
Merhaba arkadaşlar yazım yanlışları olabilir,düzenli atmaya çalışacağım oy verirseniz sevinirim💞💞💞
Merhaba ben Firuze.Lise ikiye gidiyorum.
Genellikle sus Firuze,bunu yap Firuze,ailemiz için yap Firuze ve bizi rezil etme Firuze cümlelerini duyuyorum.
Hep susmak zorundayım,ailemi gururlandırmalıymışım.
Neden?
Neden bende diğerleri gibi özgür olamıyorum.Bildiğin bir kuklayım onların emirlerine uymak zorunda olan bir kukla. Bıktım, hayatım dört dörtlük olmak zorunda sanki.İstediğimde eğlenemiyorsam ne için yaşıyorum?
Dün yine benim yerime karar vermişlerdi. Eski piyano hocam ailevi nedenlerden dolayı şehir değiştirmişti. Bu yüzden bana yeni bir hoca buldular. Bugün ilk dersimiz olacaktı ve hocanın evine gidecektim.
Piyanoyu on iki yaşımdan beri çalıyorum.Ne kadar piyano çalarken huzur bulsam da, özgürce değilde ailemin zoruyla olduğu için sevgim az da olsa azalıyor.
Zorlanmadan kendim çalmak isterdim, ama şartlar izin vermedi.
Dört yıldır piyano çalıyorum ama onlara göre yetersiz. Hep daha iyi olmalıyım, en üst seviyede olmalıyım. Böyle düşünüyorlar ama hepimiz hiçbir insanın kusursuz olamayacağını biliyoruz. Bir insan her konuda en iyi olmak zorunda değildir ki. İnsan sadece en sevdiği şeyi yapmalıdır zorla değil. Ama gel gör ki ailem aynı fikirde değiller. Her şeyde en iyi olup ödül almalıymışım. Benim mutluluğum önemli değil onların soyadı ve saygınlığı önemli.
Haberlere çıkıp beni övmeye canla bekliyorlar. Aslında beni övmekten kastım; "Ünlü İş Adamı Ozan Demirel'in kızı" namı ile övmek. Ailem daha çok saygın olmak derdindeler.
"Ne güzel Ozan Demirel ve Derya Demirel'in kızı çok şanslı, ailesine baksana" diyor insanlar. Aslına bakarsan hiç de şanslı değilim.
Mesela kim biliyor benim anne ve babama sarılmadığımı o kadar zaman geçti ki en son ne zaman sarıldığımı hatırlamıyorum bile. Bana sevgi göstermediklerini kim biliyor. Onların tek derdi iş ve soyadları. Benimle ilgilenmiyorlardı ki umurlarında bile değildim.
Hatırlıyorum ilkokula giderken, henüz ikinci sınıftım ve gösterim vardı. O kadar heyecanlıydım ki anlatamam. Annemle babamın gelip beni izleyeceklerini sanıyorum. Çocuk aklım ile beni umutlandırmışlardı ama gösteriye ne annem ne de babam geldi. Sebebi neydi peki toplantı. Toplantı benden daha önemliydi.
Kimine göre şımarık, her şeyi olan bir kızdım. Peki gerçekleri biliyorlar mı ?
Hayır.
Ne kadar yalnız olduğumu, beni sevgiye muhtaç bıraktıklarına kimse bilmiyor...
Üstümü değiştirip, saçımı taradım.Piyano dersim yarım saat sonraydı.Evden çıkıp arabaya doğru ilerledim.
İçimde tarif edemediğim bir duygu vardı. Normalde piyano hocası bizim eve geliyordu ama bu sefer ben gidecektim. Çünkü hocanın evinde müzik odası varmış. Mesela buna da ben karar vermedim annem ve babamın kararı,bana sadece susmak düşüyordu.
Hocanın evine ilk defa gideceğim için babam götürür diye düşünmüştüm.Ama her zaman ki gibi işleri vardı, gerçi ne bekliyordum ki işlerini bırakıp benimle mi ilgilenecekti ?
Hayır tabiki
İşler, işler ve işler. Hepsi benden daha önemliydi.
Her zamanki gibi Aziz abi bırakacaktı beni. Arabaya binip kapıyı kapattım. Aziz abide gelince makineyi çalıştırdı ve yola koyulduk.Zaten ev çokta uzak değildi.
Aziz abi arada nasıl olduğumu,okulun nasıl geçtiğini soruyordu.
Düşünüyorum da beni gerçekten sevip, düşündüğü için mi soruyordu bu soruları.
Annesi ve babası tarafından sevilmeyip, düşünülmeyen biri neden başkaları için önemli olsun ki. Kimin umrunda olsun ki.Ben hep böyle düşünüyorum,aslına bakarsan fikrimin değişeceğini de sanmıyorum.
Bir evin önünde durunca geldiğimizi anladım ve çantamı alıp indim. Kapının önüne gelip,zili çaldım. Kapıyı annemle yaşıt olduğunu tahmin ettiğim bir kadın açtı."Hoş geldin tatlım"diyip beni içeri davet etti. İçeri geçince nedense heyecanım bir artmıştı, artık burda piyano dersi alcaktım.Sonra sesin geldiği tarafa döndüm az önceki kadın dı."Ben sana kendimi tanıtıyım tatlım. Ben Yağmur Sevinçtekin.Yunus hocanın karısıyım."dedi. Bende düşüncelerimden bir anda kurtulup cevap verdim "tanıştığıma memnun oldum bende Firuze Demirel." Yağmur hanımda "bende tanıştığıma memnun oldum gel otur,Yunus gelcek şimdi" dedi ve bende gösterdiği koltuğa oturdum.
Evi inceliyordum.Nedense bunalmamıştım,daraltıcı bir tasarımı yoktu. (yani herşey siyah değildi.)Çok güzel bir evdi.
Bı kaç dakika sonra babam kadar olan bir adam salona geldi.
"Hoş geldin Firuze" dedi ve konuşmaya devam etti "istersen derse başlayalım artık?" dedi.
"Evet olur"diyip. Hocanın peşinden yürümeye başladım. Müzik odası olduğunu tahmin ettiğim kapının önünde durduk ve kapıyı açıp beni içeri davet etti.
İçeriye girer girmez gözüme müzik aletleri takıldı. Çoğu enstrüman vardı,piyanodan tut fülüte kadar her şey vardı.Çok hoş bir odaydı. Sırayla tüm enstrümanlara bakıyordum. Nedense elektronik gitara daldım. Aslında içimdeki çocuk hep elektronik gitar çalmayı öğrenmek istiyordu. Ama bunu aileme söylediğimde kesinlikle reddetmişlerdi.
Geçmişte
8. sınıftım ve o zamanlar hep müzik dinlerdim. Bir ara elektronik gitar çalmayı öğrenmek istedim. Ve aileme sordum. "Anne,baba ben şimdi piyano çalıyorum ya acaba elektronik gitar çalmayı öğrensem olur mu? Öğrenmek istiyorum da"
Annem sözümü bitirir bitirmez konuştu."Firuze farkında değilimisin bu yıl senin LGS senen bize bu saçma soruları sormak yerine test çözüyor olmalıydın,hem senin boş vakitlerde test çözmen gerekmiyor mu?"
"Ama anne biliyorsun zaten test çözüyorum. Hem madem boş vakitlerde test çözmeliyim neden piyano dersi alıyorum. Piyano dersi almaya vaktim varsa elektronik gitar çalmayada illa vaktim olur"
Sözümün bitmesi ile yanağıma yedim tokat bir oldu. Aslında sert vurmamıştı ama ben yinede göz yaşlarıma hakim olamadım.
Annem "Sen ne ara bu kadar terbiyesiz oldun,bide bize hesap mı soruyorsun utanmadan. Yediğin önünde yemediğin arkanda daha ne istiyorsun. Çık odana cezalısın bu akşam yemek yok sana. Ha bide ben geldiğimde testin bitmiş olcak."
Hemen odama koşar adımlarla çıktım. Annem ilk defa bana tokat atmıştı.
Bana tokat atmıştı
Beni sevmek için dokunmadığı elleri ile tokat atmıştı.Ağlamam daha da arttı. Nefes anlamıyordum,duvar üstüme üstüme geliyordu hemen balkona çıkıp derin bir nefes aldım. Biraz kendime gelmiştim.
Ben neden sadece elektronik gitar çalmak istediğim için tokat yemiştim.Ben bu hayatta acı çekmek için mi doğmuştum. Onların kuklası olmak için mi? Kafam susmuyordu.
O günden sonra elektronik gitar çalmak içinde hep bir heves olarak kalmıştı.
Günümüz
İçeri gözlemlemeyi bırakıp. Piyanoya yaklaştım ve oturdum. Yunus hoca konuşmaya başladı" bugün ilk dersimiz diye seni çok sıkmak istemiyorum en sevdiğin şarkı çalar mısın?"
En sevdiğim şarkı neydi bir gözden geçirdim seçenekleri. Evet firuzeydi,Firuze çalacaktım. Firuze şarkısı gerçekten benim için yazılmış gibiydi. Şarkıyı dinlerken, söylerken o duyguları çok yoğun yaşıyordum.
Ve çalmaya başladım ilk baş utandığım için yanlışlıkla farklı bir noktaya bastım ve bu daha çok gerilip,utanmama sebep oldu.
Yunus hoca konuşmaya başladı "hiç gerilmeye gerek yok ben zaten hatalarını düzeltmek için burdayım. Yanlış yapabilirsin önemli olan hatanı fark edip, düzeltmen."
Hocanın dediği şey ile içim biraz rahatladı ve dedim ki " en baştan çalmaya başlayayım mı hocam?"
Hocada "evet ama bu sefer hatalarını düzelmeye çalış." Sadece kafamı sallamakla yetindim ve en baştan çalmaya başladım. Şarkı bitince hoca "evet bu sefer daha iyi çaldın,gerçektende yeteneklisin" bende "teşekkür ederim hocam" dedim hoca konuşmaya devam etti "bugünlük bu kadar yeter bence" dedi bende kafamı sallayıp onayladım ve odadan çıktım aşağı indiğimde yağmur hanım vardı. Bana bakıp "dersin bitti mi canım" dedi "evet bitti,ben artık eve gitsem iyi olur" dedim.
"Tamam tatlım ben seni uğurliyim "dedi ve gülümsedi. Kapıya gelince kapıyı açtı, ayakkabılarımı giyip iyi günler diledim oda iyi günler diyip kapıyı kapattı. Aziz abiyi aramama gerek kalmadı kapının önünde beni bekliyordu. Dersin bittiğini nerden biliyordu ki yoksa ders bitene kadar beklemiş miydi.
Doğruya hoca babamı arayıp dersin bittiğini söylemiştir ve babamda Aziz abiyi göndermiştir.
Arabaya bindim ve yola koyulduk. Eve varana kadar düşünmüştüm.
Belkide bu hoca daha iyiydi ve konuşmasına bakarsak bana çok kızacağını sanmıyordum. Bide karısı çok tatlı ve samimi biriydi...
Evet bu ilk bölümümüz dü umarım beğenmişsinizdir. Yazım hataları olabiliyor arada kusura bakmayın 💞💞💞
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |