

Yeni bölüm sizlerle efendim
Keyifli okumalar.
Yarbay Sinan’ın odasından çıkmıştık.Canım komutanım yani Çakır bana dönüp “Odama.” dedi.
Emir eri olmak çok sinir bozucu.
Odasının önüne geldiğimizde kapının kenarında yazan yazıya baktım.
Hvc. Plt. Yzb. Çakır Agâh Zehir
Yüzbaşıymışmış.
Kıçımın Yüzbaşısı.
Odasına girdik. Konuşmaya başladı. “Demek benim yüzümde iz bırakan o kız şimdi benim ekibimde ha. Bak bu eğlenceli olacak.” dedi. Nesi eğlenceli be bunun. Eğlence anlayışına tüküreyim ya.
“Nasıl eğlenceli olacak komutanım.” dememin üzerine güldü.
“Görürsün.” dedi. “Yemekhaneye geç. Ekibin kalanıyla tanışacaksın.”
Selam verip odadan çıktım.Yemekhaneye doğru yürümeye başladım. Yanıma Yarbay Sinan’ın odasında gördüğüm erkek pilot geldi. “Merhaba. Şahin ben. Havacı Pilot Üsteğmen Şahin Alp Karatuğ .”dedi.
Konuşmasından anlamıştım ekibin çapkını kendini belli etmişti.
“Merhaba. Aynı ekipteyiz malum tanışmamız lazımdı. İyi oldu böyle sosyal insanları severim.”
Şahin güldü. Yemekhaneye geldiğimizde Zehir ve ekipteki diğer kız bir masayla oturmuştu. Yanlarına gidip oturduk. Yanındaki kız hemen bana dönmüş ve konuşmaya başlamıştı.
“ Havacı Pilot Teğmen Nisan Karaca Ulaş. ” dedi. Ekibin isim uyumu mükemmeldi.
Yemeğimizi yerken neden canım komutanımı rahatsız etmiyordum ki.
“Komutanım sol yanağınızda ki iz nasıl oldu? Yarık izine de hiç benzemiyor.” Bunu dememin üzerine karşımda oturan Çakır bana döndü. Anlamayan gözlerle bana baktı.
Şahin boş durur mu? Asla. Fırsatı yakalamıştı bir kere aslında seviyordum böyle insanları.
Şahin “Evet komutanım bende bayağıdır merak ediyordum ama soramamıştım.”
Çakır önce bana sonra Şahin’e döndü ve güldü.
Güldü.
Yüzünde muzır bir sırıtış vardı.
“Zalumun bir kızı tekme atmıştı.” dedi.
Zalumun kızı.
Ben mi oluyorum o?
Şahin kahkaha attı, Karaca ona eşlik etti.
Şahin “Zalumun kızı mı, komutanım bu Zalumun kızı ile tanışma şansımız var mı acaba?” dedi.
Zalumun kızıymış. Hayır yani canım babama da laf ediyor. Benim babam zalim mi? Biraz düşündüm. Evet kesinlikle öyleydi. Ama kötü anlamda değil iyi anlamda.
Eee Asena adam koca Tuğgeneral normal değil mi?
Filoda işim bitmişti akşam olmuştu. Eve gidip dinlenmek istiyordum. İnşallah Duha gelmezdi çünkü Duha’yı çekecek havamda değilim.
Arabama binip evin yolunu tuttum eve girdiğimde hiç görmek istemediğim bir manzara ile karşı karşıya gelmiştim.
🤍
ESME HİLAL SEYHAN
Ben Esme Ankara Devlet Hastanesi Acil bölümündeydim. Hayatımın nerdeyse tamamını sevdiğim adamla geçirmiştim ama bir türlü açılamıyordum. Neden mi? Bunun cevabını bende bilmiyorum. İlk günümden saçma ya da üzücü bir olayla karşılaşmak istemiyordum. Ama Esme şansı işte nasıl karşılaşmaya bilirdim ki.
Acil Ayağa kalkmıştı. Neden mi? Bir polis götünden vurulmuştu.
Şansıma söve söve polisin yanına geldim ve şansıma bir kez daha sövdüm. Vurulan polisin yanında Duha’yı görmeyi beklemiyordum. Duha beni görünce güldü.
Zaten acilin neredeyse tamamı gülüyordu. Sonuçta her gün bir polis götünden vurulmuş gelmiyordu. Sadece acil çalışanları değil vurulan polisin yanındaki polislerde gülüyordu. Belli etmemeye çalışıyorlardı ama olay komikti.
Vurulan polisi ameliyata aldılar. Ameliyat bittiğinde polislerin çoğu hasta odasındaydı. Ameliyatı maalesef ki ben yapmıştı. Kesinlikle bir polisin götünü özellikle kurşun yemiş götünü görmek hiç istemiyordum. Travma kalıcaktı kesinlikle.
Duha konuştu. “Emrah götünden vurulmak nasıl koçum?”
“Çok kötü amirim namusum gitti. Doktor Hanım bütün namusumu gördü.”
Boşluğuma gelmişti. “Tıpta ayıp yoktur.”
Duha bunun üzerine güldü. “Doktor Hanım yabancı değil Emrah rahat ol değil mi Esme’m.”
İçimden bilmem kaçınca kez tekrar sövdüm. Evet Duha’yı seviyordum hemde çok ama kesinlikle bazen olup olmadık yerlerde boş konuşuyordu.
Bütün polisler bana döndü. Aralarından biri konuştu. “Nasıl yani amirim yengemiz mi?”
Duha sessiz kaldı. Ben de bir şey diyemedim.
Birbirlerimize baktık. Duha kafasıyla kapıyı işaret etti. Birlikte dışarı çıktık odada ki polisler ne olduğunu anlamamıştı.
Koridora geldiğimizde Duha konuştu. “Nasılsın Esme’m ilk günün nasıldı ya da burada ki ilk ameliyatın?” Duha gülüyordu ama ben hiç mutlu değildim.
“Çok güzeldi ya yani birinin götünden kurşun çıkarmakta en sevdiğim aktivitem bilirsin ki.” dedim.
Duha bir kahkaha attı. Fark etmemiştik ilk başta ama Acil çalışanları bizi izliyordu. Bu sonradan bizim başına büyük bir bela olacaktı ama haberlerimiz yoktu.
🤍
ASENA TUNA ÖZTÜRK
Eve girdiğim anda bütün apartmanın bizim salonda olmasını beklemiyordum. Hayır yani ben zaten gün boyu bir Çakır Agâh Zehir çekmiştim daha ne gerek vardı böyle şeylere mesela.
Salonumuzda oturan apartman sakinlerimiz yani apartmanın dedikoducuları bana döndü. Esme de aralarında kalmış yardım isteyen gözlerle bana bakıyordu.
İçlerimden bir kadın konuştu. “Ev arkadaşın bu mu kız Esme pek güzelmiş. Hoşgeldin kızım.”
Teyze bende biliyorum güzel olduğumu asıl sorun o değil senin benim evimin salonunda ne işin olduğu.
“Merhaba sizlere de.” dedim. “Bir sorun mu var herkes niye toplandı burada.”
Başka biri konuştu. “Yok kızım bir sorun yok yeni taşındınız ya bir görelim sizi dedik.”
“Ne iyi yapmışsınız ya.” dedim ayıp olmasın diye oturdum yanlarına soru yağmuruna tuttular beni ve Esme’yi.
Adının Zeliha olduğunu öğrendiğim kadın “Kız Asena yavuklun var mı?” dedi.
“Yok Zeliha abla ne yavuklusu ne yapsınlar beni ya.”
Adının Hacer olduğunu öğrendiğim kadın ise “Gel seni oğlum Yasin’e alıyım kendisi mühendis bak çok güzel anlaşırsınız bir görüşün.” dedi.
Bu kadın ne diyo ya ben diyom erkekler bana uzak Allah’a yakın olsun diye bu diyo gel seni oğluma alıyım. Ne yapıyım ben bunun çüksüz oğlunu.
“Yok saçmalama Hacer Teyze ben istemem öyle şey.”
Kadınlar benden ümidi kesip Esme’ye döndü. Zeliha abla “Eee Esme senin yavuklu ile nasıl gidiyor başladınız mı evlilik hazırlıklarına?”
Yavuklu?
Ne?
Esme’nin mi yavuklusu?
Esme’nin yavuklusu mu var be?
Ne diyo bu kadın?
Esme kocaman açılmış gözleriyle Zeliha ablaya baktı. “Ne yavuklusu benim yavuklum yok ki?”
Esra abla “Kız utanmana gerek yok kız kızayız şurda, bugün acilde gülerek konuştuğun polisten bahsediyor Zeliha.”
Polis mi?
Lan Duha mı?
Lan bunlar ne zaman oldu?
Benim niye haberim yok bundan.
“O benim yavuklum değil ki biz sadece konuşuyorduk orada?”
Hülya abla “Kız amma utangaç çıktın sende.Bak yoksa gizli gizli mi yapıyorsunuz.Aileler bilmiyor mu? Yoksa çocuk babandan istedi de vermedi mi?”
Bu kadında ki çene de neymiş ya.
Allah kocasına kolaylık versin.
Esme sessiz kaldı. Çünkü ikna edemeyecekti. Zaten bunların çenesi de çekilmezdi. Biraz daha konuşmuştuk. Kendi hayatlarından bahsetmişlerdi.
Hülya abla boşanmış tekrar evlenmişti. 37 yaşında solmasına rağmen geçen sene evlenmiş ikinci ayda kocası onu aldatınca boşanmışlardı. Sonradan bir adama aşık olmuş ve boşanmadan 3 ay sonra tekrar evlenmişti. Zeliha abla duldu. Kocası 2 sene önce vefat etmişti. Ama hiç izlediğini söylüyordu kocasını kuzeniyle yatakta basmış daha sonrada kapısında süründürmüş Zeliha abla boşanma davası açmaya karar verdiğindede kalp krizi geçirip ölmüştü. Hacer Teyze’nin emekli bir kocası vardı. Bana ayarlamaya çalıştı oğlu Yasin de dediği gibi mühendisti. Şevval ablada 36 yaşındaydı ve evlenmemişti. Karşısına doğru kişinin çıkmasını beklediğini söylemişti.
Hayır kadın iki yıla bir ayağın çukurda olucak senin zaten doğrusu mu kalmış bunun.
Çok şükür evden gitmişlerdi. Bütün apartman dedikoduyu çok seviyordu belliydi. Ama bir tane doğru insan yoktu.
Biri ya evlenip boşanmış ve tekrar evlenmişti. Biri aldatılıp dul kalmıştı. Biri oğlunu bana ayarlamaya çalışıyordu. Biri kırıklarına gelmesine rağmen evlenmeyi düşünmüyordu. Bize hiç yorum yapmıyorum bile.
Birimiz çocukluk arkadaşımıza aşıktı birimiz bir kere sevgilisi olmuş ondada asker sevgili kabul edemezmiş diyerek benden gerektiği sevgiyi görmediği yalanına sığınarak beni aldatmıştı.
Çok güzel bir apartman uyumu ya.
Odama geçtim. Üstündekileri çıkarıp üstüme bir oversize beyaz tişört ve kirazlı pembe pijama altımı giydim salona geçip Esme’nin yanına oturdum. Bu sırada kapı çaldı. Esme kalkıp kapıyı açtı. Koltukta yayılmış bir şekilde yatarken salonun kapısında Çakır Agâh Zehir belirdi.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |