101. Bölüm

73.Bekleyiş

Biryazarımm
biryazarimm

Oy sınırı:50*
Merhabaaaaa

Yeni bölümle karşınızdayım.Bir gün ara verdim ama geri geldim.

Okunmalarım artmaya başlıyor ama oylar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.20 oy bile olmuyor yani siz düşünün.

Oy konusunda da bana destek olmanızı rica ediyorum.Eski aktifliğime geri dönmeye çalıştığım bu zamanlarda en büyük destekçim sizlersiniz.

Bu arada bundan sonra ki üç bölüm bir gün ara ile gelecek çünkü her gün üst üste yazmakta biraz zorlanıyorum o yüzden bir gün ara ile atıcam.Yani bundan sonra ki bölüm pazar günü gelmiş olacak.

Diyeceklerim bu kadardı.Oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.Bu tarz haberlerden daha çabuk haberdar olmak için whatsap kanalımı takip edebilirsiniz.

O zamannnn size keyifli okumalar..

********
Araz

Bir metre ötemdeki sevdiğim kadının dizlerinin üzerine çöktükten sonra yere yığılmasıyla adını haykırarak ona doğru koştum.Tehlike geçmemişti ama odağım minelaydı.Yanına gidip yere çöktüm ve kafasını kaldırıp dizlerime koydum.

”Minelam,benim güzelim hadi uyan aç gözlerini kurban olayım uyan!”Uyanmıyordu ki bilinci bile yerinde değildi.Teni resmen solmuştu ve dudakları kurumuştu.Gözlerinin altı hafiften morarmaya başlıyordu.

Ne yaşatmışlardı benim canıma ?

Acıyla haykırarak çaresizce etrafa baktım.Hemen ileride yerde yatan kardeşlerimi görünce dondum kaldım.

Hepsine eziyet çektirmişlerdi.

”Acil destek ekip sahaya insin,yaralı var ve neyleri olduğunu bilmiyorum.Acil!”Minelayı kucağıma alarak ayaklandım.Onu güvenli bölgeye götürecekken binadan çıkan karayı gördüm.Adamı yakalamıştı.

”Zehirlenmişler komutanım,”dedi yanımdan geçmeden önce.”Zehirli gaz salgılamış bu itler,durumu en ağır olan Gölge ona çok dikkat edin.”Yakasından tuttuğu adama sağlam bir yumruk geçirdim.İçimdeki ateş dinmeyecekti.

Destek ekip geldiğinde hepsini araca bindirdik.Anılın hali hepsinden beter duruyordu.Araçta üstten bir tedavi yapılırken ben öylece hemşireleri izliyordum.

”İyi olurlar mı ?”diye sormaktan alıkoyamadım kendimi.

“Maalesef henüz kesin bir şey diyemem ama çok vaktimiz olmayabilir.Özellikle beyefendi için,”derken anılı göstermişti.Sıkıntıyla yüzümü avuçladım.

Bu yaptıklarını yapanlara ödetecektim.Bundan sonra kimse beni tutamazdı.

*****

Hastanenin önüne gelince hepimiz indik araçtan.Görevliler sedyeleri getirirken ben Minelayı kucağıma alıp hızlıca sedyeyle yerleştirdim.Doktorlar vakit kaybetmeden hepsini acil tarafına götürüp perdeleri çektiler.Minelanın olduğu yere girmek istedim ama öyle bir şansım yoktu.

Doktorlar emirler yağdırırken hemşireler koşarak gerekli malzemeleri getiriyorlardı.Acilin girişinde beliren açelyayı gördüm.Gözleri ağlamaktan şişmiş ve kızarmıştı.Beni fark edince koşarak yanıma geldi.

”Araz,Kaan nerede diğerleri nerede ?”

”Zehirlenmişler ve hepsi şuan tedavi altına alındı.”Bileğindeki toka ile saçlarını gelişigüzel topladı.

”Tamam ben şimdi baş hekimle konuşup destek olacağım onlara.İyileşecek hepsi.”Benim yanımdan ayrılıp doktorla konuşmaya gitti.Henüz kimsenin ailesine haber verememiştim ama vermem lazımdı.

”Minela!”diye yeri inleten bir ses duyduğumda dönüp bakma ihtiyacı hissetmedim çünkü demirin sesiydi.Yanıma gelip beni kollarını tutarak sarstı.

”Ne olmuş onlara ?İyiler mi nasıllar ?Bir şey söylesene lan!”Kapalı perdeleri işaret ettim.

”Gaz zehirlenmesi yaşamışlar hepsine bakılıyor şuan.Durumun nasıl olduğunu bilmiyorum,kahretsin ben hiçbir şey bilmiyorum.”diyerek yanımda ki sandalyeye tekme attım.Öfkemi kontrol edemiyordum her şeyi yakıp yıkmak istiyordum.

”Kızım nerede ?”Ural albay da telaşla yanımıza geldiğinde onun eli yine kalbindeydi.Mineladan haber alamadığımızdan beri böyleydi.Kızı için endişelenmesini anlıyordum.

”Zehirlenmişler şimdi de müdahale ediliyor.”diye benim yerime özetledi demir.Ural albay bana baktı.

”Oğlum sen hepsinin ailesine haber ver.Telaşlanmamalarını söyle.”Telefonumu cebimden çıkarıp tek tek hepsinin ailesine ulaştım.

Kulağımda annelerin çaresiz feryatları yankılanıyordu.Son olarak kendi annemi aradım.Bana bir şey olmamıştı ama Minelayı söyleyecektim.Telefon açıldığında annemin sesini işittim.

”Oğlum,”dedi sıcacık bir sesle.”Hayırdır evladım bir şey mi oldu ?”Normal bir zamanda aramış olsam hayır diyebilirdim ama şimdi diyemiyordum.

”Anne şey oldu eee,”kısa bir duraksamadan sonra cümlelerimi toparladım.”Anne benim timim zehirlendi.Kardeşlerim ve sevdiğim kadın şuan can çekişiyor.Ben iyiyim ama onlar iyi değil ve ben ne yapacağımı bilmiyorum elim kolum bağlı sanki.”Bir süre sessiz kaldı.Sonra titreyen sesi duyuldu.

”Ümidini kesme oğlum,”dedi önce.”Sen dimdik ayakta kalmaya çalış.Ben şimdi evlatlarım ve gelinim için dua edip Kuran okuyacağım tamam mı ?Allahtan ümit kesilmez evladım,iyi olacaklar inşallah.”Annemle biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapatmıştım.Belki içim bir nebze ferahlamıştı ama hala yetmiyordu.

Perdelerin birinin arkasından açelya çıktığında hemen yanına ilerledim.Yüzündeki maskeyi çıkarırken gözleri doluydu.

”Ne oldu açelya durumlar nasıl ?”

”Hepsinin durumu birbirinden farklı,”diyebildi sadece.”Göktuncun durumu diğerlerine göre daha iyi ama Anılın durumu kritik.Onun için elimizden geleni yapıyoruz.”

”Peki Minela ?”diye sormadan edemedim.

”Ne iyi ne de kötü diyebilirim.Hepsini iyileştirmek için çabalayacağız ama umudumuz var.Hepsi sağ Salim iyileşecek inşallah.”dedi umutla.Sevdiğim kadının durumu için belirsiz diyorlardı.

Ne demekti bu ?Belirsiz diye bir şey mi olurdu.Ya iyi olacaktı ya kötü.Belki de kötü cevabını vermekten korktukları için diyorlardı belirsiz.

İçeride fazlasıyla daraldığım için dışarı çıktım.Hava kararmıştı ve hayat devam ediyordu.Ama benim hayatım durmuştu.Minelam gözlerini açana kadarda ilerlemeyecekti.Ellerimi hastane korkuluklarına yaslayarak biraz nefeslenmeyi bekledim.Aldığım her nefes ciğerimi yakıp geçiyordu sanki.

“Zor mu sevdiğinin bir hastane yatağında can çekişmesi ?”Ural albayın sesini duymamla kafamı çevirip onunla gözgöze gelmem bir oldu.Ellerimi yasladığım yerden ayırıp dümdüz durdum.

“Zormuş,”dedim çekinme gereği duymadan.”Bunu öğrendim bugün.”Ural albay evet belki askeriye de bana emir veren ve aramızda resmiyet olan birisi olabilirdi ama bana çoğu zaman bir baba şefkatiyle yaklaşmıştı.

“Senin çektiklerini bende çektim zamanında.Tıpkı sizin gibi bizimkisi de komutan-asker sevdasıydı.Bir gün bir operasyonda feci darbe aldık.En ağır yaralımızda Yıldız çıkmıştı.O geceyi nasıl sabah ettiğimi bir ben bir de Allah bilir.Hiçbir şeye sığamıyor daraldıkça daralıyordum.Kalbim sıkışıyor aldığım nefes zehir gibi geliyordu.Tek ihtiyacım sevdiğimin sesiydi sanki.”

“Belki açık açık söylemiyorsun ama senin de şuan bunları hissettiğini biliyorum evlat.Ama yıkılma çünkü kızım gözlerini açtığında ilk seni arayacak seni soracak.Toparlan biraz,”diyip babacan bir tavırla omzuma iki kez vurdu.Dışarıda biraz daha hava aldıktan sonra içeri girdik.Tüm perdeler açılmış içerisi boşalmıştı.Demir ortalarda gözükmüyordu.

”Nereye gittiler ?Bir bilgi verdiler mi?”Ural albay kafasını iki yana salladığında telefonumu çıkarıp açelyayı aradım.Bir kaç saniye sonra telefonu açmıştı.

”Açelya neredesiniz ?Tüm yataklar boşalmış.”

“Herkesi odaya aldık araz.Ama Anıl yoğun bakıma geçti.Anıl hariç hepsinin durumu iyi çok şükür.Üst kata çıkabilirsiniz.”

Vakit kaybetmeden asansöre ilerledik.Bu sırada Ural albay demire haber veriyordu.Anıl hariç hepsi normal odaya alındığına göre durumları iyiydi.Ama Anıl için korkuyordum çünkü bir kardeşi kaybetmeye niyetim yoktu.

Üst kata vardığımızda açelyanın bir doktorla konuştuğunu gördüm.Minelanın yanına girmek istiyordum ama öncesinde izin almam gerekiyordu.Açelya ile doktorun konuşması sonunda bittiğinde yanına gittim.

”Açelya Minela normal odaya alındığına göre artık onu görebilir miyim ?”

”Henüz giremezsin Araz,daha yeni odaya alındılar ve en az iki saat dinlenmeleri gerekiyor.”

”Beş dakika göreyim bari bak gerçekten çok kısa sürecek.”

”Ama-“diyecek gibi olmuştu ki pes ederek bir nefes verdi.”Tamam ama üç dakikayı geçmeyecek anlaştık mı ?Çünkü seni şuan yanlarına sokmam uygun bile değil henüz o gazdan tam anlamı ile arınmadılar.İçeri girdiğinde hiçbir şekilde minelaya yaklaşmıyorsun artık ne yapacaksın bilmiyorum ama mesafe kuralını çiğnemek yok.”Mecburen kafa sallamakla yetindim.Bir maske çıkarıp bana verdi.Maskeyi takıp odanın kapısını açtım ve içeri girdim.

Benim güzeller güzeli Minelam bir hastane yatağında solgun bir çiçek gibi yatıyordu.Yüzünün rengi hala yerine gelmemişti.Yüzüne bir oksijen maskesi takmışlardı.Bir kaç adım atıp mesafeyi aşmak o uyanana kadar yanında beklemek istedim ama yapamadım.Sadece uzaktan izlemekle yetindim.

”Hastane önlüğü sana hiç yakışmamış,”dedim sessizliği bozarak.Onu hastane kıyafetleri içerisinde görmek hiç hoşuma gitmemişti.

“Bir an önce uyan güzelim olur mu ?Çünkü dağ gibi dedikleri adam çökmek üzere.O dağ gibi adamın arkasında onu dik tutan bir kadın olduğunu bilmiyorlar.O gözlerini aç ve yine benim elimi tut.Böyle uzak kalmak çok çaresizce.”Kalan süremi konuşmak yerine Minelayı izlemekle geçirdim.Açelya kapıya iki kere tıklatınca arkamı dönüp odadan çıktım.Kapıdan çıkar çıkmaz maskeyi çöpe atıp sandalyelerden birisine çöktüm.

”Açelya şimdi kimin durumu tam olarak ne bilmek istiyorum.Hepsinin durumunu her detayına kadar öğrenmek istiyorum.”

“Araz hepsinin yanında olamadığım için çok kapsamlı bir bilgim yok.Ama istersen senin baş hekimle görüşmeni sağlayabilirim.”Olumlu anlamda kafamı salladım.Açelya baş hekimle konuşmaya gidince koridorda yalnız kaldım.Demirin ve Ural albayın nereye gittiğini bilmiyordum.On dakikanın ardından açelya geldiğinde koridorun sonunda ki odayı işaret etti.

”Baş hekim seni bekliyor,”Ona teşekkür edip odaya doğru ilerledim.Duyacaklarımdan belki biraz korkuyordum ama bir bilinmezlikte sürünmek daha zordu benim için.Odanın kapısını çalıp içeri girdim.Beni gören adam samimi bir şekilde ayağa kalktı ve elini uzattı.

”Hoş geldiniz yüzbaşım,buyurun lütfen.”Adamın elini sıkıp karşısında ki koltuğa oturdum.Önce o konuştu.

“Öncelikle çok geçmiş olsun yüzbaşım,sizin gibi askerlerimizi iyileştirmek için elimizden geleni yapıyoruz.”

”Eyvallah,”dedim sadece karşılık olarak.Sonra devam ettim.”Şimdi doktor bey söz konusu benim timim.Onlar hakkında tüm detayları bilmek istiyorum.Durumları ne ?Ne zaman uyanırlar ?Özellikle Anılın durumu hakkında bilgi verirseniz sevinirim.”

“O zaman en kritik olandan yani Anıl’dan başlayayım.Yüzbaşım anılın aldığı hasar diğerlerine oranla daha yüksek.Hepsinin soluduğu zehirli gaz ciğerlerine ulaşmış.Biz elimizden geldiğince temizlemeye çalıştık.Anıl hariç hepsinin ciğerlerini neredeyse temizledik ama anılın soluduğu gaz daha fazla yüksek olmalı ki onun ciğerleri henüz zehirden arınmış değil.”

“Bu yüzden onu ikinci bir operasyona daha sokacağız.Ama içiniz rahat olsun hayati bir risk taşımıyor.İnşallah bu operasyonu da sağlam bir şekilde atlatırsa onu da normal odaya alacağız.”

“Kalan askerlerimizin dediğim gibi kritik bir durumu kalmadı.Sadece dinlenmeleri ve ciğerleri o zehirden tamamen arınana kadar kendilerini yoracak şeylerden kaçınmaları gerekiyor.Ama bu zehirin başka etkileri de olabilir.”

“Ne gibi mesela ?”

“Onu bizde bilmiyoruz çünkü henüz görmedik.Bunu ancak uyandıkları zaman göreceğiz.Ama genellikle bu tür vakalarda hissizlik,halsizlik ve yoğun baş ağrısı görülür.”

“Hissizlik derken ?”

“Yani bir uzuvlarını hissetmezler ama bu geçici bir durumdur.Zehir tamamen kaybolduğunda bu durumda son bulur.Ama tabiki de bu her gaz da geçerli olmaz yani bu saydıklarımız sadece birer ihtimal.”

“Anladım.Bilgi verdiğiniz için çok teşekkür ederim.Birde ne zaman ziyaret edebiliriz acaba ?”

“İki saat geçmeden mümkün değil.Hem sizin hemde hastanın sağlığı için biraz beklemeniz gerekiyor.Başka bir sorunuz olduğunda çekinmeden gelebilirsiniz yüzbaşım.”Doktora teşekkür ettikten sonra odadan çıktım.Şimdi daha rahat hissediyordum çünkü en azından hiçbirini kaybetmeyecektim.

Koridorda ilerlediğimde sumruyu gördüm.Demirin göğsünde hüngür hüngür ağlıyordu.Açelya da yanlarında dalgın bir şekilde duvara bakıyordu.

“Durumlarını öğrendim,”dedim yanlarına vardığım sırada.”Çok şükür hepsi iyi.Sadece anılın geçirmesi gereken bir operasyon daha var.”

“Anılın durumu ağır mı ?”diye sordu Sumru kafasını kaldırarak.Ağır ağır başımı salladım.Göz yaşları şiddetlenmiş demire daha sıkı sarılmıştı.Demirde ağlama abicim diyerek onun omuzlarını sıvazlıyordu.

“Ama iyileşecek hayati risk yokmuş.”dedim içinin rahatlaması için.Minelamın zihninde canlanan teorilerden birisi de Anıl ve Sumru çiftiydi.Görünüşe bakılırsa pek haksız değildi.

Aklıma yine Minela geldiğinde yorgunlukla duvarın dibine çöktüm.Kalbimin ortasında ki mücevheri çekip almışlardı sanki.Orada öyle bir boşluk vardı ki anlatamıyordum.Onu deli gibi özlediğimi fark edince telefonumu çıkarıp galeriye girdim.

Her yerde onun fotoğrafı vardı.O fark etmeden her an onu çekip özleyince bakıyordum.Bazen sinirli olduğu zamanlarda bazen trip attığında bazen de çok mutlu anlarda onu çekiyordum.

Hoş gerçi hiçbirinin diğerinden farkı yoktu.Her haliyle güzeldi ki.

Yine gülümseyerek kameraya baktığı bir fotoğrafta durdu parmaklarım.Yüzünü yaklaştırıp güzel gözlerinden öptüm.Bir duvar ötemdeydi ama aynı zamanda metrelerce uzağımdaydı.

İşte en zoru da buydu.Aşılabilecek mesafeleri aşamamak.

Kafamı duvara yaslayarak tavana bakmaya başladım.Minela uyanana kadar burada kalacaktım.Onu ziyaret etmeden gitmeye niyetim yoktu zaten.Telefonum çaldığında kim olduğuna bakmadan açıp kulağına götürdüm.

“Ne var ?”

“Komutanım,”diyen karanın sesini duydum.”Yakaladığımız adamların işini görmeye gelecek misiniz ?”

“Geleceğim ama iki buçuk saatlik bir işim var.Bu sırada onlarla istediğin gibi oynayabilirsin.”Telefonu kapatacaktım ki karanın sesi araya girdi.

“Komutanım onlar iyi mi ?Durumları nasıl ?”

“Hepsi iyiler sadece Anıl bir operasyon daha geçirecek.Onun dışında iyileşecekler inşallah.”

“Çok şükür,”dedi içten bir sesle.Başlarda kendisine ısınamamıştım ama şimdi alışıyordum.

“Bu arada Kara,eyvallah.Sen olmasan biz onlara yetişemezdik.”dedim.Onları şak diye bulmamızın sebebi Kara’ydı.Biz aldığımız bir koordinatla farklı bir yere gidecekken kara gizli bir numaradan ulaşmıştı bize.Böylece onlara vakit kaybetmeden ulaşabilmiştik.

“Görevimiz bu komutanım.Şimdi izninizle biraz eğlenmek istiyorum.”Telefonu kapatıp bir kenara koydum.O şerefsizlere ben gelmeden istediğini yapabilirdi.Çünkü ben oraya adımımı attığım anda onların sağlam kalacağını sanmıyordum.Benim minelama zarar veren o ellerin parmaklarını bir bir koparacaktım.

******
İki saat geçmek bilmemişti ve bana bir ömür gibi gelmişti.Olduğum yerden ayrılmadan duvarın dibinde oturarak geçirmiştim tüm vaktimi.Bu sırada annem arayıp durumu sormuştu.İyi olduklarını söylediğimde defalarca kez şükretmişti.

Şimdi iki saat dolmuştu ve ben Minelanın gerçek anlamda yanına gidebilecektim.Sadece onu değil diğerlerini de ziyaret etmek istiyordum.Doktorun söylediğine göre şimdi bile uyanma ihtimalleri olabilirmiş.Bu ihtimal en yüksek Göktunçtaydı çünkü en az hasarla o çıkmıştı.

Yüzüme maske ve verdikleri kıyafeti geçirerek odanın kapısını araladım ve içeri girdim.İki saat önce görmüş olmam veya bu süre zarfında onun fotoğrafına bakmaktan başka hiçbir şey yapmamış olmam onu özlemediğim anlamına gelmezdi.

Köpek gibi özlemiştim.

Yaptığım ilk şey yatağın yanına gidip ellerini tutmak ve alnından öpmek olmuştu.Tüküreyim ki sürem yine beş dakika ile kısıtlıydı.En azından şimdi mesafeler yoktu.Tabi şu elimde ki eldiven olmasa her şey daha hoş olabilirdi.

”Özleminden delirdim be güzelim ne zaman uyanacaksın ?”dedim kendi kendime.Ben onun hasretine bir gün dayanamamıştım ama o yeri geldiğinde benim yokluğuma bir ay dayanmıştı.

”Konu sen olunca çok doyumsuzum biliyorum ve bu yüzden yokluğuna katlanamıyorum.Senin sağlığına etkisi olmayacağını bilsem kendimi buraya kelepçelerim beni kimseler çıkaramaz.Ama bu yollara başvurmak yerine sen uyansan da olur biliyor musun ?O zaman hiç çıkmama gerek kalmaz.”Bir cevap almayı çok isterdim ama duyduğum tek şey düzenli nefes sesleriydi.

Bu sese de şükrediyordum ben.O sesi duyamasam bende yaşayamazdım.

”Şimdi kapıyı çalacaklar ve beni alacaklar buradan.Ne olur uyanıp da siz benim yeşil gözlümü nasıl benden koparırsınız desen ?Biliyorum sende o potansiyel var ama şimdi kalkabilecek misin ?”Korktuğum başıma geldiğinde kapı açılmıştı.Minelanın alnına tekrar bir öpücük bırakarak odadan çıktım.Hiçbir yerde rahat yoktu.

”Ne olurdu iki dakika daha dursaydım ?”diye homurdandım hemşireye karşılık olarak.Gülerek arkamda bir noktayı işaret etti.

”Beyefendi çok ısrar etti.”Dönüp ardıma bakınca Demiri gördüm.Pis herif beni Minelanın yanından almıştı şimdi kendisi girecekti.Ama o beklesin bakalım Minela uyanınca onun dibinden ayrılıyor muyum ?

Üzerimde ki kıyafetleri çıkarmadan hepsini ziyaret ettim.Anılı ikinci operasyona almışlardı ve henüz çıkmamıştı.Müjdeli bir haberimiz vardı o da Göktunç uyanmıştı.Doktorun tahminleri doğru çıkmıştı.Ama baş ağrısı olduğu için geri uyutmuşlardı.

Burada ki işim bitince istemeyerek de olsa hastaneden ayrıldım.Kısa bir süreliğine askeriyeye uğramam yeterli olacaktı.Sonrasında hemen gelecektim hastaneye.

Arabayı askeriyenin önüne park ettikten sonra hiç beklemeden indim arabadan.Adımlarım hızlıydı çünkü yetişmem gereken birisi vardı.Her an uyanabilirdi ve uyandığında ilk beni görmeliydi.

Alt kata inip sorgu odasına girdim.İçeriye girince karanın bir köşede oturup duvarı izlediğini fark ettim.Beni görünce yerden destek alarak ayağa kalktı.

”Sonunda gelebildiniz komutanım ya,bu it de bir uyudu daha da uyanmadı.”

”Uyandırırız.”dedim kollarımı sıvarken.Kara odadan çıkmak yerine kenarda dikilip beni izlemeye başladı.Kollarımı yeterince katlarından sonra kenarda ki buzlu suyu aldım ve adamın kafasından aşağı boşalttım.Şuan önümde ki adam Carlos yani bu planın asıl sahibiydi.

Soğuk suyun şokuyla olduğu yerde hareketlenmeye çalıştı ama bağlı olduğu için bunu yapamadı.Zar zor gözlerini araladığında beni görebilmişti.

”Vay komutan,”dedi tüm acısına rağmen alayla.”Seni görmeyeli uzun zaman oluyordu.Nasıl oldu iyileşti mi benim sende bıraktığım izler ?”Sağ yanağına öyle bir yumruk geçirdim ki gelen kemik kırılma sesi ona aitti.Acıyla karışık bir şekilde inledi.Ama o çenesini susturmayı öğrenemedi.

”Sendekiler geçmemiş belli,”Ağzında ki kanı tükürerek gözlerime odaklandı.”Buradan çıkınca sevgiline iyi bak belki onda ki izlerim de kalmıştır.Silindiyse çok üzülürüm.”Yaptığı imaya sessiz kalacak değildim.Öyle bir şeyin olmadığını biliyordum çünkü kara her an tetikdeydi ve buna müsaade etmezdi.Ama bu şerefsizi gebertmeyeceğim anlamına gelmezdi.

Bir yumruğuda diğer yanağına geçirdiğimde bu sefer nasibini burnu da almıştı.Bilinci neredeyse kapanacaktı ama umursamadan yumruklamaya devam ettim.Benim kıymetlimi o pis ağzına dolamadan önce düşünecekti bunu.

Ben adamı yumruklamaya odaklanmıştım ki birisi koluma dokununca girdiğim transtan çıktım.

”Komutanım yeter artık adam anca yarına ayılır.Devamını sonra halledersiniz.”Kenardaki ıslak bezle ellerimi temizledim ama üstüm başım kan olmuştu.Minela uyandığında beni böyle görmemeliydi.Bu yüzden koğuşa ilerleyip temiz kıyafetlerimi çıkardım.Burada ki banyolardan birisine girip çok kısa bir duş aldım ve üzerimdeki o kokudan ve kirden arındım.Yeni kıyafetlerimi giyip telefonumu ve eşyalarımı aldım ve askeriyen ayrıldım.

Hastaneye geri döndüğümde değişen bir şey yoktu.Sadece anılın operasyonu bitmişti oda başarılı geçmişti.Hastanenin mescidine gidip hem şükür namazını kıldım hemde yatsı namazını.

Zaman algımı kaybetmiştim ama saat gece yarısını çoktan geçmişti.Yani neredeyse sabah olacaktı.Ve Minela hala uyanmamıştı,biliyordum daha erkendi uyanması için vakti vardı ama içimdeki özlem dinmiyordu.

Mescidden çıkıp tekrar üst kata çıktım.Sandalyelere oturup öylece beklemeye başladım.Dakikalar sonra gözlerimi dinlendirmek için kapatmıştım ve derinlere dalıp gitmiştim.

*******
Minela

Başımda garip sızılar kendisini belli ediyor gözlerim sanki ateşler içerisinde yanıyordu.Çevremden garip uğultular yükseliyor ama ben hiçbirini çıkartamıyordum.Boğazımda ki acı verici sızı ise dayanılacak gibi değildi.Sanki tahriş olmuştu.

Gözlerimi zorlukla araladığımda gördüğüm ilk şey beyaz ve gözümü yoran ışıklardı.Suratımı buruşturarak kafamı farklı yöne çevirdim ama bunu yaparken boynum acımıştı.Çevremdeki şeyler netleşmeye başladığında sesler kesilmişti.

”Minelam,”Arazın sesini duyduğumda gözlerim onu aradı.Fazla hareket edemiyordum sanki üzerimden tır geçmişti.

”Araz,”demeye çalıştım ama sesim çatallı çıkmıştı ve boğazım çok acımıştı.Yanan gözlerimi yumup açarak biraz daha kendime gelmeye çalıştım.Bu sırada görüş açıma Araz girmişti.

Ellerimi tutup saçlarımdan öptü ama ben tek bir kelime bile edemedim.

”Şükürler olsun Allahım,sonunda uyandın yavrum sonunda!”Ne kadardır uyuduğumu sormak istedim ama sesim zorlanıyordu.

O yüzden arazın avucumda ki elini sıktım.Aldığı bu karşılıkla birde elimi öptü.

”Zorlama kendini güzelim,ilk başlarda konuşamaman normal ama düzelecek hiç merak etme.”

Konuşup da sormak istediğim çok şey vardı ama yapamadım.Yaşadıklarım kafama birer birer dank etti.Tuzağa çekilişimiz,soluduğumuz zehir ve en önemlisi izlediğim o video.

Aklımdan çıkmayan sahneler yüzünden göz yaşlarıma engel olamadım.Araz neden ağladığımı sordu ama cevap veremedim.Sadece bana sımsıkı sarıldı ve neye üzüldüğümü bile bilmeden bana iyi gelmek için çabaladı.

*****

Bittiiiiii

Bu bölüm neredeyse tamamen arazın ağızındandı.Yani yazarken ben bile biraz garipsedim çünkü hiç bu kadar uzun yazmamıştım.

Bölüm yorumlarınızı buraya yapabilirsinizzzz

Unutmayın ki bölüm bir gün ara ile gelecek.

Sizden ricam hesabımı takip ederseniz çok sevinirim.

O zaman sizi seviyorum)))

Yıldıza basmayı unutmayın ✨💕

Bölüm : 23.01.2026 18:27 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Biryazarımm / ALSANCAK / 73.Bekleyiş
Biryazarımm
ALSANCAK

76.51k Okunma

7.37k Oy

0 Takip
92
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...