
Odama geçip ayna karşısında alıştırma yaptım
Ben İso'yu seviyorum... İyy ağzımı deterjanla yıkıcam şimdi!
Ağzımı sildim ve tekrardan aynada konuşurken abim girdi
Ben İso'yu sev- Abi!
Eee sen İso'yu?
Bak abi ben İso'yu sev... sevi-
Bana bak Fadime eğer sana zarar verdiyse ve evlenmek zorunda kaldıysan onu bu sefer keçilerin altına değil toprağın altında!
Hayır hayır abi öyle bişey yok biz... Biz birbirimizi seviyoruz bir anda oldu
Ha yani bir anda oldu nasıl oldu?
İşte ben şirkete gittim onu gördüm o beni gördü sonra hep birbirimizi görmeye başladık o arada sevdim herhalde
Kızım sen delirdin mi arada derede adam sevilir mi!
Seviliyor işte seviliyor üstüme gelme... Zaten evlendik bir anda oldu herşey sende üstüme gelme-
Bak tataram sen bu adam senin saçına dokundu diye saçlarını kestirdin...
Evet biliyorum ama şimdi-
Ama şimdi kocan oldu onunla aynı evde aynı odada kalıcaksın hatta aynı yatakta yatıcaksın o hastalanınca onunla ilgileneceksin o seninle ilgilenecek... Sen bunlara hazır mısın geçen gün evlenmek istemiyorum demişsin Eyüphan'a
Konu sevdiğin olduğunda o an evleniyorsun abi...
Yani sen seviyorsun eminsin... Peki ya o seni seviyor mu?
Oda seviyor hatta çok seviyor-
Zamanında kaçırıp izinsizce saçlarına dokunan adam seni çok mu seviyor hatırladın mı seni istediklerinde sen kahve uzattığında ölsem almam elinden kahveyi demişti...
O zaman sevmiyordu ama sonra aşık oldu-
Tamam o zaman istemeye gelsinler bu akşam!
Ne-
Tamam izin veriyorum madem seviyorsunuz ve evlendiniz tamam o zaman tekrardan isteme ve düğün yapıcaz.
Yani düğün derken...
Düğün yapıcaz tabikide... Barış kutlaması olarak gösterişli bir düğün yapmalıyız.
Peki...
Tamam sen akşama hazırlan...
Tamam abi.
Abim benimle konuştuktan sonra İso'nun yengesi içeri girdi ve hesap sordu.
Senin ne işin var burada?
Asıl senin benim yiğenimle ne işin var? Söyle bana neden evlendiniz siz acele acele-
Çünkü ben İso'yu seviyorum-
Biliyorum bana demişti! Yenge ha bu kız bana sevdalı demişti
Lan o kılçık neresinden uydurmus... bilmiyorum ama doğru demiş-
Saklama benden ben anladım
Anlamadın! Biz severek evlendik-
Tamam o zaman senin yerin kocanın yanı sen neden burdasın?
Abim akşam istemeye gelsinler sonraki gün düğün yaparız dedi
Ha yani kabul etti mi o dinozor?
Kabul etti!
Tamam o zaman evlendikten sonra İso ile beraber kalırsınız onun odasında ama şunu anlamadım sen sırf yiğenim saçlarına dokundu diye saçlarını kestirdin şimdi evlendin eline dokundu izin verdin normalde derini soyarsın diye düşündüm ben
O benim artık... O benim helalim
Helalin hoş olsun o zaman akşam geliriz size ama bak eğer zorla evlendiysen söyle bana seni en iyi ben anlarım...
Zorlama yok...
Tamam o zaman...
Yengesi yanımdan ayrıldı ve akşam olduğunda üstüme siyah bir elbise giyip saçlarımı yaptım ardından abartısız bir makyaj yapıp gelmelerini bekledim...
Kısa bir süre sonra Fırtına ailesi kapıyı çaldı ve hepsi teker teker girdi... İso elindeki çiçekleri bana uzattı
Geldik...
Hoşgeldiniz...
Çiçeği aldım ve ceketini çıkartmasını yardım ettim ardından annesi elindeki terliği yere atıp giydi bende konuştum
Ne yaptın Zarife Fırtına büyümü yerleştirdin yoksa!
Tövbe tövbe...
İso sırıttı ve göz göze gelince yüzünü çevirdi...
Herkes oturdu ve bir sessizlik çöktü. Bende mutfağa geçip kahveleri hazırladım. İso'nun kahvesine bol tuz koydum ve tepsinin en kenarına koydum.
Kahveleri dağıttıktan sonra cilveli bir bakışla kahveyi ona uzattım ve gözlerime bakıp kahveyi aldı
Teşekkür ederim...
Kahveyi içti ve hemen diliyle dudaklarını ıslatıp bana döndü ardından suyu aldı ve suyu içtikten sonra dudaklarını birbirine bastırıp konuştu
Suyada mı tuz koydun?
Koyulmuyor muydu?
Diliyle dudaklarını ıslatıp sustu bende yanına oturdum... Babaanesi konuştu
Sebebi ziyaretimiz belli... Allah'ın emri peygamberin kabriyle kızımız İso'yu oğlumuz Fadime'ye istiyoruz-
Anne yanlış söyledin! Benim oğlumu rezil ettin.
Her neyse sebebi ziyaretimiz belli... Allah'ın emri peygamberin kabriyle kardeşin Fadime'yi torunum İso'ya istiyoruz...
Bizde ilk önce kardeşime soralım... Tataram ha bu oğlanı istiyormusun
Tüm gözler bendeydi hepsi gözünü dikmiş benden cevap bekliyordu... Gerildim ve o anda İso ile göz göze geldik hayat bir anlığına o gerilme hissini def etti... Gözlerime bakıp başını oynattı bende abime döndüm
İstiyorum abi...
Tamam o zaman... Madem sevmişler bizede kavuşturmak düşer. Bazı aşklar gibi ayırmak bize düşmez...Verdim gitti
İso ile ayağa kalktık ve abim yüzükleri alıp karşımıza geçti. Yüzükleri birbirimizin parmağına taktık ve fotoğraflarımızı çektiler... Abim ipi kesmeden önce konuştu
Umarım bir ömür boyu birbirinize bağlı olur hiç kopmazsınız hayatınızda tek kopan şey ip olsun...
İpi kesti ve İso bana baktı bende sinirle yüzümü çevirdim... Biz nişanlanırken pencerede Eyüphan'ın bizi izlediğini gördüm...
Nişan bittikten sonra odama geçip yüzüğü çıkarttım ve masaya koydum
İnanmıyorum! Bu olmuş olamaz, gerçekten kocam oluyor bu bir hayal olmalı.
Sinirle yüzüğü geri taktım ve İso ile nikah işlemleri için tekrardan düğün günü almaya gittik... Arabada sessiz giderken sessizliği bozan o oldu
Sen benim engelimi hala kaldırmadın mı?
Telefonu açıp engeli kaldırdım
İnsan kocasını engellermi hiç
Rahatsız edersen tekrardan açmamak üzere engellerim!
Yine sessizlik çöktü ve İso bozdu...
Düğünden sonra balayı-
Höst! Ne balayı İso Fırtına!
Babaanem balayına gitmeyin ama gitmiş gibi gözükmek için yayladaki eve gidin dedi.
Haa... Öyle desene!
Hani biz sevdalıyız ya-
Evet oyun olarak bu oyunun kuralı gereği öyle İso Fırtına!
Aynen öyle Fadime Fırtına!
Fadime Koçari diceksin! Ben o soyadı asla kabul etmiyorum!
Her neyse... Şimdi kına var ilk sonra akşama da düğün var senin gelinliği ve kınalığını nasıl halledicez?
Gelinliksiz gelin olurum ben hem kınayı gerçekten sevdiğim biriyle evlenirsem yaparım lüzum yok!
İstersen sen hiç bişey yapma amcam gelsin seni öldürtsün bulduğu yerde
Bembeyaz gelinliği senin gibi serseri bir adam için giyiceğime beyaz kefeni ahiret için giyerim daha iyi!
İso arabayı durdurdu arabadan inip düğün günü almaya gittik... Yarın akşam için gün aldıktan sonra babaannesi aradı
Babanem hemen yayalaya gelin diyor-
Gidelim o zaman
Yaylaya geldiğimizde babaanesi konuştu
Şimdi siz ikiniz sevdalık evliliği olduğuna herkesi ikna ettiniz... Bu barış evliliği de olucak bu yüzden...
Babaanesi bizi evine aldı ve sandıktan bembeyaz gelinliği çıkarttı
Kan bu gelinlikle başladı... Fadime sen düğünde bu gelinliği giyeceksin-
Asla! Olmaz ben-
Bu gelinlikle başladı bu gelinlikle bitecek...
Olmaz... Çünkü ben böyle anısı olan bir gelinlikle evlilik yapamam...
Gelinliği reddettim ve İso ile dışarıya çıktık.
Neden böyle yapıyorsun? Kadın kendi gelinliğini verdi sana-
Sen ne sanıyorsun ya! Seninle evlenmek şu hayattaki en kötü şey farkında değilsin sanırım ama evleniyoruz gerçek anlamda! Nefret ettiğim adamla evliyim hatta ve şimdi gelmiş bana beyaz gelinlik giydirmeye çalışıyorsunuz olmadı kırmızı kurdele de takın tam olsun! Ben son sözümü söyledim!
Kızım sen ne saçmalıyorsun! Zaten evliyiz evli sen benim nikahlı karımsın! Ölme diye evlendim seninle-
Babam ölürken de önüne atlayıp kendini feda etseydin o zaman bunlar olmazdı!
Ne...
Sustum ve İso'nun yanından ayrıldım...
Taksi ile eve döndüğümde arabama geçip gelinlik için yola çıktım...
İso aradı ve açtım
Nerdesin?
Gelinlik bakmak için çıktım-
Tamam alınca haber et
Tamam.
Telefonu kapattım ve yolda giderken bir anda yolun ortasında araba gördüm ve durdum... Eyüphan karşıma geçti ve arabadan inip sinirle yanına gittim... Elimi tutup hesap sordu
Fadime sen onunla zorla evlendin biliyorum!
Hayır biz sevdalıyız...
Elimi kurtardım ve başımda ağrı hissettim gözlerim kapandı.. Eyüphan beni kucağına alıp arabaya yatırdı.
Gözlerimi açtığımda elleri yüzüme yakındı tam dokunacakken kalktım...
Fadime...
Eyüphan sen ne yapıyorsun!
Sen o adamla zorla evlendin ben biliyorum seni kurtardım.. Sen benimsin!
Ben senin değilim Eyüphan! Sen ne yapıyorsun!
Arkadan biri Eyüphan'a vurdu ve Eyüphan bayıldı...bende kaçıp oradan uzaklaştım...
İso'dan
Haber alamayınca aradım ve açmadı ardından yine aradım ama açmadı bende belime silahımı alıp arabaya bindim. Son kez aradım ve açmayınca Koçari'ye baskın yaptım... Elimdeki silahı ateşleyerek Koçari'nin evine geldim.
Abisi dışarı çıktı ve konuştu
Sen ne yapıyorsun lan!
Fadime nerde? Koçari bana karımı ver!
Fadime burada değil!
Karımı almadan hiç bir yere gitmiyorum!
Burada değil! Çıktı gelinlik almaya
Aradım açmadı haber verecekti bana... Bekledim aramadı
Sen benim kardeşim için endişelendin mi?
Evet! Başına bişey mi geldi...
Biz konuşurken bir araba yaklaştı ve içinden Fadime ile abisinin adamı çıktı.
Abisi sıkıca kardeşine sarıldı ve bende rahatlayıp gülümsedim...
Yanıma yaklaştı ve konuştu
Sende beni merak etmişsindir... Ufak bir kaza geçirdim sağolsun abi geldi ve beni kurtardı bişeyim yok.
Sen iyi olda gerisi önemli değil...
Abisi bize baktı ve Fadime konuştu
Zamanda kalmadı... Babannenin gelinliğini giyerim mecbur
Tamam. Benim arabamda duruyor babaanem eve getirdiği demişti...
Arabamdan gelinliği alıp Fadime'ye verdim...
Gelinliği alıp eve çıktı bende damatlık ve tıraşı aradan çıkartım eve gittim...
Eve geldiğimde damatlığımı giyip ayna karşısına geçtim o sırada abim geldi ve konuştu
İso sen gerçekten seviyormusun bu kızı?
Amcamın bizi izlediğini gördüm ve konuştum
Evet abi...ben bu Koçari kızı seviyorum
Tamam o zaman...
Abim ceketimi düzeltti ve çiçeğime bakıp konuştu...
Gözlerin gibi mavi seçmişsin...
Başımı salladım ve üstüme kabanımı giyip evden çıktık...
Koçari'ye geldiğimizde kapıyı çaldık ve içeri girdiğimizde Fadime yoktu abisi bana bakıp konuştu
Kardeşimi almaya geldiniz...
Evet.
Fadime içeriden çıktı ve beni görünce yüzünü çevirdi... Beyazların içinde çiçek gibi olmuştu ama sustum bişey demedim abisi beline kırmızı kurdelesini bağlayıp duağını örttü...
Kolumu uzattım ve koluma girdi... Aşağı inerken gelinliğe basmadan yardım ederek arabaya bindirdim.
Düğün salonuna geldiğimizde odaya geçtik...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |