

Canlarııımm nasılsınız?
bende daha iyi olmaya çalışıyorum, açıkcası bayadır yazmıyordum bazı sorunlar gelişti , gerek ailevi, gerek arkadaşça
ama şimdi toparlandım ve bu kitabı düzenleyip yeni bölümler yazmaya karar verdim çünkü bir zamanlar bu bölümleri yazarken keyif alıyordum ve keyif aldığım anları özlemiştim
neyse size iyi okumalar…
öptüümm canlarıımmm
❤️
Eve geldik, büyük bir konaktı arabalar içeri girdi, indiğim de Poyraz”önce ne yapmak istersin?”diye sordu.
üstüme baktım”önce kendime bir banyo ve şu kılıktan çıkmak istiyorum”dedim.
Kapıdan içeri girdiğim de kocaman bir hol vardı, holün ortasında koltuklar televizyon, televizyonun önünde büyük merdivenler vardı sahi kaç katlıydı bu ev koltuklar griydi, halı beyaz, avize kocaman pırlantadandı.
iki kol bedenimi sardı bu annem Ezgiydi”yavrum, hoşgeldin annem”dedi neşeli bir sesle bir adım geri attım.
”Merhabalar Ezgi hanım”dedim
ona hanım demem, onu üzmüştü ama bence her şeyin bir zamanı vardı ve anne dememin zamanı değildi diğerleri holde ki kanepelere oturdu Engin ve Erim yanımdaydı.
poyraz”anne Aline odasını göstersene bi banyo olsun malum manyak olun kızın üstüne içecek döktü”diyerek Dumanı gösterdi.
evet!
manyaktı!
bir kere bakışlarından belliydi manyak olduğu şizofren herif Ezgi hanım kolumdan tuttu”gel hadi”dedi merdivenlerden yukarı çıkarken Poyraz, Engin ve Erim’in de arkamızdan geldiğini görünce hemen aramıza girdi.
Poyraz”olum kız banyo olacak lan sizin ne işiniz var orda!”dedi dişlerini sıkıyordu.
Engin”üzgünüm bayım ama ben Derin hanımı korumakla yükümlüyüm”dedi
Erim”onu tek bırakamayız emirleri ondan alırız”dedi
Üçü de bana baktı”Tamam Engin hemen geleceğim zaten”dedim
Engin”peki patron burda bekleyeceğiz”dedi
ve merdivenlerin başında beklemeye başladılar oturmadılar, biz yukarı çıktık 3 katta ki kırmızı, gri ve siyah tonlarının doldurduğu odamı görünce güldüm.
Ezgi hanım”bu renkleri sevdiğini duydum senin için hazırlattım beğenmediysen eğer-“diyecekti ki onu böldüm.
“Ezgi hanım bu kadarı bile yeterli”dedim.
Oda çok güzeldi duvarlar koyu kırmızıydı yatağın başlığı gri örtüsü kırmızı perdeleri de vardı siyah dantelli, cam perdeleri gri ve beyazdı küçük bir puf ve okuma alanı vardı kitaplar siyah ciltliydi çalışma masası gibi bir yerde vardı sağ da ki kapıyı açtım gri renklerinde bir banyoydu, yanında ki kapıyı açtım kırmızı, siyah ve beyaz tonları kıyafetlerle dolu giyinme odasıydı, odayı beğeni ile süzmüştüm.
Ezgi hanım”beğendin mi?”dedi.
Dudak büktüm”bayıldım”dedim
Ezgi hanım”ben aşağı iniyorum işin bitince gel”dedi
“tamam”dedim
o kapıdan çıkarken bende önce telefonumu şarja takıp soyunmaya başladım ayna da sırtımı döndüm kabuk bağlamış kemer izleri gitmiyordu ve sigara izleri göğsümün alt kısmında ki bıçak yarası hızlıca banyoya girdim.
Suyu açarken, kendimi rahat bıraktım başımdan aşağı akan sıcak su o kadar kaynardı ki bedenimden buhar çıkıyordu ama alışkındım ve soğuk olamazdım asla soğuktan nefret ederdim dondurma hariç onun tadı güzeldi ne de olsa banyodan çıkarken havlu ile saçlarımın ıslaklığını aldım makine ile kuruttuktan sonra giyinme odasına gittim kırmızı dantelli iç çamaşırlarını tercih ettim Kırmızı bir bluz giydim altına, palazzo siyah pantalon ayağıma kırmızı stilettolarımı giydim, hafif bi makyaj yaptım göz altı kapatıcı, rimel, ve kan kırmızısı bir ruj siyah zincir bir kolye taktım odadan çıkıp aşağı doğru indiğimde Engin ve Erim hala merdivenlerin başında dikiliyordu.
Ezgi hanım ikisinin önünde”yahu yorulmadınız mı oğlum otursanıza”dedi
Engin”hanımefendi şu an iş saatleri içerisindeyim üzgünüm oturamam”dedi
Erim”Biz Derin hanımın yakın korumalarıyız bizden bu kadar bile uzaklaşması tehlikeli”dedi
gülerek izledim ikisini ama bakışlarım koltuklara kayınca abilerin bana kaşları çatık baktığını gördüm onları umursamadım”Engin görende dediğimi yapmayınca sizi dövüyorum sanar deli misiniz otursanıza”dedim
Erim”oh be sonunda geldi”diyerek kendini koltuğa attı.
evet!
kendini koltuğa attı!
onun bu hali bana komik gelmişti Engin ikili koltuğa otururken bende yanına oturdum Erim diğer tarafımda ki tekli koltuktaydı.
Ezgi hanım”biliyorum her şey senin için çok zor Alin-“sözünü böldüm.
”Derin adım Derin Locas”dedim
Poyraz”Hayır sen Alin Duransın”dedi
Ona nah çekmek istiyordum” sizin anlattığınız kız geçmişte kalmış benim kimliğim bu!”dedim
Ezgi hanım”adını kim koydu?”dedi
Merak şaşırmama sebep oldu”Serdar Duran”dedim
Onların suratında ki şaşkınlığı yakaladım Duman”Nefret ettiğin bir adamın ismini koymasına razı mı oldun?”dedi
Güldüm”5 yaşındaydım beni o GenelEve bırakırken artık senin adın Alin değil Derin dedi bende merak etmiştim nedenini?”dedim
Poyraz kaşlarını merakla çattı”sordum bana dedi ki en sevdiğin abin Alaz Duran adını Derin olarak değiştirdi tekrar sordum Neden? Diye”yutkundum.
gözlerim dolarken ağlamamak için Enginin elini tuttum”dipsiz kuyunun içinde ki karanlıkta tek başına kalmanı istiyor Derinde kalmanı istediği için adını Derin koydu dedi, 5 yaşındayken anlamadım ama 17 de iş işten geçmişken anladım”dedim
Poyraz’ın gözlerinin içine baktım ama o hem bana hemde Enginin tuttuğum eline bakıyordu.
Yutkundu”o yüzden adım Derin Locas”dedim
Poyraz”senin isim değişikliğin yüzünden bulamadık, seni aradık köşe bırakmadık ama biz Alin Duranı aradık ismini değiştirdiğini bilseydik Derin Locası da arardık ve sen o kapıdan girmeden bulurduk hem Alini hem de Derini”yüz ifadesi çok sertti ama gözleri gözlerime baktığında yumuşuyordu.
”artık bunların bir önemi yok izninizle bir yemeğe davetliyim ve gitmem lazım planımdan yeterince geri kaldım”diyerek ayağa kalktım.
Poyraz”nereye!?”diyerek o da kalktı yanıma ilerledi.
”bu sizi ilgilendirmiyor!”dedim
Poyraz”ben senin abinim elbette ilgilendiriyor”dedi
“Ben 22 yaşında kendi ayakları üstünde duran bir kadınım bu zamana kadar hesap vermedim şimdi de-“sözümü kesti.
Poyraz”Şimdi de abilerini dinleyeceksin Alin Duran!”dedi
”gitmem gerek!”dedim
Poyraz bileğimi tutunca Engin girdi araya”Patron yakın temasınızdan hoşlanmıyor geri basmazsanız olacaklardan sorumlu değilim!”dedi
Poyraz”ne olacakmış göstersene!”dedi
Engin, Poyraza kafa attı yumruklar havada uçuşurken gülerek izleyen abilere ve Erime döndün sinirle”ERİM NE GÜLÜYORSUN AYIRSANA!”dedim
Erim hemen kalktı Caner de hemen müdahele oldu biri Engini diğeri Poyrazı tuttu.
Poyrazın karşısına geçtim”manyak mısın sen? Alt tarafı nereye gideceğimi söylemedim diye korumamı niye dövüyorsun?”dedim.
Manyak herif nasıl da vurmuştu Engine döndüm yüzlerimiz çok yakındı gözlerim kaşındaydı”acıyor mu?”çantamdan peçete çıkarım Enginin kaşına değdirdim.
Poyraz”seni ne kadar iyi koruyor onu test ettim”dedi
şokla ağzımı açtım ona döndüm hareketlerim istemsizce yeni temiz bir peçete çıkarıp onun kanayan kaşına peçeteyi bastırırken buldum”ruh hastası manyak dağ öküzü!”dedim
güldü”öyle deme güzelim”dedi
güzelim mi…
Ne klişe laflardı-
elleri saçlarıma gitti, saçlarımın arasında her bir parmağı ayrı gezerken elleri yanaklarıma gitti biraz yaklaştı eğilmek zorunda da kaldı gözlerimin içine öyle baktı ki ne derse yapacak gibiydim o şefkati, o merhameti hiç görmemiştim ki ben ama şu an nasıl tanıyordum görmediysem
çünkü ben değil, Alin biliyordu şefkatin ve merhametin ne olduğunu”Alin”dedi sakin bir ses tonuyla kaşından bir damla kan akarken”hı?”dedim
güldü”Nereye…gidiyorsun…abim?”dedi her kelimesini ayrı bir yumuşak tonda söyledi ama ben sanki sarhoş gibiydim.
sevgi mi çarptı lan noluyor bana”Mahmut beye gidicem”dedim ama sanki kelimeler benden izinsiz çıkıyordu.
Poyraz güldü anlımdan öptü gözlerim kocaman olurken o sanki zayıf noktamı bulmuş gibiydi neydi ki benim zayıf noktam”neden abim?”dedi
”ihale için”dedim sakin sakin elleri yanağımı okşadı.
Poyraz”geç kalma tamam mı güzelim yine bu eve gel”dedi.
”tamam”dedim saçlarımın arasında kayıp gitti elleri yutkundum.
noluyor lan!
bana sırıtarak bakarken geri adım attı, bir el kolumu bulunca kendime geldim Engin”iyi misin?”dedi kaşlarım çatıldı etrafıma bakarken Ezgi hanımın hüzünlü, abilerin ise 32 diş sırıttığını gördüm.
Erim bile gülüyordu”ne gülüyon lan!”dedim kaşlarımı çatarak Erim ona baktığımı görünce irkilip korktu.
Erim”ee patron hani söylemeyecektin ya”gülüyordu hayvan herif lan doğru diyor bana noldu lan az önce öyle
Bakışlarım Poyraza kayarken”manyak ruh hastası psikopat”dedim ve arkamı dönüp kapıyı açıp çıktım arkamdan Erim ve Engin de geldi.
Engin arabanın arka kapısını açınca gözlerim evin kapısın da sırıtan Poyrazı gördü.
“Geç kalma dedim!”dedi
gözlerim öfkeyle yandı”sabahın beşinde giricem eve Poyraz!”dedim
Ona Poyraz demem kaşlarının çatılmasına sebep olurken bu sefer gülen bendim arabaya bindim.
…
Mahmut Beyin evindeydim İhale hakkında konuşuyorduk ben ona Oktaya öğlen yaptığım mevzuyu anlattım o bana gülerek sevinmişti.
Mahmut bey”yani ihale bizde ha”dedi
güldüm”inşallah”dedim
Tülay”Derin geçen olanlar için böyle olacağını bilmiyordum ben eğlenelim diye çağırmıştım”dedi mahçupça tebessüm ettim.
”sorun yok Tülay hanım”dedim
Mahmut Bey”sen bu konuyu nasıl öğrendin?”dedi
elimde ki çatal durdu”Alin hiç unutmadı her zaman o kapı da oturup Alazını bekledi”dedim
ortam sessizleşmişti derin bir nefes aldım”yemek için teşekkür ederim Tülay hanım Mardine tekrar gitmek isterim hem babannemi de çok sevdim bu gidişim ona ayıp oldu”dedim
Tülay gülümsedi”haftaya ihaleden sonra gidelim mi?”dedi
“Olur”dedim
sohbet bitti ben vedalaşarak evden çıktım Engin arabanın kapısını açtı arkaya bindim araba çalıştı ama yavaştı kaşlarımı merakla çattım.
“Erim niye kaplumbağa hızında gidiyoruz?”dedim
Erim”çünkü nereye gideceğimizi söylemedin”dedi
göz devirdim eve mi gitseydim? Yoksa gerçekten evime mi gitseydim?
aklıma Poyrazın sözleri geldi
Biz Alin Duranı aradık…
adının değiştiğini bilmiyorduk…
aradık…
hep aradık…
beni aramışlardı bende onları hep beklemiştim, özellikle Alazı, ben en çok Alazı beklemiştim o ise gelmemişti…
”Eve gidelim ailemin olduğu eve”dedim
ikisi de şaşkınca arkasını döndü Engin ve Erim şokla bakıyordu.
Engin”Emin misin?”dedi
”eminim”dedim
Erim”peki”araba yolda ilerliyordu ben ise düşüncelerdeydim.
benim 5 yaşından hatırladığım tek kişi Alazdı, anılarım Alazdı… en büyük abim… am o yoktu özlemiş miydim?
ben özlemedim
ama Alin abisini çok özlemişti
Aklıma gelen sesleri susturamdım;
Alinim…
Uyuyamamış mı bebeğim…
Alin ben seni hiç bırakmam abim…
üzülme ben sana baba da olurum…
Alin…
Sesler sustu, evin önünde ki demir kapı açıldı araba içeri girerken arabasına yaslanmış kolları bağlı Poyraz Duran bana bakıyordu.
Arabadan inip önünde durdum”ben beklemediğini söyle”dedim
güldü”seni bekliyorum”dedi
”neden?”dedim
“Gelmeseydin sen kaçırmak için”dedi
”eğer kaçırsaydım polise şikayet ederdim”dedim
”edemezdin”dedi
”22 yaşındayım”
“Bu bir şey ifade etmiyor Alin gelecektin ve geldin de”
kaşlarım çatıldı yanından geçip evin kapısına geldiğim de aklıma bir şey geldi.
benim anahtarım yoktu ki!
”işte tam olarak bu yüzden bekliyordum”sanki içimden dediğimi duymuş gibi konuşmuştu.
elinde ki anahtar ile arkamdan eğilip kapıyı açtı içeri girdim kolumu tuttu gözlerimiz kesişti eli aşağı kaydı elimi açtı avcumun içine elinde ki anahtarı koydu.
“Alin! Bu evimizin anahtarı bunu al ve hep bu eve gel”dedi
dil çıkardım”sanki başka şansım var manyak herif”dedim ve merdivenlerden yukarı çıkıyordum.
Poyrazın”ama yuh!”diyen sesini duyunca arkamı döndüm.
“Gene ne oldu?”gözlerinden ateş çıkıyordu resmen, çenesi kasılmıştı.
Poyraz”sence korumalarınla koyun koyuna mı uyuyacaksın?”dedi
Engin ve Erim önümde bana şaşkın gözlerle bakıyordu güldüm Enginle uyuduğumu görse ne yapardı acaba diye düşündüm.
“Engin ve Erim şu andan itibaren mesainiz bitti, sabah ki mesai kahvaltıdan sonra başlıyor”dedim
Engin”ee biz nerde kalcaz?”dedi
Poyraz”siz ikiniz ben takip edin size ayrı oda”dedi gülerek yanlarından ayrıldım.
odama girdim ışığı açmadan üstümü değiştirdim saçlarımı bağladım ve yatağa uzandım sosyal medyada gezindim.
gözlerim yavaşça kapanırken kendimi uykuya bıraktım.
küçük Alin ağlıyordu elleri ile dizlerini kendine çekmiş odanın ucunda ki kapıdan giren sarhoş adama korkuyla baktı.
Alin”Alazım gelsin”gözleri dolu dolu, kirpikleri ıslaktı.
Adam pis pis sırıttı”o gelemez tatlım bu gece ben varım”dedi
Ama Adam o kadar sarhoştu ki yatağa bayılmıştı, Alin açık kapıdan hemen çıktı koridor boyu ilerledi her bir odadan kadın sesleri geliyordu, Alin korku ile aşağı indi girdiği kapıyı hatırladı koştu kapıyı açtı bahçeye çıkmıştı.
sokak boyu koşarken”ALAAZZZ! alaaaz abiii”diye koştu ama Alazı gelmedi.
iki kol kızı havaya kaldırdı Alin korkuyordu bu onu o odaya koyan adamdı”seni pis sıçan! Nereye gittiğini sanıyorsun ha!”diye hızlı adımlarla eve geri girdi.
Başka bir odaya girdi Aline bir tokat attı kız yere düşünce saçlarından asıldı onu sırtını kendine çevirdi kemerini çıkardı 1,2,3…
küçük Alin her vuruşta saydı, saydı ki Alaz abisi onu bulunca bu adamın vurduğu sayıyı söylemek içindi.
“Alin…”bir ses duydu abisi miydi?
”Alazım”dedi ince sesiyle,
ama aynı ses”Alin uyan”dedi
Alinin gözlerinden yaşlar damlıyordu”Alaz…abi…gel artık canım çok acıyor…”dedi
ses”Uyan Alin burdayım”gözlerim yavaşça açıldı.
nerdeydim Engin nerdeydi? Erim nerdeydi? Kimdi bu başımda dikilen adamlar? Kimdi bu kadın? Hayır, ağlıyordum hayır duygularımı gördüler.
zayıflık gösterdim Poyraz elleri ile yanaklarımdan akan yaşları siliyordu, doğruldum beni kendine çekti sıkıca sarıldı.
”Engin nerde!”dedim
Poyraz”boşver şimdi onları iyi misin?”dedi
“İyiyim niye kötü olacakmışım”dedim
o an oda da başka birini gördüm gözleri kan çanağı Siyah saçlı, yeşil gözlü, beyaz tenli, heybetli gözleri bana bakıyordu bir şey için kendini suçluyordu sanki arkasını döndü ve odadan çıktı.
kimdi o?
Bana neden öyle baktı?
Enginle bu yüzden uyuyordum hep kabuslarıma engel olurdu ama şimdi Poyraz… abim engel olmuştu.
Poyraz ona bakmam için ellerini saçımda yumuşakca gezdirdi”Alin ağlamak zayıflık değildir, gülmek zayıflık değildir abim sende duygularını gösterebilirsin aile olmak bunu gerektirir birlikte ağlar, birlikte güler, düşsekte birlikte kalkarız”dedi
”ben kaç kere daha düşeceğim?”dedim
bu sorumu duyunca”düşeceksin ama dizlerin yere değmeden tutacağım seni”dedi
o an Poyrazla bakışlarımız değişti.
Ağlamak zayıflık değil dedi
Hayır zayıflıktı..
ağlamak zayıflıktı…
“Hayır ağlamak zayıflıktır, duygular zayıflıktır, aile bağ oluşturur ve düşman gelir seni o bağ ile kullanır ben bağlanamam!”dedi
Poyraz”neden?”gözlerinde yorgunluk vardı pişmanlık vardı
”çünkü bağ kurduğum kişiyi çok bekledim ve o hiç gelmedi”dedim
bölüm sonu
nasıldı?
Alinim nasıl da bekledi abisini ama bilmiyordu ki Alaz da belki onu aramıştı
bölümlerin yazım hatası çok onları düzeltmem lazım ama pazar sınavım da var
bir de orucum ya
Siz de oruç tutuyor musunuz?
görüşürüz canlarıımm…
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |