
İkimiz odada başbaşayken ayakta oradan oraya geziyordum kendime bakıp saçlarımı düzeltiyordum Fadime bana bakıp konuştu...
Eğer babalarımız bizim evlendiğimizi görseydi nederlerdi...
Ben gittim...
Nereye
Babamın mezarına... Söyledim ona seni öldüren adamın kızıyla bugün evleniyorum dedim...
O ne dedi...
Dirildi ve Allah bir yastıkta kocatsın dedi- Toprak nasıl konuşsun!
Benim kafam hiç bişeyi anlamıyor...
Fadime'nin gözleri doldu ve onu öyle görünce diz çöküp elimi kaldırdım tam göz yaşını silerken ellerimi geri çektim...
Ağlama... Biz bu kanın yetimleriyiz. Onlar başlattı biz bitiriyoruz
Umarım yaylada birbirimizi yemeyiz
Bilemiyorum hahahahah
İkimizde gülümsedik.. Fadime'yi ilk defa gülümserken gördüm.
Ardından kolumu uzattım ve koluma girdi... Odadan çıktıktan sonra kolumdan ayrıldı ve mekana girerken elini tuttum.
Tüm gözler bizdeydi... Şarkı ile girdik abisine bakıp dans izni istedim... Abisi başını salladığı anda elimi beline koydum oda elini omzuma koyup gözlerini kaçırdı.
Şu düştüğümüz duruma bak...
Hehh...
Yüzüne yaklaştım ve kulağına fısıldadım yüzünü çekti...
Dağda ayağında botla elinde barabelliyle dağda keçi kovalardın... Şimdi babaanemin gelinliği ile kollarımda dans ediyorsun!
Bana bak!
Bu gelinlik yakıştı sana...
Yüzüme yaklaştı ve burun buruna geldik hemen geri çekildi...
Dans ettikten sonra nikah memuru geldi ve nikah merasimine geçtik.
Siz Ömer Koçari kızı Fadime Koçari Mehmet Fırtına oğlu İsmail Fırtınayı kocalığa kabul ediyor musunuz?
Göz göze geldik ve başımı salladım.. başını sallayıp konuştu
Evet...
Siz Mehmet Fırtına oğlu İsmail Fırtına Ömer Koçari kızı Fadime Koçari'yi eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
Evet.
Bende belediyenin bana verdiği yetkiye dayanılarak sizleri karı koca ilan ediyorum...
Fadime ayağıma bastı ama ayağıma basmadıda sanki kamyon ayağımdan geçmiş gibi hissettim... Nikah defterini imzaladık ve babaanem yanımıza geldi boynumuza kurdele geçirip takı merasimini başlattı... Uzun bir takı merasimi oldu annem Fadime'ye yaklaştı ve boynuna beşi bir yerde takıp kollarını altınla donattı... Fadime'nin abisi koluma saat taktı ve konuştu
Bu saat öyle pahalı veya ucuz değil ama bu saatin bir anlamı var artık senin zamanı gelince anlarsın...
Abisine sarıldım ve Fadime ile üzerimizdeki altınlar dan kurtulmak için odaya geçtik.. annem yanımıza geldi ve konuştu
Evet balayınızı yaptıktan sonra Fırtına konağına geliceksiniz... Ben sizin odanızı hazır ettim balayından döndükten sonra yorgun olursunuz hemen odanıza geçersiniz
Fadime ile göz göze geldik ve gözlerimizi kaçırdık
Altınları ve paraları üzerimden atıp derin bir nefes aldım... Valizleri çantaya yerleştirip son kez herkesle sarıldık ve arabaya bindik... Arabaya bindiğimizde Fadime konuştu
Ben böyle olmasını asla istemedim...
Neyi?
Seninle evlenip hayatı kendime zindan etmek istemedim...
Sustum,damatlığın fiyonkunu çözüp pencereyi açtım ve fırlattım... Gömleğimin bir iki düğmesini açıp rahat bir nefes aldım...
Yaylaya çıktığımızda valizleri alıp Fadime'nin arkasından gittim... Yaşlı bir teyze bize bakıp konuştu
Hoşgeldiniz
Hoşbulduk nineceğim...
Babaannen aradı içeride soba var sobayı yakda içeri ısınsın dedi bende sobayı yaktım içeri girip ısının diye...
Allah razı olsun teyzem sağol...
Kalandar yarın sizin çocuğunuz erkek olacak
Fadime'nin gözleri açıldı ve nine konuşmaya devam etti
İnşallah Allah'ım inşallah kalandarist kalandarist erkek erkek çocuklar dişi dişi buzaklar ver Allahım ver doğsun köşe bucaklar
Fadime ağzı açık kadına bakıp eve kaçtı
Teyzecim Allah razı olsun güle güle kendine iyi bak!
Kızı korkutmadım dimi oğlum kaçtı gitti-
Allah'a emanet ol teyzem bişey yok!
Ha babaanen masaya bir kavanoz bıraktı senin için sen onu yersin...
Kadın yanımdan ayrıldı ve içeri girdim... kapıyı kapattım ve Fadime bana baktı bende konuştum
Çok soğuk... Tam bir kalandar.. Allah'tan soba yanıyor!
Hee yemekte var...
Ana kraliçe herşeyi düşünmüş...
Başımı çevirdim ve Fadime ile göz göze geldik sessizce geri başımı çevirip valizlere baktım
Ben valizleri yerleştireyim...
Bende şu gelinlikten kurtulayım...
Tam giderken kollarımız çarptı ve geri çekildim sinirle bana bakıp geçti bende arkasından odaya girdim... Birbirimize sinirle bakarken ikimizde yatağa baktık.
Fadime için kırmızı seten sexsi bir gecelik ilk çamaşırlarıyla yatağın üstünde duruyordu yanında da siyah benim için gece yatmalık gömlek vardı biraz aşağı bakınca yerde bir namazlık gördük. İkimizde birbirimize baktık Fadime gözlerini kaçırdı ve aynı anda konuştuk
Oha! yuh!
Tam odadan çıkarken yine kapıda sıkıştık ve geri çekildik...
Lan çekilsene ezicen ya
Asıl sen çekil dolandın tüllerime...
Geç!
Yine aynı anda geçerken Fadime arkasına döndü ve gömleğimin bağrı açık olan kısmına dokundu hemen önüne dönüp benden kaçtı ve konuştu
İso!
Bende arkamı döndüm
Bu iş iyice tuhaflaştı...
Bu iş acayip tuhaflaştı...
Hadi burada bir oda var.. Koçari'de ne yapıcaz!
Fırtınada ne yapıcaz.
Ben seninle ebedi aynı odada yatmam!
Gözüm istemsizce yatağa kaydı ve iç çekip konuştum
Geç şuraya bir konuşalım...
Fadime odaya yöneldi
Gel salonda konuşalım...
Çekil!
Bende yanlış yöne döndüm ve göz geldik ardından salona geçtik ve Fadime'yi karşıma aldım...
Fadime!
Garipsedi ve bana baktı
Hı...
Yüzüne bakmadan sordum
Sen bana karşı ne hissediyorsun?
Destur! Ne diyorsun tövbe de ne hissedecem sana!
Öyle mi dedik? Sen benden pek haz etmiyorsun dimi!
Sana acayip gıcığım her dediğin batıyor bide yüzünü göresim yok ,senin?
Ben sana acayip ayar oluyorum! Ha böyle kız gibi durmuyorsun karşımda sanki böyle askerlik arkadaşım gibisin!
Duraksadı ve ağzı açık kaldı
Askerlik arkadaşı...
Tertip!
Elimi omzuna attım...
Ama merak etme sen daha yakışıklısın!
Her yeni gelinin duymak için çıldırdığı o laf!
Olayda bu! Sen gelin ben damat tamamdır bir sıkıntı yok!
Yüzüne yaklaştım
Ama bir kadın bir erkek yok! Kapatın mı onu?
Yürü Fırtınacık helal sana biz burdan yürürüz
Yürürüz tabiki ya
Yürürüz!
Manyak mısın bakma böyle bir tuhaf oldu böyle bir gelinlik melinlik
Hee
Balayı falan tuhaf oldu ama esas duygularımızı unutmazsak bir sıkıntı yok!
Sıkıntı yok! haklısın mesela ben seninle mecbur kalmasam, aynı havayı solumam bile
Al benden de o kadar ya! Şu dünyada kız kalmasa ben sana bakmam bile!
İşte bu ya işte bu! Güya sen baksan ben sana bakıcam-
Bakma sanki istiyorum bakmanı!
İsteme zaten isteme böyle iyi!
Bakma, bakmanı isteyen kim!bak biz barış anlaşması yapan düşmanlarınız!
İkimizde birbirimizi alkışladık
Aynen öyle! Amcamı hapse attıralım bitsin yengem boşansın o zaman... ayrılacağız....
Aynen öyle zaten amcan olmasa düşmanlık yok! Barış bir şekilde yürür
Ayağa kalkıp elimi uzattım
Sadece dava arkadaşıyız!
Birbirimize ayar olan dava arkadaşıyız!
Ayağa kalktı ve elimi tuttu... Sıkıca elini tuttum ve içimde farklı bir sıcaklık oluştu... Ellerini sıkıca tuttum hiç farketmeden okşadım gözlerimi gözlerine diktim ve nefes nefese gözlerine baktım... Ağzını açıp bana baktı ve farkettiğim anda ikimizde ellerimizi ayırdık... Sessizlik içinde tek konuşan şey derin nefeslerimizdi... Gelinliğinin eteklerini tutup odaya gitti...
Üstümdeki ceketi hızla çıkartıp gömleğimin yakasını bir düğme daha açtım...Elinde yorgan ve yastıkla düşünceli adımlarla yanıma geldi beni görünce gözlerini kaçırıp yorganı üstüme attı ve gelinliğinin eteklerini tutup yanımdan ayrıldı ayaklarım onun arkasından gitti ve kendimi tuttum.
Ne oluyor bana... Kendine gel İso kendine gel bir geceliğine burada kalıcaksın.
Aç olduğumu hissettim ve masadaki kavanozu açtım ardından yerken sıcak bastı pencereleri açtım ve yatağa uzandım... Ayağa kalkıp etrafa baktım
Niye enerjik hissediyorum kendimi ben... Bal enerji mi veriyordu yoksa yeni farkettim sanırım...
Fadime odasından çıktı ve bana baktı... Dilimle dudaklarımı ıslattım
Uyumadın mı?
Uyku tutmadı...
Ayaklarım istemsizce onun olduğu yönde ilerledi... Geri adımlarla gözlerime baktı
Sen ne yapıyorsun...
Bilmiyorum...
İleri adımlarıma karşılık geri adımlarıyla duvara çarptı ve nefes nefese etrafına bakındı... Gözlerim dudaklarındayken duağına kaydı
Sen duağını çıkartmadın mı?
Haa onu mu söylicektin... Şey her neyse ben gideyim sana iyi uykular
Sanada...
Yanımdan koşarak ayrıldı ve yatağıma oturup gözlerimi kapattım...
Ertesi sabah Fadime'nin sesiyle uyandım ve odaya girdim
İyimisin-
Niye girdin odama çıksana!
Sen hala o duakla mısın?
Evet çıkmadı saçıma yapışmış gibi!
Dur ben hallederim.
Sakın! Sakın dokunma saçlarıma!
Flashback
Bak görüyor musun bu saçları sırf sen dokundun diye abime kesmesini söyledim!
...
Sırf ben dokundum diye mi kestin saçlarını...
Evet!
Siz benim boncuklarımı kirlettiniz...
Fadime yatağa oturup konuştu...
Annem saçlarımı örüp o boncukları takardı bende boncuklarımı ailem olarak görürdüm... Mor olan annem,kırmızı olan ben, sarı olan babam, yeşil olan abim ve mavi olan...
Flashback
Anne şimdi sana bişey söylicem okulda ben kavgaya girdim ve benden büyük liseli abiler önümü kesip rahatsız etti... İsmail'de rahatsız olduğumu görünce çocukları dövdü ve yaralandı ama bişey olmamış gibi davranıyor beni koruduğuna da kendimi güvende hissetim sanki beni koruma altında tutan tek kişi oymuş gibi hissettim
O iyi biri kızım korumacı biri sen ona kötü davrandığın için iyiliğini görmedin
Anne ben sanırım İsmail'in bu hallerini seviyorum
Yoksa sen nazar boncuğuna aşık mı oldun hıh?
Yani... Bilmiyorum ama sanırım öyle çünkü onunla konuşurken kalbim hızla atıyor gözlerine bakamıyorum
Annem kalkıp odasına gitti ardından avucumu açtı ve elime mavi nazar boncuğu koyup konuştu
Bu boncukta İsmail olsun o zaman...
Annem saçımın bir tutamını ördü ve boncuğu takıp konuştu
Şimdi oldu...
...
Fadime mavi boncuk deyip sustu ardından başını kaldırıp ayağa kalktı
Ne anlatıyorsam sana bunları!
Ben... Özür dilerim eminim o mavi boncukta ailenden biriydi. Annemin yerine ben özür dilerim
Aslında biliyor musun o mavi boncuğun bir zamanlar anlamı vardı ama büyüyünce bir anlamı kalmadı... Bence o boncuk benim küçüklüğümdü sizin sayenizde oda gitti!
Her neyse şimdi eğer izin verirsen saçlarına dokunmadan şu duağını çıkarayım
Fadime sessizce arkasına döndü ve saçlarına dokunmadan tokalarını çıkarttım... Aynadan ona baktım göz yaşlarını silerek ağlamaya devam etti... Bende son tokayı çıkarttım ve duak yere düştü... Duağı alıp uzattım sinirle yüzüme döndü
Yak gitsin!
Dudaklarımı birbirine bastırıp oradan ayrıldım... Yanan sobanın karışısına geçip duağının kokusunu içime çektim.... gözlerim doldu ve duağı yanan odunların içine attım...
Dışarıya çıkıp odun kestim... Odun keserken Fadime yanıma yaklaştı.
Bugün Koçari'deyiz dimi-
Benim güzel karım canım karım-
Efendim benim kılçık kocam-
Annem eğer fırtınaya gitmezsek beni öldürür!
Haa öyle mi... Benim abimde beni öldürür.
Tamam o zaman Koçari'ye gidelim bir gün sonra Fırtına'ya öyle olur mu
Olmaz çünkü abim beni ebedi göndermez
Sen benim karımsın bence karışmaz! Her neyse şu odunları alıp sobayı yakalım donduk...
İçeriye girdik önce sobayı yaktım ve kahvaltıyı yaptıktan sonra akşam olmasını bekledik... akşam olunca eşyalarımızı toplayıp evden çıktık...
Yolda ikimizde sessizdik... Koçari'ye geldiğimizde içeri girdik ve abisi bize baktı
Sonunda geldiniz... Her neyse ben gidiyorum siz oturun kahve için bişey yapın ben gittim.
Abisi yanımızdan ayrıldı ve kendime kahve yapıp TV'nin karşısına geçtim... Saat geç olduğunda TV'yi kapattım ve üstüme giyecek bişeyim olmadığı için direk kıyafetlerimle odaya girdim ve Fadime ile birbirimize baktık... Yatağa baktım ve konuşmadan yorganı alıp yere serdim,yastığın birini alıp altıma yorganı serdim ... Üstüme battaniye alıp içine girdim... Fadime yatağına geçip ışıkları kapattı bende yüzüğüme bakıp gözlerimi kapattım.
Sabaha karşı uyandım ve yastığı alıp gardroba yaslandım... Fadime bana doğru döndü ve uyurken onu izledim. Uyduğunda sinirli acımasız değilde masum ve saf görünüyordu. Uzaktan izlerken kapımız çaldı ve korkuyla uyandı bende ayağa kalktım
Ne oluyor!
Sen tabancanı mı aradın az önce
Kapı yine çaldı ve kapıyı çalan konuştu
Fadime...
Eyüphan mı o? Bu saate hemde
Hayır.. İso hayır-
Eyüphan...
Kapıyı açtım ve karşımda Eyüphanı gördüm hemen yakasına yapışıp hesap sordum
Lan senin ne işin var bu saate benim karımın odasında!
Karım deme lan!
Fadime bizi ayırdı
Durun!
Ne durması bu burada benim canım karıma yan gözle bakıcak ben durucam ha! Lan yerim onu yerim!
Bak hala karım diyor-
Ne diyim enişte mi diyim? Senin bana söylemen gerektiği gibi...
İso sen dur Allah rızası için! Eyüphan senin ne işin var burada?
Abin gönderdi ikinizi istiyormus
Tamam söyle biz geliyoruz canım karımla!
Sinir oldu ve yanımızdan ayrıldı Fadime sinirle bana baktı ve bende odaya geri girdim.
Ne işi var bu saatte burada yoksa hep geliyor mu?
Hayır! Duymadın mı abim çağırmış bizi
Ha abin bizi aramadı ama bunu gönderdi öyle mi?
Öyle evet öyle!
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |