
20 oy 10 yorum sınırı sonrasında haftaya bölüm gelecektir .
Belki erken de gelir bilemiyorum . İyi okumalar :)))
Sabah kalktığımda ilk işim Larayı aramak olmuştu . Sesini duyduğumda ister istemez içime bir rahatlık çöküyordu. Bence Laradan daha çok benim rahata ermem için acilen onun o evden çıkması gerekiyordu .
Şimdi ise ailecek, kahvaltı masasına oturmuş sohbet eşliğinde kahvaltı yapıyorduk . Tabi benim çokta sohbete katıldığım söylenemezdi. Konuşmaları dinlemek şuan için daha cazip bir seçenek olarak geliyordu . Zaten kafamın doluluğundan dolayı hiçbir şey yapabileceğimi düşünmüyordum !
"Bende bir çaktım topa dede tam doksandan ." Sanki dünyanın en önemli şeyinden bahsedermiş gibi konuşan meyra ile ona baktım . Dün tolga ile maç yapmışlardı iyi hoştu ama neden biz her detayını da bilmek zorundaydık onu anlamıyordum !? Masanın üzerindeki zeytini çatalıma batırıp ağzıma attım.
"Sonuca bak ikiz yenildin ." Ağzımdaki zeytini çiğnerken, tolganın konuşmasıyla bu sefer de ona baktım . Hacivat karagöz gibilerdi!
"Yenilmedim !" dedi Meyra çatalını masaya sertçe bırakarak. Evett ! İşler şimdiden kızışmaya başlamıştı bile. Onları umursamadan babannemin önüme bıraktığı ballı kaymaklı ekmeği gülümseyerek aldım ve tekte ağzıma attım.
Tolga beyefendi altta kalır mı ? Tabi ki de hayır . "Mızmız olma ikiz . Kabul et yenildiğini."
"Yenilmedim dedim tolga . Dede bir şey söyle şu torununa ya !" diye çocuk gibi tolgayı dedeme şikayet etmesiyle dedem bıkkın bir şekilde bana baktı. Bu haline gülmeden edememiştim. Ağzımdaki lokmayı hala çiğnemeye devam ederken omuzumu silktim 'ne yaparsan yap' dercesine.
Dedemin de çilesi buymuş demek ki, Yazık .
Tam ağzıma tekrardan zeytin atacaktım ki zilin çalmasıyla hepimiz bakışları evin kapısına kaymıştı. "Hayırdır İnşAllah " diyerek babaannemin ayağa kalkmasıyla onu durdurdum .
"Koskoca kadın kalksın kapıya baksın, siz oturun ." Diye tersçe konuştum ve Utanın dercesine İkizlere baktım ama ikisinin de beni umursamadan etrafa bakmalarıyla, içten bir sabır çekmekle kaldım . "Ben bakarım babaanne sen otur ." İşine gelmediklerinde ikisinden de çıt çıkmıyordu. Düşüncelerim eşliğinde kapıya ulaştığımda oyalanmadan kapıyı açtım.
Açtım açmasına ama elim kapıda şaşkınca kalakalmıştım. "Merhaba Mucizecim?" Gülümseyerek konuşan kadın ile kendime gelmek için bir kaç saniye içten içe sessiz bir çaba sarf ettim. Bu kadının burada ne işi vardı Allah aşkına ?
"Kimmiş kızım ?" içeriden babaannemin konuşmasıyla gözlerimi büyüttüm. "Arkadaşım babaanne . Siz devam edin ." dedim ve ahu hanımı dışarıya doğru ittirip ardımdan kapıyı kapattım . "Ahu hanım burada ne işiniz var ?" diye sorduğumda neden telaşlı olduğumu sorguladım . Neyden korkuyordum ?
"Demek artık beni hatırlıyorsun." Düne gönderme yapmasıyla kısa bir soluk bıraktım . "Sizi nasıl unutabilirim ki Ahu hanım ? Unutmama izin vermiyorsunuz !" dedim bende sertçe . Dediklerimin üzerine bir kaç saniye durgunlaştı. Konuşmadan önce söyleyeceklerimi düşünüyordum ama bunun pek de bir yararı olmuyordu . Kendime hakim olamıyordum . Konuşmadan öylece durmaya devam edince buna daha fazla dayanamayıp tekrardan ben konuştum .
"Ahu hanım buraya gelmenizin nedenini öğrenebilir miyim ?"
"Mucize ben, oğlum ve benim adıma gerçekten çok özür dilerim . Yaptığı doğru değildi ona engel olmalıydım , biliyorum hatalıyım ama o gün erdeme bir şey olacak korkusuyla yüzleşiyordum ve kafam durma noktasına gelmişti. " demesiyle gözlerimi kaçırmadan sadece onu izliyordum . Pişmandı bunu görebiliyordum ama bu artık nedense umurumda değildi.
"Ahu hanım üzerinden kaç ay geçmiş bir olay artık umurumda dahi değil . Sizde fazla büyütmeyin olayı . Açıkçası oğlunuzun yaptığı şey yakın olmadığımız için bende pek bir etki yapmadı bu yüzden takmanıza gerek yok ." sözlerim ona nasıl gelirdi bilmiyorum ama artık bazı şeyleri anlayıp bu işi kafasından silmeliydi. Sadece oğlundan bahsetmiştim. Çünkü erdem beye olan kırgınlığım ağzıyla kuş tutsa bile yine geçmezdi ! Bilerek veya bilmeyerek beni kırmışlardı ve ben onların parçaladıklarını üç aydan fazla süredir toplamaya çalışıyordum .
"Anlıyorum ." dedi ve sustu Söylediklerim ona ağır gelmiş olmalıydı ama bir de benim sırtladığım sırları, yediğim tonla lafları duysa yerin dibine girerdi herhalde .
"Arkamdan ses gelmesiyle telaşla oraya döndüm . "Kızım bu hanımefendi kim ?" Benim sabırsız meraklı babaannem yine dayanamayıp gelmişti. O kadar konuşmaya dalmışım ki kapının açıldığını dahi duymamıştım.
"Babaann-..."
"Ben Ahu , mucize Urfaya geldiğinde bizim misafirimiz olmuştu." sözümü kesen kadına kaşlarımı çatmamak için büyük bir savaş verdim. Aynen kovulan misafirim ben babaanne !
"Ay Allah sizden razı olsun . Niye kapıdasınız buyurun lütfen bir kahve içelim. " demesiyle anında ahu hanıma döndüm . Tam ağzını açacaktı ki bu sefer de ben sözünü kestim .
"Bende teklif ettim babaannecim ama ahu hanımın işi varmış galiba . " Konuşmaya başlamam ile ahu hanımın bakışları beni esir almıştı. Kaşlarını öyle mi dercesine yukarıya doğru kaldırdığında , Sahte bir şekilde gülümseyerek karşılık verdim .
"Hiç olmadı ama böyle Ahu hanım . " Babaannemin konuşmasıyla ona onay vererek sahte bir şekilde üzülüp " Aynen Ahu hanım olmadı gerçekten ." dedim . Onu istemediğim çok mu belli olmuştu ? Yok canım !
Bu tavrım karşısında suratının düşüp , kabullenerek gitmesini beklemek tam anlamıyla benim hatam olmuştu. " Çok ısrar ettiniz , aslında işimi erteleyebilirim ." Gözlerimin içine bakmış ve gülümseyerek konuşmuştu. Bunu asla beklemiyordum!
"Ah buyurun o zaman !" Babaannemin heyecanla ahu hanımı içeriye davet etmesiyle hiç bir şey yapamadan olanları izliyordum. Ahu hanım yanımdan geçerken bana çocuk gibi gülümsemesiyle mimik oynatmadan ona baktım . içeriye girdiğinde ise istemsizce bende gülmüştüm. Sonra yaptığımın farkına vararak suratımı düzelttim . Allah'ım iyice kafayı yedim ! Ah babaanne ah yaktın beni !
***
İçeride olayları sadece dedem ve tolga biliyordu Bu bir yönden iyi olsa bir yönden de kötüydü. Çünkü en çok öğrenmemesi gereken kişiler bu sırrı biliyordu. Ben bu olayları sakinlikle karşılayabiliyorken onlar bunu asla başaramıyorlardı . Çünkü ikisi de bakışlarıyla kadını evden çoktan kovmuşlardı bence !
Babaannem içeride meyrayla birlikte kahve yapmaya gitmişlerdi. Ortamın gerginliğinden sabrımın sonlarındaydım her an evin kılçık babası gibi ' Nerede kaldı bu kahveler değirmenden mi geliyor ?' diye bağırmam an meselesiydi.
Ahu hanım yalnız kalmasın diye de kalkıp yardım bahanesine de gidemiyordum Ki zaten yardıma gitsem bile onlar izin vermezlerdi. Asla yapamayacağım şeyler arasında bu vardı . Birisine ne çay getirebilirdim ne de su... Bana kötü şeyleri hatırlatıyordu!
Hatırlama kızım , Sil şu düşüncelerini !
"Mucize iyi misin canım ?" diyerek Yanımdaki Ahu hanımın konuşmasıyla ona baktım . "İyiyim Ahu hanım . Bir şey yok ."
"Soğuk soğuk terlemişsin de canım ?" telaşla konuşması karnımdaki kelebeklerin kıpırdanmasına sebep olmuştu . Benim için telaşlanıyordu .
"İyiyim iyiyim bir şeyim yok." dedim o da ikna olmuş gibi kafasını salladı . Yine ortam sessizliğe bürünmüştü ki dedemin tahammül seviyesi sıfırlanmış gibi konuşmuştu. "Tolga oğlum gel biz seninle dışarıya çıkalım hanımlar kendi aralarında vakit geçirsinler ." Ahu hanımın hiç bir şeyden haberi olmadığını daha önceden onlara söylemiştim. Daha öncesinde aslında birbirleriyle tanışma fırsatı olmamıştı yani birbirlerini bilmiyorlardı ama isim olarak da olsa hepsini dedeme ve tolgaya anlatmıştım . Yani kısmen de olsa olayın çoğundan ve çoğu şahıstan haberleri vardı. Başta Ahu hanımı güzel karşılamışlardı ama ismini ve benimle alakasını Babaannem söyleyince güzel karşılama yerini sinire bırakmıştı. Onlara da bir şey diyemiyordum çünkü şu 3 ayda benim kahrımı çeken onlar olmuştu.
"Hayırlı günler Ahu hanım eşiniz erdem beye çokça selam söyleyin !" dedemin tehditkar bir şekilde konuşmasıyla tersçe ona baktım . Ahu hanım da ne yapacağını bilemez bir şekilde bir bana ve bir de dedeme bakmıştı daha sonra ise kendini toparlayarak tedirginlikle gülümsedi ve konuştu. "Söylerim tabi ki Ali bey ."
Dedem ve tolga odadan çıktıklarında Ahu hanımla baş başa kalmıştık . "Deden biraz korkutucu ." dediğinde istemsizce güldüm. Bu kadınının bu çocuk gibi tavırları beni güldürüyordu.
"Ah güldün mucize ! Afettin mi beni ?" diye heyecanla sorduğunda gülüşüm durdu. Bana heyecanlı ve umut dolu bakışını gördükçe içimdeki öfke yok olup gidiyordu . "Ahu hanım gerçekten affettim, rahatlayın artık." dedim ciddi bir şekilde onu nedense üzmek istemiyordum . Aslına bakarsak buraya kadar gelmesi büyük bir olaydı.
Bu söylediklerimle hiç ummadığım bir şey yapmıştı. aramızdaki kısa mesafeyi kapatarak daha ben ne olduğunu anlamadan bana sıkıca sarılmıştı. Ne yapacağımı bilemez bir halde öylece dururken o çocuk sevinciyle konuşmuştu. "Çok mutlu oldum kızım ." dediğinde kızım kelimesi boğazımda yumru oluşturmuştu. Ne kadar zaman geçtiğini bilemezken Ahu hanımın elini ensemde hissedince kendime gelerek ayrılmaya çalıştım .
Bu kadın niye ensemi açmaya çalışıyordu ?
"Şey pardon kaç beden giyiyorsun diye bakmak istemiştim. " dediğinde gözlerini kaçırması dikkatimi çekmişti. "Ne yapacaksınız ahu hanım benim bedenimi ?" diye sordum .
"sana Elbise almıştım da uyar mı diye bakmıştım. " Ellbise mi?
"Ben elbise giymem Ahu hanım zahmet etmişsiniz."
"Neden ki sana çok yakışı-..." sözünü kesen şey kapıdan giren babaannem ve meyra'nın gelmesi olmuştu. Derin bir soluk bıraktım. Bugün zorlu geçecekti anlaşılan .
***
"Bizimkilerde öyle , hele hele İkizler yerinde duramıyor . !" Babannemin tekrar ve tekrar bizden bahsetmesiyle derin bir nefes koyuverdim .
Fark ediyordum ki . Babaannemin sosyalleşme ye acayip derecede ihtiyacı varmış ! Ya kadın benim bütün gelmişimi geçmişimi yarım saatte özet geçmişti. Bence yemin ederim bu bir yetenek sayılmalıydı.
"Benim büyük çocukta öyleydi her gün bir olay yaşar gelirdi. Çok şükür polis olduğundan beri oturaklaştı biraz " deyip güldüğünde zorbalayıcı bakışlarımı ahu hanıma çıkardım .
Polat mı oturaklı ? Allah akıl fikir versin ! Bence alakası bile yoktu .
Kendinizi kandırmakta üstünüze yok Ahu hanım !
Bakışlarımı karşıya çevirdiğimde bıkkın bir şekilde bana bakan Meyra ile gülmeden edemedim. Suratı işkence edilen kişilerden farksızdı. Dudaklarını bana büzdüğünde ne istediğini anlamıştım.
İçinden 'Abla kurtar beni bu ortamdan ' dediğine emindim. Ama meyra'nın unuttuğu bir şey vardı kelin ilacı olsa önce kendisine sürerdi !
Ne yapabilirim dercesine umutsuz bir bakış attığında tekrardan dudaklarını büzdüğünde ona kıyamadım .
" Meyra ödevlerini bitirdin mi sen ? " İkilinin Konuşmalarını umursamadan sertçe olaya giriş yaptığımda herkes susmuştu.
"Yapmadım abla" diyerek bana ayak uydurduğunda konuşmaya devam ettim.
" Kalk çabuk, bitirmeden de gelme tatil diye iyice saldınız kendinizi."
" Kızım bırak azıcık ortama karışsın sonra bitirir" babaannemin konuşmasını umursamadan meyraya Kaş göz hareketi yaparak onu odadan kovdum.
Büyük ihtimalle odasına gider arkadaşlarıyla konuşurdu. Ders çalışmak bunların fıtratında yoktu. Ama sorun şu ki ders notları da hiç düşük gelmezdi.
Babaannemin kaşları çatık bir şekilde bana baktığını görünce " Ne oldu babaanne ?" Diye sordum.
"Meyra kendini odaya kapatıyor ve asla odasından çıkmıyor bu yüzden yanımda dolaştırıyordum . "
" Ödevlerini yapsın babaanne ayrıca sal sende şu çocukları nasıl rahat ediyorlarsa öyle takılsınlar." Dediğimde isteksizce kabul etti ama konuşmadan durmadı tabiki de .
" Sizin de mi böyle çocuklar Ahu hanım ?"
Ya sabırrr.
Ahu hanım cevap verecekken kapının çalmasıyla susmuştu.
Kim geldiyse Allah ondan razı olsun yani ya !!
Yerimden kalkıp hızlı adımlarla kapıya gittim. Bu sefer ilk olarak delikten bakmıştım.
Gelen kişi laraydı.
Ne Lara mı ?
Kapıyı hızlıca açıp telaşla adını seslendim . "Lara ?"
"Buraya nasıl geldin bu halde ?"
" İçeriye girebilir miyim ?" Dediğinde şaşkınlığım anca sona ermişti. " Soru mu bu gir lütfen ."
Topallayarak içeriye girdiğinde gözlerimi ayırmadan ona bakıyordum . Dalgınlıktan içerideki kişileri bile unutmuştum .
Babaannem larayı gördüğü gibi telaşla ayağa fırladı. Dizinden ayağına kadar olan alçıyı görünce elini ağzına götürdü.
" Oy oy oy kızım ne oldu sana böyle ?" Diye larayla arasındaki bir kaç adımlık mesafeyi kapattı.
"İyiyim ben merak etme , sadece düştüm . Ayağımı kırdım . " Dediğinde dudaklarımı birbirine bastırdım. Herkese farklı bir yalan söylüyordu.
" Otur hemen yavrucum . Bekleme ayakta ." Dediğinde ona en yakın koltuğu göstermeyi de eksik etmemişti.
Lara yavaş yavaş gösterdiği yere adımlarken gözlerini de Ahu hanımdan çekmiyordu . Onun neden burada olduğunu sorguluyor olması büyük bir olasılıktı.
" Ahu hanım ziyarete gelmiş bizi " Dedim pot kırma dercesine. O ise bana bakmış ve yavaşça kafasını olumlu anlamda sallamıştı .
"Hoş gelmiş" deyip kendini ağa gibi koltuğa atmasıyla bende hızlıca yanına giderek oturdum .
" Nasıl geldin buraya ?" Diye sordum sessizce .
" Taksiyle" bana bakmadan cevaplamasıyla gözlerimi devirip çocuk gibi dibine girdim.
" Onu mu diyorum salak aydı-" babasının adını söyleyecekler tekrardan bana bakmadan beni cevapladı.
" Soru sorup durma geldim işte mucize."
" Kızım nasıl izin verdi aydın?"
" İzin aldığımı kim söyledi ?" Dediğinde yüzümü buruşturarak ona baktım.
Aydının tehditleri den nasıl kurtulup buraya gelmişti.
Yoksa ?!
"Evden mi kaçtın ?" Diye sorduğumda sonunda bana baktı. Ama bu bakış sayesinde bu sefer gözlerini kaçıran ben olmuştum. Korku filmlerindeki kızlar gibi yemin ederim !
"Ben mi kaçacağım mucize ?" Deyip işaret parmağıyla kendini gösterdiğinde istemsizce kafamı salladım olumlu anlamda.
"Niye kaçayım kızım ben ? Ayrıca kaçarsam da ortalığı halletmeden o işi yapmam !" Dediğinde ciddiyeti adamı gerecek şekildeydi. Ne olmuştu bu kıza! İlla meraktan çatlatacaktı yani !
" Onu bunu boşver de bu ne iş ?" Diyerek Ahu hanım işaret ettiğinde. Omuzumu silktim.
" Özür dilemek için gelmiş ?"
"Kendi değil o salak oğlu gelsin !" Dediğinde gülerek kaşlarımı çattım.
"Abiciğime laf yok Lara hanım ?" Alayla konuşmam onu da güldürmüştü.
"Aman bir şey demedik abiciğine !" Dediğinde güldüm .
" Ne konuşuyorsunız fısır fısır ?" Babaannemin konuya dahil olmasıyla gülmemi durdurarak ona baktım .
" Hiç Lara komik bir şeyden bahsediyordu da ona güldüm . " Dedim geçiştirmek istercesine. Tam o sırada tekrardan kapının zili çaldı.
"Ne çok kapı çaldı bugün ya !" İsyan ederek tekrardan ayağa kalktığımda Lara kolumu tuttu. "Beni de kaldır bende geleceğim. "Dediğinde sebebini sorgulasam da bir şey demeden onu da kaldırdım .
" Mucize kızım siz kapıya bakın bende fırına bakıp geleyim. Börekler yanmasın "
"Tamam babaanne" diyerek Lara ile birlikte kapının önüne vardık. Kapıyı açtığımızda ben gelen kişiye şaşırmışken Lara sanki bunu bekliyormuş gibi yüzünde tek bir mimik oynatmamıştı.
"Aydın bey?"
Benim ona hitabımı umursamadan kaşlarını çatmış bir halde laraya bakıyordu. " Lara ?" Dediğinde sesi bir hayli korkunç çıkmıştı.
"Efendim ?" Lara ise onunla eş olarak soğuk sesini kullanmıştı.
"Evden kaçmakta ne demek?" Dediğinde şokla laraya baktım. Hani kaçmamıştı bu kız evden ?
"Ne bakıyorsun mucize ? Sanki evden kaçan tek kız benim ha ! Abartmayın bu kadar ." Diye sanki çok haklıymış gibi konuşmasıyla hala şaşkınca ona bakıyordum . Sıvı yağ gibi üste çıkıyordu her seferinde MaşAllah!
" Yürü seninle konuşacağız! " Diyerek karanın bileğini yakaladığında bende refleksle Aydın'ın bileğini yakaladım.
"Gelmek istemiyor seninle !"
"Sence ben gelmek istiyor mu diye sordum mu mucize ?" Diye tehlikeli bir ses tonuyla konuşmasıyla irkmeden edemedim.
" Mucizenin de dediği gibi gelmeyeceğim." Dedi Lara da elini sertçe çektiğinde hepimizin elleri boşluğa düşmüştü.
"Sen anneni benden kurtarınca bütün olay bitti mi zannediyorsun ? Ne bu güvencen, onu bulamayacağımı falan mı zannediyorsun ?"
Annesini mi kurtarmıştı ? İyi de nasıl ?
Lara gülerek "zannetmiyorum bulamazsın eminim." Dediğinde bu özgüveninin sebebini sorguladım.
Aydın laranın konuşmasıyla dişlerini sıkarak üstüne yürüyecekti ki önüne geçerek onu engelledim.
"Mucize ne oluyor burada ?" Arkamızdan Ahu hanımın konuşmasıyla Aydın'ın bakışlarının an ve an değişimine şahit oldum . Tanıyor muydu onu ?
Laraya dönüp baktığımda kaşlarını çatarak Aydın'a bakıyordu.
Bir anda kafama dank edenlerle gözlerimi büyüttüm. Yoksa bu adam larayı benim sırrımı söylemekle mi tehdit ediyordu?
"Sakın !" Lara dişlerinin arasından sessizce Aydın'a yönelik konuştuğunda gerilmeden edemedim.
" Siz Ahu hanım olmalısınız mucizenin an-..."
"Baba !" Uyarı niteliğinde laranın konuşmasıyla gözlerimi yumdum. Her an ağlayabilirdim .
"Mucizenin Anlata anlata bitiremediği kişi siz olmalısınız ?" Dediğinde Lara derin bir nefes koyvermişti. Tabi benim için aynı şey geçerli değildi.
Kendimi kasmaktan bayılacak hale gelmiştim. Allah'ın belası herif !
Vücudum kontrolsüz bir şekilde titremeye başlarken kendime hakim olamamak beni bir hayli zorluyordu.
" Mucize iyi misin ?" Arkamdan Ahu hanımın konuşması bile zar zor kulağıma ulaşıyordu. Gözlerim yavaş yavaş kayarken birisinin bana sarıldığını hissettim .
" Bir şey oluyor ."
"Yardım edin !" Kulağındaki bağışlar hafif hafif gelirken kendimi resmen salmış bir hale gelmiştim.
" Nefesini tutuyor yakasını aç azıcık !"
"Deniyorum !" Seslerin kime ait olduğunu bilmezken sadece kulağıma konuşmalar geliyordu.
" Çekil ben arkasından destek olayım sende ambulans çağır ! Allah'ım ne oldu birden bire ?"
" Açtım yakasını."
Mucize o anda hiçbir şeyden habersiz kapattı bilincini o günden sonra hayatının değişeceğini bilmezcesine huzurla kapadı gözlerini...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 19.52k Okunma |
1.38k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |