

Derin Alaz& Engin
Selamlar
Naber canlarım
bende iyiyim bu bugün atacağım son bölüm Pazar sınavım olduğu için yarın biraz çalışmam lazım ama Pazartesi bölüm atacağım.
iyi okumalar
❤️🩹
Mardine ineli çok olmuştu şu an Ezgi ve Tülay hanım ile hemen alışverişe çıkmış düğün için bir kaç mağaza gezmiştik Ezgi hanım “yoruldum vallahi gel bir kafeye oturalım”dedi
kafeye oturduk siparişleri verdik”Alin Enginle nasıl tanıştın?”içtiğim çay boğazımda kalmıştı hızlı hızlı öksürüyordum Tülay sırtıma hafifçe vurdu.
”iyi misin yengem”başımı evet anlamında salladım.
Toparlanınca”biz çocukluktan tanışıyoruz beni evlat edinen Valette Lacosun sağ koluydu birlikte büyüdük”dedim
Ezgi hanım samimiyetle tebessüm etti”yani aranızda ki bağ çok güzel anlatamayacağım kadar güzel ben sizi sevgili sanmıştım”dedi.
tebessüm ettim”hiç sevgilim olmadı ama 2 kere evlendip, boşandım Enginle aramızda ki bağ sevgili gibi değil, birbirimizi kardeş gibi de görmüyoruz, hoşlantı yok diyemem birbirimizden hoşlanıyoruz sanırım ama daha ilerisi yok, daha fazlası yok ikimiz de duyguların zayıflık getireceğine inanıyoruz”dedim
Ezgi hanım”biz babanla ilk lise de tanıştık o gün böyle bir adam olduğunu bilememiştim duygular zayıflık göstermez aksine ne kadar güçlü durduğunu ve yanında ki kalabalığı gösterir ama sen yanında kalabalık istemiyorsun kızım”belki de haklıydı, ben bazen abartıyor olabilirdim duygu gösterebilirdim… Hayır gösteremezdim yutkundum.
Tülay hanım”hadi konağa geri dönelim”çayların parasını ödeyip arabaya geçtik araba koca konağın önünde durdu.
Engin beni gördü, Erimle yanıma gelip bagaj da ki poşetleri taşımaya başladılar”hey, ben size taşıyın demedim ki”dedim
Engin sırıtarak baktı”yakın koruman olarak senin gözünden tanırım ve sen az önce engin poşetleri taşı der gibi baktığını gördüm Patron”gülümsedim bu çocuk beni bu kadar iyi tanımak zorunda mıydı?
onlarla ilerledim Engin”ee alışveriş nasıl geçti?”gözlerimin içine bakıyordu.
Erim”yoruldun mu abla?”dedi
“yani biraz yordu yeni kıyafetler, ayakkabılar, kırmızı rujlar aldım”neşeyle gülmüştü suratım Engin ve Erim birbirlerine baktılar.
”ne niye öyle bakıyorsunuz?”dedim
Erim sırıtarak”zaten bir sürü kırmızı rujun vardı hatta zaten her şeyin kırmızı hiç mavi elbise giymedin abla nasıl bir takıntın ver manyak kadın”göz devirdim.
”seviyorum çok seviyorum”dedim
Engin”neden bu kadar seviyorsun hala anlatmadın”merakla altından bir anlam bekler gibi bakıyordu.
”off ne alakası var manyak herifler sıkıldım sizden gidiyorum ben”diyerek konağın içinden çıkıp bahçeye oturdum, çardak sessizdi aklıma buraya ilk geldiğim de ki zaman geldi Babannem Alaz abimle bir anımı anlatmıştı ben ağaca çıkarmışım ama geri inemezmişim…
”imdaaatt! Alaaaz abii!”diye bağırdı.
aslında küçük Alin bilerek çıkmıştı o ağaca çünkü abisi bir kaç kağıda dalmış onunla bugün hiç ilgilenmemiş Alinin aklına da ağaca çıkmak gelmişti
o sıra Alinin anlına bir taş çarptı Duman ağacın altında Aline taş fırlatıyordu”yaa manyak mısın? Dağ öküzüm”Duman sırıttı.
Duman”kız sıçan sen yardım istemedin mi bende yardım ediyorum işte”diye bir taş daha fırlattı.
Alinin gözleri büyüdü”taşlayarak mı yardım ediyorsun Dağ öküzü”dedi
Duman”kızım benim boyum yetmez oraya taşlayarak düşüreceğim seni hem Çınar geçen bir kitapta şeytanlar taşlanır dedi”Alinin gözleri doldu.
Alin”ben şeytan mıyım?”dudakları büzülmüştü.
Duman daha çok sırıttı”evet sen benim küçük şeytanımsın” Alin ağlama isteğini geri çekip abisi Dumana öpücük attı.
Alin”yaa dağ öküzüümm”dedi
o sıra kapıdan bir süliet çıktı Poyraz, Alinin yapmak istediğini anlayp abisi Alaz’a daha Alin ağaca çıkmadan söylmişti.
Alaz ağacın altında yukarı dala bakıyordu Alin onu görünce gözleri parıldadı”Abii”dedi
Alaz sırıttı”napıyorsun orda kızım”dedi
Alin”Duman abim beni buraya çıkardı ama sonra kendisi indi ben inemedim”dedi
Poyraz ve Alaz Dumana baktılar”Duman ya kardeşin düşüp yaralansa”Poyrazın kızması Dumanı etkilememişti.
Alin”kurtar beni”ağlayacakmış gibi doldurdu gözlerini, dudağını büzdü.
Alaz kıyamadı uzattı kollarını”ağlama bal kızım gel hadi”Alin hiç şüphe etmeden, tereddüt etmeden attı kendini abisinin kollarına Duman anlamıştı Alinin rol yaptığını sırıtarak güldü.
Duman sırıtarak”küçük şeytanım benim”dedi
Poyraz, Dumanın ensesine vurdu “Duman, abim kardeşinle doğru konuş”dedi.
Duman omuz silkti Alin abisi Alazın yanaklarında öptü”Kahramanım”dedi
anılar dağılırken küçük bir tebessüm ettim belki babam Serdar beni o eve götürmeseydi bu anları yaşamayacaktım hala burda o neşeli kız olacaktım sahi babam beni neden bırakmıştı o iğrenç eve, Poyraz abim, Alazın sebepleri olduğunu söylemişti iyi de hangi abinin sebebi kardeşinden daha ağır basmıştı.
yutkundum başımı kadırdım o an Poyrazı fark ettim sessizce bir ağacın altında telefon konuşuyordu, Boran da yanındaydı, Boran beni gördü bir süre uzun uzun bakıştık ama sonra hareket etti yönü bana doğruktu yanıma ilerliyordu, Poyraz onun nereye ilerlediğine bakınca gözlerimiz buluştu beni görünce endişeyle yanımıza ilerlerken telefonu kapattı.
Boran sağ tarafımda ki boşluğa oturdu Poyraz sol tarafımda ki boşluğa sessizce oturuyorlardı.
lan Derin
ne var lan?
napıyor bu abilerin
anlamaya çalışıyorum iç ses bir saniye
olum bunlar korkutuyor lan beni
bende sesimi çıkarmadım bakalım sessizliği ilk kim bozacaktı tahminleri alalım?
ben boran diyorum
bende Poyraz diyorum
“neden burdasın bu saate?”ihihihi biraz gizem yapayım mı söylemeyim
”uyku tutmadı”gözlerime bakıyordu.
Boran”bize ne zaman abi diyeceksin”göz devirdim.
”hak edene, hak ettiğini vereceğim tabi ki sen hiç merak etme güvenimi kazanana derim”kaşlarımı çatmıştım.
ama o lafı götünden anlayıp
Boran tek kaşını kaldırdı”Poyraza güvenmedin yani ya o da sana yalan söylediyse o zaman ne olacak”merakla sordu.
gözlerim poyrazı bulmuştu onu gerçekten sevmiştim ve her şeyi iyiliğim için yaptığını biliyordum, Poyraz tebessüm etti bana bende ona omuz silktim”o zaman küserim ama çok sürmez küslüğüm hem Poyraz da anlar beni”dedim
Sonra Borana döndün dudağım kıvrıldı”bana göre Poyraz hiç yalan söylemez mecbur kaldıysa söylemiş olabilir önce sebebini dinlerim sonra düşünürüm ne yapacağımı”Poyraza bakmamıştım bütün dikkatim Borandaydı.
Boran kaşlarını çattı”aynı şeyi ben veya Alaz yaparsak ne olur?”dedi
düşündüm”sen yapsan çok umursamam ama Alaz yaparsa dolduğum kadar taşarım onunla hesabım başka”dedim
Boran kaşları havalanadı”neymiş söyle de bilelim ama adil davranmıyorsun Alaz ve Poyraza ayrımcılık yapıyorsun”dedi
göz devirdim”evet ayrımcılık yapıyorum çünkü Alaz, Poyraz gibi ilk günden berri yanımda mıydı?”öfkeyle kalktım.
Boranın gözlerinin içine bakıyordum”Alaz nerde yok o yurt dışında bir korkak gibi saklanıyor”yutkundu.
Boranda kaşlarını çattı”ama bilmiyorsun neden orda hem sen demedin mi Alaz gelirse giderim diye”kahkaha attım diğer abilerim ve ikizim de gelmişti.
Çınar”bağırışınız içeri kadar geliyor noldu?”ama ona kimse cevap vermedi ama ben hırsla Boranı ittim.
”Anlamadığın ne biliyor musun Boran?“yanağımdan akan yaşı görmüştü ama yüzümde hüzün değil kin vardı.
“Evet Alaz ben istedim diye gelmedi ama Alinin Alazı gelirdi, Alin kaybolduğunda Alaz onu bulurdu isteseydi yapardı söz vermişti Alaz , Aline nerde olursan ol ne kadar canın yanarsa o kadar yakarım demişti Boran benim çok canım yandı ama Alaz hiçbir yeri yakmadı!”yüzünde ki ifadeyi tarif bile edemiyordum.
Boran”onu dinlemedin”dedi
burnumdan derin bir nefes verdim sırtımı ona döndüm ellerim saçlarıma giderken hırsla gözlerimi kapadım saçımı başımı yolucam şimdi amına koyim geri işaret parmağımı ona sallayarak ona döndüm.
”Alinin Alazı ölse bile, son nefesinde yine kardeşini arardı söylesene niye gelmedi?”bilmedikleri şey Alin ve Alazın bağının kuvvetiydi.
Boran ağzını açtı ama geri yumdu işaret parmağım tam kalbinin üstünde bir dokunuyor bir geri çekiliyor ne kadar devam etti bu döngü hatırlamıyordum.
gözlerim akıyordu”beni bırakan babam bile sadece Alaz ismini unutma dedi o bile inanıyordu Alazın beni bulacağını hadi o zamanlar sebebi vardı diyorsun Boran Duran şimdi nerde? Sence Alin dedi diye gelmeyeceğini mi inanıyorsun kusura kalma ama ben inanmıyorum Alin kaybolacak, Alaz onu bulmayacak, Alin bulunacak, Alaz onu görmeye gelmeyecek, Alin Alaz gelmesin diyecek, Alaz gelmeyecek bu benim tanıdığım, babam bildiğim Alaz değil o benim abim değil”dedim ve arkamı dönüp konaktan içeri girdim.
bana verilen odaya girip kapıyı kapattım hızlıca üstümdekileri çıkarıp bir kenara fırlattım kırmızı pijamalarımı giyip yatağa yattım yorganı kafama kadar çektim.
gözlerim kapanırken yorgan kafamdan yavaşça çekildi”Ben gittim ama senin kaçırıldığını bana söylemediler, teyzeme gitti, amcama gitti diye yalan söylediler ben senin kaçırıldığında sen daha 10 yaşına yeni girmiştin aradım ama ben Alin Duranı aradım, Derin Locası aramadım bilmiyordum Alin yemin ederim bilmiyordum sırf sana daha iyi bir gelecek sunmak için gittim sen her istediğini al diye şerefsiz babamın böyle bir şey yapacağını bilmiyordum”biri kafamın üstünde konuşuyordu ama ben konuşacak dermanı üzerimde bulamıyordum.
bir göz yaşı yanağıma düştü”abim izin versende anlatsam sana, izin versem de dinlesen beni geri gittim yurt dışına çünkü karış karış seni aradım orda, Poyraz burda aradı ben orda bilseydim gözümüzün dibinde olduğunu gider miydim he abim?”dedi
ama ben karanlığa doğru çekildim, el saçlarımda gezerken bilincim çoktan gitmişti.
sabah olduğunda hızlıca üstümü giyindin kırmızı omuzları açık askısız bir bluz altına beyaz mini short ayağıma da beyaz sporları giyip saçlarını topuz yapıp kırmızı rujumu yine sürüp çıktım.
bahçe de baya bir uzun masa da oturanları gördüm Caner beni görünce yediği zeytinin çekirdeği boğazında kalmıştı, Çınar onun nereye baktığını görmek için kafasını çevirdi göz göze geldik o an gözleri fal taşı gibi açıldı.
diğerleri de beni fark edince Poyraz”Alin gülüm git üstünü değiştir abim”dedi
kaşlarım çatıldı”niye ki olmamış mı?”merakla sormuştum yoo olmuştu bunlar niye dana gibi böğürüyordu.
anlam verememiştim Boran”karışmayın kıza güzel olmuş gel otur”omuz silktim tabi ki onun yanına oturmadım Bulutun ikizimin yanına oturdum.
Bulut sırıttı”işte ikizler böyledir götle don”göz devirdim.
”aklıma ne geldi Bulut ben sana küçükken ağlak bebe diyormuşum”bulutun yüzü kızarırken diğerleri sırıtmaya başladı.
Bulut”kim dedi sana bunu kim dediyse yalan demiş bana aşkım, canım,çiçeğim derdin sen”yalancının mumu yatsıya kadar canım
Duman sinsi sinsi sırıttı”yalan deme lan bu küçük şeytan sıçanı sonunda bir şeyleri hatırladı”göz devirdim.
”dağ öküzüü”ama o an onun gözlerinde bir parıltı kaydı sanki o tanıdığı birini görmüştü kahvaltı sohbetle biterken Babannem”kızım düğüne gideceğiz yanına biri gelir seni beğenir peşine takılma kaçırırlar”gözlerim fal taşı gibi açıldı.
”manyak mı bunlar niye kaçırıyorlar”güldü.
”oğluna alma için o yüzden yanımızdan ayrılma”Poyraz abimin çenesi kasıldı.
“doğru der babannem en iyisi ben yanından ayrılmayım” kıkırdadım.
”gerek yok benim iki tane yakın korumam var afiyet olsun”diyerek hazırlanmaya çıkmıştım.
kırmızı yırtmaçlı uzun elbise giydim, pırlanta takılar taktım, siyah kadife ince topuklularımı giydim makyajımı bir tık abartım kırmızı rujumu da sürüp odadan çıktım.
aşağıdan sesleri duyabiliyordum
”bak Engin gözünü ayırmayacaksın kızı kaçırtmayacaksın”Poyraz Engin ve Erimi uyarıyordu.
Erim”yanlız Poyraz abi ayıp ediyorsun”
Poyraz”o niye lan”
Erim”senelerdir yakın korumasıyım bir kere kılına bir şey gelmemiş şimdi gelecek gibi davranıp beni salak yerine koyuyorsun”Erim 18 yaşında siyah saçlı, yeşil gözlü hafif kumral bende bir tık daha uzundu.
“Poyraz Duran yakın 10 yıllık korumalarıma işlerini mi öğretiyorsun bana mı öyle geldi”gülerek inip tırabzana yaslandım.
Caner su içiyordu ama ağzı açıldı ve içtiği su yere döküldü”abi nolur götürmeyelim kardeşimi kaçıracaklar amına koyayım”göz devirdim
”öyle bir şey olmayacak”dedim
Duman”olursa onların etlerini lime lime yapar balıklara yem ederim”dedi
kaşlarım havalandı o da mı kıskanmıştı yok canım bu narsist niye kıskansındı arabalara binip düğün alanına girdik baya kalabalıktı bu yüzden açık alan seçmiş olmalılardı.
Tülay hanım ve annem ellerimden tutup beni zorla halaylarına davet etmişti ilk başta beceriksizce oynamıştım ama sonradan yılların halaycısı gibi coştum gelin elimden tuttu bir mendil onda diğeri bende ikimiz orta da oynadık omuzlarımız ritime göre inip kalkıyordu.
müzik durunca annemlerle masaya geçtik Poyraz homurdandı”çok dikkat çektik ya kızım zorla kaçırtacaksın kendini!”kıkırdadım.
Düşündüm, Poyrazı gerçekten sevmiştim 1 hafta da gerçekten çok fazla vakit geçirip eğlenmiştik hatta birlikte bile uyumuştuk biliyor musunuz?
ben abimle uyumuştum bana duyguları ve aileyi öğretmişti bu adam bakışlarımdan endişelendi bütün Duranların gözleri üzerindeydi tabi başka çift gözlerinde çünkü şu an öyle güzel bakıyordum ki Poyraza içim gidiyormuş gibiydi.
Poyraz”iyi misin abim noldu?”endişeyle sordu.
”yok abi iyiyim ben”kıkırdadım.
Duranlar şok bütün kuzenler, amcamlar, teyzemler, diğer abilerim Poyraz ayağa kalktı”LAN!”diye öyle bağırdı ki bütün salon o an bize bakıyordu.
Poyraz gülümsedi”ne dedin ne?”gülüşüm genişledikçe gözlerim kısılıyor , beyaz dişlerim kırmızı rujumu daha çok ön planda tutuyordu.
”Abiiimm”dedim dolu dolu Poyraz beni belimden kaldırıp etrafında döndürdü.
kıkırdadım beni yere indirdi iki eli yanaklarımda”abin sana kurban olsun be güzelim”dedi
o an içimden sıcak samimi bir sıcaklık geçti bu sevgi miydi? Evet, tam olarak bu sevgiydi çünkü Poyraz abim bana 1 hafta da öğretmişti.
dans müziği çalıyordu gelin ve damat öne çıktı o sıra Engin önümde durdu”Patronumla dans edebilir miyim?”dedi
Elini tutmadan”ne olarak?”ama gülüşüm büyüyordu, Poyraz abimin kaşları çatılmıştı.
Engin sırıttı”yakın koruman olarak”dedi
Poyraz abim”ha o zaman olur”dedi
Enginle piste doğru ilerledik dans içinde partnerler değişiyordu tekrar partner değişikliği olduğunda onun kara gözleri ile buluştum Kara Hazanoğlu sadece birbirimize baktık ama sonra sessizliği o bozdu.
kara samimiyetle gülümsedi”nasılsın?”dedi
omuz silktim”iyiyim sen?”yutkundu.
”çok güzel olmuşsun”gözleri bedeni süzüyordu bir an beni etrafımda döndürdü kendine doğru çekti eğerken yırtmacımdan tutarak açılan bacağımı diz kapağımda sabitleyerek kumaşla kapattı.
o an ki bakışlarımızı gören bizi yavuklu sanabilirdi bir ses geldi Oktaydı bu öfkeyle öne çıktı”napıyorsunuz lan siz?”silahı Kara’ya doğru uzatıyordu.
herkes çığlık atarken abimler piste koştu Engine baktım bana korkma der gibi bakıyordu ona güveniyordum halledeceğini biliyordum.
Oktay bana döndü”Derin bana bile böyle bakmadın lan!”öfkesi yüzüne vuruyordu.
Kara”ne diyorsun lan sen”Oktay silahı bir bana, bir Karaya doğrultuyordu belli ki içmişti sarhoştu.
Oktay”Derin 5 yaşında kendi öz baban tarafından bırakıldığın o GenelEv de 13üne girene kadar kaç kere tecavüze uğradın, kaç kere dayak yedin ben çıkardım lan seni ordan ben annem seni yaşlı adama parayla sattı ben gelip o adamı öldürmeseydim ne olacaktı anlatmak ister misin abilerine”dedi aşırı sarhoştu ellerim titriyordu gözlerim sadece Engine bakıyordu o bana tebessüm ediyor korkma diyordu.
başım dik, bakışlarım keskin olsa da ellerimin titremesini hiç durduramazdım Oktay”ama sen elin adamları ile oynaşıyorsun madem benin değilsin”durdu gözünden bir damla yaş aktı” o zaman kimsenin olamazsın!”
ve
Dört kurşun sıktı bana ama hiçbiri bana denk gelmedi gözlerim doldu, ellerin ağzıma gitti hıçkırıklarım etrafı sararken”ENGİN!”diye bağırarak koştum dizlerinin üstüne düşmeden onu önüne geçtim bedeninin bedenime yasladım, engini dizlerimin üstüne yatırdım.
bana gülümsüyordu”D-Derin… Locas”dedi zar zor yutkundu bedeninden kanlar çok akıyordu göğsünden, bacağından, karnından ve tekrar göğsünde delikler vardı göz yaşlarımı tutamıyordum eli titreyerek yanağıma gitti.
”Pat…patron ağlama” yanıma başkaları da çöktü ama ben onlara bakamadım bile gözlerimi Enginin gözlerinden ayırmadım.
”Engin dayan tamam mı? Patronun olarak emrediyorum ölmene izin vermiyorum direneceksin tamam mı?”nefeslerim hızlıydı, göz yaşlarım biri düşmeden öteki akıyordu.
eli titreye titreye yanağıma uzanmaya çalışınca yüzüne daha çok eğildim göz yaşlarımı tutmaya çalışıyor siliyordu.
fısıltı ile sadece benin duyacağım sesle konuştu”ben…senden…çok…hoş-lan-dım…ama aşk… değildi…o yüzden… hayatına… devam et-mezsen…sana…çok kızarım”zorlamıştı bu kelimeler onu hıçkırıklarım ardı arkasına çıkıyor bedenim titriyor.
Engin sırıttı”yakın…koruman olarak…sana emrediyorum”dedi ağlamam sanki şiddetli değilmiş gibi bu sefer bedenimin titremeleri artmıştı.
”Engin gitme ne olur sende bırakma beni” kafamı kaldırdım.
”ERİM AMBULANS NERDE ERİM”sesim sessizliğin içinde en büyük çığlıktı.
herkes bana ve gözyaşlarıma, kucağımda bana kanlar içinde ama hala çok güzel bakan Engine bakıyorlardı.
Engin gözlerini kapatırıyordu kalbim öyle çarpıyordu ki sesini kulaklarımda duyuyordum”Hayır! Hayır! ENGİN AÇ GÖZLERİNİ ENGİN YALVARIRIM AÇ GÖZLERİNİ”sonda öyle bir haykırdım, öyle bir çığlık attım ki kırlık arazi de sesim yankı yapmıştı.
Enginin kan olmuş göğsüne eğilip anlımı yasladım sırtımda bir el sürekli bana kalkan oluyor, saçlarımı öpüyordu.
bir çocuk gibi sarsıla sarsıla ağlarken ambulans sonunda gelmişti
…
bölüm sonu
Nasıldı?
pazar sınavım olduğu için yeni bölümü Pazartesi yazıp salıya kadar çoktan atmış olurum büyük ihtimalle
görüşürüz aşklarım❤️🩹
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |