

Çiçek Duran&Pars Hazanoğlu
iyi okumalar
❤️
annemle hastane’nin girişinde Çiçek abla’nın kapısının önündeydik içeri girecekken annem”ay ben araba çiçekleri unuttum ben getiremeye gideyim sende gir içeri telefonum çalıyordu.
arayan Erimdi”efendim Erim”
”patron ben geldim”
”tamam sen konağa git eşyalarını koy ben sana konum atacağım”telefonu kapatıp konum attım.
Annem asansöre geri binmişken bende odanın kapısını açıp kapattım o an boğazımda iki el beni duvara sertçe yasladı gözlerim acıyla kapanırken boğazımda ki bir el ağzıma kapandı.
gözlerimi açtığımda maskeli bir adam vardı”Allah kahretsin bu kim!?”endişesi yüzünden okunuyordu başımı ablamdan tarafa çevirdiğim de başka bir adam elinde silah Çiçek ablama doğrultmuş şaşkınca bana bakıyordu.
ağzımda ki eli ısırdım adam acıyla elini geri çekti ama boğazımda ki eli hala yerindeydi”napıyorsunuz kimsini!?”zar zor konuştuğumda sesim boğuktu.
beni tutan adam”seni tanıyorum Alin Duransın sen”şaşkınca kaşları çatıldı.
Çiçek ablamın başında ki adam”ablana veda et küçük kız”yanımda ki adamın bacak arasına hızla dizim geçirdim o iki büklüm olurken diğer adama ilerliyordum adam korkudan silahı bana doğrulttu.
”yaklaşma önce seni sonra ablanı vururum”dedi
”siz kimsiniz?”
”bizi Alparslan bey gönderdi”merakla kaşlarım çatıldı.
”o ki-“saçıma asılan elle cümlem yarıda kalmış ağzımda bir çığlık kopmuştu.
önümde ki adam silahı gevşek tutuyordu eli titriyordu sanki bunu yapmak istemiyormuş gibi bir hali vardı ayağımla silaha bir tekme attım silah yere düştü.
arkamda ki adamın karnına dirseğimi geçirdim, önümde ki adamın yüzüne bir yumruk attım, arkamda ki adam üstümden tutunduğunda kolunu ters çevirdim dizlerine tekmeyi vurduğumda yere diz çöktü önümde ki adam bana doğru yaklaşırken onun kasıklarına bir tekme vurdum acıyla eğilirken yerden silahı alıp kapzasını adamın kafasına vurduğumda yere düştü diğer adam bacağımdan tutup çekti yere düştüğümde üstüme oturdu yumruk atıyordu.
ağzımdan metal bir tat geliyordu sanırım dudağım patlamıştı, tüm gücümle onu yere yatırmayı başarmıştım üstüne çıkıp yumruk atan bendim şimdi boğazımdan tuttu öyle sıktı ki yüzüm kızardı, morarmaya başladı bedenim nefesiz kalmanın etkisiyle gözlerim kararırken kol dirseklerimi tam burnunu üstüne sertçe vurdum o burnunu tutarken ışık açıldı.
Kafamı kapıya çevirdim Kara, Pars, Ahmet, Koray, Zahir bana şaşkınca bakıyorlardı Kara hızlıca beni üstünde oturduğum adamın kucağından kaldırdı cebinden bir peçete çıkarıp kanayan dudağımı tutuyordu.
Zahir şaşkınca”ne oluyor burda”bir yerde ki adamlara bir de bana bakıyordu.
Pars koma da ki Çiçek ablama gitti üstünü kontrol edip derin nefes verdi zarar gelmesinden korkmuştu.
“Bilmiyorum odaya girdim bana saldırdılar”sesim çatallı ve boğuktu boğazımı sıkmasını üstümden atamamıştım Kara eğilip boğazımda ki parmak izlerine dokundu.
öfkeyle yerde ki adama bakıp bir yumruk geçirdi adamı dövüyordu, şaşkın kalmıştım”nasıl boğarsın lan onu kırayım mı o parmakları!”öfkesi yüzünden okunuyordu.
Ahmet tuttu ama gücü yetmedi, Koray da diğer tarafında tutunca Karayı uzaklaştırmayı başardılar Pars yerde ki adamın yakalarına yapıştı”kimsiniz lan konuş!”Adam sırıttı.
”Alpaslan beyin selamı var”cebinden telefon çıkardı bir resim açıp Pars’a çevirdi.
adam”ağam dedi ki git Pars’a söyle küçük kızı 1 yaşına girdi diye iletmemi istedi”Pars şaşkınca telefona bakıyordu.
”ne kızı lan benim çocuğum yok ki”Adam sırıttı, koma da ki ablama baktı.
”söyleyecek zamanı olmadı tabi bilmemen çok normal Pars Hazanoğlu”Pars bir çiçek ablama bir de resimde ki küçük bebeğe baktı.
Adam”kızının sesini duyarsa uyanır bence Pars bey deneyelim mi?”diyerek bir video kaydırdı, küçük bir bebeğin sesi odayı doldurdu.
”A-nii”diyerek neşeyle ağzında ki emziği tutuyordu hepsi yaşadıkları şokla dona kalmışlardı ben olayı anlamaya çalışıyordum.
o sıra bir kadın sesi”kızım!”diye sayıkladı boğuk, ince, zarif bir ses çatallaşmış gözlerim Çiçek ablama kaydı gözleri yavaşça açılırken bana baktı.
gözleri doldu yanağından bir yaş akarken”Alin”aynı ses tonuyla bana seslendi, beni tanımıştı.
ben ne diyeceğimi bilemedim ama o tekrar zorladı”ablacım”kalbi hızlanıyordu.
Pars yerden kalkıp uyanan ablama baktı, ablam Parsı görünce”Pars”endişeyle doğruluyordu.
”Pars”acıyla yüzünü buruşturdu.
”kızım”eli serumlu koluna gitti.
”kızım pars” şoktaydı yanına gittim omuzlarından tuttum tebessüm ettim.
”onu bulacağız ama şimdi senin dinlenmen lazım”ablam ağlayarak bana sarıldı.
”olmaz o yeni doğdu çok küçük benim onu bulmam lazım o cehennemde kalamaz”
yerde ki adam”Oo Çiçek hanım tabi siz her şeyi unuttunuz biz sizi kaçırmıştık hamile olduğunuzu öğrenmiştik o karanlık oda da tek başınıza doğurmuştunuz, acıdan komaya girmiştiniz heh biz sizi sonra hastanenin bahçesine atıp kaçmıştık baya bir süre koma da kaldınız ama merak etmeyin kızınıza iyi baktık 1 yaşını doldurdu”Çiçek ablam duydukları ile gözlerinden yaşlar aksa da hırsla kalktı canı acıyordu onu kendime yasladım.
ablam”Allahın belaları! Geberin lan! Kızım nerde?”Pars duyduklarını yeni idrak etmiş adamı öyle dövüyordu.
”NERDE LAN!”
”KIZIM NERDE LAN OROSPU ÇOCUKLARI!”Zahir ve Koray onu kollarından tutup kaldırdı Kara yanımıza geldi Çiçek ablamı zorla oturttu çömeldi Çiçek ablamın ellerini tuttu.
Kara”ablam bak bana”zorla Çiçek ablanın ona bakmasını sağladı.
”ben onu bulacağım yiğenimi bulacağım söz veriyorum sana getireceğim ama sen burda dinleneceksin tamam mı?”Ablam ağlıyordu çaresizdi.
”Kara”başka bir isim çıkmadı ağzından o sıra odanın kapısı tekrar açıldı annem girdi ablamın uyandığını görünce ellerinde ki her şey yere düştü koştu.
”yavrum!”dedi Çiçek ablamı kollarına aldı Ablam titreyerek ağlıyorken anneme sarıldı.
”anne”yutkundu.
”anne kızım…”
o sıra Erim belirdi kapı da sonra Poyraz ve Boran abim şaşkınca etrafa baktılar ablamın uyandığını gördüklerin de koştup geldiler.
”Çiçeğim”diye saçlarını okşadı Poyraz abim, Boran abim kendine çekti burnunu ablamın saçlarına dayayıp gözlerini kapattı.
o sıra Kara bana döndü”ben halleceğim”başımı tamam anlamında salladım o giderken boynuma dokunan ellerle titredim, Dumanı görmemle şaşkına uğradım.
kaşları çatık çenemi tuttu dudağımda ki kurumuş yaraya baktı”KİM YAPTI LAN BUNU!”sesi öyle gürdü ki oda da yankılandı.
şaşırdım ondan bu kadar büyük tepki beklemiyordum”Duman”dişlerini sıktı.
”KİM YAPTI LAN!”yerde ki kalmış adama baktı diğerini Karalar götürmüştü.
Duman bakışlarımı takip etti yerde ki adamı görünce yakalarından tutup kaldırdı kafasını duvara vurdu”OROSPU ÇOCUĞU! ŞİMDİ BEN SENİN AĞZINA SIÇMADIM MI LAN SEN KİMİN KARDEŞİNİ VURUYORSUN LAN KİMİN KARDEŞİNİ BOĞUYORSUN GÖSTERMEM Mİ LAN BEN SANA”şaşkınca ona bakarken boynumda başka bir el dokundu kafamı çevirdim.
korkmuş endişeli gözlerle bakan Poyraz abimi gördüm”abim canın çok acıdı mı?”Duman adamın kafası bir o duvara çakıyor bir kendi yumruğunu geçiriyordu.
gülümsedim”yooo acımadı”Poyraz abi Kaşını kaldırdı.
Derin nefes aldım”acıdı”ondan saklayamıyordum anlıyordu bende diretmek istemedim.
Boran abim dediğimle bir yumrukta o attı adama “ya Dağ öküzü ile Boran ben dövdüm onu öldürmeyin”Duman beni duymuyordu oturduğum yerden kalkıp Dumanı çekmeye çalıştım ama milim oynamadı bende önüne geçip boynuna sarıldım kafam kalbinin üstünde durunca durdu dondu bana baktı.
Duman”küçük şeytan ne yapıyorsun?”onu sakinleştirmem lazımdı.
”korktum da kalbini dinliyorum”titrer gibi oldu bi an sonra o da kollarını belime sardı çenesini kafama yasladı.
biz sessizce sarılırken Boranla bakıştık burukça gülüyordu, onu hatırlayamamam canını yakıyordu bunu biliyordum ama elimde değildi ki.
Doktor girdi içeri ablamın uyanık olduğunu görünce şaşırdı kontroller yapıldı ziyareti kısa tutmamızı sadece bir kişi başında kalabilir diyerek çıktı.
herkes ben kalıcam kavgası yaparken Çiçek ablam cırladı”AY yeter be Alin kalacan ben Alini istiyorum”dedi
Poyraz abim”gülüm emin misin abim? Alin yorulmuştur ben kalayım”Çiçek ablam ona tebessüm etti.
”hem kardeşimle vakit geçiririm olmaz mı abi”
Boran”olur olur sen nasıl istersen biz gidiyoruz”
Erim”ben kapı da beklerim güvenliğiniz sağlayacağım”diyerek kapıya çıktı.
diğerleri de vedalaşıp giderken Çiçek ablam yatakta kenara kayıp çarşafı sıyırdı”gel hadi”itiraz etmeden yanına uzandım.
başım göğsüne yaslıydı o da kolunu sırtıma sardı”kızımın adını Frezya koyacaktım”sessizliği böldü.
”neden?”diye sordum.
”babası öyle istiyordu, Parsla birbirimizi çok seviyorduk tabi ben hala seviyorum ondan başkasına ne kalbim de ne de aklımda yer yok derdi ki ‘bir kızım olursa adını Frezya koyacağım’ merak edip sormuştum ‘annesi gibi adı Çiçek gibi olsun, Frezya Zarif görüntüsü ve Hoş kokusuyla biliniyor hem karım da en çok Frezyaları seviyor anlamı da neşe demekmiş neşe getirsin bize’ cevabı çok hoşuma gitmişti”yutkundu.
”Parsın annesi Kayınvalidem Ümran, Şeyda yenge ve Oktay, Pars iş gezisine gittiğinde beni Alpaslan diye bir adama götürdüler adamın yeni doğan bir bebeği var hasta bir bak diye gitmiştik”merakla kaşlarım kalktı.
”çocuk doktoru musun?”tebessüm etti.
”He ya babam beni Parsla zorla evlendirdiğin de çok ağlamıştım ama Alaz abim yurtdışında geri döndüğünde beni almış bu kız okul okuyacak diye yanında götürüp yurtdışına okuttu beni Pars şikayet etmedi hatta arada gelirdi zaten o süreçte birbirimizi tanıyıp aşık olduk Allah var istemediğim hiçbir şey yapmadı bana zarar vermedi kısıtlamadı Alaz abim beni okutabilmek için Türkiyeye dönememişti benim okulum bitti Çocuk doktorluğuna atandım Pars kendi hastanelerinde çalışmamı istemişti onu kırmadım kısa bir süre sonra hamile olduğumu öğrendim Parsa söylemek için heyecandan yerimde duramıyordum”neşesi hala yüzündeydi.
”o sıra yolda önümü kestiler meğer o çocuğunu tedavi ettiğim Alpaslan kendine kiralık bebek tutmuş beni görmek için bahane etmiş takıntı yaptı 9 ay yanında tuttu hamile kaldığımı öğrendiğinde çok sinirlendi ama zarar vermedi”derin nefes verdim.
”aşermedin mi?”gözleri doldu.
”aşersem de söyleyemedim ki korktum ya içine ilaç atarlarsa ya zehirliyse diye yiyemedim bile orda çalışan bir hizmetli abla vardı o kıyamıyor zayıf düşmeyim diye bir iki lokma veriyordu”ablamın saçlarını okşadım.
”tamam en çok ne canın çekmişti”düşündü dudağını yaladı.
”ayyy Erik istiyordum sulu sulu oluyor ya, bir ara Fransız ekleri çekti canım Alaz abimle yemiştim, ha bir de şey vardı limona tuz döküp yemek istiyordum”kıkırdadım.
”Fransız eklerinden Limona tuz döküp yeme isteği abla ona ya miğdem kalktı resmen”suratı astı kafama vurdu.
”gerizekalı seni de hamile olunca görücem”yüzüm dondu, yutkundum bakışlarımı tavana çevirdim.
Çiçek ablam”Alin kötü bir şey mi dedim özür dilerim ablacım ben şaka olsun diye”güldüm.
”sorun yok”
Çiçek ablam”anlat bakayım şu seni üzen şeyi”omuz silktim.
”yok be ne üzülmesi”
Çiçek ablam”Aliin”diye kaşlarını çattı.
”ben iki kere düşük yaptım”ağzı şokla açıldı.
”kimden? Evli misin sen?”
”yok evli değilim zorla evlendirildim”gözleri kocaman açıldı.
”kimle?”
”Oktay Hazanoğlu”yüzü dondu.
o sıra bir poşet düşme sesi duyuldu kapıya döndük Pars, Kara ve Koray bize şaşkınca bakıyorlardı.
Çiçek ablam kaşlarını çattı”napıyorsunuz lan?”
“Erim nerde?”Kara göz devirdi.
”yakın koruman kapı da uyuyor”
”ben ona sormaz mıyım ama”yol yorgunuydu.
Çiçek ablam”tamam şimdi geri gidin”tripli bir bakış attı.
Pars sırıttı”ama ben karıma Fransız ekleri getirdim bak bir poşette erik aldım”Çiçek ablam şokla ağzı açıldı.
”lan siz bizi mi dinlediniz? Hem ne ara aldınız bu kadar şeyi!”
Koray”beni aradılar yoldaydım zaten gelirken aldım”yere düşmüş poşeti alıp kaldırdı.
Çiçek ablam”bana mı aldınız?”dedi göz ucuyla bakarak Pars sırıttı.
”ya kimin için alacağım karımın canı çekmiş ya”Çiçek ablam burun kıvırdı.
”istemez git götür başkası yesin”
Pars”iyi sen bilirsin eminsin ama değil mi baksana şu Fransız ekler nasıl kabarık, hele bir de şu eriklerin büyüklüğüne bak”
Çiçek ablam dudağını yaladı”ya şey aslında bir tane ver de güzel mi bakayım”Pars yaklaşıp poşeti uzattığı an Çiçek ablam kaptığı gibi kendine çekti erikleri katır kutur götürürken bir tane de ağzıma tıktı.
Çiçek ablam”ye kız vallahi bir daha bulamazsın”gözlerim bir çift kara gözle buluştu bana merakla ve üzgün bakıyordu
….
Bölüm sonu
fav karakterim uyandı sonunda
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |