
Ben geldimmm.Size ramazana özel bölüm getirdim.Normal olay örgüsünden tamamen bağımsızdır!
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın.
Normal bölüm cuma günü gelecek.
Keyifli okumalarrrr
*****
Gecenin bir saatinde kurduğum alarm ile ayağa kalkmıştım.Sahura henüz iki saat vardı ama yapacağım hazırlık için yeterli bir süreydi.Bugün ilk sahuru yapacaktık ve tüm Ordu olarak toplanıp yapmaya karar vermiştik.Lojmanda,babamın evinde toplanacaktık bu yüzden bizde abimle önceden buraya gelmiştik.Araz da her zamanki gibi yiğithanlara geçmişti.
Sardığın börekleri kızgın yağa atarak kızarmasını bekledim.İlk sahura ayrı bir özen gösteriyordum.Ben bir kaç görevi üstlenirken kızlar da boş durmayacak,bir şey yapıp getireceklerdi.Malum kalabalık bir sofra olacaktı.
Sahuru toplu yaptığımız gibi ilk iftarı da toplu yapmayı düşünüyorduk.Ramazanın getirdiği heyecan içime bir çiçek gibi açmıştı resmen.Kendimi çok daha huzurlu ve mutlu hissediyordum.Arazla çift olarak gireceğimiz ilk ramazandı.
Pişirdiğim böreklerin kokusu mutfağı sarınca mutfaktan çıktım.Babamı henüz uyandırmayacaktım ama abimi kaldırıp sofrayı kurmasını isteyecektim.Kabul etmezse de mükemmel tekliflerim vardı.
Odasına girdiğimde onu yatağında darmadağınık bir şekilde yatarken buldum.Abimle en benzer yönümüz ikimizin de dağınık yatması olabilirdi.Kim bilir kaçıncı rüyasını görüyordu ?Yanına gidip omuzuna dokundum.Tabikide bu minik dokunuşumu hissetmemişti.Elimi kaldırıp omzuna vurunca hareketlendi.
”Abi,abi hadi kalk sahur vakti yaklaştı.Hadi kalk bana yardım et!”Tek gözünü aralayıp kafasını kaldırdı ve bana baktı.Suratında uykusu bölündüğünden ötürü büyük bir memnuniyetsizlik vardı.
”Kızım gece gece ne bağırıyorsun kulağımın dibinde ?Uykum var ben uyuyacağım.”Tekrar kafasını yastığa koyduğunda yastığı çekip aldım.Kafası yatağa düşünce ofladı.”Bir dakika içerisinde mutfakta olmazsan Arazı ararım o bana yardıma gelir.”Onu olduğu halde bırakıp odasından çıktım.Çok geçmeden mutfağa geleceğine adım kadar emindim.
Böreklerin hepsini pişirdiğimde ocağı kapatarak bir sandalyeye oturdum.Abim de yüzünü bir havluyla kurularken mutfağa girmişti.Aldığı koku hoşuna gitmiş olmalı ki tezgahın üzerinde ki böreklere bir Şahin edasıyla bakıyordu.O daha böreklere ulaşamadan önüne geçerek ona engel oldum.
”Sakın onları yiyeyim deme çünkü sofra kurulunca yiyeceksin.Ve yiyebilmek için de sofrayı kurman lazım.”
”Ben ne anlarım sofra kurmaktan ?”
”Anlamak zorundasın.Bak yoksa evde kalırsın.”
”Bence kalmam.”Dönüp suratına baktığımda anlamsız bir tebessüm olduğunu gördüm.
”Ne ?!Yoksa bana bir yenge mi geliyor ?”
”Hayır lan!”diye reddetti hemen.Lafı nasıl yanlış anladığıma şaşırmıştı.”Yok yenge falan.Sadece bir tahmindi yani sonuçta bu bebek yüzlü adamı kim almak istemez ki ?”
”Ay ben almak istemezdim,yeşil gözlü olmayanları tercih etmiyorum saol.”
”Ha senin şu yeşil sevdan da bir bitmedi ha!”
”Bitmeyecek abim.Evleniyorum resmen.”Evet evleniyordum ve abim bu durumdan dolayı depresyona girmişti.Nişan yapacağımızı öğrenince bir gün boyunca odasından çıkmayıp kimseyle konuşmamıştı.Günün sonunda onun göğsüne sokularak gönlünü almayı başarmıştım.
”Neyse git masayı genişlet,sonra da örtüsünü ser.Ben biraz mola veriyorum.”İtiraz etmeden içeri gitti.Salonda ki masaya sığacağımızı düşünüyordum.Esneyerek telefonumu elime aldım.Hafiften bir uykum vardı yalan yok,ama dayanamayacağım şey değildi.
Acaba Araz uyanmış mıydı ?Onunla sahur yapacak olma fikri çok güzel hissettiriyordu.Yanına gidip onu uyandıran olmayı bizzat kendim isterdim ama olmazdı.Belki önümüzdeki sene karısı olarak uyandırırdım onu.
Yüzbaşının karısı.
Yüzbaşının eşi.
Ama bu kulağa çok güzel geliyor ya!
Bir kaç günde bir tutan damarım yine tutmuş olmalıydı.Bazen arazla hemen evlenmek isterken bazen de evlenecek olma fikri bana garip geliyordu.Garip bir psikoloji içerisinde savaşmaya çalışıyordum.
Abim tekrar mutfağa girdiğinde tezgahta ki kahvaltılıklara yöneldi.Hemen ona engel oldum.”Onları koymak için daha erken,biraz bekleyebilirsin abi.”İşine geldiği için bir sandalye çekip benim yanıma oturdu.
“Eee ne zaman gelecekler ?”
“Bir saate gelirler.”
“O zaman ben gidip uyuyayım.”
“Uyuyamazsın abi birazdan sofra kuracaksın.”
“Ulan neyim ben ?Külkedisi mi ?”
“Yok sen külprensisin.”
“Senin espri yeteneğin beni benden alıyor.Gidip uzanayım bari.”O kadar laftan sonra uyuyacağını düşünmediğim için karışmadım.O mutfaktan çıkarken kapı çalmıştı.Bu kadar erken gelmelerini beklemediğim için şaşkındım.
Abim odasına yönelmekten vazgeçerek kapıya ilerleyince bende peşinden gittim.Nede olsa biraz geç gelirler diye düşünerek üzerimde ki pembe çizgili pijama takımımı bile değiştirmemiştim.Abim kapıyı açtığında karşısında ne gördüğüne bakmak için bende yanına geçtim ve Araz ile göz göze geldim.
Onu burada gördüğüme mi şaşırsam yoksa elinde ki davula mı şaşırsam bilemedim ?
“Canım senin ne işin var burada ?”diye sordum komik bir sesle.Bu boynuna astığı davul ona kesinlikle çok yakışmıştı.
“Güzelimi uyandırmaya geldim.”
“Sabır sabır sabır!”diyerek içeri geçti abim.Ramazana girdiğimiz için olabildiğince alttan alma kararı almıştı herhalde.
“Ya ben uyanıktım zaten.Araman yeterliydi.”Cıkladı.
“Olmaz öyle şey.Sana özel ramazan davulcusu oldum.”Elindeki tokmakla davula bir kaç kez vurduğunda bu ses koridorda yankılanmıştı.
“Ya sen nereden buldun bu davulu ?”
”Yiğithandan çaldım.Dedi ki bugün davulcu olma görevi bende,tüm binayı kaldıracağım.Bende dedim ki o zaman hatunumu ben kaldırayım.”
”Hmm,ama böyle davulcu olmaz ki.Hani nerede bunun manisi ?”Boğazını temizleyip davula bir iki defa vurdu.
”Vur davulcu davula.
Sevdiğim kalksın sahura.
Aşkından harap oldum.
Belki gelir vicdana.”
Küçük bir kahkaha attım.Sanki onun çıkma teklifini reddetmişim gibi davranıyordu ama biz evleniyorduk!Bu sefer boğazımı temizleyerek ben eşlik ettim.
”Vur davulcu davula.
Sevdiğin kalktı sahura.
Aşkından harap mı oldun ?
Kıyamam ben Arazıma!”
Gaza gelip davula bir kaç kez daha vurdu.Elinden tokmağı çekip durmasını sağladım.Uyanacak olan uyanmıştı zaten.Gözlerinden hemen imalı parıltılar geçti.
”Demek sen bana kıyamazsın öyle mi ?”
”Öyle.”dedim itiraz etmeden.”Sevdiceğime nasıl kıyayım ?”
”Sevdiceğin seni yer!”
”Orada bir dur lan!”diye aniden abimin sesi geldi arkadan.Ben onu gitti sanarken o aslında bir köşeye çekilmişti değil mi ?Eğer öyleyse çok bile dayanmıştı.
”Ay araz sen git şimdi,timle beraber gelirsin.Sonra konuşuruz zaten.”Asker selamı vererek uzaklaştı.Kapıyı kapatıp gül bahçesine dönen yüzümle mutfağa gittim.Abim yine ortadan kaybolmuştu.
İçimdeki neşeyle abimi beklemeden sofrayı kurmaya başladım.İyiki de böyle yapmıştım çünkü çok geçmeden babam uyanmış,herkes gelmişti.İlk sahurumuzu bir aile sıcaklığında kalabalık bir sofrada yapmıştık.Bunun hissettirdiği huzur bambaşkaydı.
Sahurdan sonra herkes dağılmıştı.Benim yaptığım ilk şey hemen uyumak olmuştu çünkü ramazan ayında iftarı beklerken sıklıkla uyurdum.Yarın da izin günüm olduğu için olabildiğince uyanmayı planlıyordum.
Uyumak için odama geçtiğim zaman çok uykuluydum ve hiçbir şeyi net kavrayamıyordum ama arazın saçlarımı okşayarak iyi geceler demesi zihnimde yer etmişti.
******
”Ya iftara az kaldı abi!Artık kalk ya kalk!”Bugün yaşadığım ikinci uyandırma vakasıydı ve ben aç olduğum için oldukça sinirliydim.Öğlene kadar uyuduktan sonra uyanmış,biraz arazla konuşarak vakit geçirmiştim ama canım sıkılıyordu.Şimdi de iftara yaklaştığımız saatlerdeydik ama benim abim orucunu uykuya tutturduğu için kalkmak bilmiyordu.
”Of ben gidiyorum ne halin varsa gör.Birazdan Balım gelecek zaten!”Odanın çıkışına ilerleyecekken abimin anında yataktan kalktığını fark edip.Dönüp baktığımda uykulu gözlerini açmış bana bakıyordu.
”Balım mı ?Ne zaman geliyor ?”
”İşte birazdan geliyor.Yardım için çok ısrar etti bende tamam dedim.İftara kadar bizde.”Balım savcı ile tanışma fırsatını sonunda yakalamıştık.Tıpkı ismi gibi bal bir kadındı.O kadar tatlıydı ki kanım hemen ısınmıştı ona.Bugün ki iftar soframızda o da yer alacaktı.
”Tamam sen çık bende hazırlanıp gelicem.”Kolumdan tutup beni odadan çıkardı.Ne hikmetse o kadar bağırışıma uyanmayan abim balımın adını duyduğu an uyanmıştı.
Mutfağa geçip kolumu sıvadım ve işlere başladım.En azından vaktim hızlı geçmiş olacaktı ve ben sıkılmayacaktı.Menümüz ilk güne özel bir menüydü.Ve ben tabikide yine kızlardan yardım alacaktım.
Sonunda kapı çaldığında ellerimi yıkayarak mutfaktan çıktım.Kapının yanına gittiğimde abimin çoktan kapıyı açarak balımı içeriye aldığın gördüm.Birde parfüm mü sıkmıştı o ?
”Balım,hoş geldin canım.”Dedim ona sarılarak.Gözlerimle de abime sinirli bakışlar atıyordum.Benim misafirime niye burnunu sokuyordu bu ?
”Hoş bulduk Minela.Kusura bakma geç kaldım,ama anca gelebildim.”
”Ay ne kusuru canım ?Daha vaktimiz var zaten.”Ceketini askılığa asıp çantasını da bıraktı.Elinden tutup onu salona götürdüm.
”İstersen biraz dinlen sonra geçeriz mutfağa.”
Koltuklara geçip karşılıklı oturduk.Abim odasına geçer diye düşünürken gelip yanımıza oturdu.Bu benim için ayrı bir şok dalgasıydı çünkü kendisi hiç arkadaş ortamıma girmezdi.
“Abicim sen ne yapıyorsun burada ?Odana mı geçsen acaba ?”
“Neden geçecekmişim ?Savcıyla sohbet edeceğim belki.”Balım gözlerini kaçırarak başını eğdi.Abim ise hiç çekinmeden rahat rahat oturuyordu.
“Balım bence biz mutfağa geçelim yavaştan başlayalım.Abicim sende ne yapıyorsan yap.”dedim balımı zorla mutfağa götürerek.Abim konuştukça kız utanıyordu bu yüzden bir şekilde engel olmam lazımdı.Mutfağın kapısını da kapatıp balıma gülümsedim.
“Başlayalım bakalım.”
Yemek hazırlıklarını tamamlamamız bir buçuk saatimizi almıştı.Balım gerçekten hamarat bir kadındı.Yemek yaparken doya doya sohbet etmiştik.Bana hayatından ve nasıl buraya geldiğinden bahsetti.Bende ona arazla nasıl tanıştığımızı anlatmıştım ve dinlerken yüzünde ki dostane ifade çok hoşuma gitmişti.
“Çok teşekkür ederim balım gerçekten çok saol.”dedim mahcup bir şekilde.İşten gelip bir de yorulmuştu.
“Ne demek Minela.Ben severim mutfakta vakit geçirmeyi.Bak sana ne diyeceğim.Ramazan bitmeden sen,Ural albay ve abin bana iftara gelsenize.”Sonra bir şey unutmuş gibi ekledi.”Ha birde senin müstakbel kocan.”
“Ya şöyle deme balım ya!Utanıyorum,ayrıca müsait olduğumuz bir gün geliriz inşallah.”
Yemeklerim büyük bir kısmını hazır ettikten sonra ben kısa bir duş alıp üzerimi değiştirmiştim.Bu sırada balımı içime sinmese de salonda yalnız bırakmak durumunda kalmıştım.İftar saati yaklaştığında ise ev yavaştan dolmaya başlamıştı.Kaan ve Açelya gelen ilk kişilerdendi.Onların hemen ardından Sumru ve Anıl gelmişti.Benim gözlerim ise tek bir kişinin yolunu gözlüyordu.Kendisi neredeydi acaba ?
Kapı çaldığında açmaya tabikide yine ben gittim.Neyse ki bu sefer gelen kişi müptelası olduğum beydi.Onun yanında ise yiğithan ve Anıl gelmişti.Onlar önden içeri girerken en sona Araz kalmıştı.Ayakkabılarını çıkartıp içeri girdi.Sonrasında ceketini de çıkarınca alıp askılığa astım.
”Hoş geldin canım.”
”Hoş buldum güzelim.”Fırsattan faydalanarak kapıya yaslandım.
”Nasılsın ?”
”Zordayım.Saatlerdir yüzünü görmüyorum.Birazdan atak geçirip bayılacağım.Daha sayayım mı ?”
”Ya bir de dalga geçiyorsun.”
”Kızım ciddiyim ben!”Kollarımı göğsümde birleştirdim.
”O zaman iftardan sonra hatırlat şifa vereyim ben sana.”Gözlerine hemen çapkın bakışlar eklendi.Sonra elini kaldırdığında aramıza bir poşet girmişti.
”İftardan sonra yeriz diye tatlı aldım.Hemde en sevdiğinden.”
”Ama içeri de kaç kişi var ?O kadar insan neden benim sevdiğim tatlıyı yemek zorunda değil ki.”
“On,yüzlerce insan olsun hiç fark etmez.Sevdiğimin sevdiğini almak benim görevim.”
Bu kadar hanımcı olmasına bir gün eriyip gidecektim o olacaktı.
”Ay bak sen yine bir şekilde beni utandırıyorsun.Neyse sen babamların yanına geç bende mutfağa geçeyim.”
”Yavrum o ortam ne kadar gerici biliyor musun ?Damat olmak da zor iş.”
”Şikayetçi misin ?”
”Tövbe haşa,asla.”
Gülerek poşeti de aldım ve mutfağa ilerledim.O da salona geçiş yapmıştı.Mutfağa girince kızların sohbet ettiğini gördüm.Gidip tatlıyı dolaba yerleştirdim.
”Sizin de sevgiliniz geldi diye bir gittiniz gelmek bilmediniz Minela hanım.”diye bana laf atan kişi sumruydu.Servis tabaklarını çıkarırken ona cevap verdim.
”Alt üstü beş dakika geciktim.Sen aşık ol seni de göreceğim ben.”bu sefer sessiz kaldı.Saat yaklaşınca kızlar yavaşça yemekleri tabaklara koymaya başlamışlardı.Bende bir eksik var mı diye yemeklere göz atıyordum ki bir şeyin olmadığını fark ettim.
Pide yoktu!
Yaptığım ilk şey telefonu elime almak oldu.Bu konuda tabiki de arazdan yardım isteyecektim.Çünkü bana pideyi en hızlı şekilde o ulaştırırdı.Ben mesajı yazamadan abim içeri girince hemen telefonu bıraktım.Abimi de gönderebilirdim sonuçta.
”Abim sana şuan çok ihtiyacım var.”Mutfakta gezinen bakışları bende durdu.”Ne oldu abisi ?”
”Abi biz pide almayı unutmuşuz.Hemen gidip pide alman lazım.”
”Ben niye gidiyorum ?Evin en küçüğü müyüm ?Git yiğithana anıla falan söyle.”diye başından savmaya çalıştı.
”Abi onlar misafir!Senin alman lazım hadi hızlı ol!”
”Tamam ama tek gitmeyeyim.Birisi de gelsin.”Sebebini anlamamıştım ama kurcalayacak vaktim yoktu.Tam o an mutfağa araz girince güldüm.
”Abi bak araz da geldi.Hadi siz kardeş kardeş pide almaya gidin.”Abim hemen suratını buruşturdu.
”Ben bu kenafir gözle bir yere gitmem.”
”Hayırdır güzelim bir şey mi alınacak ?Ben gidip alayım hemen.”İşte adamlık.İşte yiğitlik.İşte benim Çimen gözlüm.
”Yok!”diye çıkıştı abim.”Vazgeçtim ben giderim ama bununla değil.”Bakışları mutfakta gezinip bir noktada sabit kaldı.”Savcı gelsin benimle.”O sırada sumruyla sohbet eden balım şaşkın bir şekilde baktı bize.İtiraz edecek gibiydi ama aklına ne geldiyse vazgeçip ayaklandı.Abim ve balım vakit kaybetmeden pide almaya gittiğinde eksik bir şey kalmamıştı.
”Bunların arasında bir şey mi var ?”diye sordu Araz tezgaha yanaşarak.Fısıltıdan ibaretti sesi.Bilmiyorum anlamında dudaklarımı büzdüm.”Henüz öğrenemedim canım.Öğrendiğimde yaparız hasbihalini.”Çift dedikodusu denen şey bizim favori aktivitemizdi.
İftara çok az bir vakit kaldığında sofra kurulacaktı.Ama araz kadınların yorulmasına izin vermeyip tüm erkekleri kaldırmıştı.Onlar sofrayı kurarken biz sadece dinlenmiştik.
Abim ve balım iftara beş dakika kala yetişmişlerdi ve geldiklerine ikisi de nefes nefeseydi.Ama yüzlerinden hiç düşmeyen bir gülümsemeleri de vardı.Ezan okunduğunda babamın duasıyla orucumuzu açtık.
Tüm gün büyük bir açlık hissetsem de hızlı doymuştum.Yeşil gözlüm yanımda yavaş yavaş yiyordu yemeğini.Onu izlemeye dalıp da herkese rezil olmamak için bende kendimi bir iki kaşık yemeye zorladım.Masada büyük bir neşe,derin bir sohbet hakimdi.Huzuru paha biçilmezdi.
Yemek faslı sona erdiğinde erkekler teravihe gideceği için hemen çayları koyduk ve tatlı servisi yaptık.Bu süreçte yine sohbete dalmıştık ama erkekler erkenden kalkma durumunda kalmıştı.Biz kızlarla sohbetimize devam edecektik.Hepsi ayaklandığında bir bir kapıdan çıktılar.En sona yine benim sevgilim kalmıştı.Askıda ki ceketini omuzlarından geçirerek giyinmesinde yardımcı oldum.Hızlı bakışlarla sağı solu kontrol etti.
”Yavrum sanki bizim bir şifa işimiz vardı ?Ne oldu ona ?”
”Evet vardı ana Ramazan ayındayız hayatım.Bir ay sonra hatırlatırsın.”dedim kıkır kıkır gülerek.Ama ne yapayım onunla uğraşmayı seviyorum.
Ne de olsa seven sevdiği ile uğraşırdı.
*******
Bittiiiiii
Beğendiniz mi ???
Umarım beğenmişsinizdir.Biraz kısa oldu ama normal bölüm değildi zaten.
Bölüm yorumları burayaaaa
Dediğim gibi bu normal olay örgüsünden bağımsız bir bölümdü.Yani sadece siz okuyup keyiflenin diye attım.
Kitabımla ilgili haberlerden daha çabuk haberdar olmak için whatsap kanalıma bekleniyorsunuz.Orada 24 kişilik bir ailemiz varrrr.Linkini bırakıyorum buraya.
https://whatsapp.com/channel/0029VbBcxkY6xCSK2K6TqS2K
Sizi seviyorum))))
Yıldıza basmayı unutmayın 💕✨
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 76.51k Okunma |
7.37k Oy |
0 Takip |
92 Bölümlü Kitap |