98. Bölüm

70.Vedalar ve Kalanlar

Biryazarımm
biryazarimm


Oy sınırı:50*

Çok geç oldu ama bölümü ancak bitirebildim.Ama yine de bittiiii

Hiç uzatmıyorum direk bölüme geçiyoruz.

Oy vermeyi ve bol bol yorum yapmayı unutmayın yarın ki bölümde görüşmek üzereeeee

********

Babam odadan çıkınca yalnız kalmıştık.Kimse konuşmuyor herkes birbirine bakıyordu.Aren denen teğmen ise hala ayakta dikiliyordu.Söze giren ilk kişi Araz oldu.

”Kenan abi sen bir anlatsana nereden çıktı bu tayin işi ?”

”Komutanım şimdi şöyle ki bizim tüm akrabalar İstanbul’da.Hanımın ailesi de orada.Bazı sağlık sorunlarından dolayı Baharın oraya gitmesi lazım.Ama benim onu tek göndermeye gönlüm el vermez.İzin istesem bile aylarca orada duramazdım.Bu yüzden albayımla böyle bir karar aldık.”dedi Kenan abi.

”Ama abi bundan da son dakika haberimiz oluyor.”diye yakındı Kaan.Bence yakınmakta haklıydı.

”Aceleye geldi biraz.Hemen üzülmeyin oğlum geri geleceğiz herhalde.”diye ortamı neşelendirmeye çalıştı ama nafileydi.Bakışlarım tekrar Arene kaydı.Gözleri herkesin üzerinde geziniyordu ama hiçbir ifade yoktu.Sadece bakıyordu.

”Akşam hepinizi eve bekliyorum.Şöyle güzel bir veda yemeği yiyelim.”

”Geliriz abi.”diye cevapladı araz onu.Onunda bakışları sürekli teğmene kayıp duruyordu.

”Komutanım izninizle ben çıkayım.Bir kaç iş daha var halletsem iyi olacak.”dedikten sonra aramızdan ayrıldı Kenan abi.

Şimdi onun oturduğu yer boştu.Fakat Arenin oraya oturmasıyla boşluk kapanmıştı.Bunu beklemediğim için kaşlarım havalandı.Hoşlanmamıştım bu durumdan.

”Evet teğmenim,sizi dinliyoruz.Bize kendinizi tanıtır mısınız ?”diye komutan rolüne büründü araz.Hepimiz gözlerimizi adama diktik.

”Adım Aren Kara BORHAN.Görevde Kara derler.28 yaşındayım ve şu ana kadar hep gizli görevler adı altında çalıştım.”

”İlk saha deneyimin olacak o zaman ?”diye teyit etmek istedi Araz.

”Kısmen öyle olacak.Bu kadardı.”Bize söylediği şeyler ismi yaşı ve göreviydi.Başka hiçbir detay vermemişti ya da vermek istememişti.Araz daha fazla kurcalamadı.Masaya yaklaşıp elini Arene uzattı.

”O zaman aramıza hoş geldin Kara.Umarım bize alışabilirsin.”Aren de arazın elini sıktığında ikisi birbirine pek de yumuşak olmayan bakışlarla baktılar.

”Alışmak gibi bir derdim yok.Olursa olur olmazsa kurcalamam.Hoş buldum.”

İkisi bir süre birbirlerine baktılar.Ortamda ki gerilim hissedilmeyecek gibi değildi.Araya Yiğithan girdi.

”Tamam o zaman sen bize numaranı ver.Gruba falan ekleriz seni.Hem tanışmak maksadıyla bir şeyler yaparız belki.”Sonunda birbirlerinin ellerini bıraktıklarında araza baktım.Ama o bana bakmıyordu.Aren Yiğithanla ilgilenirken arazın koluna dokundum.Sonunda bakışları bana dönmüştü.

“İyi misin ?”diye fısıldadım sessizce.Gözlerini açıp kapatarak iyi olduğunu anlatmaya çalıştı.Pek emin olamamıştım ama neyse.

Aren yiğithanla işini bitirdikten sonra sessizce oturmaya devam etti.Bu sessizlik iyi mi yoksa kötü mü henüz çözebilmiş değildim.

”Benim şimdi işlerim var,Aren sende müsait olduğun an odama geliyorsun öğrenmem gereken bir kaç bilgi daha var.Herkes işinin başına geçebilir.”dedi Araz.Herkes tek tek odadan ayrılırken araz ve ben kalmıştık.

”Hadi güzelim sende.”dediğinde bende çıktım odadan.Oda hemen arkamdan geliyordu zaten.Arene ne soracağını çok merak ediyordum ama sorgulayacak değildim.O bu timin komutanıydı ve bizim hakkımızda bilmesi gereken şeyler vardı.

”Yüzbaşım o zaman bende işimin başına geçiyorum.Özlersen ararsın.”dedim göz kırparak.

”Özlersem odama gel.Hasret gideririz.”

”Yaptığınız bu teklif çok uygunsuzca komutanım.Benim evlilik yoluna girmiş bir kadın olduğumu unutmayın.”

”Bir iki kaçamaktan bir şey olmaz.”Kaşlarımı çatarak elimi belime yerleştirdim.

”Ne demek bir şey olmaz ?Şimdi bir kadın gelip sana benim dediklerimi dese bir şey olmaz mı diyeceksin ?”

”Bebeğim onunla bu ne alaka şimdi ?Sen benim sevdiğimsin,sana dediğimi niye başkasına diyeyim ?”

”Gözüm üzerinde Yüzbaşı.Tek bir hatanda sıkarım kafana.”

”Kabulümdür üsteğmenim.”Onunla vedalaşıp kendi işimin başına döndüm.Zaman artık hızlı ilerliyordu,günler akıp gidiyordu.Araz bana evlenme teklifi edeli bir ayı geçmişti.

Akşama doğru işim bitince arazı aradım.Onun işleri bazen daha fazla sürebiliyordu bende ona göre eve gidiyordum.Ama araz aramamı açmamıştı.Son çareyi odasına gitmekte bulduğum için oraya yöneldim.Zaten akşama Kenan abilere yemeğe gidecektik ve bu saatte çıkmamız daha rahat olurdu.

Odanın kapısını çalmak için elimi uzatmıştım ki araz benden önce davranarak kapıyı açmıştı.Üzerine ceketini giymiş çıkmak için hazırlanmıştı.

“Bende senin yanına geliyordum.Çıkalım mı ?”Kafamı salladığımda elimi tuttu ve beraber ilerlemeye başladık.

”Neden telefonunu açmadın ?”diye sordum merakla.

”Aren odamdaydı onunla konuşuyordum.Açamadım o yüzden.”

”Ne konuştunuz ki ?”

”Komutanı olarak bilmem gereken bir kaç detay diyelim.”

”Sence nasıl birisi ?”diye sordum birden.Onunda düşüncelerini merak ediyordum.

”Henüz bir yorum yapmak için çok erken.Daha tanımıyorum bile.Ama sıcakkanlı bir insan değil.”

”Ürkütücü bakıyor.”Bunu dediğimde adımlarını durdurup bana baktı.

”Sana mı bakıyor ?”Gözlerim büyüdü.

”Ay hayır tabiki canım.Genel olarak herkese ve her şeye öyle bakıyor diye gözlemledim.”diye açıkladım kendimi.Askeriyenin dışına çıkıp arabaya doğru ilerlemeye başladık.Arabayla aramızda az bir mesafe vardı ki birden önümüzde bir motor durdu.Araz refleks olarak beni geri çekerken bende onun koluna tutundum.

Motoru süren kişi kaskının önünde ki paravanı açtığında göz göze geldik.Arendi bu adam.Bana değilde araza bakıyordu.

”İyi akşamlar komutanım.”dedi sert sesi.Arazda aynı sertlikle karşılık verdi.

”Sanada iyi akşamlar Kara.Ama şu motorunu dikkatli kullan.Yalnış yerlerde durmasın.”diye küçük bir uyarıda bulundu.Aren başını eğmekle yetindi.

”Emredersiniz komutanım.”dedikten sonra gaza basıp bizden uzaklaştı.Bizde arazla arabaya bindik.O gergin bir şekilde arabayı sürerken ben onun vitesteki elinin üzerine elimi koydum.Bana baktığında ona bir öpücük yolladım.Kısa bir süre yoldan bakışlarını çekse de hemen toparlanıp geriden yola odaklandı.

”Önce eve geçelim üzerimizi falan değiştiririz.Sonra hazır olunca haber ver beraber çıkalım olur mu güzelim ?”

”Olur,”dedim mutlulukla.”Ama abimi de çağırmış olabilirler.O yüzden bugün yan koltuk prensesi olamayabilirim.”

”Olsun,sonuçta o koltuk her daim sana ait değil mi ?”Sırıta sırıta yolu izlemeye koyuldum.Bir adamın sizi böylesine sevmesi çok güzeldi.

Sizi dünyanın merkezine koyup üzmemek için elinden geleni yapıyordu,size bir mücevher gibi davranıyordu.Karşılığında bir şey beklemiyordu bile.Böyle adamları,kadınları kaybetmemek lazımdı.Karşılıksız çabalayan bir insan kolay bulunur muydu ki ?

Ben bulmuştum birisini.

Eve vardığımızda yine beraber girdik binaya.O kendi dairesine geçtiğinde bende kendi evime geçtim.Abim henüz gelmemişti.Yemeğe gitmemize de neredeyse 2 saat vardı.Biraz acıkmıştım ama dayanılmayacak gibi değildi.Dolabımın karşısına geçip kıyafetlerime baktım.Ne giyseydim acaba ?

Çok abartıya hiç gerek yoktu.Ama çok basit de giyinmek istemiyordum.Aklıma gelen fikirle telefonumu açtım ve kızlarla olan grubu görüntülü aradım.Beş dakika içerisinde hepsi aramayı cevaplamıştı.

”Kızlar nasılsınız ?”diye sordum hepsine.Anladığım kadarıyla hepsi evdeydi.

”İyidir Minela senden naber ?”dedi Parla.Bir yandan da mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu.

”Bende iyiyim ama sizin yardımınıza ihtiyacım var.”diye seslendim.

”İstediğin yardım olsun bebişko.KDD(Kız dayanışması derneği)gururla sunar.”Sözlerine gülerek cevap verdim.

”Akşam toplanacağız ya ben ne giyeceğime bir türlü karar veremedim.Siz seçtiniz mi ?”

”Ay yok bende henüz karar veremedim.”dedi Açelya.Parla tekrar lafa girdi.

”Bu sefer bende hazırlıksızım kızlar.”

”Öncelikle sakin oluyorsunuz başı bağlı hatunlar.”dedi Sumru.Son zamanlarda biz üçümüze bu şekilde sesleniyordu.Bekarlık onda kafa yapmıştı.

”Neyse ki Sumrunuz burada bu kötü günleri kurtarmak için var.Anlatın bakalım nasıl bir şey gitmek istiyorsunuz ?”

”Ben sade istiyorum,”dedim.”Ama basit olmasın.Ama çok şatafatlı da olmasın.”

Sumru tek tek hepimizin isteğine göre kombinler önerdi.Kendisi stilist olma yolunda ilerleyen bir öğretmen gibiydi.Hepimizin kombini hazır olduğunda telefonu kapatıp üzerimi değiştirdim.Neredeyse bir saat geçmişti.Tabi biz arada biraz dedikoduya da kaydığımız için vaktimiz çok geçmişti.

Üzerime bir kumaş pantolon giymiştim.Üstüme ise pantolonumla aynı renk olan bir gömlek onunda üzerine süveter giymiştim.Belime de şık bir kemer takmıştım.Sıra saçlarıma geldiğinde bir süre ne yapacağımı düşündüm.Sonra öndeki saçlarımdan iki tutam alarak onları arkada birleştirdim.Perçemlerime de maşa ile şekil verdim.Böylece saçlarım da hazır olmuştu.

Hafif bir makyaj yaptıktan sonra tamamen hazırdım.Kapı çaldığında acaba araz mı geldi diye düşünerek kapıyı açtım.Ama gelen kişi abimdi.

”Çekil kız çok geç kaldım.”beni kenara itip koşa koşa odasına gitti.Hayır yani niye bu kadar telaş yapıyordu ?Saç makyaj kombin derdi yoktu.Bir pantolon bir kazak giyip çıkacaktı.

”Abi bir dur ya!Gömleğimin ütüsünü bozacaksın şimdi!”diye kızdım ona.Ama o beni dinlemeden odasına geçip kapıyı kapatmıştı.

Bende salona geçip telefonda takılmaya başladım.Sonra canım sıkıldığı için bir kaç tane fotoğraf çektim ve onları paylaştım.İlk yorum arazdan gelmişti.Daha doğrusu emoji atmıştı.

❤️‍🔥 tam olarak bunu atmıştı.

Dudağımı ısırarak attığı emojiye baktım.Her hareketimde etkilenen bir sevdiceğim vardı.

”Nasıl olmuşum ?”diye salona giriş yaptı abim.Telefonu bir kenara bırakıp abimi süzdüm.Bu boy bu pos bu endam gerçek olamazdı.Karizma desen tavandı.

Ayağa kalkıp yanına gittim ve elimle lezziz işareti yaptım.

”Mükemmel olmuşsun abilerin en yakışıklısı!Bu kimin abisi ya ?”Ona gösterdiğim ilgi ile biraz daha şımardı.

”Bu güzelliğin abisi.”dedi beni kolunun altına alarak.Ona sokularak yanağından öptüm.İyiki vardı benim abim ya!

”Hadi çıkalım o zaman,”

”Tamam ben araza haber vereyim.”

”Hayda!”diye çıkıştı abim.

”Ne haydası abi ?Tabiki de onunla gideceğiz abicim.”Söylene söylene çıktı kapıya.Bende hemen peşinden ilerledim.Montlarımızı ve ayakkabılarımızı giydikten sonra evden çıktık.Tam o sırada arazda kendi kapısını açmıştı.

”İyi akşamlar Demir,”dedi abime hitaben.Abimde geçiştirircesine kafasını salladı.Arazın yanına gidip elimi tutması için uzattım.Ayakkabılarını giydikten sonra elimi tuttu ve beni etrafımda döndürdü.

”Ne güzel olmuşsun sen böyle,acaba biz bir kaçamak yapıp baş başa mı gitsek ?”

”Höst ulan!”dedi koridorun diğer ucundaki abim.

”Aldın cevabını Yüzbaşı.Başka zamana artık.”Binadan çıkıp arabaya ilerledik.Ama bu sefer abimin arabasıyla gidecektik.

Ben yan koltuğa geçerken abim tabiki de sürücü koltuğuna oturmuştu.Arazda mecburen arka koltuğa geçmişti.Arabada akıp giden yolu izlerken sıkıldığım için uzanıp radyoyu açtım.Yavaş yavaş çalan şarkıya eşlik ettim.

Bak aşk diyorum

Yanaş diyorum

Kime diyorum ?

Bu sözlerim arka koltuğa atılmış yeşil gözlüme hitabendi.Dikiz aynasından göz göze geldiğimizde göz kırptım.Bu sırada radyoda çalan şarkı abim tarafından değiştirilmişti.

”Ben beğenmedim bu şarkıyı,”diye bir savunma yapmıştı kendince.Bir şey demeyip çalan şarkıları dinledim.Lojmanın önüne gelince arabayı park etti abim.Buraya da kar yağmıştı ve çok soğuktu.

”Bu gece babamda mı kalsak ya ?”diye sordum abime.Uzun zamandır babamla yeterince vakit geçirmemiştim.

”Olur aslında.Hem takılırız biraz.”diye onayladı beni.O önden ilerlerken araz hemen yanıma yanaştı.

”Yavrum ben ne yapacağım ?Özlerim seni.”

”Ne güzel işte.Böylece daha çok düşünürsün beni.Hem arada mesafe koymak iyidir.İlişkide ki bağı arttırır.”diye salladıkça salladım.Belki de doğruydu bilemezdim.Mızmızlanacak gibi olduğunda elini tuttum ve onu yürütmeye başladım.

Kenan abinin evi fazlasıyla doluydu.Yine ortama en geç giren biz olmuş olmalıyız ki salondan gürültüler kesilmiyordu.Bahar ile kapıda sarıldıktan sonra bizde geçtik salona.

Yiğithan ve Anıl ikilisi her zamanki gibi rahat durmuyorlardı,Yusuf’u da aralarına almış güreşiyorlardı.Ama yükselen kahkahalara bakılırsa Yusuf halinden pek bir memnundu.

”Merhabalar!”diye seslendim hepsine hitaben.Herkesle tek tek selamlaşmak biraz fazla uzun sürebilirdi.Benim sesimi duyan Yusuf yiğithanın sırtından kalkarak bana doğru koştu.

”Minela geldin!”diye bağırınca.Karnından tutup onu havaya kaldırdım.

”Tabikide gelecektim.Çok mu özledin sen beni ?”Yanağıma kocaman bir öpücük bıraktı.

”Çok çok çok özledim.İyiki geldin!”Boynuma sarılıp minik ayaklarını belime sarınca bir koaladan farksızdı.Sakin sakin hasret gideriyorduk ki birden Yusuf koparılmak istercesine kucağımdan çekilip alınmıştı.

”Gel lan buraya!Bir güzellik gördün diye unutuyorsun beni.Bizde hasret giderelim.”dedi Araz kucağında zorla tuttuğu Yusuf’a bakarak.

”Güreş!”diye bağırdı Yusuf birden.Araz kendini işaret etti.

”Benimle mi yapacaksın ?”Hevesle kafasını salladı Yusuf.

”Kazanan Minelayı alır!”

”Ulan ben zaten aldım onu!”diye çıkıştı araz.

”Nasıl aldın ?Ne zaman ?”Araz elimi havaya kaldırarak yüzüğümü gösterdi.

”Bak ben ona yüzük aldım o da yüzüğümü taktı.Yani biz artık evleneceğiz!”

”Araz!”diye uyardım onu.”Çocuğu üzmesene,”ardından Yusuf’a döndüm.

”Siz yinede güreşin.Eğer sen kazanırsan ben her türlü sana gelirim.”dediğimde tekrar güldü.O ve Araz kendi halinde oyuna dalarken bende hemen kızların yanına mutfağa geçtim.Bir yandan yemekleri hazırlıyor bir yandan da sohbet ediyorlardı.

”Öyle yani kızlar.Şu sorunlar bir düzelsin geri geleceğiz inşallah.Üç ayı geçmez zaten gelmemiz.Evi falan da boşaltmayacağız böyle kalacak.”dedi Bahar.

”Üç ayda az değil be Bahar.Ben senin kısırlarını çok özlerim.”dedi Sumru hüzünlü bir sesle.

”Aman kız bir şey olmaz,veririm tarifini yaparsın.”

”Sen ona bakma abla.Kendince ağlamak için sebepler arıyor.”

”Ağlamasını gerektiren bir durum mu var ?”dedim merakla.

”Var tabi,”dedi Sumru.”Kısmetim kapalı kısmetim,karşıma hiç kimse çıkmıyor.”O sırada mutfağın kapısından içeri Anıl girmişti.Bizi burada beklemiyor olacak ki şaşırmıştı.

”Yenge ben yardıma ihtiyaç var mı diye gelmiştim ?”

”Yok Anıl ihtiyaç olursa çağırırım merak etme.”dedi Bahar.Anıl bununla beraber mutfaktan çıkmıştı.

”Maşallah bu çocuk da pek efendi,”diye bir yem attım ortaya.Tam da istediğim gibi Sumru kapmıştı.

”Bu mu efendi ?Bir kere alakası yok!İçeride dört yaşında ki çocuğu ayaklarından tutup sallandırıyordu!”

”Ama yakışıklı çocuk,”dedim oyuna devam ederek.Sumru yine fark etmeden oltaya geldi.

”Daha yakışıklıları da vardır elbet,”dedi ama daha yakışıklısını gördüm diyemedi.

”Böyle çapkın falan da değil ha.Yiğit gibi çocuk.”dedi Parlada bana uyarak.

”Orası öyle olabilir tabi.”dedi Sumru bu sefer karşı çıkmadan.Bir sandalyeyi çektim ve hemen karşısına oturdum.

”Ay Sumru sen bir konuşsana Anıl’la.Belki anlaşırsınız çok güzel bir çift olursunuz!”hiddetle ayağa kalktı.

”Saçmala Minela!Hiç aklıma girmeyin olmaz öyle şey.Kabul falan da etmiyorum.Unutun onu unut unut unut!”diye söylenerek çıktı mutfaktan.Sırıtarak baktım arkasından.

”Çok güzel olur bu iş.”dedi Açelya sumrunun arkasından.Olur muydu olurdu valla.

******

İlahi Bakış Açısı
Sumru söylenerek mutfaktan çıkarken önüne bile bakmıyordu.Bu yüzden karşıdan gelen anılı fark etmeden sert bir şekilde çarpmıştı ona.Öfkeyle kafasını kaldırıp baktı.

”Önüne baksana ya!Ben geliyorum görmüyor musun ?”

”Asıl önüne bakmadan ilerleyen sensin.”diye sakince söylendi Anıl.Bir insan nasıl sakince kızabilirdi ki ?

”Of!”diyerek alnını ovuşturdu Sumru.

”Acıdı mı ?”

”Acıdı tabi!Vücut vücut değil taştan duvar mübarek!”dedikten sonra bunu dıştan söylediğini fark edip dilini ısırdı.

”Yani şey ben yani o manada söylemek için dememiştim yani.”diye saçmaladıkça saçmaladı.

”Olsun anladım ben seni.Bir şey olmaz.”dedi Anıl sadece.Ama yoldan çekilmiyor öylece sumrunun karşısında dikiliyordu.

”Çekilmeyi düşünüyor musun ?”

”Bilmem,düşüneyim mi ?”

”Ay senin amacın ne ?”

”Ay benim amacım ne ?”diye taklit etti Anıl Sumruyu.Sumru gözlerini kısarak anıla baktı ve omzuna çarparak geçip gitti.Geride gülümseyerek bakan bir Anıl bırakmıştı.

Sinan oturduğu koltukta yaylanarak telefonuna bakmaya devam etti.Herkes farklı bir şeylerle meşgulken o sadece birisiyle meşgul olmak istiyordu.

Ayçayla.

Son iki haftadır konuşmaya başlamışlardı.Önce normal bir arkadaş gibi konuşuyorlardı ama şimdi daha çok flört evresine girmiş gibilerdi.Sinan’a kalsa hemen sevgili olabilirlerdi çünkü Ayça’ya karşı olan hislerinin farkına çok net varmıştı.Ama öncelikle Ayça’nın da onun gibi hissetmesini bekleyecekti.

Birden ekranına bir bildirim düştüğünde heyecanla bastı mesaja.

Ayça:Tam bir saattir çevrim içisin.Meslekle ilgili değilse ne yaptığını sorabilir miyim ?

Sinan:Senin yazmanı bekliyorum.

Ayça:Bunu yapmak yerine bana sende yazabilirsin.

Sinan:Rahatsız olmandan endişeleniyorum.O yüzden olabildiğince seni bekliyorum.

Ayça:Ne zamana kadar bekleyeceksin beni ?

Sinan:Valla ne yalan söyleyeyim ömrümün sonuna kadar beklemeye razıyım.

Ayça:Hoşt ulan!Geri bas,yavaş gel.

Bu mesajı görünce içinden abisinin kardeşi diye geçirdi içinden Sinan.Bu bir yandan iyi bir yandan kötüydü.

Sinan:Sen iste yeter ki laz kızı.Ben sürünerek bile gelirim sana.

Bir anda yediği engel ile kısa bir duraksama yaşadı.Ama bu Ayça tarafından yediği ilk engel değildi.Muhtemelen sonda olmayacaktı.Sinan ne zaman onu utandıracak bir şey söylediğinde hemen engeli basıyordu Ayça.

Konuşmaya başladıkları ilk zamanlarda bu engeller çok daha fazlaydı.Sinan günde beş defa engel yediğini bile hatırlıyordu.Tamam o zamanlarda biraz kaşınıyor olabilirdi ama engel yemek son zamanlarda ki favori aktivitesiydi.Ne de olsa Ayça o engeli iki saate kaldıracaktı.Bu yüzden dert etmeden telefonu kapatıp yüzünde soldurmadığı tebessümle boş boş karşısında ki duvarı izledi.

”Hayırdır Sinan ne bu mutluluk ?”Bir anda komutanının sesini duyunca olduğu yerden doğruldu.Ayça’dan dolayı olsa gerek son zamanlarda arazdan biraz çekinir olmuştu.Ki çekinmeliydi de.

“Niye mutlu olmayayım komutanım.Timimle hep beraber buradayız.Tüm sevdiklerim burada.”Ayça hariç diye ekledi içinden.Bir tarafları yese dıştan da söylerdi de henüz erkendi işte.

”Sanki başka şeylerde var gibi ?Yine kime aşık oldun ?”Komutanının bu cümlesine normalde olsa gülerdi ama şuan hiç gülmek istememişti.Bu bir gerçekti ki komutanının gözünde fazlasıyla çapkın bir imaj çizmişti ve zamanında yediği hurmalar şuan onu tırmalıyordu.

”Yok komutanım ben o işleri bıraktım,”dedi bu yüzden.”Artık çapkınlık falan benlik değil.Ben ömrümü geçireceğim kadını bekliyorum.”

”Kimmiş o kadın ?”Kız kardeşiniz diyemedi Sinan.Bu yüzden derince yutkunmakla yetindi.

”Bende bilmiyorum komutanım.Bir gün göreceğiz inşallah.”

”Gördüğünde benide tanıştır bak belki aranızı yaparım.”Daha çok aramızı bozmak isteyebilirsiniz ama olsun komutanım.

Sinan zoraki bir şekilde gülümsediğinde araz omzuna vurarak kalkmıştı yanından.Sinan derin bir nefes vererek kendini geriye doğru attı.Bu sırada karşı koltukta ki Kaan ile göz göze geldi.Fena bir şekilde sırıtıyordu Kaan.

Anlamıştı her şeyi,zaten anlamaması imkansızdı.Sinan onun kardeşi gibiydi ve her şeyini bilirdi.Şimdi bunu fark etmesi de normaldi.

******
Minela

Sofrayı kurduktan sonra hepimiz yemeğe oturmuştuk.Herkes gülerek sohbet ediyor ve bir yandan da yemek yiyordu.Ortamda ki neşe ve huzur hissedilmeyecek gibi değildi.

”Ekmeği uzatır mısın canım ?”dedim araza.Uzanıp bir kaç dilim ekmeği tabağıma bıraktı.

”Bu kadarı çok fazla.Yiyemem bu kadar.”

”Yersin güzelim yersin.Aç bakalım ağzını uçak geliyor.”Ağzıma bir sarma sokunca sadece bakmakla yetindim.Ben fiziğimi korumaya çalışıyorum dedikçe Araz ağzıma yemek tıkıştırıyordu.

Salonun kapısından içeri birden babam girince hepimiz ayaklandık.

”Kalkmayın kalkmayın devam edin.”Herkes babama hoşgeldin dedikten sonra babam sofranın başına geçmişti.Oda soframıza dahil olduğunda eksik olan kimse yoktu.Babam geldiği için araz efendi sessizleşmişti.Tabi şimdi babamın gözleri önünde yemek de yediremiyordu.

Yemek Faslı bittikten sonra salona geçip çay eşliğinde sohbet ettik.Aklınıza gelecek her konudan sohbet ettik.Çok güzel zamanlar geçirmiştik ve bize gerçekten iyi gelmişti.Benim bir yanımda araz bir yanımda ise babam vardı.

”Sen nasılsın damat ?”Babamın araza damat demesiyle ikimizde şaşkınca ona baktık.

”İyiyim albayım,siz nasılsınız ?”

”Bende iyiyim saol.Var mı bir yaramazlık ?”Bahsettiği yaramazlık arazla benim aramda olan yaramazlıklardandı herhalde.

”Çok şükür yok albayım,herşey güzel ilerliyor.”

”İyi iyi,sen nasılsın güzelim ?”

”İyiyim babam,seni görünce daha iyi oldum.”

”Yanındaki hergeleye bakmaktan beni unuttun sanki.”Karşı çıkmadım çünkü biraz öyle olabilirdi.

”Bugün sende kalalım diyoruz,kalalım mı ?”

”Diyoruz ?Sen ve kim diyorsunuz bunu ?Şu yanda ki yüzbaşı diyorsa orada bir dursun.Hayırdır daha ortada söz yok bir şey yok.”

”Yok babacım o ne alaka ya ?Ben ve abim kalacağız.”

”O zaman olur.Vakit geçiririz biraz.”

Evin kapısı çaldığında Bahar abla açmaya gitmişti.İçeri geri geldiğinde onun hemen arkasından kumral saçları olan güzel bir kadın girmişti.

”Hepinize iyi akşamlar,”diye selamladı bizi.Sanki daha önce görmüştüm ben bu kadını.

”Tanıştırayım bu benim kuzenim balım.Kendisi burada savcılık yapıyor.Albayım siz tanıyorsunuzdur.”

”Tanıyor,”dedi balım denen kadın.”Daha önce çok defa sohbetimiz oldu kendisiyle.”

”Hoşgeldin Balım kızım,”dedi babam ona.Bu kadını askeriyede görmüştüm o zaman.Ama şahsi olarak tanışmamıştık.

”Hoşbuldum albayım.Kusura bakmayın biraz geç kaldım.”

”Bir şey olmaz canım gel otur şuraya,”diye yer açtı parla balım için.Balım oturmadan önce son bir kez odadakilere baktı.

”Oturmadan önce minik bir sorunumuz var.Otoparkta ki siyah Audi kimin bilmiyorum ama o artık pek sağlam değil.Arkadan biraz çizmiş olabilirim.Ama çok büyük de değil yani.”

Ve bu sözler ortama bomba gibi düştü.

Çünkü çizilen araba abimin çok sevgili ve henüz yeni aldığı bebeğiydi.

*******

Bitiiiiiiiii

Nasıldı ?Beğendiniz mi ?

Burada bitirmek zorunda kaldım çünkü saat çok geç oldu.

Eski aktifliğimi kazanmak istiyorum.Lütfen bana bu konuda destek olun ,yorum yapın ve oy verin.

Sizi çok seviyorum)))

Yarın bölümde görüşürüz.

Yıldıza basmayı unutmayın ✨💕

Bölüm : 19.01.2026 20:24 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Biryazarımm / ALSANCAK / 70.Vedalar ve Kalanlar
Biryazarımm
ALSANCAK

76.51k Okunma

7.37k Oy

0 Takip
92
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...