12. Bölüm
Nisa / Alin Derin/Gerçek Ailem / 12.bölüm

12.bölüm

Nisa
soliito1

 

Ateş dövmeli Alin&su dövmeli adam

 

İyi okumalar

 

❤️

Locasta koltuğumda uzanmışım, kaçıncı kadehimi içiyorum bilmiyorum, saat kaçtı bilmiyorum, kaç gündür burdayım bilmiyorum tek bildiğim bu kırmızı oda da kendime işkence ediyor olmamdı.

kimsem kalmamıştı sadece Erim ona da üç aylık izin vermiştim çünkü bu psikoloji ile kendine gelmesi zor olacaktı.

tek başımaydım, Engin yoktu, Engin iki gündür yoktu ve ilk defa bir hıçkırık koptu ağzımdan”Beni bırakıp gittin hani daima yakın korumam kalacaktın”kendi kendime konuşuyordum.

sonra yüzüme doğru bir yüz eğildi doğruldum Engin miydi bu ağlayarak kollarımı boynuna doladım bacaklarımı beline sardım”Engin! Gitmedin”dedim.

ama konuşmadı beni kucağından da indirmedi kendisi kanepeye oturup sırtını yasladı yaşlarım yanaklarına düşüyordu yaklaştı öptü.

”Engin değil misin yoksa?”gerçekten çok sarhoş olmuştum normalde içki beni çarpmazdı ama bu sefer ne oldu anlamamıştım.

”canım çok yanıyor”elini kalçamdan çekip tam göğsümün üstüne koydum kalbimin atışlarını elinde hissetti.

”sen kimsin bilmiyorum, belki Enginsin, belki başkası ben ona aşık olmadım, sadece hoşlandık, birlikte olmadık çünkü aşk zayıflıktır diye düşündük ama şimdi de kavuşamadık o gitti”kafamı boyun girintisine koydum.

elleri gömleğimden içeri tenime dokundu parmakları sırtıma sürterken ben onun yüzüne doğru çevirdim kafamı nefeslerimiz birbirine karışırken içim de ki bir dürtü ile onun dudaklarına kondurdum dudaklarımı önce karşılık vermedi ama daha sonra ensemden tutup daha çok bastırırken diğer eli gömleğimin üstünde göğsümü sıkıyordu dudaklarımdan ayrılmadığı için onun ağzında inliyordum eli belime kaydı beni belimden daha sıkı tuttu elleri hafifçe basenlerime de dokunuyordu.

beni kanpeye yatırdı üstüme çıktığında üstünde ki gömleğin düğmelerini çözdüm geniş omuzlarından gömleği sıyırıp attığım da ellerim sırtından göğsüne, göğsünden, aşağı doğru giderken kolunda ki su damlasını dövmesini gördüm.

dudaklarım”bune?”diye kımıldadı ama o sanki bana içi gidiyormuş gibi bakıyordu yüzünü görüyordum ama hatırlayamıyordum.

“su damlası”

”anlamı ne?”

”suyun hafızası var derler yapılanı unutmaz derler bende yapılanı unutmam o yüzden yaptırdım” merakım büyürken o boyunma eğildi dudakları orda gezerken dudağımı dişledim.

”ne zaman yaptırdın?”diye sordum.

”o zamanlar 18 idim”ellerim saçlarından ensesine doğru gitti gözleri kapanırken bu sefer ben boynuna dudaklarımı değdirdim.

o da gömleğimi çıkardı dudakları göbeğime dokunurken parmakları göğsümün altında ki yaraya hafifçe dokundu.

”bu nasıl oldu?”sesi sert gelmişti.

”zorla evlendiğim yaşlı adam onunla birlikte olmaya zorladı bende kaçmaya çalıştım beni bıçaklayarak cezalandırdı”sanki normal bir anı anlatıyormuşum gibi konuşmam onu afallatmıştı.

Gözlerimiz buluştu”evlendin mi?”gözümden yaş düştüğünü hissettim dudakları yanağıma dokundu yaşın tam üstündeydi.

gözlerimizi sabitledi”ağlama yarim”dedi

”o genelEvden Oktay çıkarmıştı beni ama zorla beni nikah masasına oturttu bir bebeğim olacaktı ama Oktaydan kendimi merdivenlerden attım bebek düştü yaptığım şeyi duyunca tekrar hamile bıraktı ama ben bu sefer boğulmayı göze aldım ve yine düştü Oktayın annesi yaptıklarımı duyunca beni yaşlı bir adama zorla satıp nikahlandırdı” nefesi boynuma değiyordu ama o çok sinirliydi çenesi kasılmıştı kalçamı tutan diğer eli sıktıkça istemsizce ağzımdan inlemeler kaçarken”onlara yapacağımı iyi biliyorum”diyerek dudaklarımı öptü, sonra boynumu, göğüslerimden, göbeğime doğru kayarken dikkatini başka bir şey çekti.

Elleri kasığımın üstünde dövmeme kaydı”burda yanan ateş dövmesi var”yüzü yüzüme doğru geldi yine merakla kaldırdı kaşlarını çünkü onda da suyun dövmesi vardı.

”neden oraya yaptırdın?”diyerek sordu.

”canım öyle istedi”dudakları boynumda sürtündü, yutkunduğumu görünce sırıttı.

“neden ateş peki?”diyerek merakla sordu.

”bulunduğum yeri küle dönüştürüp yakıyorum insanlar benim yüzümden zarar görüyor”diyerek cevapladım.

kulağıma eğildi”ileri gitmek istiyor musun?”dudaklarına yaklaştım.

”evet”diyerek arzuyla yanıtladım.

”ama benim kim olduğumu bile bilmiyorsun”

”olsun” dudakları göğsümün üstünde durdu dudağımı dişledim inlerken kulağma eğildi.

“burda olmaz Alin Derin Duran özellikle aklında hala Engin varken benimle olmana müsade edemem”diyerek uzaklaştı boşluğa düşer gibi oldum.

doğruldum ayaklarım yere sarkarken onu tutmaya çalıştım belimden tutup beni kapının yanında ki masanın üzerine oturttu üzerime eğildi boynumdan tuttu.

”bir gün beni de isteyeceksin yavrum ama o gün bugün değil”yutkundum.

”sen kimsin peki adını da mı söylemeyeceksin?”

“Ben”düşündü.

”senin ilerde ki isterek evleneceğin kocanım”diyerek yanaklarımda ki yaşı da silerek boynumdan öptü.

”neden geldin?”diye sordum.

”annen Ezgi Duran senin için çok ağlıyor ve endişeleniyor onu görmeyecek misin?”kaşlarım hava kalktı.

“Eğer gidersem, ağlarım”sesim küçük bir kız gibi çıkmıştı.

Dudaklarıma bir öpücük kondurdu, saçlarımın arasına burnunu dayayıp derin bir nefes aldı”ağla küçük Duran ağlamak en çok senini hakkın artık ama yanlız başına ağlarsan asla kalkamasın güçle ayağa kalkmak istiyorsan git evine kafanı annenin dizlerine koy onu dinle sessizce dinle o zaman anlayacaksın ne demek istediğimi”

gözlerimi kapattığım da”artık ağlama o senin ağlamanı istememişti hayatına devam etmeni söylemişti unutma!”diyerek kapıya yöneldi gömleğini giyip çıktı kendimi tekrar kanepeye attım.

Bir süre hiçbir şey düşünmeden baktım belki de haklıydı o kadar yanlızdım ki düşüncelerim beni daha çok dibe çekiyordu ayağa kalkıp gömleğimi giydim odamdan çıktım, hızlı adımlarla Locadan çıkarken kırmızı arabama bindim göz yaşları yanaklarımdan süzülüyordu ama sesim çıkmadı.

arabam evin önünde durdu indim o sıra abiler de bir yerden geliyordu sanırım hepsi gözlerini bana dikmişti Poyraz içi gider gibi bakıyordu bana doğru bir adım attı.

Boran yumruklarını sıkıyordu, Duman sessizce bakıyordu, Caner de ağlamaya başladı ama o benim yerime böğürüyordu da, Çınar sessizdi, Bulut yutkundu hiçbiri beni böyle görmeyi beklemiyordu.

Öyle ağlıyordum ki bir damla düşmeden öteki çıkıyordu, hıçkırmamak için kendimi sıkıyordum kirpiklerim ıslaktı burnumu çektim gözlerim tek kişi de durdu Poyraz da “abi”sesim içime kaçıyordu sanki tebessüm etti.

bekledi sanki yapmam gereken başka bir şey varmış gibi bakıyordu duygularımı belli etmemi istiyordu omuzlarım çöktü kirpiklerim titriyordu, çenem titriyordu tam olarak bedenin zangır zangır titriyordu zaten gözlerim tekrar Poyrazı buldu”ben…benim canım yanıyor”dediğimde yanıma geldi beni kollarının arasına aldı.

”geçecek Alinim geçecek benim güzel kardeşim”konuşamadım, yüzümü göğsüne gömdüm yumruklarımı sıktığımı bile yanıma gelip yumruk yaptığım eli açmaya çalışan Bulut sayesinde görmüştüm.

kendimi hala sıkıyordum Poyraz bir elini sırtıma diğerini bacaklarımın altından doladı bende kafamı onun boynuna gömdüm o an hıçkırıklarım çıktı boğazımdan ve daha sıkı sardım kollarımı abim saçlarımdan öpüyordu.

eve girdiğimiz de beni kanepeye bıraktı dizlerinin üstüne çöküp ellerini yanaklarıma koyan Ezgi hanım yani annem tebessüm etti ama gözleri dolu doluydu.

”annem aç artık şu ağzını dök artık içindekileri içinde tutunca ne olacak güçlü mü olacaksın tam tersi daha zayıf olacaksın yaşadıklarını atlatmaktan korkacaksın”ağzımı açtım ama çenem titredi, dudağım büzüldü gözlerimden yaşlar akarken kollarımı boynuna doladım.

”canım çok yanıyor anne”kanepeye oturdu, kafamı dizlerine yatırdı saçlarımı seviyordu bende yaşlarımı akıtıyordum.

”Engin benim tek ailemdi sizden önce o vardı bana olabileceği her şeyi olmuştu bir baba, bir abi, bir kardeş, belki sevgili o benim sevgi tabirimdi, koruyan kollayandı, kendimi güvende hissettiğim sayılı kişilerdendi beni korumak için öldü ve ben kendimi suçlamaya devam edersem öleceğim bu acıdan”sanki içim rahatlamıştı, kendimi aciz hissetmiyordum onlar da bana acıyarak bakmıyordu.

Annem”Evet, Engin oğlum öldü ama sana dedi ki sakın ağlama, hayatına devam etmezsen sana kızarım dedi tabi ki insani duygularınla ağlayacaksın ama ayağa sağlam kalkmayı bilmezsen o zaman kendine zarar verirsin” yutkundum.

”biliyor musun? Babam beni bıraktığında ben herkesi unutmuştum sanırım bana verdiği meyve suyun da bir şey vardı çünkü onu içtikten sonra her şey gitmişti, anılar, abiler, annem sonra beni bırakırken son bir şey söyledi ‘Alazı unutma, Alaz gelecek’ önce Alazın kim olduğunu hatırlayamadım ama sonra sesi kulaklarıma değdiğinde abim ve babamdan daha çok baba olduğunu tam beş yaşındayken hatırladım hergün bekledim o gelmedi ben kaçtım sokak boyu sadece onun adını sayıkladım ‘abi’, ‘Alaz’ o gelmedi beni buldular dövdüler sırtıma kemerle 30 defa vurdular tek tek saydım çünkü Alaz bulunca ona söyleyecektim ama gelmedi Oktaya verdiler beni, hamile kaldım hemde iki kere birinde kendimi merdivenlerden attım ikincisinde boğulmayı tercih ettim, Oktayın annesi beni yaşlı bir adama sattı, eğer Oktay gelip onu vurmasaydı başıma daha kötüsü gelecekti sanırım ordan da kaçmayı başardım Vallette Locasın malikanesine saklanmak için girmiştim tabi ona ait olduğunu bilmiyordum beni buldu büyüttü yetiştirdi işlerinin başına koydu Engini o gün tanıdım yağmurda ağlıyorken elimden tuttu dans ettik, sahilde denizi izlerken yanıma oturdu o hep yanımda olmaya çalıştı ama şimdi benim için can verdi”sanki omuzlarımdan ve yüreğimde büyük bir yük kalkmıştı.

annem saçlarımı okşadı”artık biraz ara ver ve dinlen intikamını da aldın artık senin dinlenme zamanın iyileşme zamanın Mardine gideceğim ablan Çiçeği ziyarete bizimle gelmek ister misin?”kafamı kaldırdım.

bir de o olay vardı Çiçek ablam komadaydı”evet geleceğim”o olayı araştırmak istiyordum.

odama çıkıp valizlerimi hazırladım 1 saat sonra merdivenlerden indirirken iki valizim sanki kuş gibi havaya kalktı yanımda Boran vardı kaşlarım çatıldı.

”bıraksana ya”ama o beni dinlemedi ve ilerlemeye devam etti, merdivenlerden inerken Poyraz abimi ve diğerlerinin konuşurken gördüm biraz onu izledim ama yanımda ki Boran da durdu ve bana bakıyordu.

Poyraz abim bana huzur veriyordu gülümsedim kendimi onun boynuna atlarken buldum kıkırdama seslerini duydum ama kafamı boynundan kaldırmadım.

Poyraz abim”bak sen Alin abisine sarılıyor”neşeli sesi ile yanağını da öptüm.

ona dönmeden kapıdan çıktım ay öpmüştüm de o sıra Caner yanımda belirdi”beni de öp”şaşkınlıkla ona döndüm.

”o nedenmiş?”

Caner kaşlarını çattı”bende abinim”kafamı yan yatırdım ve ona şaşkınca baktım.

”seninle çok samimiyetimiz yok ki İkizim ve Poyraz abim geldiğimden berri peşimden ayrılmadı onları artık tanıyorum ve güveniyorum”omuzları çöktü.

o sıra arkadan”ANNEEE ALİN BANA İKİZİM DEDİİ”arkamı döndüğümde Bulut ağzı açık bir şekilde bakıyordu.

Annem”oğlum ne diyecekti ikizisin ya zaten”diye gülerek arabaya bindi

bölüm bitti

çok heyecanlıyım Allah rızası için bir dua edin bana 10.15 de sınava gireceğim ,12.30 kadar sürer bugünlük iki bölüm attım umarım mutlu olmuşsunuzdur.

sizce Alin Derini Locasta öpen kimdi?

 

Bölüm : 22.02.2026 06:59 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...