
Çaresizlik insanı en hızlı bitiren duygulardan biridir.İnsanlar kendisini ne kadar aciz hissetse, hayat zevk alıyormuşçasına insanı bir kez daha çaresiz bırakıyordu.
Ellerim ve ayaklarımı hareket ettiremiyordum ve çaresizce kıpırdanmak dışında hiçbir şey yapamıyordum , güçlerimi kulanamıyordum.
Bıçağı elinde bir kez döndürdü ve dizlerinin üstüne çömeldi. Bıçağı karnıma yaklaştırdı. Elimden gelen son güçle bir kez daha çırpındım ama işe yaramadı kurtulamadım. Gözyaşlarım yanağımdan süzülürken karnımdaki acıyı hissetmeye çalıştım. Acı hissedemeyince ne zaman kapatığımı bilmediğim gözlerimi açtım. Kolarımı ve bacaklarımda ki ağırlık kalkınca kaşlarımı çattım. Adamların üçü sarmaşıklarla kaplanmış şekilde kurtulmaya çalışıyordular. Bir el üzerimde hissedince ona baktım. Arel endişeli gözleri bana bakıyordu. “Arel…”diye mırıldandım. “İyi misin Dalya?”Bakışlarım hemen karnıma yöneltim. Karnımda hiçbir şey görmeyince derin bir nefes verdim.
Annemle babama baktığım sıra üstümüzden bir gölge düştü ve annemle babamı esir tutan adamların hepsinin kanları bir anda çekildi ve yere düştüler. Eftal insan bedenine bürünüp endişeyle yanıma geldi ve hızla yere çökerek beni kendine çekti. “Senin Armin’le kalman gerekiyordu o aptal inadın olmasa ve onunla kalsaydın eğer bu kadar korkmama gerek kalmazdı!”diye homurdandı. Bakışlarını Arel’e çevirdi. “Teşekürler kardeşim canımı kurtardığın için bir can borcum olsun.”dedi. Arel gülümsedi. “Ne canı kardeşim sen karına sahip çıkda günün sonunda sana söylemesi gerektiği şeyi söylesin.”diyerek hamile olduğumu iğnelemişti. Eftal’in bakışları beni buldu. “O mesele her neyse sadece ben bilmiyorum anladığıma göre.”Tatlı olduğumu düşünerek gülümsedim. “Kocam sen çok kafana takma ya çok önemli bir şey değil ya”deyince Arel’in kıkırtısını duydum. Arel’e tersçe bakıp tekrar Eftal’e döndüm. Eftal düşünceli bir şekilde bana bakıyordu. “Ben hiç hoşlanmadım sakladığın şeyden ama sonraya bırakıyorum sonra istediğin kadar kaç ama o sırı bana söyleyeceksin yoksa herkesi bir güzel döver ağızlarından alırım.”deyince gözlerim irileşti. Gerçektende yapacağına emindim. “Sen çok şiddet yanlısı birisin bu çok yanlış, hem Kunter’i ne hale getirmişsin!”diye ona sistem edince omuz silkti. “Birdaha benim sevdiğim kadını saklarken iki kez düşünsün diye birazcık hırpaladım.”deyince göz devirdim.
Onu iterek ayağı kalktım. O da ayağı kalkınca sırıttı. “Ne oldu Ateş perisi sizin bu abi kardeş ilişkiniz ne zamandan beri oluştu ben anlamadım.”dedi. Gözlerimi bir kez daha devirdim. “Abiliği batsın o buz adamın !”deyince güldü.
Babam ve annemin bizi izlediğini fark edince onlara döndüm. Annem farkında olmadan babamın çok yakınındaydı. Babam da aynı şekilde gülümseyerek ben ve Eftal’i izliyordu. Eftal baktığım yere bakınca ciddileşti. “Kızım sen ne zamandanan beri evlisin?”diye sordu annem. Bana kızım demesiyle kalbim yerimden oynadı sanki istemsice gülümsedim. “Kızım diyebiliyormuşsun ha?”diye mırıldandım.Annem dediğimi anlamamıştı bu yüzden kaşları çatık bir babama bir bana bir de Eftal’e bakıyordu.”Kutay kızımızın evlendiğini bana söylemeyi düşünmedin mi!”dedi kızgınlıkla. Babam onunla konuşmasıyla şaşkınlıkla ona döndü. “Benimle konuşmayan bir kadına ne demem gerekiyor İnci? Eğer kızını çok merak ediyorsan arayıp sorsaydın.”dedi. Babamın sözleri annemi derinden yaraladığını hissetmiştim ama haklıydı babam.
“Tam olarak evlenmedim eğer sağ kalırsak günün sonunda onuda düşünürüz.”deyince Eftal kaşlarını çattı. “Daha neyi düşüneceksin Dalya?”diye sorunca kıkırdadım. “Eftal aptallaşma düğün tarihimizi düşünürüz demek istedim.”deyince derin bir nefes alıp verdi.”Sen merak etme ben hazırladım bile davetiyeler bile hazır hatta sana özel yaptırdığım gelinliğe bayılacağına eminim.”deyince şaşkınlıkla ona döndüm. “Ne! Sen delirmişsin su kralı.”dedim. Eftal gülümseyerek. “Beni delirtiniz su kraliçesi.”deyince gülümsemeden edemedim. Ben su kraliçesi olmuştum…
“Eftal ikinci aşamaya geçiyormuyuz?”diye sordu Arel.
“Eftal birkaç saniye yüzüme baktıktan sonra “Evet”dedi isteksizce. Şimdi cadıların yanına gidecektik ve Eftal onları görmekten nefret ediyordu.
Arel hızla Ejderhaya dönüşüp yanımızdan ayrılırken Eftal bana sarıldı. “Ne olursa olsun hayata kal Dalya.”Ona güvence vermek istercesine gülümsedim. “Ölmek gibi bir düşüncem yok su kralı.”dedim. Eftal son kez gözlerimin içine baktı ve elime öpücük kondurup o da uzaklaştı.
Arkamı dönüp babama baktım. “Annemi güvenli bir yere götür baba.”dedim. Babama sıkıca sarılıp onu öptüm aynı şekilde o da bana karşılık verdi. Babamdan ayrılınca durgun gözlerle bize bakan anneme baktım. Arkamı dönüp bir adım atmıştım ki annem bana seslendi. “Dalya kızım özür dilerim.”yerimde durdum birkaç saniye ama dönmedim. Hızla adımlarımı ilerletim ve uzaklaştım. Gölge’yi üstümde hissedince durdum. Gölge’de hızla yere indi. Onun üstüne biner binmez havalandı.
“Umarım yokluğumda başını derde sokmamışsındır bazı engelleri atlatmam uzun sürdü.”dedi Gölge.”Yok hiçbir sorun olmadı.”dedim. Ona söyleyip onu üzmek istememiştim bu yüzden yalan söylemiştim.
Teyzemi kaybettiğim o uçurumun oraya gelmiştik.Cadıları gördüğüm an Eftal,Ahu,Arel,Eflin,Oğuz ve Asil’de daha yeni yere indiler. En son inen de bendim.En solda Asil hemen yanında Ahu onun yanında Eftal ,Eftal’in yanında Arel onun yanında Oğuz ve Eflin yerleşmişti. Eftal ve Ahu’nun ortasına geçecektim ki Eftal engel oldu. Kolumdan tutarak beni arkasına çekti.
Zelda’nın bakışları beni bulmuştu ama Eftal bakışmamızı keserek önüme daha çok kapatmıştı.”Eftal sevgilini bizden mi saklıyorsun?”dedi Zelda hafif alaylı bir sesle “Sizin gibi vicdansız kişilerin gözlerinden koruyorum.”dedi Eftal sakince. Hilda kıkırdayarak. “Acaba senden sakladığı şeyleri öğrenince de böyle korurmusun?”dedi. Hafif bir şaşkınlığa uğrasam da sürekli bizleri takip etirdiği birileri oldğu için şaşırmamam gerkiyordu.
Eftal’in bana bakmasını hatta hayal kırıklığıyla bana kızmasını bekledim ama yapmadı. “Onun sakladıkları her neyse öğrensem bile aynı şekilde korurum.”dedi.
“O zaman neden söylemiyorsun Dalya emin ol Eftal çok mutlu olacaktır.”deyince gülümsedim. “Emin ol Katrina gerçekten sevinecek.”dediğim an kısa bir sesizlik oldu.
“O halde ben söyleyeyim çok sevineceği haberi annesi ona versin.”dediği an Eftal’i itirerek önüne geçip öfkeyle baktım. “Fazla zorluyorsun katrina !”deyince Katrina gülümsedi. “Biliyordum Eftal’i senden daha iyi tanıyorum Eftal asla kabullenmeyeceğini biliyordum.”deyince bende kalan son sabır taşmıştı ve öfkeyle Katrina’ya ateş gücümle saldırınca Ateş gücümün uçurumdan aşağı düşmesine izin verdi. Aynı anda anlamadığım kelimler kulanınca Eftal’ baktım çatık kaşlarla onlara bakıyordu.
Aniden Uçurumun dibinde yosundan oluşan bir el görünce geriye adım attım. “Bu iğrenç şey de ne?”diye sordu Oğuz “Bu canavarın gerçek olduğuna inanmıyorum!”diyen kişi de Ahu’ydu.Bir andan canavarın yosun kaplı tüm bedeni karşımızda dikilince ona baktım gözlerini açtığı an kırmızı gözleri ilk bende durdu.”Melez kızın laneti de bu canavar.”diyen Arel’di.”Dalya bu canavarın tek hedefi seni öldürmek dikkat et!”dedi Asil.
Anlamayarak Eftal’e bakınca Eftal yutkunarak bana baktı. “Kehanete göre bir canavar var ve melezin hayatını bitirecek olan tek canavar tüm gücünü ilk önce çekecek daha sonra yavaşça onu öldüreceği söyleniyordu ama bu canavarı kimse hiç görmemişti ki, bizde ilk kez gördük.”deyince kaşlarımı çattım. “İyide bu canavar niye şimdi çıktı ki !”diye bağırdım. “Onu gücünle uyandırdın çünkü az önce gücünün gitiği yer onun uyuduğu yer olmalı.”dedi gözleri bir kaçış yeri ararken.
“Nasıl durduracaz onu.”dedim.
“Melezin kulandığı iki elementi aynı anda kulanarak ve kalan iki elementle destekleyerek tekrar uyuya kalacağı söyleniyor.”dedi.”Ben ikisini nasıl aynı anda kulanayım!”dedim bağırarak.
“Dalya dikkat et!”diyerek benle beraber kendisini ileriye itekledi. Canavarın eli az önce durduğum yere çarpınca yutkundum.Tekrar elini havalandırdı ve bana doğru hareket etirince hızla geriye doğru kaçtım. Cadıların eğlenerek beni izlediğini görünce öfkeyle canavara baktım. “Seni yere sermek ne kadarda zor olabilir ki?”dedim ve hızla koşarak canavara ard arda ateşle saldırdım. Benim saldırmamala hepsi canavara saldırdı ama canavar çok bir zarar verememiştik. Canavar sanki sineği kovalarcasına elerini salarken eli sertçe Asil’e çarptı. Asil geriye doğru düşerken acıyla bağırdı.”Burnum kırıldığına eminim!”diye inledi. Ahu hızla onun yanına gidip onu kaldırınca burnundan akan kanı gördüm. Ona yardım etmek istesemde yanına gidemiyordum.
Gözüm İleride koşarak gelen Ay’ı ve Aslan’a kayınca kala kaldım. Ay beni gördüğü an durdu hemen ardından gelenleri görmemle olduğum yerde kala kaldım. Alkan bir kolunu tutarak arkasında koşan kızıyla yanımıza geldi orada bıraktığımız çoğu kişi geliyordu. Kunter’i görünce öfkeli gözleri Katrina’ya bakıyordu.
“Kralım biz denedik ama çok kalabalıkla onları tutamadık.”dedi Çelik Arkasında yüzü bir çok çizikle kaplanmış Aydilge vardı ve canı yanmasına rağmen ses çıkarmıyordu. Aydilge deniz kızı olduğu için su gücü yoktu ama çok iyi yakın dövüşçüydü.
Eflin abisi Ateşi görünce koşarak ona sarıldı. Elerinden kanlar akıyor ve kaşı ile dudağı patlamıştı. “Abi!”diye Ateşe sımsıkı sarılınca Ateş gülümsedi. “Abim iyi misin sen?”dedi. Onlara odaklandığım için üstüme gelen eli geç fark etmiştim Hızla kendimi sola attım yere sürtmemle ellim soyulmuştu. Hafifçe inlesemde hızla ayağı kalmıştım tekrar bana saldırdığı için kaçtım.
“Çok yaralı var mı?”diye sorduğunu duydum Eftal’in “Hepimiz yaralıyız Eftal ve üstüne kaybımız çok!”diye Alkan’ın sinirli sesi geldi.
Kunter ve Barkın daha fazla dayanamayacağım için yosun canavarı kısa bir süreliğine engelemeye başlaydı. Derin nefesler alırken gözüm ard arda gelen oklara kaydı. Bu okların hepsi ölümsüzleri öldüren oklardı.
Bir oku arkamda hissetmemle döneceğim sıra bir şey oldu bir beden düştü yere hemen ardından bir kadın çığlığı “Çelik!”Başka ses gelmedi. Ne olduğunu görmek için arkamı dönmek istediğim an Eftal’in sesi geldi. “Arkana bakma Dalya!”Dinlemedim. Arkamı dönünce beni korumak için sırtından okla vurulan Çelik’i gördüm. Hemen yanında ise sevdiği adamın yanına giderken okla vurulan Aydilge vardı. Parmak uçları birbirine deyiyordu el ele bile tutuşamamıştılar.
Çelik ve Aydilge zorluklarla önlerinde ki engeleri aşmış ve baraber olmuştular ama bazen bazı engeler aşılmazdı,ölümde bunlardan bir tanesiydi. Çelik’le çok sorun yaşasamda aynı kaderi yaşamıştık bir süre ve Aydilge ise beni tanımamasına rağmen, üstüne sevdiği adamın bir zamanlar nişanlısı olmamı umursamdan kurtarmıştı beni.
Ellerim titrerken dizlerimin üstüne çöküp Çelik’i sarstım. “Çelik…Çelik kalk ayağı… Çelik!”Gözlerimden yaşlar akarken “Çelik affetim seni. Kalk Çelik ,Kalk ayağı!”Hıçkırarak ağlarken Kulağıma başka bir bağırma sesi geldi. “Oğuz, Oğuz bana bak!”Eflin’in bağırmasıyla bulanık gören gözlerimle onlara baktım.Oğuz bir çok yerinden okla vurulmuştu. Koca bedeni yere düşmüşve Eflin ağlayarak Oğuz’u uyandırmaya çalışıyordu. Oklar Oğuz’u hızla zehirleyip öldürmezdi ölümsüzolmadığı için ama Oğuz kan kaybından ölebilirdi.
Kunter ikisini gelen adamlardan korumaya çalışıyordu diğer yandan Alkan hem kızını hem de kendisini zorlukla korumaya çalışıyordu ama bir eli sakatlandığı için canı çok acıyordu. Ateş bir tarafta kenara sıkıştırılmış şekilde dört adamla beraber dövüşmeye çalışıyordu. Diğer kalanlarıda onlardan Farksız değildi.
“Dalya!”Eftal’in bağırmasıyla arkamı döndüm gördüğüm şeyle ise en çaresiz anlarımdan birindeydim. Bana gelen eli fark etmediğim için Eftal önüme atlamıştı. Eftal’i elinin içine hapsedince ne yapmam gerektiğini bilemiyordum artık.
Ağlamam kesilmişti ve sadece etrafa bakabiliyordum ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Etrafımda bir çok insanın bağrışları geliyordu ve ben ortalarında durmuş zamanın durmasını diliyordum. Ellim karnıma gitti. “Özür dillerim anneciğim her şeyi daha da batırdım sadece sana güzel bir Dünya bırakmak istiyordum…”Derin bir nefes alıp verdim. Bir elimde ateşi hissedip diğer elimde suyu hissedince cadılara baktım. “Belki birazdan öleceğim ama en azından çabalayıp öleceğim!”dedim. İki gücü aynı anda kulanarak cadılara ateş ettim hemen ardından bir çok yıldırımı yere ateş ettim.
Eftal’i canavarın elinden kurtarmak için hiç yapmadığım bir şeyi denedim ve aynı Armin gibi Ateşten basamaklar oluşturarak canavarın eline ulaştım ve ateşle suyu birleştirerek eline doğru ateş ettim. Canavar acıyla elini açtığı sıra Eftal suya doğru düştü. Ateşten yaptığım basamaklarda yoğun güç kulanmımından dolayı kaybolunca bende suya doğru düştüm tekrar aynı çukurmdan aşağı düşüyorduk bir farkla bu sefer Eftal’i su kabul ediyordu.
Suya batığım an güçlü bir el tarafından suda çekildim. Eftal ikimizi dalganın üstünde tutunca bana gülümseyerek bakıyordu. “Kurtarma sırası bendeydi değil mi?”dedi gülerek. Eftal elimi sımsıkı tutarken derin bir nefes verdim. Hiç düşünmedim çünkü düşünürsem yapmazdım. “Eftal baba oluyorsun.”dedim Dalga bizi yukarıya çıkartırken Eftal dediklerimi algılayamamış olacak ki bana baktı. “Anlamadım kim baba oluyor?”dedi. Gülümsedim. Elini tutum ve karnıma koydum. “Sana daha önce söylemem gerektiğini biliyordum Eftal bu konuda üzgünüm ama hamile olduğumu daha fazla senden saklayamam.”deyince dalga durdu. Eftal’in bakışları ifadesizleşti. Bir anda ayağımın altında olan dalga kabolunca tekrar düşüyorduk ki Eftal kontrolü tekrar ele aldı. “Dalya sen hamilesin doğru mu anladım?”dedi sorarcasına. Başımla onayladım. “Karnımda ikimize ait birbebek var.”dedim. Eftal gülümsedi. Gülümsemesi ile derin bir nefes verdim. Eftal bana sıkıca sarıldı ama daha sonra hemen ayrıdı. “Kahretsin senin bu savaşta ne işin var Armin’in yanında olmalıydın!”dedi.Gülümsedim sanki üstümden koca bir yük kalkmış gibiydi.
“Bunu daha sonra tartışırız.”dedim Eftal bir anda hızla dalgalayı kaldırdı ve tekrar yere indiğimiz an “Baba oluyorum!diye sevinçle bağırmaya başladı. Sadece bir an herkes durdu ve Eftal’in tepkisine şaşkınlıkla baktı. Eftal heycanla bana tekrar sıkı sarılınca “Kız mı erkek mi?”dedi heycanla Gülümsememi durdurarak. “Daha beli değil.”dedim. Eftal aniden cadılara döndü. “Hayatınızda bana yaptığınız en büyük iyilik bu kızı karşıma çıkartmak oldu teşekkür ediyorum.”deyince cadılar homurdandı.
Bu sıra canavar tekrar bana doğru hereket edince Eftal öyle bir hızda saldrıdı ki canavar farkına bile varmadan dengesini kaybedip suya düştü. Gözleri hızla etrafı aradı ve bana döndü. Üçüncü aşama yani dört cadıyıda peşimize takacaktık bu yüzden kalan adamlarımıza baktı. “Arel, Ahu şimdi!”deyince Eftal o kadar hızlı kimlerin beraber olacağını göstermişti ki işareti bilmeyen kimse anlamazdı.
Beni Kunter ve Sarp’la beraber yapmıştı. Normalde Çelikti ama Çelik’i kaybettiğimiz için Sarp’ı eklemişti. Ben önde Sarp ve Kunter bir adım geride koşarken Zelda’nın peşimizden gelmesini umduk.
İstediğimiz alana gelince Kunter ve Sarp saklandı ben ise ortaya çöküp oturdum.
İLAHİBAKIŞ AÇISI;
Ahu onunla beraber gelen Aslan ve Asil’e beraber istedikleri bölgeye gitiler. Ahu annesi olan Hilda’yı beklerken gelen Kardelya’yı görmesiyle şaşkınlığa uğradı. Cadılar planı bozmuştu. “Ne oldu Ahu planınız mı bozuldu?”diye sorudu yalandan bir hüznle. Ahu hızla toplayarak hızlı bir saldırıyla havayı ters yöne çevirerek dengesini ve nefes alış verişini yavaşlattı. Aslan arkasından üstüne doğru saldırarak onu yere düşürtü pençeleriyle iyice onu yere bastırırken Kardelya’nın büyülerini kulanmasını engeledi. Asil hızla onu bir hortumun içine alıp tamamen hareket etmesini ve büyüleri söylemesine engelerken Aslan onu bıraktı ve Ahu nefretle cadıları öldürecek yani ölümsüzleri öldürecek olan oku çıkardı. “Arel’in elinden ölmeliydin ama maalesef ki benim elimden ölüyorsun”dedi. Ahu hiç düşünmeden Kardelya’nın en çok önemsediği olan kendisi tüm planları kuran kafasına geçirdi oku.
Kardelya’nın bedeni yere düşerken o güzel yüzü çok çirkin bir hale gelmişti onların yaşadığı yıların hadi hesabı yoktu ve kötülükleri sebebiyle gökyüzü onları ölürken gerçek yüzlerini göstertiyordu.
Ahu tiksinerek ona baktı. “Fazla zeki sanıyordu kendisini”dedi Asil’e dönerek.
Aynı anda ise Arel ,Alkan ve Barlas’la beraber Kardelya’nın gelmesini bekliyordular ama gelen Zelda olunca Arel bir küfür savurdu. Zelda onları daha fark etmeden Alkan çok hızlı bir şekilde onu saçından tutarak yere fırlatı. “Senin yüzünden!”diye bağırarak Zelda’ya saldırdı. Çünkü onların vampir olma sebebi Zelda’ydı. Alkan açlıktan ölmek üzereyken ona bilmediği bir şey içirmişti ve o günden sonra yer yüzünde ki ilk vampir o olmuştu içtiği her neyse DNA’sını bozmuş ve onu kana muhtaç bir vampire çevirmişti.
Alkan’ın hızına yetişemediği için Zelda ne büyü kulanabiliyor ne de bir şey yapabiliyordu. Arel fırsatan yaralanarak oku Barlas’a uzattı. Barlas en iyi ok kulanan muhafızlardandı. Oku yaya taktı ve yayı çekti. Alkan Zelda’yı yerden yere sürüklerken hedefi tuturdu ve oku bıraktı. Ok Zelda’nın karnına isabet ettiği an yaşlı buruşuk çirkin bedeni ortaya çıktı. Alkan iğrenerek ona baktı ve elerini üstünden çekti.
Bu sırada Eftal Bir yanında Eflin diğer yanında Barkın’la beraber Katrina’yı bekliyordu. Barkın Katrina’yı öldürmek için heycanlanıyorken aniden Hilda’yı görmesiyle öfkelendi. Barkın hızla Hilda’nın bacakalrını dondurarak hareket etmesini engeledi. Hilda hızla büyüler okumaya başlayınca Eflin sudan oluşturuduğu kolarla onu iti ayakları buza bağlı olduğu için hızla yere düşerken Eftal hızlı bir hareketle bedeninde ki tüm suyu kendisine doğru çekti. Barkın oku aldı ve öfkeyle bedeninin bir çok yerine saplayıp çıkardı. Hilda’nın bedeni kendi halini yani yaşlı haline dönsede Barkın durmadı hala saplayıp çıkarmaya devam etti. “Ruhlarınız öteki Dünyada da rahat olmasın, her gün acı çekerler umarım!”dedi.
Dalya yerde oturmuş Zelda’yı beklerken Katrina’yı görmesiyle kaşları çatıldı. Ayağı kalkıp hızla onu ateşten bir çembere aldı. Katrina büyüler okurken Kunter hızla Onu buzda hapsseti. Dalya ateşi söndürürken Sarp oku çıkardı ve yaya geçirdi. Hedefe odaklanırken Dalya buzu söndürmek için hazırlandı. Sarp ona söndürmesini söyleyecekti ki buz kırıldı ve güçlerini almak için kulanılan büyüyü okumaya başladı. Dalya’nın kolunu sertçe tutarak büyüyü söylerken Kunter ve Sarp aynı anda saldırdı. Kunter onu kurtararak “Dalya kaç!”dedi Dalya hiç beklemeden kaçarken ağaçların arasında koşarken yardım arıyordu. Bir yandan da karnına giren sancılar yüzünden koşmakta zorlanıyordu.
Dalya uçurumun olduğu yere gelince oraya daha yeni gelen Eftal’i gördü hızla ona doğru koştu. Eftal ters giden bir şeylerin olduğunu anlamıştı. Eftal ,Dalya’ya sarılırken Dalya nefes nefese “Katrina… o saldırdı bize ve Kunter… Sarp orda kaldı.”dediğim an yüzü sertleşti.
Eftal o tarafa gitmek için hareket yaptığı an Kunter ve Sarp’ı gördü. İkisi koşarak buraya geliyordu. Arkalarında sırıtarak gelen Katrina’yı görünce Eftal yüzü sertleşti ve hızla öne doğru ilerledi.Ama denize düşürdüğü canavarda hareket edince durdu. “Barkın Katrina’yı oyalayın!”Eftal hızla bana baktı. “Şu canavarı tekrar uykuya daldırmalısın, iki gücü beraber kulanmalısın Dalya.”dedi. Dalya Karnında ki sancılar yüzünden ayakta durmakta bile zorlanıyordu ama başka çaresi yoktu.
Dalya başıyla onayladığı an Eftal “Sarp Dalya’ya ateş gücünde yardım etmelisin!”dediği an Sarp tersçe Eftal’e baktı. “Güçlerimi aldı Katrina! Dalya’nın güçlerini almasın diye kendimkilerden vazgeçtim, büyüyü benim üstümde tamamladı.”dediği an Dalya üzülerek ona bakmıştı. Kendisi yüzünden başka birine daha zarar gelmesi onu derinden sarsmıştı.
Eftal tekrar Dalya’ya döndü. Dalya derin bir nefes vererek su ve ateşi aynı anda hissetmeye çalıştı. Bir elinde ateş diğer elinde su oluşunca ikisini aynı anda canavara ilerleti bu sıra Ahu hava gücüyle hızla saldırırken Arel’de toprakla saldırıyordu. Eftal su gücüne destek olmak için suyla saldırırken aniden biri ateş gücüyle yardıma geldi. Dalya sağa baktığında Armin’i gördü. “Tam zamanında gelmişim”deyince Dalya gülümsedi. Canavar yere suya düşerken uykuya dalmıştı bir daha hiç uyanmamak üzere.
Eftal Armin’e tersçe baktı. “Sen ve Dalya neden rahat durmuyorsunuz ,hiç karnınızdakiler düşünmüyorsunuz!”diye azarlayınca Armin şaşırdı. Eftal’in bebeği kabullenmesini fark edince ise gülümsedi. “Kanımda yok.”deyince Eftal gülümsedi.
“Son bir kere kızıl cadı.”deyince Armin gülümsedi. Eftal ve Armin aynı anda Ejderhaya büründü ve hızla Katrina’nın etrafını sardılar.
Dalya yoğun güç kulandığı için yerinden kımıldayamayarak onlara bakıyordu. Karnında ki sancı artıkça kendisini zor tutuyordu.
Eftal ve Armin aynı anda insan bedenine bürünüp Katrina’ya güçleriyle saldırınca Katrina dayanamayarak yere dizlerinin üstüne çöktü. “Hayır kaybedemem!”diye Katrina bağırdı. Tam bu sırada Kunter oku aldı ve ona doğru ilerledi. Arel hızla sarmaşıklarla onu yere sabitlerken Ahu büyü kulanmasın diye nefesni kesiyordu. Kunter duygusuz bir yüz ifadesiyle oku havaya kaldırdı ve Açelya’nın son ölmesi için Katrina’nın yaptığı gibi kalbine sertçe oku indirdi. “Açelya’m huzur içinde uyu artık intikamını aldım.”dedi Kunter soğuk bir sesle.
Herkes derin bir nefes verirken cadıların son adamı olan ağaçta kimsenin görmeyceği kör bir noktada oku hazırlamıştı ve Dalya okun ucundaydı. Dalya gözleri kapanmak üzere bir şekilde etrafa bakarken oku yaydan bıraktı. Dalya fark etmedi ama Sarp onu izlediği için oku görmüştü. Belki de son kez sevdiği kadın için bir şey yapmak istemişti ve hızla onun önüne atlayarak oku o yemişti Sarp ölümsüz değildi bu yüzden ok işe yaramazdı ama ok tam kalbine isabet etmişti. Sarp’ın bedeni yere serilirken Dalya ise artık dayanamarak gözlerini kapatmış ve bedeni yere düşmüştü.
Eftal Dalya’nın bedenini yere düştüğünü görmesiyle hızla ona doğru koştu ve onu kucağına aldı. Eftal eline gelen ıslaklıklık kala kaldı. Kanıyordu.
“Dalya… güzelim karnından dolayı değil değil mi bu kan…”EFtal cevap bekledi ama Dalya’dan ses çıkmadı.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |