
OY SINIRI:30*
YORUM YAPMAYI VE SINIRI GEÇMEYİ UNUTMAYIN!!!
Son kısmı okumadan geçmezseniz sevinirimmmm
******
İhaneti acı yapan şey ihanet olması değildi,dost sandığından gelmesiydi.Zaten bu yüzden can yakardı değil mi ?Bizim de en büyük ihanetimiz dost sandığımızdan gelmişti.
Arenden.
Belki inanmak zordu ama duyduklarıma eş olarak gördüklerim de bunları destekliyordu.Kalbimde ki karmaşaya ve titremeye inat elim hareket dahi etmeden silahı karşımda ki adama doğrultmuştu.
Haine.
Hain kelimesini kendi timimden birine hiçbir zaman yakıştırmamıştım.Yakışmıyordu çünkü.Türk’e ihanet etmek yakışmazdı.Ama bunun için gerçekten Türk olmak gerekirdi.Evet hepimizin damarında akan kan kırmızıydı ama bazıları kansızdı.
Ve aren aslında onlardan birisiydi.
”Sen,”dedim cümlelerimi toparlamaya çalışarak.”Sen nasıl böyle bir hainlik yaptın ?Hangi tehdide kandın ?Vatanını satacak kadar nasıl ileriye gittin ?Karşı tarafa nasıl geçtin ?!”
”Ben hep karşı taraftaydım.”
O hep haindi.
Bizim gözümüz kör olmuştu.
”P!ç kurusu,”dedim öfkeyle.Hiç kullanmayacağım küfürler hak ediyordu karşımda ki kansız köpek.”Benim timime ihanet ederken hiç mi için acımadı ?Adam mısın lan sen ?Ben senin yerine cevaplayayım.Değilsin!”
”Kim peki adam olan ?”dedikten sonra kaşları havalandı.”Çok sevdiğin yüzbaşı mı ?”
”Onun adını şanını kıdemini heybetini ağzına almayacaksın!Senin o dilini keser,boynuna dolar ve boğarım.İhanet ettiğin adamın adını ağzına almaya kalkışmayacaksın!”Alaycı bir şekilde güldü.Ona verdiğim süre fazla bile olmuştu.
”Öldüreceğim seni.”dedim net bir şekilde.Umursamaz bir tavırla omuz silkti.
”Biliyorum.E hadi öldür.”
”İçinde ki çelik yeleği fark etmeyeceğimi mi sandın ?”
”Kafama sıkacağını biliyorum.”Doğru tahmin.
”Aynen öyle yapacağım.”Parmağım tetiğe baskı uygulamak için hareketlendi.Vatanımı bir hainden kurtarırken korkacak değildim.Onun canını burada alacaktım.Tetiğe tamamen baskı uygulayacağım sırada telefonumun zil sesi depoyu doldurdu.Açma niyetinde değildim ama araza özle ayarladığım müzik çalıyordu.Ve şöyle bir durum vardı ki çok önemli bir şey olmadıkça araz askeriye de beni aramazdı.
”Aç istersen.”Onu duymazdan geldim.Silahı indirmeden cebimden telefonu çıkartıp aramayı açtım ve kulağıma götürdüm.”Sonra arasam olur mu ?”
”Neredesin sen ?”Sesi hem endişeli hem de biraz öfkeliydi.Beni bulamadığı için mi bu kadar delirmişti ?
”Benim biraz işim var.Geleceğim yanına.”
”Hemen şuan geliyorsun.”dedi keskin bir tonda.”Üç dakika içerisinde yanımda olmazsan ben senin yanına gelirim.”
Gelme canımın içi.Askerin diye bağrına bastığın adam hain çıktı.
Araz bunu duyunca yıkılacaktı.Aren ile yeterince samimi olmaması hiçbir şeyi değiştirmezdi.Bu ihanet ona ağır gelecekti.Bu süreçte en çok onun desteğe ihtiyacı olacaktı ve ben ona o desteği verecektim.
”Peki geliyorum.”dedikten hemen sonra telefonu kapattım.Araz buraya gelse daha kötü olabilirdi.Bu haini alıp kendi ellerimle ona götürecektim.İlk ceza ona aitti.Silahı indirmeden areni kolundan kavrayıp iterek ilerlettim.Ters bir hareketinde sıkacaktım kafasına.Bunu bildiğinden olsa gerek asla hareket etmiyordu.Koridorda elimde silah önümde ki itle ilerlerken askerler dönüp dönüp bize bakıyordu.
Arazın odasının kapısına geldiğim sırada kapıyı çalmadan içeri girdim.Araz camdan dışarıya bakıyordu.Bana döndüğünde yüzünde ki o yorgun ve endişeli ifadeyi görmüştüm.Beni görünce düzelecek gibi olan yüzü areni görünce tekrar ciddileşmişti.
”Seni tek beklemiştim üsteğmenim.”
”Sürpriz bir it getirdim size komutanım.”Arazın bakışları arenin kolunda olan elime odaklandığında elimi çektim.”Aren aslında Türk askeri değil,vatanına ihanet eden bir hain!”
Sadece arazın tepkisini bekledim.Öylece donup kalmıştı.Gözlerini sımsıkı yumduktan sonra açtığında adeta alev alev yanıyordu.Bu karşımdaki adamdan bir an ben bile ürkmüştüm.Ama bu çok kısa sürdü.
”Sen gerçekten hain misin ?”Soru değildi aslında.Emin olmak için kurulmuş bir cümleydi.Arenden bir ses çıkmayınca arazın sert yumruğu onun yüzünde son buldu.Öyle sert bir yumruk atmıştı ki aren sendeleyerek duvara çarptı.
”Hainsin demek ha!”İkinci yumruğu da karnına geçirdiğinde buna engel olma gereği duymadım.Aren bu sefer sesini çıkarmayı başardı.
”Ben…ben hain değilim.Yalan söylüyor!”Kaşlarım hiddetle çatılırken üzerine doğru yürüdüm.İftira mı atacaktı ?
”Yalan söyleme!İt gibi kabul et hain olduğunu.Aşağıda sorduğumda nasıl kabul ettiysen burada da kabul et!”Sesim çok fazla gürdü.Koridorda ki askerlerin bunu duymama imkanı yoktu.
”Değilim hain.”Yalan söylüyordu!Yalan söylüyordu!Yalan söylüyordu!
Ona inanıp inanmadığını merak ettiğim için araza baktım.Nefret dolu bir şekilde arene bakıyordu.Cebinden çıkardığı silahı arenin kafasına dayadığında her şeyin burada biteceğini anladım.Hala engel olmuyordum olmayacaktım da.Araz da engel olmamı beklemiyor olmalı ki bana bakmıyordu bile.
”Hata yapıyorsun.”dedi aren her şeye inat.”Bir yalan uğruna beni öldüremezsin.”
Bilerek araza oynuyordu.Onun kafasını karıştırmaya çalışıyordu.Yumruklarımı sıkarak adamın üzerine atlamamak için çaba sarf ettim.Araz asla ona inanmazdı.İnanmazdı değil mi ?
”Ona iftira atan o dilini keserim.Anladın mı beni ?!”Tek bağıran ben değildim.Araz da bu konuda bana eşlik ediyordu.Silahı tekrar doğrulttuğunda bu sefer odanın kapısı çok sert bir şekilde açılmıştı.Dönüp oraya baktığımda babamı ve ardında ki bir kaç askeri gördüm.
”Ne oluyor burada ?”dedi sesinden anlaşılan sinirle.Kulağına giden şeyler hoş şeyler değildi elbette ki.
”Aren hain çıktı albayım,komutanım da onun canını alacak.”Bu cümleyi sadece bir hain için rahatça kurabilirdim.Cani olmak umrumda olmazdı.Babamın ateş saçan gözleri araza döndü.Araz babama bakmıyordu veya bu haldeyken bakmak istemiyordu.
”Açıkla Kızılkurt!”Araz herhangi bir hamlede bulunmadı.Silahı tutan eli bir milim bile aşağı inmemişti.Babam bu sefer sesini daha fazla yükseltti.
“Açıkla dedim!”Gür sesi odada yankılandı.Gerici ve berbat bir ortamdaydık.Araz bu sefer tepkisiz kalamadı ve dönüp babama baktı.Silahı indirmemiştir.
”Bu it bize ihanet eden bir hainmiş komutanım.”Babamın tek kaşı havalandı.
”Kanıtı var mı ?”Bu sefer araya ben girdim.
”Ben kendi kulaklarımla duydum albayım.Karşı tarafa muhbirlik yapıyor.”
”Senin kanıtın var mı ?”diye bana yöneldi bu sefer.Evet onlara dinletecek herhangi bir ses kaydı veya görüntüm yoktu ama kendi kulaklarımla duymuştum.
“Duyduklarımdan ve gördüklerimden eminim ben albayım.Evet o an aklıma gelmedi herhangi bir kanıt alamadım ama ben-“
”Kanıt yoksa bir yargı da bulunmazsınız.Yanılıyor muyum ?”Kaşlarımı çatarak araza baktım.Ben kendimden emindim o yaşadıklarım gerçekti.Kanıt olmadığı için bir haini serbest mi bırakacaklardı ?Gözlerimde ki endişeyi gören araz lafa girdi.
”Albayım,benim askerime güvenim sonsuz.O duydum diyorsa duymuştur ve bu haindir.O yüzden bırakın halledeyim.”
”Olmaz,”diye reddetti babam.Sonra bakışları yerde yatan arene döndü.”Bunu alın sorgu odalarından birisine.Sorguya çekilecek.”Askerler areni kollarından kavrayıp odadan çıkarmıştı.Odadan çıkmadan önce bana bakıp gülmüştü.Herkes odadan çıktığında arazla yalnız kalmıştım.Omuzlarım düştü.
İnanmamışlardı bana.
”Ben yalan söylemedim.”dedim kendi kendime.Dalgın bir şekilde arkalarından bakıyordum.”O hain!Ben gerçekten yalan söylemedim.”Araz yanıma gelip ellerimi kavradı.
”Onun hain olduğunu biliyorum ve sana inanıyorum.Baban da sana inanıyor.Eğer o hainse ona bir koz vermemek için sana güvenmiyormuş gibi yaptı.Çünkü yaptığı en küçük hamleyi aleyhine kullanma ihtimali var.Tamam mı güzelim ?”Kafamı olumlu anlamda salladım.Öyle olabilirdi ama istemsizce kendimi kötü hissediyordum.Ama arazın benden daha kötü olduğunu düşünüyordum.
”Sen iyi misin ?”Elimi yanağına yasladığımda güç almak ister gibi yüzünü elime yasladı.
”Ağır geldi sanırım.Bunu beklemiyordum.Kendi timimden birinin hain çıkması yediğim en ağır darbelerden birisi.”
”Bunu da beraber atlatırız.”Sesim moduma göre daha ılımlıydı.”Her şeyi atlattık bunu da atlatırız.”
”Atlatırız.”diye mırıldandı.Tahminimce dinlendiriyordu kendini.Yüzünü çevirip dudaklarını avucuma bastırdı.
”Ben gidip olayla ilgilensem daha iyi olur.Sen işin bittiyse eve geç.”
”Ama-“baş parmağını dudaklarına bastırarak susmamı sağladı.
”İtiraz yok.Ben gelince sana her şeyi anlatırım.Şuan ortalık yeterince karışık zaten.”
”Gitmeyeceğim araz.”dedim büyük bir kararlılıkla.”Seni yalnız bırakacak değilim,benden bunu isteme.Kendimi zincirlerim bak.”Kendini gülmek için zorlasa da başaramamıştı.Konuşmamızı bölen şey açılan kapı ve içeri giren Göktunç olmuştu.Arkasından sürüsünü de getirmişti.
”Duyduklarımız doğru mu komutanım ?”
”Doğru.”Maalesef.
”Öldüreceğiz değil mi onu ?”Anılın gözlerinde ki saf nefret buradan belli oluyordu.”Öldürmeden önce işkence de çektireceğiz değil mi ?”
”Henüz kesin bir şey yok.Hiçbiriniz benden habersiz bir şey yapmaya kalkışmayacak.Bir ihtimal timi de sorgulamaya alabilirler.Bu yüzden hiçbir şeye bulaşmayacaksınız.”
”Ne sorgulaması ?Biz suç işlemedik ki!”
”Ama hain bizim timinizden çıktı.”dedi bana dönerek.”Bizim hain olup olmadığımıza da bakmak isteyebilirler.Bu yüzden sizi olumsuz etkileyecek her şeyden uzak duruyorsunuz.Bu dediğim şey düşük bir ihtimal ama imkansız değil.Şimdi işiniz bittiyse evinize gidin.”
”Ben gitmiyorum.”dedim bastırarak.Gitmeyecektim işte.Eğer onu burada yalnız bırakırsam içim içimi yerdi.Yanında olmam ikimiz için de daha iyi olacaktı.
”Komutanım bizde gitmesek olmaz mı ?”diye bana destek çıktı Sinan.Hiçbiri istemiyordu gitmeyi.
”Oğlum gidin diyorsam gidin işte.Ortalık karışacak gibi duruyor önümüzde ki günlerde yoğun oluruz.Bu gece rahat olun bari.”
”Ben olmak istemiyorum.”Gözlerime yapma dercesine baktı.Özellikle beni bu ortamdan uzak tutmak istiyordu fakat benim hiçbir askerden bir farkım yoktu.Bu yüzden burada durmam gerekiyordu.
”Bu bir rica değil emirdir,hepiniz evlerinize.”Herkes birbirine baktı.Birisi ne yapsa diğerleri de ona uyacak gibiydi.Ben çenemi dik tutarak kollarımı göğsümde birleştirdim.Gitmeyeceğim her halimden belliydi.
”Komutanım acil bir durum olursa-“
”Ben buradayım.”diye kestim parlanın sözünü.İnatla bakıyordum arazın gözlerine.”Acil bir durum olursa hallederiz.Hadi siz gidin.”
Sözümü ikiletmediler ve odadan çıktılar.Kalçamı masaya yaslayarak kollarımı bağlı tutmaya devam ettim.Araz ilerleyip kapıyı kapattıktan sonra bana baktı.
”Demek sen buradasın ha ?”
”Aynen öyle.Ben tam olarak buradayım.”
”Ben sana müsaade ettim mi ?”
”Ben senden müsaade istedim mi ?”
”Rütbedeyiz üsteğmenim rütbede.”
Konuşurken büyük adımlarla aramızda sıfıra indirdiği mesafeyi işaret ettim.
”Aynen öyle yüzbaşım,rütbedeyiz rütbede.”
“Neden zorluk çıkarıyorsun ?”Konuşmama müsaade etmeden önüme düşen bir tutam saçı alıp kulağımın arkasına sıkıştırdı.”Burası bir kaç gün cehennem alanına dönecek.Elimden gelse izin yazar uzaklaştırırım.”Gözlerim kocaman açıldı.
”Saçmalama istersen.Araz bu hepimizin başına gelen bir olay ve bu sorumluluğu sadece senin omuzuna bırakıp da gidemeyiz.”
”Gidin demiyorum ben size.Hoş zaten senin gideceğinde yok.Ama en azından ardıma geç ben seni koruyayım.”
”Ben kendimi koruyabilecek güçteyim.”
”Öylesin,”diye onayladı beni.”Ama daha önce de çok güçlü olan insanları kaybettim.Bazen ne olacağı belli olmuyor.Beni dinlesen olmaz mı ?”Bir elimi yanağına yerleştirdim.
”Sen beni dinlesen ?Hı ?”
”Bak şimdi sen benim dediğimi yap eve geç.Hatta direkt benim eve geç gelince konuşuruz.Önemli bir durum olursa ben sana iletirim.Nasıl olur ?”Burun kıvırdım.
”Beğenmedim.”Tekrar ikna etme çabasına girecekken telefonu çaldı.O telefonunu cevaplarken en ciddi modundaydı.
”Buyurun albayım.”Biraz dinledikten sonra bakışları bana kaydı ve kocaman gülümsedi.”Emredersiniz albayım.”dedi ve telefonu kapattı.Birden keyiflenmişti sanki.
”Ne oldu ?Önemli bir şey mi var ?”
”Az önce üst birimden haber geldi.Hepiniz eve gidiyorsunuz,ben hariç tabi ki.”
”Saçmalama,inanmadım ben bu habere.”
”Hayallerini yıkmak istemezdim güzelim ama gerçek bu.”Onun işine gelmişti tabi.Keyiflendikçe keyiflenmişti.Tabi bu durumda ne kasar mümkünse artık.
”Tamam peki gideceğim.Ama senin evine geçiyorum ve sen beni habersiz bırakmıyorsun.Anlaştık mı ?”Klasik asker selamını verdi.Bu onun dilinde emredersiniz demek oluyordu.Kapıya doğru ilerledim.Elim kapı koluna gittiğinde duraksadım.Ardıma dönüp hızlı adımlarla ona ilerledim ve birden sarıldım.
”Ben yanındayım tamam mı ?”dedim varlığımı hissetmesi için.”Her ne kadar ağır bir durum olsa da biz beraber atlatacağız bunu.Kötü hissedersen bana sığınacaksın.”
”Başka yolum mu var ?”Elbette ki yoktu.Kokusunu biraz daha içime çektikten sonra ayrıldım ondan.Gözlerine bakarak el salladıktan sonra odadan çıktım.Koridorda bir kaç asker dışında kimse yoktu.Hepsi inzivaya çekilmiş olmalıydı.Çantamı ve eşyalarımı alıp üzerimi değiştirmeden çıkmıştım askeriyeden.Arabaya binmeden önce dönüp arazın odasının camına bakınca beni izlediğini gördüm.Kocaman gülümseyerek el salladığımda o durgun ifadesini bozarak el sallamıştı.
Araba binip evin yolunu tuttum.Arazın dediği gibi onun evine geçip gelmesini bekleyecektim.Ne zaman gelirdi işi kaç saat sürerdi bilmiyordum ama o gelene kadar bekleyecektim.
******
Üzerinden kaç saat geçmişti hiç bilmiyorum fakat gece yarısını geçeli epey olmuştu.Bu saate kadar her şeyi yapmıştım.Evi temizlemiştim,yemek yapmıştım,eşyaların yerini değiştirmiştim.Arazın evine neden bunları yaptığıma dair bir fikrim yoktu.
Son saatlerim stres içerisinde geçmişti.Meşgul olduğu için onu aramaya cesaret edemiyordum.Sadece iyi misin diye mesaj atmıştım.Mesaj attıktan bir buçuk saat sonra sadece iyiyim merak etme yazmıştı.Bu onun ne kadar yoğun olduğunu gösteriyordu.Yoğun olmasa beni mutlaka arardı,bunu eksik etmezdi.
Gecenin 2 buçuğu olduğunda uyumamak için direniyordum.Arazı görmeden veya o eve gelmeden uyumak istemiyordum.Abimin burada olduğumdan haberi vardı ve durumları bildiği için karışmamıştı.Üzerime giydiğim daha doğrusu arazın dolabından arakladığım ona ait olan tişört ve eşofmanımla gayet rahattım.Salonda ki koltukta uzanıyordum.Uyumamak için ise telefonumda oyalanıyordum.
”Öf içim şişti ya!”dedim yattığım yerden doğrulurken.Yemek bile yapmıştım ama yememiştim çünkü canım çekmemişti.Fakat midemde ki boşluk kendisini yavaş yavaş belli ediyordu.Bundan dolayı adımlarımı mutfağa yönlendirdim.
Kendime bir tabağa yemek koyduktan sonra salona geçip koltuğa oturdum ve bağdaş kurdum.Kumandayla televizyonu da açtıktan sonra önüme çıkan diziyi izlemeye başladım.Bu saatte neden dizi yayınladıklarını bilmiyordum ama işime geliyordu doğrusu.
Yemeğimin sonlarına doğru yaklaştığım esna da dış kapının anahtar sesini duydum.Televizyonun sesini kısmıştım emin olmak için.Kısık bir klik sesinden sonra arazın geldiğini anlamıştım.Hemen tabağımı bırakarak salondan çıktım.Tam o sırada kapıyı kapatan arazla göz göze geldik.
Çökmüş gibi duruyordu.
Belki de gibisi fazlaydı.
Beni burada görünce şaşırmış olmalıydı.”Sen geçmedin mi Minela ?Saat çok geç oldu.”Umursamaz bir şekilde omuz silktim.
”Olabilir,bir kaç saat uyumamanın bana bir zararı olmaz.Sen neden bu kadar geç geldin ?”Üzerinde ki ceketi çıkarıp askılığa astıktan sonra bana yöneldi.Karşımda durunca gözlerine baktım.Yorgun kırgın ve bitkin bakıyordu.
”İşler uzadı biraz.”
”Sonuç ne ?”
”Oturalım mı içeri ?”Ayaküstü konuşulacak bir konu değildi belli ki.Beraber salona geçtiğimizde tekli koltuklardan birisine oturacaktım fakat izin vermedi ve beni de yanına oturttu.
”Sonuç belli mi ?”diye yineledim sorumu.”Kanıt bulundu mu ?”
”Sonuç belli değil.”dedi ağır ağır.Ne demek belli değildi ?”Kara inatla kendi düşüncesini savunuyor.”
”Kendi düşüncesi ne ?”
”Yalan söyleyen ve hain olan senmişsin.”
Ve dünyam başıma yıkıldı.
Benim dişimle tırnağımla kazıyarak geldiğim mevkimin yalandan ibaret olduğunu iddia edip bunu doğruymuş gibi savunan insanlar vardı çevremde.Onlara insan denir miydi gerçekten ?Yaptıkları canice bir şeydi!
”Ben hain değilim!”derken sesim fısıltının önüne geçememişti.”Yalan söylemiyorum ve hain değilim!”
”Biliyorum.”dedi beni sakinleştirmek için.”Bunu hepimiz biliyoruz sakın ona inandığımızı düşünme.Kendini aklamaya çalışıyor ama gerçekler ortada.Sonuçun da ne olacağı az çok belli.Sakın gardını indirme tamam mı ?”
”Ben gerçekten yalan söylemiyorum.”dedim çaresizce.O bana inanıyordu ama daha fazla inanmalarını istiyordum.Ben vatanıma ihanet etmezdim.
”Yalan söylemiyorsun.Sen ne mesleğine ne vatanına bu hainliği yapmazsın.Kendime güvenmediğim kadar güvenirim sana ben.”Gözlerim hafiften dolmuştu.Böyle bir iftira yemek ağır geliyordu bana.Çünkü gerçekten zor şartlar altında gelmiştim ben buralara.
”Ya üstler ona inanmayı seçerse ?”
”İnanmazlar,”dedi beni rahatlatmak için.”Tepkilerinden belli yalan söylediği.Bunu bir askerin anlamaması imkansız.”Ama biz bu zamana kadar bunu anlamamıştık.Belki de yeterince arene odaklanmamıştık.
”Başka ne oldu peki ?Time dair bir şey söylediler mi ?”
”Söylediler.”Gözlerini kaçırarak söylemişti bunu.Bir şeylerin yolunda gitmediğini anladım.”Sabah konuşsak olmaz mı ?”
”Araz lütfen.Sabaha kadar uyuyamam ben böyle.Söyler misin bana ?”
”Çok yüksek bir ihtimalle timi dağıtacaklar.”
Ve dünyam bir kez daha başıma yıkıldı.
Bunun başıma geleceğini zaten biliyordum.Özel bir timden hain çıkarsa orada ki her üye farklı görevlere yönlendirilirdi ve o tim tamamen dağılırdı.Eğer timim dağılırsa ben yıkılırdım.
”Şaka de ?Araz şaka dimi ?”Onun da gözünden bir damla yaş süzüldü.
”İsterdim öyle olmasını ama değil.”
”Olamaz ki böyle bir şey.”Umutsuzca çabalamaya devam ediyordum.”Araz biz suçsuzuz!”
”Kurallar böyle.”
”Dağılırsak görevi bırakırım.”dedim kararlılıkla.Ailem için tüm emeğimi silecek kararlılıktaydım.Çünkü bizi bırak aynı askeriye de olmayı aynı ülkede bile tutmayacaklarını biliyordum.
Tamamen koparacaklardı.
”Gözlerime bakar mısın güzelim ?”Kafamı kaldırıp yaşlı gözlerimle ona baktım.Ses tonunu yumuşatarak konuşmaya başladı.
”Çok az bir ihtimal var dağılmamamız için.Ama olacak durum belli.Olur da öyle bir şey olursa moral bozmak yok başka bir şey yapmak yok.Biz her zaman beraber olacağız bunu unutmak da yok.”
”Olmaz öyle şey.”Burnumu çektim.”Yapamam ben sizsiz.”
”Asıl ben sensiz yapamam.”derken eli saçlarımdaydı.”Tim komutanı ben olduğum için beni çok farklı bir göreve atabilirler.”
”Araz nasıl kurtulacağız bu durumdan ?İstemiyorum ben!”
”Yarın hepimizin sorgusu olacak.Üç güne de kararı verirler.Sonucunda ne olacağını beraber göreceğiz ama ne olursa olsun yıkılmak yok.”
”Söz veremem.”
”Bende yıkılmamıza izin vermem.”
”Sende çok üzgünsün.Görmüyor muyum sanki ?”
”Üzgün olmamak elde değil ki.Ama ben istiyorum ki bunu da atlatalım.Çok zor olacak çok yoğun olacak ama olsun.Olur dimi ?”
”Şuan ağlama saatimdeyim o yüzden benden olumlu bir cevap bekleme.”Sırıtarak yanağıma bir öpücük kondurdu.Ama ne fark ettiyse geriye çekilmeden duraksamıştı.
“Bu benim tişörtüm mü ?”
Evet,timimiz dağılma durumunda.Aramızda bir hain var.Ama yeşil gözlüm üzerimde ki tişörtün onun oluşuna takıldı.
”Hmhm,”dedim kafamı sallayarak.Hoşuna gitmiş olmalı ki gülmüştü.Eğilip diğer yanağımdan da öptü.Huysuz olduğum için geriye çekildim.
”Bulaşma bana!Zaten depresyona girdim.”Kollarımı göğsümde bağlayarak dizlerimi kendime çektim.O da bir kolunu koltuğun arkasına atarak bana yanaşmaya çalıştı.
”Üzül diye anlatmadım bunları sana.”Dönüp ona dil çıkardım.En azından kendi aramızda normal bir şekilde davranabiliyorduk.
”Şuan gözüme ne kadar çekici geldiğini bilemezsin.Bizim nikah ne zaman ?”
”Ayırmazlarsa bir kaç aya olur inşallah.”Dönüp suratına baktım.”Aç mısın ?”
”Bir şey yemedim ama kendimi aç hissetmiyorum.Duş alır uyurum.”
”İyi ben gideyim o zaman.”
”Kalmanı tercih ederim.”
”Dolaylı yoldan abimin dayağını tercih etmiş oluyorsun.”
”Tişört kalsın bu arada.”Kollarımı tişörte sardım.
”Vermeyeceğim zaten!Bana daha çok yakıştı.”Ayaklanarak dibime kadar girdi.”Yalnız sana en çok yakışan şey benim.Bir tişört benim rakibim olamaz.”
”Senin rakibin kimse olamaz yüzbaşı.Bu konuda şanslısın.”Ona göz kırpıp arkamı döndüm ve hızlı adımlarla kapıya ilerledim.Utanmıştım çünkü utanmamak elde değildi.
Kendi evime geçip odama girdiğimde yine sessizlik ve yalnızlığımla kalmıştım.O an tüm gerçekler tekrar gün yüzüne çıkmış ve ben gece boyu ağlamıştım.
Ailemi dağıtırlarsa ortada bende kalmazdım.
******
Bittiiii
Pek uzun değil farkındayım ama artık haftalık bölüm geleceği için sorun olmaz diye düşünmekteyim.
Sınırı geçmek zorundasınız artık yani şu oyları bir düzene oturtalım,çok şükür okunmalarımız iyi ilerliyor.
Bölüm yorumlarını alayımmm
Sizce sancak timi dağılacak mı ?Bu olayda en çok kim zarar görecek ?
Karanın böyle çıkması hakkında ne düşünüyorsunuz ?Henüz emin olmayın diğer bölüm de emin olursunuz vndmcösm.
İki bölüm sonra göktunç parla için düğün bölümü yazmayı planlıyorum.Şu kaosları bir atlatalım güzel şeyler göreceğiz ckdöxös
Oyları ve yorumları bekliyorum bol bol yorum yapmayı unutmayın.
Bu arada sınavlarınız nasıl geçti????
Haftaya cuma görüşmek üzereeee
Sizi seviyorum))))
YILDIZA BASMAYI UNUTMAYIN🫶🏻💕✨
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 78.79k Okunma |
7.68k Oy |
0 Takip |
95 Bölümlü Kitap |