
Yeni bölümden kısa bir alıntı
İyi okumalar...
Dışarıya doğru ilerlerken, sabahtan beridir dinmek bilmeyen gözyaşlarım tekrardan akmaya başlamıştı. Şuan o kadar bilinmezlik içindeydim ki anlatamam. Yaşadığım şeyler gerçekten hiç oluru olmayacak şeylerden ibaretti . Şuan mesela ağlamak yerine benim bu olaylardan hiç bir alakam yok diye hepsinin yüzüne teker teker vurmak istiyordum ama yapamıyordum .
Avazım çıktığı kadar ben de ailedenim diye bağırasım vardı ama yapamıyordum . Elim ayağım öyle bir dolanmıştı ki . Hatam olmamasına rağmen, sadece onlara karşı özür diliyebiliyordum .
"Mucize takma şunları kafana ." Konuşan Lara ile onu umursamadan ilerlemeye devam ettim. Onun için bazı şeylerin kolay olması normaldi ama benim için değildi. Kimseye bir şey söyleyememek beni yoruyordu. Gerçi söylediğimde de sonucunu çok net bir şekilde yaşayarak görmüştüm.
Dışarıya çıktığımızda gözyaşlarımı durdurmak amacıyla derin derin temiz havayı soludum .
"Su alıp geleyim mi sana mucize ?" dediğinde Ona bakmadan kafamı salladım. Sanki onunla tek kelime etsem hüngür hüngür ağlayacaktım .
"Bekle beni o zaman buralarda ben hemen alıp geliyorum" diyerek ileriye doğru yürümeye başlamasıyla nereye gittiğini sorguladım . İleride Aykut'u gördüm. Ne yapacağını merakla izlerken yanına gidip, elini ona doğru uzatmasıyla ne yaptığını anlamıştım. Ufak bir tebessüm yüzümde yer edinmişti. Aykut'tan para istiyordu. Bu kızın harbiden hiçbir şeyden çekinmesi yoktu. Kaçırıldığımız için yanımızda hiçbir şey yoktu. Onlara bakmayı kesip ilerideki banka doğru ilerleyip oturdum .
Ellerimi önümde birleştirip, belki on belki de on beş dakika boyunca ne yapacağımı detaylı bir şekilde düşündüm. Galiba en mantıklısı Lara'nın da içeride dediği gibi İstanbul'a dönmekti . Burada kalsam bile ne yapabilecektim ki ? Erdem bey beni istese bile ailenin diğer bireyleri benden nefret ediyordu bu yüzden burada kalmam için hiçbir sebep yoktu .
Her şeyi başlamadan sonlandırmıştım. Ne güzel !
Lara yanıma geldiğinde suyu açıp önüme koymuştu. "Cimri pislik ! Lan bir su için acayip dil döktüm şu mal herife !"
"Sen mi Lara ? Yeme beni lütfen !" dedim neşesiz bir ses tonuyla. Enerjimi içeride sömürmüşlerdi resmen.
Lara bu dediğime dişlerini göstererek güldüğünde nadir gördüğüm gülümsemesine baktım. Çok güzel dişleri vardı. Lara gerçekten güzel bir kızdı ama kafası farklı çalışıyordu. Bunun örneklerini çok net bir şekilde yaşatmıştı bana sağ olsun, düşüncelerim beni eskilere götürüyordu. Bunun olmaması için zihnimden geçenleri sildim ve ana odaklandım.
"Ne ile tehdit ettin söyle ?" dedim.
"Çokta zor olmadı ya parayı vermezsen avazım çıktığı kadar hırsız var diye bağırırım ve bana zorunlu olarak vermek zorunda kalırsın dedim ve uğraştırmadan verdi " bu dediğine sakince güldüm ve suyu içtim . Şaşırmamıştım. Suyu içip kapağını kapattım. "Yıpratmışsın kendini bir su için, Teşekkür ederim ." dedim bende alayla.
Ayağa kalktığımda merakla sorusunu bana yöneltmişti. "Hayırdır nereye?"
"Birisinden telefon rica edip dedemi arayacağım. Kimlik, para vesaire hiçbir şey yok yanımızda bizi almaya gelsinler." dedim ve ilerideki çocuklu bir kadını görmem ile onun yanına doğru gittim . O da telefonla konuşuyordu. Yaklaştıkça onu çok net bir şekilde duyabiliyordum ."Nerede kaldın hastanenin önünde seni bekliyoruz !" diye sertçe konuşmasıyla bir an vazgeçecek gibi olmuştum ama bana doğru dönmesiyle olduğum yerden kalmıştım. Niye kadının dibine girdiysem ?
Beni fark etmesiyle "Tamam acele et, Kapatıyorum. " demiş ve telefonu kapatmıştı. Tam ağzımı açıp konuşacaktım ki yanımızdaki küçük kızın konuşmasıyla sustum . "Anne babam geliyor muymuş ?" diye sorduğunda annesi onu anında bekletmeden cevaplamıştı. "Evet minecim birazdan burada olacakmış." dediğinde küçük kız kocaman gülümsemişti.
"Buyurun bir şey mi istediniz ?" diye bu sefer bana hitaben konuşmasıyla çekinsem de istemek zorundaydım .
"Şey ben telefonumun şarjı bitti de rica etsem, sizin telefonunuz ile kısa bir görüşme yapabilir miyim ?" diye sorduğumda kafasını olumlu anlamda sallayarak telefonunu bana uzattı. "Tabiki de "
"Çok teşekkür ederim hemen konuşup geri vereceğim " dedim ve arkamı dönerek bir iki adım ilerledim.
Ezbere bildiğim dedemin numarasını tuşladım ve kulağıma dayayarak açmasını bekledim. Bir süre bekledikten sonra dedem sonunda telefonu açmıştı. "Alo ." diye gür sesiyle konuştuğunda onu ne kadar özlediğimi fark etmiştim.
"Dede benim mucize ." benim sesimi duyduğu an şaşkınlıkla konuşmuştu.
"Mucize ?" diye emin olmak için sorduğunda onu onayladım "Evet dede benim mucize . Dede pek bir vaktim yok bizi almaları için bir kaç adam gönderir misin, biz urfadayız neden buradayız diye sorma sana geldiğimde her şeyi detaylıca açıklayacağım ."
"Biliyorum kızım nerede olduğunuzu ." dediğinde şaşkınlıkla donmuş kalmıştım. "Anlamadım biliyor musun ?" diye alık bir şekilde konuştuğumda o da anında kendini açıklamak amacıyla konuşmuştu. "Mucize her attığınız adımdan haberim var. Bir kaç gün daha idare edin biz geleceği-..." konuşmasına devam etmesine izin vermeden telefonu yüzüne kapattım .
Ne demek ben yerinizi biliyordum ?! Sinir bütün vücudumu esir almıştı resmen. Elimdeki telefonla birlikte elim titremeye başlarken derin derin soluk alıp vermeye çalıştım . "İyi misiniz?" diye bir adamın omzuma dokunarak konuşmasıyla yönümü ona doğru döndüm .
"Mucize ?" konuşan kişiye baktığımda resmen bakar kördüm. Soluklarım hızlanırken gözlerimin önünü görmek benim için zorlaşıyordu. "Mucize iyi misin ? " tekrar aynı adamın konuşmasıyla elimi kafama götürdüm. Başım dönüyordu, dengemi kurmak benim için zorlaşırken zihnimden dilime dökülen tek şey "Yeter" kelimesiydi.
Daha ne kadar benim arkamdan iş çevrilecekti ki ? Artık yetmez miydi bu olanlar...Bu yaşadıklarım yetmez miydi ?
Gözlerim kapandığımda kırgınlığım resmen hat safhadaydı.
Sizce mucize diye seslenen kişi kim olabilir ?
Dedeciğimiz yerimizi biliyormuş peki neden almaya gelmemiş olabilir tahminleeri alayımmm???
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 19.52k Okunma |
1.38k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |