara gülümseyerek baktım. Yerlerine gidip oturdular ve evlenme töreni ile Ateş abinin taç töreni başladı. İkisi de onaylarını verdikten sonra hiç tanımadığım yaşlı adam onlara form imzalatı hemen ardından Barlas Kral tacını getirdi.Tacı takmak üzere Eftal kalkınca ayğı kaşlarımı çattım. Eftal tacı eline alırken konuşmaya başladı. “Tüm onurun ve şerefin üzerine ateş halkını ve öncelikle Ateş kraliçesini koruyacağına yemin et.”dedi. Ateş abi hızla yemini ederken Eftal kafasına tacı taktı ve başıyla ona selam verdi.”Ateş, kardeşim bu saaten sonra sana emanet.”deyip sırtına vurark yerine oturdu.Dans müziği çalmaya başlayınca ikisi ortaya geçerek dans etmeye başladı.

                                                              *

Bir saatir herkes doyasıyla eğleniyordu ben ise somurtarak oturmuş dans edenleri izliyordum.Eflin ne kadar ısrar etse de kalkıp oynamıyordum.Çok müşkül durumdaydım galiba hamilelik hormonlarım yüzünden çok duygusaldım.

Kunter yanıma gelip oturunca ona döndüm.”Neyin var Dalya şuan o dans pistinde senin de olman gerekirken bura da yalnız oturmanın sebebi nedir?”Kunter’den bakışlarımı çektim.”Sus konuşma moralim çok bozuk!”Kunter cevabımla birkaç saniye sesiz kaldı.”Özel gününde falan mısın ?”Kunter’e tersçe baktım.” Beni rahat bırak git o aptal arkadaşının yanına otur onu rahatsız et!”Kunter kaşlarını çattı. “Tamam giderim onun yanına.”dedi.

“O aptal arkadaşına söyle biraz daha gözleriyle beni yerse gözlerini elerine vereceğim!”Eftal duysun diye sesimi yükseltmiştim. Aramızda çok mesafe olmadığı için duymuştu hata kıkırdayışını bile duymuştum.

Kunter yanımdan kalkarken söyleniyordu.”Tersinden kalkmış ,deli kız!”Birkaç saniye sonra yerimde duramayıp etrafı aradım.Susamıştım ve etrafta hiç su görünmüyordu sadece içki vardı. Bebeğim için içki içemiyordum. Etrafta su aramaya devam ederken en son dayanamayıp göz yaşlarım akmaya başlamıştı.Şuan aptal bir insan gibi ağlıyordum. Bi yandan göz yaşlarımı silerken diğer yandan da suyu bulmaya çalışıyordum. “Neden ağlıyorsun?”Eftal’in sesini duymamla daha çok ağladım onu özlemiştim.”Hey Dalya seni üzen şey ne?”Birkaç adımla hızla yanıma gelip bana sarılmak istedi ama ben hızla gerileyince durdu.”Tamam sana dokunmayacağım ama neden ağladığını söyle?”Göz yaşlarımı silerken çocuk gibi.”Susadım ve su bulamıyorum.”deyince Eftal şaşkınlıkla kala kaldı. “Dalga mı geçiyorsun böyle bir şey için mi ağlıyorsun?”kendi sorsunu kendisi cevapladı. “Tabiki de bunun için ağlıyorsun özel günündesin galiba.”deyip bir garsonu durdu ve hızla su getirmesini istedi.

“Neden herkes özel günümde olduğumu söylüyor değilim işte!”diye cırladım.Eftal gülmemek için dudaklarını bastırdı.”Tamam değilsin cırlama hemen.”deyince burnumu çektim.

Su gelince sudan bir yudum alıp Eftal’e uzatım Eftal şaşkınlıkla kala kaldı”Bir yudum içinmiydi!”diye söylendi.Onu görmezden gelerek ilerledim. Arkamdan koşarak geldi ve bana yetişti. “Dalya dur!”ona cevap vermeden ilerleyip dans edenlerin arasına girdim.Hızla onların arasından geçince izimi kaybettirmiştim. Sarp’la karşılaşınca ikimiz birkaç saniye bakıştık. “Merhba”dedi sarp. Gülümsemeye çalışarak “Merhaba sarp”Sarp gözlerime birkaç saniye bakıp “Ağladın mı sen?”diye sordu başımı iki yana saladım.”Hayır”dedim

“Canın sıkın gibi duruyor dans edelim mi?”Hayır demek istesem de yapamadım. “Olur”dedim.Bir kaç saniye hafif tempoyla konuşmadan dans ettik.”Duyduğuma göre Eftal’e ayrılmışsın” dedi.Bakışlarımı ona çevirdim. “Seninle çıkmayacam Sarp”dedim.Dans etmeyi bırakınca o da durdu. “Eftal olmasaydı olur muyduk peki?”Bakışlarım sertleşti. “Sarp –“sözümü kesti.”Evet veya hayır de Dalya.”Ona baktım. “Hayır!”Daha fazla onunla uğraşmak istemediğim için hızla arkamı dönüp ilerledim.Oğuz ve Asil ikisi aynı anda yolumu kesince başımı iki yana saladım.”Hiç havamda değilim dans etmiyeceğim.”dedim.Asil kolumu tutu. “Dalya seni boğarım bu ne surat sabahtan beri somurtuyorsun sadece !”diye bağırınca kaşlarımı çattım.”Bağırma bana!”diye bende ona bağırınca Oğuz güldü.”Bunun devreleri yanmış.”deyince Oğuz’a yumruk attım.”Uğraşmayın benle!”Eflin yanımıza gelince kocaman gülümsedi.İlk önce bana baktı sonra Asil ve Oğuz’un koluna girdi.”Benim size bir şey göstermem gerekiyor”dedi ve onlarla hızla yanımdan uzaklaşınca kaşlarım çatıldı.

Aniden tüm ışıklar gidince geriye doğru bir adım attım.Kulağıma ilk önce hafif bir müzik sesi hemen ardından bir erkek sesi geldi.”Yüzyılar önce rüyamda bir kadın gördüm.O kadını gördüğüm an aramaya başladım.Bulamadım.Sonra Lanetlendim ve uzun yılarca karanlıkta kaldım.Ses yoktu görüntü yoktu insan delirmeden durmakta zorlanırdı.Ta ki bir bebek ağlama sesi duyana kadar.”Ben karanlıkta kimseyi görmüyordum.Ama bakışlar hissediyordum.Etrafım sular tarafından çevrilmişti ve Eftal’in cümleleriyle sular hareket ediyor ve anlatığı olayı canlandırıyordu.Eftal’i görmüyordum kimseyi görmüyordum sadece Eftal’in sesi ve etrafımı çevrelemiş suyu görüyordum.

“İlk önce o bebeğin sesi sonra aniden o karanlık yerden çıkıp bebeğin yanındaydım.Bebeği gördüğüm an bebek sustu ve hemşirelerin kucağında uyuya kaldı.Hemşireler bana bir şeyler dedi anlamadım sadece bebeğe bakıyordum.Bir kaç saniye sonra tekrar karanlıktı.”Eftal’in sesi bir an kesildi ve sonra tekrar konuşmaya başladı.”Aradan birkaç yıl geçtikten sonra aynı kişinin ağlama sesi geldi bu sefer yüksek değildi sesiz,sesizce ağlıyordu.Onu gördüğüm an bir çok yerinde izler vardı en çok da sırtında”Aniden arkamda hareketlilik hissetim.Hareket etmem fırsat vermeden saçlarım öne atıldı.Uzun saçlarım açık sırtımı kapatıyordu ama artık herkes açılan sırtımı görüyordu.Bir an kendimi çırıl çıplak hissederek elerimi göğsümde birleştirdim omuzlarım çökmüştü sırtımdaki sigara izleri,kemer izleri hepsi açığa çıkmıştı.

Birkaç kişiden hıçkırık sesi duyunca herkesin beni gördüğüne emin olmuştum.

Eftal tekrar konuşmaya başlayınca su yine hareketlenmeye başladı.”Bir süre her gece her ağladığı an yanına geliyordum ve uyuduktan sonra karanlık yere gönderiliyordum o zaman onun kim olduğunu anlamamıştım ama bana yardım etmesini söylüyordum çok zayıf ve korunmaya ihtiyacı olan bir çocuktu.Bir gün yine ağlaması geldi diğerlerinden daha kötüydü yardım istiyordu bu sefer yanına gitmedim, gidemedim bana sadece çığlıklarını dinletiler hayatımda ki en büyük çaresiz anımdı.O olaydan sonra onu asla göremeyeceğimi düşünmüştüm ta ki uyandığım güne kadar gözlerimi açınca onu gördüm ama onda çok farklı şeyler vardı savunmasız değildi artık çok güçlü ve rüyamda gördüğüm kadın olmuştu..”Son cümlesiyle suların içinden iki taç çıktı.Taca ulaşmak için elimi atsamda su geriye çekilip almama izin vermedi.Sonra aniden ahtopot kolu gibi kafamda ki tacı yere fırlatı.Şaşkınlıkla suya bakarken Eftal belirdi.Bana doğru yavaşça adım attıktan sonra bir dizini kırarak dizlerinin üstüne oturdu. “Ben seni tüm kusurlarına aşığım melez kız” Gözlerim gözlerine kenetlenince konuşmaya devam etti.”Dalya evlen benimle benim karım halkımın kraliçesi ol, Ateş perisi.”Şaşkınlıkla ona bakarken bana uzatığı ele baktım.Şuan aklımı değil kalbimi kulanmalıydım ve öyle yaptım.Eftal’in elini tutum.Onun elini tutan eline bakınca gözlerinde şaşkınlık ifadesi belirdi. Dudaklarımı araladım.”Evet “ dedim.Eftal bir hışımla ayağı kalktı ve bana sarıldı sarılışına karşılık verdiğim an ikimizin kafasına da taçlar oturmuştu artık resmi olarak kraliçeydim. Eftal’e sarılırken bir ışık gördüm başımı hafifçe eğdiğim an yutkundum.İkimizin şuan yaydığı enerjiyle karnım şeffaflaşmış ve karnımda ki bebeğin hareketleri görünüyordu tam oluşmamış eleriyle sanki babasına dokunmak istercesine elini uzatmıştı. Eftal başını tam eğip bebeğimizi göreceken bir şey oldu bir patlama sonra elerimiz ayrıldı Eftal’le. Eftal’in sesi dışında iki kişinin daha sesi kulaklarıma geldi. Barkın Ve Kunter’in sesiydi.Açelya’yı hamileyken kaybettikleri için şuan bebeği gördükleri için panik olmuşlardı.

Sırtım sert zemine çarptığı an acıyla çığlık atmıştım. Taçlarımız ise başımızdan düşerek Bize öfkeyle bakan Katrina’nın ayaklarının önüne yuvarlanmıştı.

Bölüm : 24.04.2026 23:06 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...