15. Bölüm

15. Bölüm

Kyula
kyulaseng

2 gün sonra

 

İso'nun hastaneden çıktığını öğrendim ve eve geldiğimde ilk işim onu aramak oldu.

 

"İso nerde? Hani İso nerde İso-"

 

"Burda İso."

 

Arkamı döndüm ve ona baktım, ayakta kollarını açmış bana bakıyordu... Annesi ve babaannesi bana baktı, ben de İso'nun elinden tutup odaya çektim.

 

"İyimisin..."

 

"İyiyim..."

 

İso'ya sarıldım ve konuştum.

 

"Sana bir şey olacak sandım, çok korktum..."

 

"Korkma, ben burdayım. Senin yanındayım."

 

"Yanımdasın... Hep yanımda kal istiyorum."

 

"Başımı kaldırdığımda göz göze geldik."

 

"Her zaman senin yanında olacağım, merak etme..."

 

"Ya Eyüphan sana bir şey yaparsa... Abim o ses kaydını duyar da seni yine keçilerin altına atarsa-"

 

"Sen bana az önce ne dedin?"

 

"Sana zarar gelmesinden korkuyorum dedim... İso bak, Eyüphan yerinde durmayacak..."

 

"Biliyorum Fadime-"

 

"Biz ayrı eve mi çıksak?"

 

"Ayrı eve? İkimiz..."

 

"Evet ikimiz, ben seni yanımda istiyorum."

 

"Fadime, sen gerçekten benimle mi olmak istiyorsun..."

 

"Evet İso, her an senin nerede olduğunu merak etmek istemiyorum."

 

"Tamam... Alırım bugün bir tane ev, sen yeter ki iste."

 

"Ama evimizi kimse bilmesin... Gelmek isteyen olursa konağa geçeriz."

 

"Tamam, sen merak etme. Ben beğendiğim evi sana atarım, sen de beğenirsen alırım."

 

"Manavdan elma alır gibi ev mi alacaksın kılçık kocam? Hahahah."

 

"Hehehe, emeğinle zengin olmak böyle bir şey canım karım."

 

"Yutkunup yaklaştım."

 

"Şey..."

 

"Ne?"

 

"Evi- miz olursa orda..."

 

"Eee orda?"

 

"Şey... Havuz olsun diyecektim."

 

"Havuz? Kızım sen deli misin, neden utandın ki?"

 

Aslında aklımdan geçen bu değildi... Aynı yatakta yatabiliriz diyecektim ama utandım ve gözlerimi kaçırıp 'havuz' dedim. Ardından İso garipsedi.

 

"Tamam, havuzlu ev bakarım. En güzelinden.Başka bir şey istiyor musun?"

 

"Hiçbir şey istemiyorum-"

 

"Tamam o zaman ben gidiyorum."

 

"Nereye!"

 

"Korkma, sadece ev bakmaya gideceğim."

 

"Ya Eyüphan seni takip eder ve seni bir kenara sıkıştırmaya çalışırsa?"

 

"Fadime korkma, bir şey olmaz. Sen salona geç-"

 

Boynuna sarıldım.

 

"Evi bulduğunda beni ara..."

 

"Yanağına öpücük kondurdum ve elini yanağına koyup bana baktı."

 

"Sen... sen beni öp-tün... beni öptün..."

 

"Neye şaşırdın? Kocamı öptüm işte..."

 

İso hâlâ yanağını tutuyordu, sanki o anı kaçırmamak ister gibi donup kalmıştı. Gözlerindeki şaşkınlık yavaş yavaş yerini hafif bir gülümsemeye bıraktı. Bana doğru bir adım attı.

 

“Bir daha yap,” dedi alçak sesle.

 

Ne diyeceğimi bilemedim, kalbim hızlanmıştı. “İso…” diyebildim sadece.

 

“Az önce yaptığını… yine yap,” diye devam etti, bu sefer sesi daha yumuşaktı.

 

Gözlerimi kaçırdım ama bu sefer geri adım atmadım. Yavaşça ona yaklaştım, nefesimi tuttum ve yanağına bir öpücük daha kondurdum. Bu sefer geri çekilmek istedim ama kolumdan hafifçe tuttu.

 

“Kaçma,” dedi.

 

Göz göze geldik. Bu sefer aramızdaki mesafe çok daha azdı. Kalbim sanki yerinden çıkacak gibiydi.

 

“Fadime…” dedi, adımı ilk kez bu kadar farklı söylemişti.

 

“Efendim…” diye fısıldadım.

 

“Ben gerçekten seninle bir hayat kurmak istiyorum.”

 

Sözleri bir anda içimi ısıttı ama aynı anda korku da çöktü üstüme.

 

“Ben de istiyorum ama… korkuyorum İso,” dedim. “Eyüphan durmaz… abim öğrenirse…”

 

İso başını hafifçe eğdi, alnını alnıma yasladı.

 

“Ben de korkuyorum,” dedi dürüstçe. “Ama seni kaybetmekten daha çok korkuyorum.”

 

Bu sözler beni tamamen susturdu. Ellerimi yavaşça onun omuzlarına koydum.

 

“Peki ya gerçekten bulursan o evi…” dedim.

 

“Bulurum,” diye araya girdi kararlı bir şekilde.

 

“Ve gerçekten gidersek…” diye devam ettim.

 

“Gideriz.”

 

Derin bir nefes aldım. Bu artık sadece bir hayal değildi.

 

“Peki… o zaman bir şartım daha var,” dedim hafifçe gülümseyerek.

 

Kaşını kaldırdı. “Söyle bakalım.”

 

“Benim odam ayrı olmicak.”

 

Bir an durdu… sonra yüzünde yaramaz bir gülümseme oluştu.

 

“Demek havuz bahaneydi ha?”

 

Yüzüm kızardı. “İso!”

 

Gülmeye başladı. “Tamam tamam… aynı oda, aynı ev… hatta aynı hayat.”

 

Sözleri içime işledi.

 

Ama tam o anda kapının dışından bir ses duyuldu.

 

“Fadime! Neredesin gelinim?”

 

İkimiz de bir anda irkildik. İso’nun yüzündeki ifade ciddileşti.

 

“Annem…” dedi.

 

“Annem bana neden seslendi ki işi düşmüştür kesin hahahaha?”

 

İso başını salladı ama elimi bırakmadı.

 

“Evi bulunca seni arayacağım,” dedi.

 

“Bekliyor olacağım…”

 

Kapıya doğru yöneldim ama çıkmadan önce durup tekrar ona baktım.

 

“İso…”

 

“Hmm?”

 

“Dikkat et…”

 

Gözlerimin içine baktı, bu sefer hiç gülümsemeden.

 

“Sen de.”

 

O odadan çıktığımda içimde hem bir umut hem de yaklaşan bir fırtınanın ağırlığı vardı. Çünkü ikimiz de biliyorduk… Eyüphan bu işin peşini bırakmayacaktı.

 

Ve bu daha sadece başlangıçtı…

 

Bölüm : 24.04.2026 16:34 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...