
MERHABAAAA
İki hafta sonra anca gelebildim ama bombaaaa gibi geldim.Neredeyse 7.000 kelimelik bir bölüm yazdım siz düşünün artık.
Bu bölümde derin bir nefes verip sonunda diyeceksiniz xjsmxlla.
Sizden ricam lütfen artık bölümlerime oy verin.Özellikle bu bölümde çok emeğim var ve desteğinizi görmek istiyorum.
OY VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.
O zaman daha fazla heyecanlandırmadan sizi bölümle baş başa bırakıyorum.
Keyifli okumalarrr
******
Araz
”Lan bakın yamuk paketleyeni döverim ha!Düzgün paketleyin şunları.”dedim yüzüncü defa.Sevgilimin bana verdiği görev üzerine bizimkilerle nişan şekerlerimizi paketliyorduk.Gerçi onlar pek paketleyemiyordu ama olsun.Yarın nişanım vardı bizde gece gece oturmuş bunlarla uğraşıyorduk.
”Araz valla bak biz düzgün yapıyoruz sen bir kusur buluyorsun !”dedi göktunç.Düzgün yapıyoruz diyordu ama elindekini yamuk bağlamıştı.
”Lan bu benim nişanım benim.Her şeyin düzgün olması şart!Minelanın moralini bozacak her şeyden kaçınıyorum.”
”Çok hanımcısınız komutanım bu böyle olmaz.”Ters bir bakış attım yiğithana.
”O niyeymiş lan ?!”
”İnternette hep görüyoruz komutanım.Bir yerden sonra hanımcı erkekler evin hanımı oluyor her istenileni yapıyorlar.Bir ağırlıkları kalmıyor.”
”O ilişki de saygı olmadığı içindir.Saygı olan ilişki de hanımcılık bozulmaz.”dedim net bir şekilde.En güzel örneği de yavrum ile ben olabilirdik.Aklıma yine o gelince gülümseyerek devam ettim işime.Sonra elimdekileri bırakıp telefonumu aldım.Kendisini özlemiştim.Onu ararken bir yandan da ayaklanmış diğer odaya geçmiştim.
”Ay aşkım ne olur bana şekerlerin başına bir şey geldi deme!”diye açtı telefonu.Yaşadığı stres öyle böyle değildi.
”Yok güzelim şekerler sağlam.Ama benim sinirler pek sağlam değil.”
”O nedenmiş bakayım ?”
”Bunlar hiçbirini düzgün yapamıyor ki.Tüm ayarlarımla oynadılar.”Gülüşünü duyduğumda durdum.Sonrasında ekledim.”Üstelik seninde çok özledim.”
”Duygularımız karşılıklı Yüzbaşı.”
”Sizde durumlar nasıl ?”
“Güzel,kızlarla keyif yapıyoruz.”
”Oh iyi.Stres falan yapma rahat ol tamam mı ?Yarın çok güzel geçecek.”
”Yanımda sen varken aksi mümkün değil.”Sanırım asıl ayarlarımla oynayan kişi sevdalı olduğum kadındı.Ama ona her şey serbestti.Kızacak değildim.Onunla vedalaşıp tekrar salona geçtiğimde Yiğithan ve Kaanın güreştiğini gördüm.İki saniye rahat bırakmaya gelmiyorlardı!
”Ulan hemen kaytardınız mı ha ?Geçin lan işinizin başına!”Kaanın altında ezilen Yiğithan bana cevap vermek için çabaladı.
”Komutanım şimdi geliyoruz-Lan yavaş olsana hayvan!”diye bağırdı Kaan’a.Annemler neyse ki erkenden uyumuşlardı ve bunları duymuyorlardı.Ayça da minelaya gitmişti zaten.Ümitsiz bir şekilde kafamı iki yana sallayarak işime devam ettim.
Bu adamlarla uğraşmak gerçekten zordu.Tahammül seviyemin sınırsız olduğu tek insan Minelamdı.Bu tüm ömrümü onunla geçirmem için bir işaret olmalıydı.Ki öyle de yapacaktım.
******
Minela
“Ay kızlar her şey yetişir değil mi ?Kaç saat kaldı nişanıma ?Ben hala pijamalarımlayım.Ya Sumru ben açım aç hani benim tostum ?!”
Merhabalar efendim.Bugün benim nişanım var.Ve ben herkese hayatı zehir ettiğim dakikalardayım.
”Bağırma o sesinle bana!Getirdik tostunu.”diye içeri girdi Sumru.Tüm kızlar etrafımda bir şeyler yapmaya çalışıyordu ama ben onların işini zorlaştırıyordum.
”Mağazayı aradınız dimi ?Nişan elbisem hazır dimi ?”Koltukta tırnaklarına oje sürmekle meşgul olan parla sıkıntılı bir nefes verdi.
”Hayatım bunu 10.söyleyişin ve biz senden dolayı mağazayı tam 10 kez aradık.”
”11.kez daha arayın o zaman!”
Yanıma gelip elimi tutan kişi açelyaydı.Dün gece stresten uyuyamamıştım şimdi de bir türlü rahatlayamıyordum!
”Minela sen neden bu kadar gerildin ?Lütfen biraz sakin ol!Bak nişana daha saatler var ve bizim tek işimiz elbise ve kuaför.Yani rahat rahat yetişir.Sen sadece keyfini çıkarmaya odaklan.”
”Ve lütfen bizim de keyfini çıkarmamıza izin ver.”diye homurdandı Sumru.Yaşadığım ani duygu değişimlerine ek olarak gözlerim dolunca burnumu çektim.
”Daha ilk dakikadan çok zorladım dimi sizi ?”Dolu gözlerimi gören parla aceleyle ojeyi kenara bıraktı.
”Ay sakın ağlayayım deme gözlerin şişer bak bugün senin nişanın var!Sumru sende düzgün konuş ya kız zaten çok stresli.”Hemen göz yaşlarımı gönderdim.İkisi de haklıydı.Madem bugün benim nişanımdı o zaman bende keyfini çıkaracaktım.
”Ay tamam bırakıyorum stresi falan sakinim ben!Telefonum nerede arazı arayacağım ?”Biraz onun sesini duymak istiyordum.Telefonumu alıp ayaklandım ve pencerenin önüne geçip arazı aradım.
Üç kez aramama rağmen açmadı!
Kısa bir süreliğine yok olan gerginliğim tekrar nüfus etmişti.Bir iki defa daha aradıktan sonra telefonu bıraktım.Belki bir ihtimal duşta olabilirdi.
Biz kıyafet bakmaya gittiğimiz gün Arazın bana yaptığı sürpriz Gökçe bebekti.Sağıma döndüğümde tanımadığım bir kadının kucağında onu görmüştüm.O kadar karmaşaya girmiştim ki o bebeğin varlığını bile unutmuştum.Onu gördüğüm an kendimi tutamamış ve ağlamıştım.Küçük bebeklere olan zaafım ve hayranlığım çok büyüktü.Doya doya sarılmıştım Gökçe’ye.Araz bu süre de sadece gülümseyerek bizi izlemişti.Ne düşünmüştü bilmiyorum ama çok güzel bakmıştı.
Neden böyle bir sürpriz yaptığını sorduğumda aslında beni oraya götüreceğini ama son an aksilik çıktığını bu yüzden de Gökçe’yi getirdiğini söylemişti.Üstelik Gökçe’ye koruyucu aile talepleri varmış bu yüzden de bir daha görme şansım olmayabilirmiş.Bunu duyunca hem üzülmüş hem de mutlu olmuştum.Gök gözlü Gökçe kızın da bir ailesi olmalıydı.Ama Araz bana bir söz vermişti,nişanımızdan sonra Gökçe kız hala bir aile tarafından sahiplenilmemiş olursa yetimhaneyi ziyarete gidip bir gün boyunca vakit geçirecektik.
”Araz niye açmıyor telefonları ?Bugün nişanımız olduğunu unuttu mu ?”Bu unutulacak bir şey değildi ama bugün en uçuk ihtimalleri bile düşünüyordum.Derin derin nefesler alarak koltuğa oturacaktım ki kapı çalınca kızlara engel olup kapıyı açmaya gittim.Belki Araz gelmiş olabilirdi.
Kapıyı açtığımda karşımda ki kişi Araz değil onun bir diğer sürümü Ayçaydı.Bundan iki gün önce Ayça,Yonca anne ve Osman dede de buraya gelmişlerdi.Onları da çok özlemiştim.
”Günaydın canım yengem!”Ben dışında herkes çok rahattı.Yahu ben gelinim gelin!Biraz gevşemem lazım.
“Günaydın canım görümcem.Acaba senin o hödük abin telefonlarına neden bakmıyor ?”Ayakkabılarını çıkarırken oldukça basit bir cevap verdi.
”Uyuyor.”
”Uyuyor mu ?Bugün bir tek ben mi nişanlanıyorum ne uyuması ?Saat kaç oldu hala uyuyor mu ?”
”Hemde nasıl uyuyor bir görsen.Bir iki saate anca uyanır o.”Sinirlenmiştim.Ben burada heyecandan kıvranayım beyefendi orada rahat rahat uyusun!
“Araz şuan evde yalnız mı ?Yonca anneler evde mi ?”
”Yok onlar erkenden çarşıya indi işleri varmış.Bir kaç saate anca gelirler neden ki ?”Sinsice gülümsedim.
“Senin o uyuyan güzel abini uyandırmaya gidiyorum ben.Birazdan gelirim.”Uyumak neymiş görecekti.Ayça bana engel olmadı hatta beni desteklercesine öpücük bile atmıştı.Aynı şekilde karşılık vererek kapıyı çekip karşı kapıya doğru yürüdüm.Üzerimde ki ayıcıklı pijamalar umrumda bile değildi.
Kapıyı çalıp da onun açmasını beklemeyecektim.Vestiyerden iki arada bir derede aldığım yedek anahtarı kapıya taktığım da direkt açılmıştı.Ayça çıktığı için kilitli değildi büyük ihtimalle.Sessizce içeri sızıp parmak uçlarımda ilerledim.Bordo bereli sevdiğim her an uyanabilirdi.Ama benim onu kendi yöntemlerimle uyandırmam lazımdı.
Odasının kapısı hafif aralıktı.O boşluktan içeri bakarken kendimi sapık gibi hissetmiştim.Hatta geri dönme niyetindeydim ki son an vazgeçtim bundan.Kapı aralığından sessizce içeri geçtim.
Araz derin bir uykuda gibi duruyordu.Yüzüstü bir şekilde yatmıştı ve altında ki yastığa sarılıyordu.Üzerinde ki örtü beline kadar sıyrılmıştı.Üzerinde beyaz bir tişört vardı.Ama bu görüntü tam olarak kalbime zarardı.Bir iki saniye duraksamadan edemedim.
”Hayır yani hata bende,adamın evine gizli gizli girmek nedir ya ?”diye homurdandım kendime.Asla benim gibi nezih bir hanımefendiye yakışmamıştı.Arkamı dönüp bu sefer kararlı bir şekilde gidecektim ki arazın hafif mırıltısını duydum.
”Minela…”diyordu sesi.”Güzeller güzelim.”
Bu noktada gitmek çok daha zordu.Bir an uyandığını düşünsem de huzurlu bir şekilde uyuyan suratını görünce rüyada olduğunu anladım.Rüyasında beni mi görüyordu ?
Minik adımlarla yatağa yaklaşıp dizlerimin üzerine çöktüm.Yüzü bir kaç santim ötemde kalmıştı.Elimi uzatarak alnına düşen bir kaç saç telini geriye ittim.Bu hareketime herhangi bir tepki vermemişti.
”Vursana oğlum!”dedi biraz aradan sonra.Neden böyle bir şey dediğini anlamadığım için kaşlarımı çattım.”Hay ben senin ayağına.”
Az önce rüyasında beni görmüyor muydu bu ?Ne ara futbola geçiş yapmıştı ?
”Gol olacak birazdan hadi.”dedi yine.Sinirle çöktüğüm yerden kalktım.Az önce ki minnoşluğum uçup gitmişti.Araz yine konuştu.”Çok seviyorum çok.Öyle böyle değil.”
Gözlerimi hızlıca etrafta gezindirdim.Artık uyandırma vakti gelmişti.Komidinin üzerinde ki sürahiyle bakışlarım kesişince sırıttım.Hepsi değil belli bir kısmı doluydu.Sürahiyi elime alırken gülümsemem silinmemişti.Hafifçe yüzüne yaklaştırıp birazını suratına boşalttığımda irkilerek doğruldu yataktan.
”Ne oluyor lan ?!”Gözlerini aralamaya çalışırken etrafa baktı.Bakışları bende durunca aniden kalkmıştı yataktan.
”Ne oldu Minela s-senin ne işin var burada ?”Yaptığı telaşla oyun oynamaya başladım.
”Ne demek ne işin var ?E ben dün burada seninle kaldım ya.”İkinci bir şok dalgası daha yaşadı.
”Ne kalması ?Burada dün annemler kaldı.Halüsinasyon mu görüyorum lan ben ?”
”Fazla uyumaktan halüsinasyon görüyorsun araz efendi!Saat kaç oldu sen hala camış gibi uyuyor musun ?”Gözlerini ovarak ayılmaya çalıştı.
”Yavrum daha erken,sen nasıl girdin ne zaman girdin odama ?”
”Bana verdiğin anahtarla geldim az önce.Defalarca aramama rağmen açmadın,Ayça da abim uyuyor diyince gidip uyandırayım dedim.İyi etmiş miyim ?”
“Sen biraz gergin misin ?”
“Alakam yok,gergin falan değilim aksine pamuk gibiyim.Ama nişanlım olacak hödük uyumaya devam edince böyle oluyor.”
“Seni ayrı sinirini ayrı seviyorum be kadın.”
“Hiç gönlüme girmeye kalkışma,ben gidiyorum sende hazırlan işlerini falan hallet.”
“Bizim çocuklarla çıkacağız onlar daha uyuyordur.”
“Uyandır o zaman.Hem sen rüyanda ne gördün bakayım ?”Bunu beklemiyor olmalı ki şaşırdı.
“Ne,ne görmüşüm ?”
“İşte bende onu soruyorum.Önce Minela dedin güzelim dedin sonrasında futboldan bahsetmeye başladın!”
“Yavrum hayırdır ?Rüyamı mı merak ettin ?”Hemen u dönüşü yaptım.
“Hayır ne merak edeceğim ?Sadece öylesine sormuştum.”He canım he.Kesin öyledir.
“Çok merak ediyorsan anlatayım.”Bana doğru üç adım attı.Artık bakışları değişmişti.Onunla beraber geriye adımladım.”Çok merak falan etmiyorum.Yanlış anladın sen.”
Aramızdaki mesafeyi sıfırı indirene kadar yürümeye devam etti.Belimden tutup kendine çektiğinde artık kaçamazdım.
”Madem merak ettin anlatayım.Rüyamda benim karım olmuştun,beraber maç izlemeye gitmiştik.Ellerini tutarak maçı izlerken sinirlenip,saydırdığım için bana çok kızıyordun.Bende uslu bir koca olup karımın sözünü dinledim ve maçı sinirlenmeden izledim.”Anlattığı anları zihnimde canlandırınca oluşan görüntü muazzamdı.Tüm sinirim uçup gitmişti.
“N-ne güzel,o zaman ben gideyim sende uyandın zaten.”Eliyle kapıyı gösterdi.
”Sen bilirsin yavrum.Ne de olsa akşam hayırlı bir iş için görüşeceğiz ve seni alacağım.”Tek kaşım havalandı.
”Bu kadar emin olmamanı öneririm.Çünkü ters köşeleri seven bir babam var.Haberin olsun yani.”Suratı hafifi ciddileşir gibi oldu.
”Baban seni bana vermemezlik yapmaz dimi ?”
”Bilemiyorum artık Yüzbaşı.Ben uyarımı yapayım da.”Odadan çıkar çıkmaz sırıttım.Babamın tatsızlık çıkaracağını düşünmüyordum ama ardımda bıraktığım beyefendi biraz endişelenebilirdi.Anahtarımı da alıp sallana sallana evden çıktım.Keyiflenmiştim resmen.
Kapıyı çaldığımda kapı sumru tarafından açılmıştı.İçeri girerken Şirince gülümsedim.
”E ne bekliyorsunuz kızlar ?Hadi kuaföre gidiyoruz,bugün benim nişanım var nişanım!”
*******
Girdiğimiz mağazada oturmuş,elbisemin getirilmesini bekliyorduk.Kızlarla hazırlanıp kahvaltı etmemiz ve evden çıkmamız iki saati bulmuştu.Saat öğleni geçiyordu ve ikindiye kadar tüm işleri bitirsek iyi olacaktı.Ben hemen kuaföre geçebileceğimizi düşünürken öyle olmamıştı.Randevu saatimiz tamamen aklımdan çıkmıştı.Elbisemi beklerken aynı zamanda kendime saç modeli bakıyordum.Evet bunu son dakikaya bırakmıştım.
”Kızlar ya acaba diyorum şöyle bir makyaj mı yaptırsam ?”Gözlerimi parlanın telefonuna çevirerek makyajı inceledim.Değişik olan tek tarafı gözlerinin kenarında ki bir kaç boncuk detayıydı.
”Bence fena değil.Ama o taşlarla rahat edecek misin ?”Basit bir soruydu.Parla da mantıklı bulmuş olmalı ki ses etmedi.
”Ben böyle yapacağım.”Sumruda telefonunu gösterince dönüp oraya baktım ama bakmamla gözlerimi kocaman açmam bir oldu.Gösterdiği makyaj biraz şeydi…Görümce makyajı.
”Sumru duru gibi bir güzelliğin var.Umarım bu makyajla bunu bozmayı düşünmüyorsundur.”dedi Ayça tedirginlikle.Kendisi her ne kadar erkek tarafı olsa da hazırlanma aşamasında bize eşlik edecekti.
”Ya siz ne anlarsınız modadan ?”diye homurdandı Sumru.Ben anlar mıyım bilmiyorum da o gösterdiği şeyin moda olmadığına emindim.
Mağazada ki görevli kadın elinde benim elbisemle yanımıza ulaşınca heyecanla ayağa kalktım.Gördüğüm an aşık olduğum,mürdüm rengi bir elbiseydi.Kalın askılı,uzun ve düz kesim bir elbiseydi.Kabarık bir şey tercih etmemiştim.Bu elbiseyi gördüğüm an sen olmalısın demiştim.Sadece üzerinde bir kaç tadilat işlemi yapıldığı için bugüne kalmıştı.

(Minelanın elbisesiii.Whatsap kanalındakilerle seçtik.)
”Minela hanım buyurun elbiseniz hazır.İstediğiniz her şeyi düzelttik.Tekrardan mutluluklar dilerim.”Samimi bir şekilde gülümsedim.
”Çok teşekkür ederim gerçekten çok sağ olun.”Elbisemi elime alarak hayran hayran baktım.Bir elbiseyi ancak bu kadar sevebilirdim.Bunun altına özel topuklu ayakkabı bile almıştım!
”Ay mutluluktan ağlayacağım şimdi.Ciddi ciddi nişanlanıyorum öyle mi ?”
”Öyle yengem öyle.Ay dünden beri sen ve abim inanmamak konusunda ısrarcısınız.Alışın artık bakın evleniyorsunuz.”Demesi kolaydı.Mağazadan çıkmadan önce kendime bir saç aksesuarı da almıştım çünkü seçtiğim modelde öyle bir detay vardı.
Mağazadan çıktıktan sonra randevuya daha vaktimiz olduğu için kızlarla bir kafede oturma kararı aldık.Hava gittikçe ısınıyordu aslında baharın gelmesi güzeldi ama yakıcı sıcağa tahammülüm yoktu.Hepimiz içecek alırken ben soğuk bir limonata tercih etmiştim.
”Ayça,sen mesleğini burada yapmayı düşünür müsün ?”diye sordum bir konu açarak.Ayça mezun olalı bir kaç ay geçmişti.Şimdi Rize de mimarlık yapıyordu.Gözleri belli belirsiz etrafta gezindi.
”Aslında burası güzel bir yer ve siz varsınız.Ama annem ve dedem de Rize’de.Onlar orayı bırakıp da buraya gelmezler.Beni de buraya bağlayan-siz dışında-kimse yok.Yani Rize de devam ederim.”
”Anladım.”dedim son heceyi uzatarak.Annesi orada olduğu için haklıydı.Yengelik damarım tuttuğu için başka bir soruya geçtim.”Eee gönül işleri nasıl peki ?”Bir yudum aldığı çayı boğazına dizilmiş gibi öksürdü.
”Ne gönül işi yenge ?”
”Ne bileyim kız ?Dizilerde genellikle şirket aşkı oluyor ya bende sen belki bulmuşsundur dedim.”
”Yok yengem,öyle dizilerde ki gibi değil şirket ortamı.Yıllarca kandırılmışız.”Güldüm söylediklerine.Bir bakımdan haklıydı.İçeceklerimiz bitene kadar kızlarla sohbet ettik.Kalkmaya yakın telefonum çalınca arazın aradığını gördüm.
”Efendim ?”
”Yeşil gözlüme,aşkıma,canıma ne oldu ?”
”Uyuyakaldılar.”dedim büyük bir ima ile.Hattın diğer ucundan gülüşünü işittim.”Laf sokmaya devam diyorsun yani.”
”İşine gelirse.”
”Neredesiniz şuan ?”diye sordu konumuzu değiştirerek.
”Kızlarla kafede oturuyoruz birazdan kalkacağız.Niye ki ?”
”Bizde çarşıdayız da,işin yoksa yüzüklerimizi görmek ister misin diyecektim.”Heyecanla bir ses çıkardım.Masada ki tüm gözler bana dönmüştü.
”Ya istemez miyim ?Zaten illa sürpriz olacak diye göstermedin.Hemen konumu at geleceğim.”Tekrar gülme sesi geldi.”Konuma gerek yok yavrum.Dışarı çıksan yeter.”Kafenin camından dışarı baktığımda arazla göz göze geldim.Başından beri biliyordu dimi burada olduğumu ?
”Bekle geliyorum.”diyip telefonu kapattım sonra da kızlara döndüm.”Kızlar hazır vaktimiz varken ben gidip yüzüğüme bakayım diyorum.Siz burada mısınız ?”
”Sen git aşkım,biz de belki farklı bir mekana falan geçeriz.Ama işin bitince haberleşelim.Eşyaları da almana gerek yok biz taşırız.”Büyük bir mutlulukla onlara teşekkür ederek kafeden çıktım.Araz beni hemen kapıda bekliyordu.
Elini tutmam için uzatınca nazlı nazlı baktım.Tutmayıp da onu delirtmek vardı ve ben bunu seçtim.Kollarımı göğsümde bağlayıp önden yürümeye başladım.”Ulan zalımın kızı elimi bile tutmayacak mısın ?”
Ona dönüp boş olan yüzük parmağımı işaret ettim.
”Nişanlanmadan olmaz!”
”Hiç tutmasam neyse diyeceğim de beni temas bağımlısı yapıp da kaçamazsın üsteğmenim.”
”İzle ve gör bak kaçıyorum.”Keyifle ilerlemeye devam ettim.Bana karışmadan sessizce beni takip ediyordu.Kısacası kendi çapımda ki eğlenceme engel olmuyordu.Bir yerden sonra gideceğimiz yeri bilmediğim için arazın yanında yürümeye başlamıştım.Kuyumcunun önünde durduğumuzda içeri girmem için önceliği bana verdi.Benim hemen ardımdan da o girmişti.
”Selamın aleyküm abi,kolay gelsin.”diye kasada ki adama selam vermişti.Yaşlı adam babacan bir tavırla gülümseyerek gözlüğünü çıkardı.
”Ve Aleykümselam oğlum.Hoş geldin.”Araz bir kolunu tezgaha dayarken bakışları yüzüklerde gezinmişti.”Hoşbuldum abi.Ben bizim yüzükleri almak için gelmiştim de.”
Nişan yüzüğümüzü arazın seçmesini ben istemiştim.Benim zevkimi çok iyi biliyordu ve benim sevmeyeceğim bir şeyi alacağını düşünmüyordum.Seçtiği modeli hiçbir şekilde bana göstermemişti ama artık görecektim.Adamın bakışları bana kaydı.
”Sende hoş geldin hanım kız.Demek o güzel yüzüğün sahibi sensin.”Mütevazi bir şekilde gülümsedim.Güzel yüzüğü artık bende görmek istiyordum.Adam arkasında ki kapıyı açarak farklı bir odaya geçerken bende araza baktım.Yüzümdeki heyecanı fark etmiş olmalıydı.
Adam tekrar kasanın ardına geçtiğinde elinde ki lacivert kadife kutuyu benim önüne iteledi.Ellerimin titrememesi için uzanarak kutuyu aldım ve kapağını açarak yüzüklerimizle karşılaştım.
Çok çok çok güzellerdi.
Onları güzel yapan sahip oldukları tasarım değildi,bizim yüzüğümüz olmalarıydı.Benim alyansım altındı arazın ki ise gümüştü.Ne çok kalınlardı ne de çok incelerdi.Tam orta ölçüde çok zarif duruyorlardı.İçimde ki merakla kendi yüzüğümü aldım ve çevirip içerisine baktım.
OY VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.ÖZELLİKLE OY ATMAYI UNUTMAYIN
Sol yanım❤️ yazıyordu yüzüğümün bir tarafında.Diğer tarafında ise Minela&Araz yazmıştı.Kalan minicik boşlukta da tanışma tarihimiz yazıyordu.Hayalimden çok daha güzeldi.
”Beğendin mi ?”diye sordu Araz.O da merakla vereceğim cevabı bekliyordu.Yüzüğü tekrar kutunun içerisine yerleştirdim.
”Ben bunu çok beğendim.Gerçekten çok güzel,teşekkür ederim.”Sesimin azıcık titremesine engel olamamıştın.Araz gülümseyerek bana sarıldı.Adam da o sırada yüzüğü alıp poşete koymuştu.Arazla yüzüğü aldıktan sonra kuyumcudan çıktık.Bu sefer elini tutuyordum ha birde sırıtıyordum.Arazın elinde yüzüklerimizin olduğu torba vardı.
”Demek sol yanım ha ?”diye laf çarptım ona.Çok hoşuma giden bir kelime olmuştu.
”Kalbim olan kadının yüzüğüne Sol yanım yakışırdı.”Hafifçe kıkırdadım.Kızların nerede olduğunu öğrenmek için onları aradığımda randevu saatimizin öne alındığını yarım saatim olduğunu söylemişlerdi.Bunu söylemek için araza döndüğümde onun bıkkın bir suratla telefonuna baktığını gördüm.
“Ne oldu ?Kötü bir şey mi var ?”
”Yok be güzelim.Bizimkilerle uğraşıyorum.”
”Neden ?”Yönünü bana çevirip ofladı.
”Sabahtan beri benimle dalga geçiyorlar.”
”Ay çatlatma beni de sebebini söyle!”
”Seni telefonuma Benim Hatun diye kaydettiğim için hanımcılığımla dalga geçiyorlar.”
”Ne ?”Gerçekten şaşırmıştım.Birincisi Araz beni öyle mi kaydetmişti ?İkincisi bir kere bu çok güzel bir şeydi niye dalga geçmişlerdi ?
”Yavrum sende dalga geçmeyi düşünmüyorsun herhalde.”
”Saçmalama.”diyerek bana uzattığı telefonu aldım ve rehbere girdiğimde gerçekten öyle kayıtlı olduğumu gördüm.Onlar istediği kadar dalga geçebilirdi,benim aşırı hoşuma gitmişti.
”Sen onlara bakma,ben çok beğendim aşkım benim!”dedim biraz suratı gülsün diye.Beklediğim gibide oldu.Suratı aniden ışıldadı.
”Canım benim hemen kuaföre gitmem lazım.Bak randevum geldi.Hadi ben gidiyorum.”
”Tamam güzelim bende berbere geçip tıraş olayım.”Birbirimizle vedalaşıp ayrıldık.Kuaför bulunduğum konuma çok uzak olmadığı için hızlı ulaşmıştım.
İçeri girdiğimde kızların bekleme alanında koltuklarda oturduklarını gördüm.Onların yanına varıp bende oturdum.Randevu saatimiz gelince kızlarla yan yana sandalyelere geçiş yaptık.Geldiğimiz kuaför lüks bir mekandı ve genişti.Parlanın nişanında da buraya gelmiştik.
Benim saçımı yapacak olan kadına istediğim modeli gösterdiğimde vakit kaybetmeden başlamıştı.Kızların da saçları yapılmaya başlamıştı ama Sumru buranın sahibi olan ve bizim Seco dediğimiz adamla tartışıyordu.
”Ya seco sen niye beni anlamıyorsun ?Buradan alıp buraya vereceksin!”dedi eliyle saçına bir şey yaparak.Sercan derin bir nefes aldı.
”Kızım sizi bana tek tek gönderiyorlar herhalde.Çingeneler gibi bağırma başımda!Anladım yapacağım.”
”İstediğimi yapmazsan kuaförünü başına yıkar öyle giderim.”
”Ne bu özen ?Sen mi nişanlanıyorsun ?”
”Hayır seco nişanlanan benim.”dedim araya girerek.Bana dönen bakışlarında koca bir şaşkınlık vardı.”Kız kandırma beni bak inanırım.”
”Ya kandırmıyorum,gerçekten ben nişanlanıyorum.”Gerçekten şaşırılacak bir olaydı.O da haklıydı yani.
”Kız siz hepiniz tek tek yuvadan uçuyorsunuz ya.Hadi hayırlısı bakalım.Eee damat bey nasıl ?Yakışıklı mı ?”
”Dehşet’ül vahşet bir şey.”dedim hiçbir çekinme gereği duymadan.Doğru söze ne denirdi ki ?
(Yazar notu:Odak ne bölümde ne de nişanda,odak dehşet’ül vahşet Kızılkurtta😉😉)
Saçımın yapım aşamasında ben onlara engel olmadan beklemiştim.Arada kahve içmek dışında hiçbir şey yapmıyordum.Saçımın bitimine yakın telefonuma bildirim gelince açıp mesaja baktım.Araz bana tek seferlik bir fotoğraf göndermişti.
Fotoğrafı açtığımda yeni traş olmuş yüzü ve saçlarıyla karşı karşıya geldim.Gördüğüm fotoğraf bir manzaradan halliceydi.Kameraya olan çapkın bakışlarına değinmiyorum bile.Beni delirtmek için yapıyordu değil mi ?
Bende ön kameramı açarak dudaklarımı öne büzdüm ve ona öpücük attığım bir foto gönderdim.Bilerek tek seferlik gönderdim ki daha fazla keyifleneyim.Mesaj yazmasını beklerken kahvemden bir yudum aldım.Bu sırada saçlarımın son dokunuşlarına geçmişlerdi.
Mesaj geldiğinde tekrar ekrana baktım.
Yeşil gözlüm:Tehlikeli oynarım diyorsun yani.
Yeşil gözlüm:Akşam görüşelim bebeğim.
Bir emoji atarak karşılık verdim.Sıra tacımı takmaya geçince telefonu bıraktım.Nişanıma bir buçuk saat kalmıştı ve artık eve gitmem lazımdı.Neyse ki saçım da bitmişti.
Tacımı güzelce saçıma yerleştirdiklerinde aynadan kendime baktım.Çok beğenmiştim ve çok içime sinmişti.

(Minelanın saçııı)
Saçtan hemen sonra makyaja geçmiştik.Makyajım çok uzun sürmemişti.Aşırı abartı bir şey istememiştim çünkü ileride fotoğraflarıma baktığımda kendimi kokoş görmek istemiyordum.Saçım gibi makyajım da çok içime sinmişti.
Emeği geçen herkese çok teşekkür ederek kuaförden de ayrıldık.Kızlarla birden çok süslü kişilere dönüşmüştük.Dışarıdan görenler kesinlikle ya bir düğüne ya da nişana gittiğimizi düşünürdü.Nişan saatim yaklaştığı için içimdeki heyecan kat kat artmıştı.
Arabaya binip eve gelmemiz de yine çok vaktimizi almıştı.Umarım biz yokken abim evde ki bazı hazırlıklarla ilgilenmiştir.Ama o da arazlarla çarşıya gitmişti ve vakti kalmamış olabilirdi.Nişan babamın evinde olacağı için hepimiz lojmandaydık.Eve girdiğimizde ilk iş olarak mutfağa ilerleyecektim ki her şeyin hazır ve yerli yerinde olduğunu gördüm.Nişan şekerleri,pastalar,börekler yani tüm ikramlıklar hepsi hazırdı.
Abim elinde kurabiye tabağı ile mutfaktan çıktığında bakışlarımız kesişti.Üzerini henüz değiştirmemişti ama burayı onun yaptığını anlamak çok zor değildi.Gidip sımsıkı boynuna sarıldım.Zaten duygulanacak yer arıyordum.
”Çok teşekkür ederim abi ya.Sen olmasan nasıl yetişecekti ?”
”Yanlış anlama ha!Senin nişanın için yapmıyorum kendi midem için yapıyorum.”Gülerek omzuna vurdum.Kızlarla hemen benim odama geçiş yaptık.Madem her şey hazırdı o zaman artık elbisemi giyebilirdim.Kılıfın fermuarını açıp elbisemi içinden çıkardım.Yine uzun bir bakışma yaşadık kendisiyle.Açelyanın dürtmesi ile kendime gelmiştim.Kızlar tek tek geçip üzerlerini değiştirdiklerinde son olarak ben elbisemi giydim.Yaptığım ilk şey boy aynasından kendime bakmak olmuştu.
Elbise tam istediğim gibi düzeltilmişti.Belimi tam sarıyordu ama dar da değildi.Ellerimi elbisede gezdirerek hayran bakışlar attım.Kapı tıklatılınca daldığım yerden ayrılıp kapıyı açtım.Beni gören Sumru büyük bir ıslık çaldı.Bir turda etrafımda dönerek küçük bir şov sergiledim.
”Araz seni görünce donup kalacak.Bu güzellik karşısında donmamak elde değil.”diyen de Parlaydı.Utanarak başımı eğdim.
”Bana diyorsunuz ama sizin de benden bir farkınız yok.Ne yapıyoruz bugün hepsini kendimize hayran bırakıyor muyuz ?”
”Ay sizi bilmem ama benim hayran bırakacak bir yiğidim yok.”Sumru bekarlığından yakınarak bunu söylemişti.Bize hava hoştu tabi.
“Topuklularım nerede onlarıda giyeceğim.”Açelya ayakkabı kutusunu önüme koyunca topuklularımı çıkarıp onları da giydim.Kemerinde taşlar olan ama zarif bir topuklu seçmiştim.
Onları da giyip ayağa kalktım.Çok yüksek bir topukları olmadığı için beni zorlamıyordu.Deneme yürüyüşü yapmak amaçlı odanın içinde bir iki tur attım.Odanın kapısı çalınca hafifçe aralayıp başımı uzattım ve abimi gördüm.Üzerini giyinmişti ama kıravatı elinde duruyordu.Yüzünde ise biraz sinirli bir ifade vardı.
”Ne oldu abim ?”Elinde ki kravatı bana uzattı.
”Şu şeyi bağlayamıyorum yardım etsene.”Kapıyı tamamen açıp odadan çıktım.Bakışları üzerimde dolaştığında gözlerinde ki o kederi yakalamıştım.
”Güzel olmuş muyum ?”
”Olmak zorunda mı ?”diye farklı bir soru sordu.Ne dediğini anlamadığım için kaşlarımı çattım.”Bu nişan olmak zorunda mı ?Daha erken değil mi ?”İşte yine başa sarmıştık.Bir yandan konuşurken bir yandan da kravatı elinden alıp boynuna yerleştirdim.
”Öncelikle bu konuyu daha öncede konuştuk abicim.Bir daha konuşmaya gerek yok.İkinci olarak,üzülmeni istemiyorum.Bugün benim en mutlu günlerimden bir tanesi sende mutlu olsan olur mu ?”Kravatını bağlamayı bitirince düzelterek bıraktım.
”Senin hatırın için yaparım.Ama şu gün bir an önce bitse iyi olacak.”Homurdanarak mutfağa geçti.Tahminimce soğuk bir su içecekti.Tekrar kızların yanına döndüm.Hepsi tek tek fotoğraf çekiniyorlardı.Yanlarında vardığımda zorla poz verdirerek benim de fotoğrafımı çektiler.Odanın kapısı tekrar çaldığında bu sefer babamın sesini duydum.
”Kızım,bir gelebilir misin ?”Babamı resmen unutmuştum.Hemen kapıyı açarak odadan çıktım.Babamında takım elbiseleri içinde olduğunu gördüm.Bu da ayrı bir histi.Beni gören babam da abimle bir nevi aynı tepkiyi verdi.
”Gel kızım içeri geçelim.”İşte o dramatik konuşma anı gelmişti.Ağlamamak için kendimi sıkacağım o andı.Salona geçip ortada ki koltuğa yan yana oturduk.
”Prensesim.”
”Babam.”Merhametle baktı gözlerime.
”Gelmesini hiç istemediğim o gün geldi.Biricik kızımı istemeye gelecekler.İmkanım olsa bugün olmasın derim.Bana kızma ama seni hiç veresim yok.Nasıl vereceğim ki ?Kızımın gitmesine nasıl müsaade edeceğim ?”
”Babacığım,”dedim tatlı tatlı.”Öncelikle ben bir yere gitmiyorum lütfen artık bunu anlayın.Sadece kendi ailemi kuracağım.Hem bugün evlenmiyorum ki.Önümüzde ki bir kaç ay daha bekarım hemen üzülmene gerek yok.Üstelik sen Arazı benden bile daha iyi tanıyorsun.Böyle bir damat adayını kaçıracak mısın ?”
”İstiyorsun yani ?”
”O da soru mu baba ?Elbette istiyorum.”
”Bak istemiyorum vazgeçtim falan dersen çekinme söyle.Şu noktadan bile dönebiliriz senin arkanda dağ gibi baban var.”
”Sen ve abim hiç boşuna umutlanmayın.Ben bugün nişanlanacağım.”
”Belki ben seni vermem.”
”Baba sen böyle bir şey yapmazsın!”
“Konu kızım olunca bal gibi de yaparım!”
”O zaman bende kocaya kaçarım!”
”Yaşlı yaşlı kalbime indireceksin.”Gülerek göğsüne sarıldım.”Şaka yapıyorum babam.Ben hiç öyle şey yapar mıyım?”İhtimal vardı,yok değildi.Ama sessiz kalmak daha iyiydi.
Kapı çaldığında kalbim yerinden çıkacak sandım.Ne ara gelmişlerdi ?Gelmişler miydi ?Kapı çalınca babamın memnuniyetsiz sesini işittim.
”Vakit geldi demek,hadi gidip misafirlerimizi karşılayalım.”Onunla beraber koltuktan kalkıp kapıya gidiyorduk ki abim hepimizden önce davranıp kapıyı açtı.Kimseyi beklemediği için ona kızacaktım ki gelenin Balım olduğunu görmemle sessizleştim.Abimin neden kapıya koştuğu belli olmuştu.
”Hoş geldin Balım.”
”Hoş buldum Demir.”
İkisi de bizim varlığımızı hatırladığında konuşan ilk kişi Balım oldu.
”Kusura bakmayın biraz geç kaldım.Ama kızı vermediniz di mi ?”
”Yok daha evlenmedim,bekarlığımın yarısı gitmeden önce ki son dakikalara yetiştin.”Gülümseyerek baktı.O bizim gibi elbise giymek yerine saten bir siyah etek üzerine de siyah yakası v olan bir bluz tercih etmişti.Altında da siyah düz topukluları vardı.Çok havalı ve şık duruyordu.
Kızlarla tek tek salona geçtiğinde Balım hayran hayran bana bakıyordu.”Ama Minela sen çok güzel olmuşsun.Ay şuan kardeşimi istemeye geleceklermiş gibi hissettim.”
”Sen de çok güzelsin.”Bu benden değil…abimden çıkmıştı.İkimiz de gözlerimizi kocaman açarak ona baktık.Ne dediğinin farkına varınca tahminimce sessiz bir küfür etti.Sonra aceleyle yanımızdan uzaklaşmıştı.Balım kaşlarını çatarak bakmıştı arkasından.Kolundan tutup onu da salona götürdüm.Hepimiz oturmuş damat beyimizin gelmesini bekliyorduk.
Ben heyecanlı olduğum için bir oraya bir buraya yürüyüp duruyordum.Bu sefer aynanın karşısına geçip saçımı başımı kontrol ettim.Her şey en düzgün seviyedeydi.Ellerimle kendime yelpaze yaparken kapı çaldı ve ben telaşla kızlara döndüm.
”Ay geldiler geldiler ben ne yapacağım ?Ay bayılıcam şimdi!”Açelya beni omuzlarımdan tutarak kapının yanına getirdi.Hepsi gelmiş sıra sıra kapıya dizilmişlerdi.En önde ben benim yanımda abim onun yanında da babam vardı ve devamında da kızlar geliyordu.Sıra dayağı yiyecek gibi dizilmiştik.Bu ortamda düşündüklerime bak!
”O zaman açıyorum ?”dedim teyit ettirmek için.Abim lafa atladı.
“Açmayadabilirsin,bizlik hiçbir sorun yok.”Balım abimin koluna vurarak onu susturdu.Derin bir nefes verdim ve kapıyı açtım.
Karşımda sevdiğim,gönlümün komutanı,kalbimin sahibi duruyordu.
Geriye çekilip gülümsedim.Bakışları bende donmuş kalmıştı.Benimde ondan farkım yoktu.Daha onu süzemeden Osman dede görüş açımı kapatmıştı.Kendime gelerek Osman dedenin elini öptüm ve hoşgeldiniz dedim.Aynı şeyi yonca anne de de tekrarlamıştım ama ona aynı zamanda sarılmıştım.Ondan sonra Ayça girdi onunla da aynı serüveni yaptık.Sonunda içeri Araz girdiğinde benim olduğum kısımda durdu öylece.
Onun bakışları gözlerimden ayrılmazken ben arsızca onu süzüyordum.Çok fazla yakışıklı olmuştu.Onu belki de ilk defa takım elbise içerisinde görüyordum ve şimdi neden normal hayatında giymediğini anlıyordum.Benim akıl sağlığım için bu önemliydi.
”Çok güzel olmuşsun.”sesi bir fısıltıdan ibaretti ama ben duymuştum.Öyle bir bakıyordu ki utanıyordum.
”Sende çok yakışıklı olmuşsun.”Gözlerimize dalıp gitme niyetindeydik ki Araz arkadan iteklenmeye başladı.
”Komutanım bakışmanızı bölüyorum ama burada kuyruk olduk.Acaba diyorum ilerleseniz mi ?”Bunu diyen elbette yiğithandı.Araz kucağında tuttuğu kırmızı gül buketini bana uzattı.Cilveli bir bakışla çiçekleri alıp göğsüme bastırdım.Çikolataları da diğer elime almıştım.Araz içeri geçerken bu sefer de timdekiler giriş yapmıştı.Hepsi takım elbiselilerdi ve bu görüntü bana çok komik gelmişti.Bu uzun kuyruk sonunda sona erdiğinde çiçekleri odama çikolatayı da mutfağa götürdüm.Salona girdiğimde ne kadar kalabalık bir ailem olduğuyla yüz yüze gelmiştim.Arazla nişanımız için hazırladığımız alan vardı.Onun için bir organizasyon şirketi ile anlaşmıştık ve bir arka plan oluşturmuştuk.Önünde de ikimizin oturabilmesi için sandalye vardı.Yerime geçip oldukça nazik hareketlerle oturdum.Araz burada ki herkese inat bana bakıyordu.Bende onu doya doya izlemeyi isterdim ama utanıyordum.
Babam,ilk söze giren kişi oldu.
”Osman bey nasılsınız ?İyisinizdir inşallah.Sizinle tanışmak şimdiye nasip oldu ama Yonca hanımla tanışmıştık.Sizde iyisinizdir inşallah Yonca hanım.”
”Saol oğlum saol iyiyiz elhamdülillah.Siz nasılsınız ?”diyen kişi Osman dedeydi.Bugün gerçek bir dede modundaydı.
”Bizde iyiyiz çok şükür.Bugünü bir atlatalım daha iyi olacağız.”Baba neden öyle diyorsun ya ?
”Askermişsin sen ?”Osman dede askerlik muhabbeti açtığında bu sohbetin hiç de kısa sürmeyeceğini anlamıştım.
“Yani gençliğim de öyleydim.Şimdi yaşlandık tabi Albay oldum,öyle saha işlerinden uzaklaştım.Gerçi ben uzaklaştım ama damadım ve kızım eksikliğimi hissettirmiyor.”Bu söz ikimizi de gülümsetti.Babam yoksa biz vardık tabii.
Osman dede babamla derin bir askerlik mevzusuna daldığında herkes farklı muhabbetlere giriş yapmıştı.Henüz erken olduğu için kahveleri birazdan yapacaktım.Araza döndüğümde tebessüm ederek bana bakıyordu.
”Neden öyle bakıyorsun ki ?”
”Etkilendim.Bakışlarımı çekemiyorum.”İstemsizce güldüğümde derin bir nefes verdi.
”Kalbime zararsın kadın.”
”Hani ben senin sol yanındım ?Kendi kendime zarar vermeyeceğime göre.”
”Biz direkt nikah kıysak ne olur ki ?”Onun kafası çok çok farklı yerlerdeydi.Kaşlarımı kaldırıp indirirken kafamı iki yana salladım.”Olmaz canım olmaz.Her şey usulüne göre olacak.”
Kafamı çevirdiğimde parla ile göz göze geldim.Elinde ki telefonla bizi çekiyordu.Hepsini önceden tembihlemiştim.Her anımı kameraya alacaklardı.Kafasıyla odanın çıkışını işaret edince kahveleri yapma vaktinin geldiğini anladım.
Oturduğum yerden kalkıp salondakilere baktım.”Ben artık kahveleri yapayım.Nasıl içersiniz ?”
”Sen yorulma kızım,hepsini sade yapman yeterli.”dedi Yonca anne.Kafamı eğerek onayladım ve salondan çıktım.Kızlar da hemen peşimden gelmişlerdi.Kahveyi nasıl yapacaktık bilmiyordum.
”Kızlar bakın şöyle yapalım.Minela sen Arazın,Ural amcanın Osman dedenin ve yonca annenin kahvelerini yap.Bizde diğerlerini halledelim olur mı ?”Makul bir anlaşmaydı bu yüzden kabul ettim.Üç cezveyle aynı anda kahve yapmaya başladık.Yaklaşık 20 dakikanın ardından tüm kahveler hazırdı.Ama arazın kahvesiyle işimiz vardı.
”Evet kızlar,istek baharat alayım.”dedim keyifle.Önce Sumru atladı.
”Ben oyumu isottan yana kullanıyorum.”Biraz isot attım.Bu sefer de parla girdi araya.
”Bende kimyon diyorum.”Kimyonu da ekledim.Açelya devam etti.
”Ya ben oyumu baldan yana kullanmak istiyorum.İsotla bal güzel bir işkence gibi.”Mantıklıydı.İçerisine çok az bal koydum.Arazı düşündüğüm için her şeyden çok az koyuyordum.
”Tuz eklemezsek olmaz.”dedi Balım da adetlere uyarak.Onu da ekledim.Başka ne eklesem diye düşünmeye başladım.Bu kadarın yeterli olduğuna kanaat getirmiştim ki mutfaktan içeri Yiğithan,Sinan ve abim üçlüsü girmişti.
”Kolay gelsin abisi.”
”Sağ ol da siz niye geldiniz ?”
“Hiiiiç,”dedi Yiğithan uzatarak.”Öyle bir iki minik işimiz var.”dedi.Ellerimi belime yerleştirerek dik dik baktım.”Ne işiymiş o ?”
”Yengem şimdi biz diyoruz ki Araz komutanımın kahvesinde bizim de biraz katkımız olsun.”Amaçlarını anladığımda gözlerimi kıstım.
”Ne yapacaksınız kahvesine ?”Cebinden çıkardığı kırmızı baharatı gösterdi.”Azıcık yakacağız.”
”Ben zaten isot koydum gerek yok.”
”Yalnız bunu biz özel olarak getirttik.”dedi Yiğithan tezgahtar haline bürünerek.”Bunu her yerde bulamazsın.İzin verde azıcık koyalım.”Bir süre düşündüm.Eğer azıcık minicik koyacaklarsa olurdu.
”Eğer ki bu şey yüzünden arazıma bir şey olursa kendinize işkencelerden işkence beğenin.Ayrıca bir tutamdan fazla koymak yok!”Üçlü aynı anda sırıttı.Paketi açıp kaşığı daldıran abimdi.Tehditkar bakışlarımı görünce kaşığı bırakıp eliyle azıcık aldı ve kahvenin içine koydu.Bir tane daha koyacaktı ki engel oldum.
”Yeter bu kadar.Üçünüze de güvenmiyorum.Nişanımı bozmanıza izin veremem.Hadi çıkın çıkın.”Hepsini zorla mutfaktan kovdum.Arazın kahvesini ayrı minik bir tepsiye yerleştirdim.Onunkini en son verecektim.Diğer kahvelerin olduğu tepsiyi aldım.Ayça’ya da şimdilik tutması için arazın kahvesini vermiştim.
Heyecandan titrediğimi fark edince sakinleşmeye çalıştım.Kahveleri dökersem odama geçip saatlerce ağlardım.Bu yüzden kendime engel olarak sakince kahveleri aldım.Dik bir şekilde yürürken içimden kendimi sakinleştiriyordum.
Salondan içeri girip önce büyüklerden başladım kahve dağıtmaya.Onlardan sonra timdekilere dağıtmıştım.En son Araz kalınca kapının eşiğinde bekleyen Ayça’nın elinden kahveyi aldım.Yüzümde ki eşsiz tebessümle araza doğru yürüdüm.Ama o beni şaşırtarak ben daha yolun yarısındayken ayağa kalkıp yanıma geldi ve minik tepsiyi elimden aldı.”Sen yorulma.Ben bir ömür boyu taşırım ne taşınacaksa.”
Şuraya yığılıp bayılacaktım farkında mıydı ?!
”Aslan komutanım be!”dedi Kaan büyük bir gazla.Heyecanıma engel olarak geçip oturdum.Araz da oturmuş tepsiyi ortada ki minik sehpaya koymuştu.Elini ceketinin iç cebine atınca merakla bekledim.Avucuna aldığı şeyi yavaşça tepsinin üzerine bıraktı.
Bunlar benim en sevdiğim minik çikolatalardı.
Herkesin gözü bizim üzerimizdeyken ona doya doya bakamıyordum bile.Başımı öne eğerek tebessüm ettim.Bu gece sonlandıktan sonra nasıl uyuyacaktım hiç bilmiyorum.
Aklıma kahve gelince tekrar araza baktım.Herhalde kahveyi içmeyi düşünüyordu.Sadece benim değil tüm salonun gözü arazın üzerindeydi.Ekstra olarak kayıt altına da alınıyordu.
Kahve fincanını eline alıp dudaklarına götürdü ve minik bir yudum aldı.Tepkisini bekledim ama yüzünde mimik bile oynamamıştı.Kalan tüm kahveyi tek yudumda içtiğinde ben dahil kahve tuzağına dahil olan herkes ters köşe olmuştu.Gerçekten etki etmemiş miydi yoksa belli mi etmiyordu ?
Eli suya gittiğinde aslında içinde yangınlar olduğunu anladım.Bakışları benimkilerle kesişince yaptığım fenalıktan dolayı şirin şirin gülümsedim.
”Bu az olmuş güzelim.On katını da getirsen bende ki Sevda yangınının önüne geçemez.”dediğinde yine salondan gülüşmeler yükselmişti.
Kahve Faslı da bittiğinde şimdi asıl ana gelmiştik.Tatlı ve ikram zamanı artık nişandan sonra yapacaktık.Önce şu heyecan ve stresi atlatmam lazımdı.
”Şimdi albayım bizim sebebi ziyaretimiz belli.”dedi Osman dede ciddileşerek.Evin büyüğü o olduğu için beni o isteyecekti.Babam gergin olduğu için yerinde hareketlendi ama ciddiyetini de bozmadı.
”Belli.”
”Uzatmayacağım direkt lafa gireceğim.Allah’ın emri peygamberin kavliyle kızınız Minelayı oğlumuz Araza istiyoruz.”
Bu cümle salonda yankılandığında kimseden çıt çıkmadı.Araz da çok gergindi bende.Ama asıl gerginlik babamdaydı.
”Şimdi Osman bey,Minela benim sadece kızım değil canım.Ona bir şey olsa ben dünyayı yakarım.O benim tek prensesim.Ve siz benim tek mücevherimi istiyorsunuz.Bunun benim için ne kadar zor olduğunu anlıyor olsanız gerek.Araz oğluma güvenim sonsuz,kızımı üzmeyeceğini bilirim.Ama konu kızım olunca da bir baba olarak her şeyden önce onun fikrine önem veririm.”Bakışlarını bana çevirdi.”Ve ben şimdi bu kararı vermeden önce kızımın rızasını almak istiyordum.”Bu sefer herkesin bakışları bana dönmüştü.
Ne diyeceğimi bilemedim.Açıkçası çok duygulanmıştım.İstiyorum diye çığlık atamazdım ama gönülsüz de gözükmek istemiyordum.
”Benim rızam var babam,”dedim kendimden emin bir şekilde.”Gönlüm de var rızam da var.Ama her şeyden önce senin onayını isterim.”
Babam göğsünü şişirecek kadar derin bir nefes aldı.Sonra o nefesi verdi.Ama Osman dedenin sorusuna cevap vermek yerine abime döndü.
”Sen ne dersin oğlum ?Vereyim mi prensesimizi ?”
”Bana kalsa hayır.”dedi abim açıkça.”Ama bana kalmıyor.İkisi de yetişkin insanlar ve birbirlerini seviyorlar.Bizede kavuşturmak düşer.”Babamın fikrini soracağı kimse kalmamıştı.Bakışları son kez benimle buluştuktan sonra dudaklarından o cümleler döküldü.
”Madem onun da gönlü var,o zaman bize de onları kavuşturmak düşer.Verdim gitti.”Göğsümün içinde ki o sızı resmen yok olup gitmişti.Dolu dolu gözlerimle ne yapacağımı bilemeyerek ayaklandım.Araz da benimle aynı avelliğe sahipti.Otuz iki diş sırıtarak birbirimize baktık.Önce bana sarılmaya kalkışacaktı ki kolundan tutarak onu babamların olduğu kısıma yönlendirdim.Heyecandan ne yapacağını şaşırmıştı.
Bende önce Osman dedenin ve yonca annenin elinden öptüm.Sonra Ayça’ya sarıldım.Araz babamlarla işini bitirince bu sefer ben babamın elini öptüm.Abime sarıldım.İkisi de zar zor gülümsüyordu.Salonda ki herkes bizi tebrik ettikten sonra ellerimi önümde birleştirerek araza baktım.O benden önce babama bakıp gözleriyle onay almıştı.
Sonra yanıma gelip bana sarılınca aynı mutlulukla karşılık verdim.Öyle bir sarılıyordu ki sanki asla bırakmayacaktı.Biz ayrıldıktan sonra Sumru elinde yüzük tepsisiyle odaya giriş yaptı.Kendisi yüzük tepsisini ben tutacağım diye yaygara çıkardığı için kimse ona bulaşmak istememişti.
Arazla nişan alanımıza giriş yapıp ikimiz de yan yana ayakta durduk.Kurdeleyi kesecek olan kişi babamdı.Ben arazın yüzüğünü alarak onun parmağına geçirdim,o da benim yüzüğümü taktı.Heyecandan titreyen elimi görmezden gelmeye çalışarak babamın kesmesini bekledim.Babam kesmeden önce araza baktı.
”Kızım sana emanet Yüzbaşı.Tek bir gözyaşına sebep olursan her şeyi bitiririm.”
”Emanetiniz görevimdir komutanım.Bundan sonra onu üzmemek için yaşayacağım.Tıpkı öncesinde de olduğu gibi.”Babam kurdeleyi kesmek için hareketlenmişti ki bu sefer araya abim girdi.
”Makas kesmiyor.”dedi inandırıcı olmayan bir tonda.”Ben görüyorum buradan.Canı kesmek istemiyormuş.”Herkes abimin bu dediklerine gülerken bende gülmeden edemedim.Araz cebinden çıkardığı bir miktar parayı tepsiye bırakıp abime baktı.
”Yeterli mi ?”Abim burun kıvırdı.
”Yetersiz.Elini korkak mı alıştırıyorsun sen ?Kız kardeşimi vermem bak.”
”Biraz geç kaldın gibi ama neyse.”dedi Araz nispet yapar gibi.Cebinden biraz daha para çıkarıp koyduğunda abim başka bir şey istemedi.Babam besmele çekerek kurdeleyi kesti.
Artık nişanlıydım.
Salondan alkış sesleri yükselirken benim gözlerim tek bir adamdaydı.Tıpkı onun gözlerininde bende olduğu gibi.Sonrası yine bir tebrik kuyruğu ile ilerledi.Herkes tebrik edince sıra artık fotoğraf çekinmeye gelmişti.Öncelikle ailelerimizle çekindik,sonra toplu olarak çekildik.En son da Araz ve ben özel olarak bir sürü fotoğraf çekmiştik.
Kızlar yavaş yavaş ikramlıklara başlarken bende biraz kaytararak arazın yanına oturmuştum.32 diş sırıtarak birbirimize bakmaktan öteye gidemiyorduk.
*****
İlahi Bakış Açısı
Ayça içeride ki kalabalıktan sıyrılarak mutfağa girdiğinde derin bir nefes almıştı.Az önce abisi ve yengesi nişanlanmıştı ve çok mutluydu.Bugünün bu kadar güzel geçeceğini tahmin bile edememişti.Elbisesinin eteklerini düzelttikten sonra bir bardak aldı eline.O sırada aniden mutfağa Sinan girince öylece kalkmıştı.
Korktuğu yüzleşme gerçekleşiyordu.
Buraya gelirken en büyük çekincesi sinandı.Çünkü onunla bir kaç aydır sosyal medya üzerinden konuşuyordu fakat ne olduklarını o da bilmiyordu.Şimdi yüz yüze konuşmaya da utanıyordu bu yüzden de iki gün boyunca köşe bucak kaçmıştı.Ama şimdi kaçtığı adam tam karşısında duruyordu.
”Sonunda yalnız kalabildik be Laz kızı.”Sinan,Ayça’nın aksine keyifliydi çünkü o bu belirsiz durumdan sıkılmıştı.
”Kaldıysak ne olmuş ki Sinan ?”
”Ne demek ne olmuş ?Artık konuşma vaktimiz geldi.”Bakışlarını kaçırdı Ayça.
”Ne konuşacağız ?”
”Ayçam sen beni delirtecek misin ?”Ayça duyduğu şeyle gözlerini irice açtı.Ne demişti o ?
”Ne ne Ayça’m mı ?Ne diyorsun sen ya ?”Sinan histerik bir şekilde güldü.
”Bence ben direkt konuya giriş yapayım.Bak kaç aydır seninle flörtleşiyoruz.”Bunu işiten Ayça hemen kızarmıştı.Ama Sinan devam etti.”İtiraz etme çünkü bu gerçeğin sende farkındasın.Artık yaşadığımız bu şeyin bir adını falan mı koysak ?Bu belirsizlik içerisinde gitmek istemiyorum.Şimdi sana soruyorum.”
”Benimle sadece takılıyor musun yoksa gerçekten bir şeyler hissediyor musun ?”Ayça sinirle kaşlarını çattı.
”Orada bir dur aslan parçası.Sadece takılmak da ne ya ?Ben senin tanıdığın o kızlara benzemem!Konuşuyorsam vardır bir sebebi.”
”Bana karşı bir şeyler hissediyorsun yani ?”
”Yok değil var ama…ya önce senin itiraf etmen gerekiyor!”
”Öyleyse ediyorum Laz kızı iyi dinle.Seni deli gibi seviyorum hatta onun da ötesinde aşığım aşık!Şimdi bana gelip de görmeden nasıl sevdin ?Yanında bile değildim deme,aşk mesafelerle de oluyormuş.Ben sevgimin de aşkımın da arkasındayım.İhtiyacım olan tek şey senin cevabın.”
”Sinan bak yaşadığımız durum çok karışık yani sadece hislerimizle hareket edemeyiz.”
”O da ne demek ?”
”Bak sen benim abimin askerisin,diyelim ki biz sevgili olduk.Ya ben bunu abime nasıl söyleyeceğim ?Sakin karşılayacağını mı düşünüyorsun ?”Sinan uzanıp Ayça’nın iki elini de tuttuğunda Ayça şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi.
”Bak sen bana bir he dersen ben onu da hallederim.Çıkarım abinin karşısına her şeyi anlatırım.Seni zora sokacak her şeyi engellerim.Seviyor musun beni ?”
”Sevmesem seninle işim ne ?”diye yükseldi Ayça.”Gıcık meymenetsiz bir şeysin.Katlanıyorsam sana olan aşkımdandır.”
”Ben sana kurban olurum be Laz kızı!”
”Sende aşıksın yani bana öyle mi ?”
”Hemde nasıl.Öyle böyle değil.Bak geceleri seni düşünmeden uyuyamıyorum ha!”
”Yalancı!”
”Yalancı yesin seni!”
”Hop!Ne oluyor lan yavaş gel!Bak ben Karadeniz kızıyım damarıma basarsan alırım ayağımın altına!”Sinan teslim olurmuşçasına ellerini havaya kaldırdı.
“Eee şimdi sevgili miyiz biz ?”
”Askerlik arkadaşı olamayacağımıza göre ?”
”O zaman sana artık sevgilim diyebilirim.”
”Bu kadar hızlı gitmesen mi acaba ?”
”Çok bile dayandık Ayça’m.Abine ne zaman söyleyeyim ?Hazır herkes buradayken söylesek mi ?”Ayça inatla kafasını iki yana salladı.
”Sakın öyle bir şey yapmaya kalkma!Abim bunu duyduğunda delirecek o yüzden şuan nişanının bozulmasına müsaade edemem.Üstelik sevgili olalı iki dakika oldu ne bu sabırsızlık ?”
”E biz nasıl yapacağız ?Sen Rizedesin ben buradayım.Ben nasıl dayanacağım senin yokluğuna ?”
”Orasını artık sen düşüneceksin komutan.Ben boşluk buldukça gelirim.”
”Bende gelirim.”
”Sen gelemezsin!”
”Nedenmiş ?”
”Abim Rize’ye geldiğini öğrenirse seni keser!”
”Abin beni her türlü kesecek gibi duruyor.”
Mutfaktan içeri birisi girdiğinde bu kişi Kaandı.Yan yana duran ikiliye şüpheyle baktı.Sinanın bir şeyler karıştırdığını zaten biliyordu.Ayça kaanın gelmesi ile utanarak kaçamak bir bakış attı ve kaçarcasına mutfaktan çıktı.Kaan ve Sinan yalnız kaldıklarında kaanın yaptığı ilk şey sinanın omzuna vurmaktı.
”Ne yaptın lan kıza ?Utançtan kızarmış.Bak sen tehlikeli sularda yüzüyorsun!”Keyifle güldü Sinan.
”Kız değil sevgilin diyeceksin.An itibariyle bekarlıktan kurtulmuş bulunmaktayım.”
”Ciddi misin lan sen ?”
”Şaka mı yapacağım oğlum ?Deli gibi aşığım zaten.”Sinanın aksine Kaan daha ciddi düşünüyordu.Arkadaşının yaptığı bu şey tam olarak ecele yürümekti.
”Araz öğrendiğinde seni kesecek.”Omuz silkti Sinan.
”Sırılsıklam aşığım,ne yapayım oğlum ?Sende boş boş moralimi bozma.Keyfimi kaçırıyorsun.”Mutfağa bu sefer de açelya girince kaanın yüzü aydınlandı.
”Bende seni her yerde arıyordum Kaan.Hadi gel pasta yiyelim.”Elini kaana doğru uzattı.
”Yiyelim gülüm,sen iste ben her şeyi yaparım.”Elini tutup avucunun içine minik bir öpücük bırakmıştı.İkisi mutfaktan çıkarken yine Sinan yalnız kalmıştı.
”Valla komutanım ağzımın burnumun yerini bile değiştirse ben bu davadan vazgeçmem.Seviyorum delicesine.”
*****
Minela
Arazla yan yana otururken bir yandan da ikramlıkları yiyorduk.Arazın ağzı tatlansın diye ona bu sefer şekerli bir kahve yapmıştım.Gözüm elimde ki kurdeleye çarptıkça genişçe sırıtıyor bir süre bakakalıyordum.
“Aşkım ben bir kızlara bakıp geleyim,bir gittiler bir daha da gelmediler.”Arazın hoşuna gitmese de itiraz etmedi.Tabağımı bırakarak usulca kalktım ve salona gittim.Bir grup insan mutfağa doluşmuşlardı.Anıl ve Sumrunun tartışma sesleri geliyordu.
”Yahu nişan minelanın nişanı!Tabiki de ben yiyeceğim.”
”Ulan onlar benim komutanlarım.”
”Ya çek elini kolunu bak beni çirkef halime geçmem için zorluyorsun.”
”Geçsene ne olacakmış merak ettim.”Sumru anılın üzerine yürüme derdindeydi ki araya ben girdim.
”Ne oluyor bakayım burada ?Nişanımda kavga mı çıkacak ?”Sumru hemen elit hanım moduna büründü.
”Olur mu hiç öyle şey ?Ben sadece baklavanın ortasında ki dilimi yemeye gelmiştim.”Sumrunun şu inançları beni bitiriyordu.Anılın sebebini merak ettiğim için ona baktım.
”Bende baklavanın ortasını yiyeceğim.Sonuçta bekar bir erkeğim.”Anıl’dan bu cümleler çok beklenmedik olmuştu.
”Yalnız Sumru bunu üç gün öncesinden ayarladı yani benim ona sözüm var.”dedim çünkü gerçekten bu yaşanmıştı.Anıl’da hiçbir üzülme belirtisi olmadı.Tahminimce Sumru ile uğraşmak için bunu yapıyordu.Sumru anılı beklemeden baklavanın ortasında ki dilimi aldı sonra da küçük bir tabağa koydu.Dilim biraz büyük olduğu için bıçakla ikiye kesti.İlk dilimi yerken mutluydu.Benden sonra anıla bakınca dalıp gitti.Sonra kendisine gelerek lokmasını yuttu.Ben onun diğer dilimi de yiyeceğini düşünürken o tabağı anılın önüne itti.
”Ben doydum.İstiyorsan sende yiyebilirsin.”En az Anıl kadar bende şoka uğramıştım.Sumru az önce Anıl’la baklavasını mı paylaşmıştı ?
Garip olan elbette ki bu değildi.Sumruyu daha önce hiç böyle görmediğim için şimdi bu halleri garip geliyordu.Anıl itiraz etmeden baklavanın kalan yarısını yedi.Sumru ortamda ki sessizliği dağıtmak için bana döndü.
”Kurdelenden minik bir parça kessene onu da yutayım.”Her yolu deniyordu.Ama ben yüzüğümü ve kurdelemi koruma iç güdüsüyle elimi göğsüme götürdüm.
”Hiç kusura bakma ama kurdelemi kimseyle paylaşmam!”
”Cimri bir hatunsun.”Küçük bir çocuk gibi omuz silktim.Sonra onları yalnız bırakmak için koşarcasına çıktım mutfaktan.Bu yaptığımdan dolayı sumrunun arkamdan öldürücü bakışlar attığına emindim.
Salona girdiğimde büyüklerin olmadığını fark ettim.Onların nerede olduğunu soracaktım ki Araz benden önce davrandı.”Balkona çıktılar güzelim.Tahminimce askerlik anılarını konuşmaya devam edecekler.”Yonca anne o ortamda ne yapacaktı bilmiyorum ama o da burada yoktu.
Salona göz gezdirirken abimin balımın yanında otururken durmadan bir şeyler anlattığını gördüm.Büyük bir heyecan ve keyifle anlatıyordu.Balım da aynı şekilde onu dinliyordu.Birden elimden çekilince kendimi koltukta arazın dibinde buldum.Masum masum ona bakarken o yakınıyordu.
”Güzelim nişan bizim nişanımız ama en çok biz ayrı kalıyoruz olur mı öyle şey ?”Kesinlikle haklıydı.Başımı omzuna yaslayarak ellerimizi yan yana koydum.Her şey rüya gibi geliyordu.
”Şimdi geriye sadece düğün mü kaldı ?”diye sordu Araz.Olumsuz bir mırıltı çıkardım.
”Ben kına da isterim.Öyle kolay kurtulamazsın.”
”Tamam bebeğim kına işi kolay.Göktunçla parlanınkini bir halledelim de sıra bize gelecek.”
”Bizden sonra sırada olanlar da var.”
”Bir tek Kaan ve Açelya var.Başkası da mı var ?”Kolunu kaldırarak göğsüne yaslandım ve tatlı tatlı anlatmaya başladım.
”Sumru ve Anıl kesinlikle olacak.Bundan eminim.Belki açelyalardan sonra onlar gelir.Onlardan sonra da bir ihtimal abim ve Balım olabilir.”
”Hadi be!Onlar sevgililer mi ?”
”Değiller ama bu olmayacakları anlamına gelmez.Bence ondan sonra da Sinan gelebilir.”
”Onunda mı sevgilisi var ?”Omuz silktim.
”Bilmiyorum ki.Aslında Sinan yerine benim biricik görümcem Ayça da gelebilir.”Bunu tamamen arazın tepkisini ölçmek için söylemiştim ama aniden dikleşip ciddileşmesini beklemiyordum.
”Hayırdır yani ne Ayça’sı ne aşkı ?O daha çok küçük ayrıca işine odaklanıyor.Aşk maşk işleriyle kafasını karıştırmaz.”
”Emin olma bir tanem.Bende öyle diyordum ama bak nişanlıyım.”
”Hemde benim nişanlımsın.”Aklıma gelen fikirle telefonumu alıp rehbere girdim ve arazın ismini değiştirdim.
Nişanlım❤️
Telefonu çevirip araza gösterdiğimde sırıttı.Şimdi nişanlımdı ama bir kaç ay sonra kocam olacaktı.
”Sende beni böyle kaydedecek misin ?”diye sordum merakla.Cıkladı.
”Sen bende benim hatun olarak kayıtlı olmaya devam edeceksin.Evlendiğimiz gün ise Karım olacaksın.”
”Komutanım!”romantik anımızın katili olan Yiğithana döndüm.O ve arkasında getirdiği ordusu tek tek karşıma dizilip bana baktılar.
”Efendim yiğit ?”
”Komutanım acaba diyorum izin verseniz de-“bu noktada araza baktı ama hemen sonra tekrardan bana döndü.”Biz Araz komutanımı da alıp böyle erkek erkeğe bir yere mi gitsek ?”Tek kaşım havalandı.İddialı bir istekti.
”Nereden çıktı oğlum bu ?”diye sordu Araz kaşlarını çatarak.Anlaşılan onun da haberi yoktu.
”Ya komutanım şimdi bugün sizin en mutlu gününüz.E gidip de bunu kutlamayalım mı ?”
”Peki neden erkek erkeğe ?”diye şüpheyle yaklaştım.
”Ya yenge sen bize güvenmiyor musun ?”
”Bu konuda güvenmiyorum.Nereye götüreceksiniz benim nişanlımı ?”
”Yemeyeceğiz valla.”dedi Anıl ciddi ciddi.Bunun da garantisi yoktu da neyse.
”Nereye gideceğinizi öğreneyim.”dedim inatla.Bu sefer konuşan göktunç oldu.”Yenge valla kötü bir yere gitmiyoruz ama bence de sen bunlara güvenme.”Hepsi birden göktunca uyarı dolu bakışlar attı.
”Yavrum sen hiç kendini yorma.”dedi Araz elini dizime koyarak.Sonra karşımızda dizilen adamlara döndü.”Sizde boşuna yorulmayın çünkü ben bir yere gelmiyorum.Nişan gecesinde beş tane hayvan herifle vakit geçireceğime nişanlımla geçiririm.”Göktunç onu desteklercesine alkış tutarken diğerlerinin suratı düşmüştü.Nişanlı nişanlının halinden anlıyordu demek.
”O zaman siz istediğiniz yere gidebilirsiniz beyler.Komutanınız benimle kalıyor.”Çok hoşuma gitmişti bu durum.Hanımcı bir erkek bulduysanız sırtınız yere gelmezdi.
”Biz de mi bir yere gitsek ?Yürüyüş falan ?”Güzel bir fikirdi.Arazla vakit geçirmek ise çok çok daha güzeldi.
”Tamam canım gidelim.Ama öncesinde ben bir babama sorayım sonra gidelim olur mu ?”
”Olur.”Gitmek için hareketlenmiştim ki kalkmama izin vermeden önce eğilerek hafifçe yanağımı öptü.Öyle aşık aşık bakmakla yetindim.Kalbimin ritimlerini bozuyordu.Gerçi çok bile dayanmıştı.Bende öperdim de azıcık çekiniyordum.Utana utana odadan çıkıp balkona geçtim.Babam onay verdiğinde arazla evden çıkmak için hareketlenmiştik.Bizimle beraber diğerleri de çıkmıştı.
Bu gecenin olaylı patlayacağından henüz haberimiz yoktu.
*******
Bittiiiiii
Bence çok güzel bir bölümdü yani umarım sizde beğenmişsinizdir.
Yorumları buraya alabilirimmm
Bu bölüme gerçekten çok fazla emek verdim.Lütfen bir yıldıza basmayı çok görmeyin.
Bölümün en beğendiğiniz sahnesi neresiydi ???
Sizce sırada ki bölümde neler yaşanacak ?
En sevdiğiniz çift kimmm?
Arazın hanımcılığı hakkında ne düşünüyorsunuz ??
Umarım beğenmişsinizdir.Bir aksilik olmazsa bölümü haftaya atarım.
Kendinize iyi bakın.Oy vermeyi unutmayın.
Sizi seviyorum))))
Yıldıza basmayı unutmayın 💕✨
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 76.51k Okunma |
7.37k Oy |
0 Takip |
92 Bölümlü Kitap |