
İso bulduğu evi bana attı ve inceleyip aradım
“İso… bu kadar hızlı mı?” dedim, hâlâ fotoğraflara bakarken.
Kalbim garip atıyordu… sanki bir hayalin içine düşmüş gibiydim.
“Fadime,” dedi, sesi ciddi ama yumuşaktı, “Sen istedin… ben de yaptım.”
Yutkundum. Gözlerim dolacak gibi oldu ama kendimi toparladım.
“Beğendim…” dedim usulca. “Hem de çok beğendim.”
Kısa bir sessizlik oldu. Sonra derin bir nefes aldım.
“İso…”
“Efendim?”
“Orası… bizim evimiz olsun.”
Bu cümleyi söylerken içimde bir şey yerinden oynadı. Korku vardı… ama daha çok mutluluk.
Telefonun diğer ucunda hafif bir gülüş duydum.
“O zaman bugün alıyorum.”
“Bugün mü?!”
“Bugün.”
Elimle ağzımı kapattım. Gülmemek için kendimi zor tuttum.
“Sen gerçekten… manavdan elma alır gibi ev aldın…”
“Sen benim karımsın, istediğini alırım,” dedi.
Yüzüm ısındı. Etrafıma baktım, kimse duymamıştı ama yine de utandım.
“İso… akşama… gidecek miyiz?”
“Eşyaları hallettim bile. Çok bir şey götürmeye gerek yok. Yeni alırız.”
Kalbim bir an duracak gibi oldu.
“Yani… bugün mü taşınıyoruz?”
“Evet. Bu gece kendi evimizdeyiz.”
Telefonu kapattığımda bir süre yerimden kıpırdayamadım.
Bu gerçekten oluyordu.
Akşama doğru küçük bir çantaya birkaç şey koydum. Kimseye belli etmeden hazırlanmak bile ayrı bir heyecandı. İçimde hem suçluluk hem de garip bir özgürlük hissi vardı.
İso beni almaya geldi ve babaanesi yanına çağırdı
Oğlum gel sen benimle bunu annen getirdi sana
Yine mi bu bal karışımı, bak babaannem ben geçende yedim zaten bundan
Neyden yedin?
İso'ya baktım ve bana bakıp konuştu
Balayı günüde vardı masada uyumadan önce yemiştim bal beni etkilemişti ya böyle yakıyor bende etrafı açmıştım
Bende soğuk nerden geliyor dedim
Ben açmıştım sıcak diye
Al oğlum al bunu sen şimdi zehirlendin ya bu sana iyi gelir
Ben iyleştim babaannem
Olsun yemen lazım oğlum
Tamam ver bakayım sen yicek misin Fadime?
Bilmem olur da bir tadına bakayım canım kocam
İkimiz beraber kavanozu bitirdik ve babaanesi konuştu
Oh oh şimdi gidebilirsiniz yarasın size
İso arabayı kapının önüne getirdi ve beni kapının önünde bekliyordu. Göz göze geldiğimiz an… hiçbir şey söylememize gerek kalmadı.
Arabaya bindim.
Yol boyunca konuşmadık.
Ama ellerimiz… hiç ayrılmadı.
Evin önüne geldiğimizde nefesim kesildi.
Fotoğraflardan bile daha güzeldi.
Bahçeye adım attım, etrafa baktım… sonra yavaşça fısıldadım
“Burası… gerçekten bizim mi?”
İso arkamdan yaklaştı.
“Bizim canım karım.”
Anahtarı uzattı.
“İlk sen aç.”
Elim titredi, kapıyı açtım.
İçeri girdim.
Boş ama sıcacık bir evdi… sanki bizi bekliyordu.
Yavaşça salonun ortasında durdum. Döndüm, İso’ya baktım.
“Hoş geldin…” dedim hafif gülerek.
“Hoş bulduk, karım,” dedi.
Kalbim yine hızlandı.
Gece olduğunda ev tamamen sessizdi.
Ne bağıran vardı… ne korkutan.
Sadece biz.
Odamıza geçtiğimizde bir an durdum. İçeri baktım… sonra İso’ya döndüm.
“Şimdi… şey…”
Gözlerimi kaçırdım.
“Ne oldu...Merak etme ben salonda yatarım...” dedi hafif gülerek.
“Şey... Burada fazladan battaniye ve yastık var mı... Gece soğuk olmasın”
“Olmaz merak etme hadi sen yat”
“Peki tamam... İyi geceler”
“Sana da... ”
İso geceliklerini alıp odadan çıktı bende üstümü değiştirip yatağa geçtim sağa sola döndüm gözüme uyku girmedi... Yataktan kalkıp kapıya doğru ilerledim. Yavaş yavaş adımlarla sessizce mutfağa bakındım ardından salona doğru göz atarken İso arkamdan seslendi
“Ne arıyorsun canım karım?”
“Ben şey... Havuzu merak ettim o yüzden kalktım”
“Havuzu merak ettin... E gel bakalım nasılmış”
İso elimden tutup havuzun etrafında gezdirdi
Beğendin mi havuzu...
Beğendim güzel... Her neyse ben uyumaya gidiyorum! İyi geceler
Sanada...
Odama girip yatağıma geçtim
İso'dan
Evin pencerelerini açtım ve gömeliğimin yakasını açıp koltuğa oturdum...
Koltukta sağa sola döndüm gözüme uyku girmedi bende ayağa kalkıp etrafta gezindim. Etrafta gezinirken Fadime'nin de uyanık olduğunu gördüm biraz yaklaşıp sordum
Sen neden hala uyumadın...
Yutkundu ve bana baktı
Ben... ben uyicaktim şimdi gidiyorum-
Kolundan tutup ellerimi beline sardım...
Dudaklarımı ıslattıktan sonra gözlerine baktım
Nereye gidecektin...
Uyumaya gidicem eğer beni bırakırsan-
Bırakamıyorum... Şu anda nasıl yandığımı bilmek bile istemezsin...
Söylediğim son sözden sonra vücudu titredi ve ısındı o anda dudaklarını ısırıp başını eğdi
Gitmem gerek...Hani biz-
Açık açık konuşmak gerekirse ben şu anda...
Yuktundum ve sordum
Hayatında hiç bir erkekle seviştin mi...
Gözlerini kaçırdı
H-hayır... Hayır niye soruyorsun
Korkuyor musun...
Neyden...
Sevişmekten.
Vücudu gittikçe ısınıyordu tek yaptığı dudağını ıslatıp ısırmaktı...
Sen neden soruyorsun ki... Sen iyimisin nefes nefesesin
Değilim... Sana baktıkça gözlerimi senden alamıyorum kendimi kontrol edemiyorum...
Senin gözlerin kıpkırmızı olmuş...
Dudaklarımı sertçe ısırdım, gözlerine bakıp yutkundum... Gözlerini kaçırdı ve çenesinden tutup başını kaldırdım
Çenesindeki elimi dudaklarına değdirdim ve gözlerini kapattı... Baş parmağımla dudağının üstünden geçtim.
Sana açıkça teklifte bulunuyorum
Başını salladı...
Canını yakmak istiyorum...Bana ne oldu bilmiyorum ama kendimi zor tutuyorum tek istediğim şey senin inlemelerini duymak azgın nefeslerini boynumda hissetmek
Vücudu yanıyordu ve tahrik edici cümlelerime karşı sadece dudağını ısırıp gözlerini kaçırıyordu...
Parmaklarımla boynuna dokunup konuştum...
Zevkten deliye dönmeni görmek istiyorum...
Başını yukarı kaldırdığı anda gözlerimi kapatıp dudaklarımı boynuna bastırdım... ellerini saçımda gezdirip başımı bastırdı... “Imh...” dudaklarından dökülen sözle daha tahrik oldum. Boynundan yanağına doğru hızla geçtim ve yanağından dudaklarına yaklaşırken durdum
Senin canını yakmak istiyorum ama eğer izinin varsa-
Gözleri dudaklarımdaydı ve gözlerini kaçırmadan dudaklarını ıslatıp dudaklarıma yaklaştı...
Çok mu acicak...
Evet... Çok acicak hatta canın öyle çok acicak ki bana zarar vericeksin.
Dudaklarını ısırdı.
Sana zarar verme fikrini sevdim...
Eğer sende bana zarar verirsen acımasızlaşırım...
Beni baştan aşağı süzdü ve yutkundu...
Sen ve acımasızlık... Kulağa komik geliyor
Sen beni yatakta hiç görmedin hiç bir kız görmedi gülmeye devam edebilirsin az sonra böyle olmicaksın...
Tekrardan başını kaldırdı ve dudaklarımı bu sefer sertçe bastırdım... dudaklarımı boynunda gezdirirken nefes nefeseyken başımı kaldırıp gözlerime baktı...
Acıma...
Tek hamlede kucağıma aldım ve titreyen küçük ellerini boynuma doladı...
Yatak odasına girdiğimde kapıyı kapatıp kucağımdan indirdim.
Ama...
Dinliyorum...
Beni asla bırakmicaksın...
Ben yaşadığım müddetçe seni asla bırakmicam...
Elleri yaka düğmelerime gitti ve birinciyi atlayıp yavaş yavaş cilveyle düğmelerimi açtı...
En üstteki yaka düğmemi dudaklarının arasına alarak açtı... Azgın nefeslerini boynumda hissettim
Titreyen elleriyle çıplak vücuduma dokundu ve zevkten başımı yukarı kaldırdım... Ben başımı kaldırdığımda dudaklarını boynuma bastırıp sulu öpücükler bıraktı... Ellerimi saçlarında gezdirdim... Başını kaldırıp dudaklarını çenemde gezdirdi... Üzerimdeki gömleği elleri omuzlarımdayken yavaşça sıyırıp yere düşürdü... Ardından omuzlarıma sulu öpücükler bırakırken kemerimin tokasını açtı ve kemeri sertçe çekip ellerini vücudumda gezdirdi...
Ellerimi beline dolayıp kendime çektim ardından yatağa yatırıp üstüne çıktım...
Aklıma kaçırdığım zaman titreyen elleriyle beni kendinden uzaklaştırması geldi...
Uzun bir süre gözlerime baktı ve ellerini boynumun arkasına doladı...
Dudaklarına yaklaştım ve dudaklarımı aralayıp alt dudağını yavaş ve hissettirerek öptüm... Alt dudağını öptükten sonra dudaklarımı ayırmadan üst dudağını öptüm ve öpüşelerimi sertleştirdim... Elleriyle sırtımı okşamaya başladı ve dudakları dudaklarımdayken fısıldadım
Canımı acitmaktan korkma...
Ağırlığımı vücudunda hissettirdim...
Imh...
Tekrardan fısıldadım
Çünkü ben canını acitmaktan korkmicam...
Imh...
Geceliğini omuzlarından yavaşça sıyırıp üzerinden çıkardım...
Ellerimi sütyeninden taşan dolgun göğüslerinde gezdirdim... Öpüşelerimi devam ettirirken çıplak vücutlarımız birbirine değdi. İkimizde istemsizce birbirimizin dudaklarına inledik...
Sütyen askısını indirip omuzlarına sulu öpücükler bıraktım... Beni üzerinden itti ve ayağa kalkıp arkasını döndü... Saçlarını kenara çekip sütyen kopçasına dokundum...Vücudu titredi ve yutkundu
Sütyen kopçasını açtığım anda bana döndü...Dolgun dudaklarını karnımdan boynuma doğru gezdirdi ve tekrardan yatağa yatırıp üstüne çıktım bu sefer başımı dolgun göğüslerine yatırdım
Bir elimle göğsünü sertçe sıktım ve inleyerek başını kaldırdı... Göğüs ucunu dudaklarımın arasında ezerken elleriyle çarşafı sıktı... Başımı geri indirip ilk çamaşırına öpücük kondurdum... Karnından başlayıp iki göğsünün ortasından dilimle çizgi çizdim...
Tam dudaklarımızı birleştirecekken beni tek hamlede altına aldı... Göğüsleri yüzüme çarparken yavaş yavaş kendini geri çekip aynı şekilde vücudumun her yerine öpücükler kondurdu... Ardından tekrardan gözlerime baktı ve gözlerime öpücük kondurdu
Biliyormusun mavi gözlerine zaafım var...
Bunu sevişirken mi söylüyorsun... Az sonra seni parçalicak adama mı söylüyorsun
Ne kadar çok canımı yakarsan yak gözlerine baktığımda herşeyi unutuyorum...
Ama bu gece unutulmaz bir gece olarak ilerliyor...
Hızla altıma aldım ve konuşmasına fırsat vermeden dudaklarımızı birleştirdim...
Yavaş yavaş alıştırmak için kendimi sürttüm... İnlemeleri arttı artan inlemeleri ile tırnaklarını sırtıma geçirdi... Ağrıyla öpüşürlerimi sertleştirdim ve kendimi daha sert sürttüm... Dudaklarıma inlerken öpüşlerime karşılık vermeyi bıraktı...
Başımı kaldırıp kapalı gözlerine baktım... Başını kaldırıp ellerini saçımda gezdirdi.. dudaklarımı boynunda gezdirip göğüslerini okşadım... Tırnaklarıyla sertçe sırtımı çizdi ve kan kokusu burnuma geldiğinde sertçe içine girdim... Bağırarak inledi ve nefes nefese sırtımı çizmeye devam etti...
İçindeki hareketlerimi sertleştirdim, göğüslerini sertçe sıkıp kulağına fısıldadım
İnle daha çok inle...
Imh...
Hareketlerimi hızlandırdığım anda bağırarak inlemeye başladı “Ah!” göğüslerini sertçe dudaklarımın arasına alıp diğer elimle saçlarını kulağının arkasına aldım... Bağırarak inlerken gözlerini açtı ve gözlerime bakıp beni kendine çekti... Dudaklarımızı birleştirdi ve dudaklarımı sertçe ısırmaya başladı
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |