8. Bölüm
Nisa / Alin Derin/Gerçek Ailem / 8.bölüm

8.bölüm

Nisa
soliito1

 

 

 

Canlarım nasılsınıızz??

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

vallahi bende iyiyim

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

eğer fikirleriniz belirtirseniz çok sevinirim

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

iyi okumalar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

❤️

1 hafta sonra;

asansör katta durdu topuklularımı sağlam basıyordum yere Engin ve Erim tam arkamdalardı, ilerde ki odaya giren kalabalığı görünce güldüm ve Engine”sana güveniyorum”dedim.

Engin göz kırptı odaya girdiğimde uzun bir toplantı masası vardı ve İhaleye katılan şahıslar Oktay bana yaklaştı beni baştan aşağı süzdü.

kırmızı, simli, dar mini etekli elbisem, siyah topuklularım takılarım ve özellikle parlak kırmızı dudaklarımda durdu gözleri ona tek kaşım hava da bakıp burun kıvırarak yanından geçtim.

Mahmut bey beni görünce güzel bir gülümseme bahşeti bana küçük bir tokalaştık ve oturmam için sandalyemi çekti “teşekkür ederim”diyerek oturdum.

 

Hemen yanıma oturdu proje müdürü”başlayalım o zaman”dedi

kadın”proje için hepinizle ayrı ayrı görüştük ve kiminle devam edeceğimiz konusunda kararsız kaldık Oktay bey’in teklifi çok hoştu ve sıra dışı bir teknoloji ile gerçekleşeceğini söyledi ve kanıtladı”dedi

proje müdürü”tebrikler Oktay bey”dedi

başını eğdi kadın”ama Mahmut beyle de görüştük, Derin hanım sizinle ilk defa görüşüyoruz pek ihalelere katılmazsınız genelde adamlarınızı gönderirsiniz”dedi

gülümsedim”Babam Valette Locas bizzat benim gitmem gerektiğini söyledi siz onun için kıymetliymişsiniz iletmemi istedi”dedim

Proje müdürü gülümsedi”Locas beyi gerçekten özledik türkiyeye ne zaman dönecek acaba?”dedi

”almanya da ki işleri bitmedi malesef ki daha fransaya gidecek”dedim

kadın”sizin sunduğunuz imkanlar daha dikkatimizi çekti yeşil ekranda reklam yapmayalım ormanda gerçeğini çekelim diyorsunuz ama onun için izin almamız lazım ve uzun sürecektir”dedi

gülümsedim”biliyorsunuz ki babam Locas gerçekten soylu ve zengin ben orman derken Loca Ormanından bahsediyordum orda çekersek reklamı izleyenlerin dikkatini çeker”dedim

proje müdürü”iki teklifte çok iyi Mahmut bey bize bundan bahsetti biz pek inanamamıştık ama görüyorum ki projeye ve bu ihaleye güveniyorsunuz ve istiyorsunuz bu beni çok mutlu etti”dedi

kadın”eğer kabul ederseniz projeyi hem Duran ve Locas ortaklarla hemde Hazanoğullarıyla birlikte yürütelim nasıl fikir?”dedi

Mahmut beye döndüm”benim için sorun değil Mahmut bey de kabul ederse tabi ki”dedim

Mahmut bey bir Oktaya bir bana baktı”Emin misin?”dedi

”eminim”dedim

Mahmut bey”tamam o zaman”dedi

kadın”Oktay bey siz ne dersiniz?”dedi

Oktay bana bakarak sırıtıyordu”o zaman proje sorumlusunu seçelim oylayalım Mahmut Duran diyenler?”dedi

ben, Mahmut abi, Proje müdürü ve proje yardımcısı elini kaldırdı.

Oktay”Oktay Hazanoğlu diyenler”dedi

Oktay, Proje müdürü ve Proje yardımcısı kadın el kaldırdı.

Oktay”Derin Locas diyenler”eli hava da olmayan yoktu Oktay bile el kaldırmıştı.

Proje müdürü”o zaman Projeyi sorumlusu Derin hanım başlamak için önce oluşturmamız lazım bize buluşacak bir mekan ayarlamanız lazım”dedi

Oktay sırıtıyordu”o zaman sizi yarın Locas Çiftilğinde bekliyorum huzurlu ve sakin bir ortam isterseniz ailelerinizden birilerini de çağırabilirsiniz”dedim

anlaşma yapıldı ayağa kalktım tokalaşmalar yaparken Oktay bana doğru uzattı ama yanında geçip gittim o eli tutacağıma ölürüm daha iyiydi.

Mahmut amcam ile asansöre ilerliyorduk”Derin ailenle kaldığını duydum”dedi

”haberler çabuk yayılıyor amca”dedim

durdu bana şaşkın baktı sarıldı”Amcan kurban olsun sana gülüm”dedi

gülümsedim”zaten sizi tanıyorum bey demek saçma oluyor”dedim

amcam”aferin aferin bak ne diyeceğim abinleri de çağır istersen”dedi

durdum kaşlarımı çattım”o orangutanları çiftliğime sokmam”dedim

amcam”ama Oktay gelecek”dedi

aklıma yeni gelmişti bu bilgi”doğru onun yaşıtına denk birileri lazım”dedim

güldü”Derin alemsin kızım”dedi

arabalara binmiştik o kendi evine gidiyordu, bense Oktayı takip ediyordum onu takip ettiğimi biliyordu arabayı ormana sürdü arkasından gittim.

HAZANOĞLU yazan bir konak gibi bir yerin yanında durdu arkasına park ettim arabalardan indik.

Oktay”hayret sen Erim ve o sümsük Engin olmasan bir yere gelir miydin?”dedi

aynı gülümsemeyi ben ona sundum”Oktay kuzenlerinle buluşacağını biliyorum toplantı hakkında seni çağırdıklarını duydum seni rezil etmek için geldim”dedim

göz devirdi”iyi geç hadi”dedi

önden ilerledim o arkadan kapıyı açıp içeri girdi bende arkasından salonda üç erkek vardı korkardım normalde ama o gözleri gördüm Karaydı hani şu mardinde çatı da sohbet ettiğim gözlerimiz buluştu ikimiz de bir an nefes almayı bırakmıştık içimde anlam veremediğim bir özlem oluştu.

Oktay öfkeli bir sesle”geldim”dedi ama gözleri ben ve Karadaydı hoşuna gitmemişti bu bakışmamız yutkundu.

sarışın benim boylarımda bir adam karşımda durdu”Sen Alin Duran olmalısın bende Pars Hazanoğlu”dedi

güldüm”Alin değil Derin Locas”dedim.

diğer adam”ama o gün davette baban öyle demedi”onun gözlerine öyle sert baktım ki afalladı.

”o benim babam değil”dedim

güldü”sakin ol şampiyon sen ne dediysen o olsun ben Ahmet Hazanoğlu”dedi

”bende Valette Locasın kızı Derin Locas”dedim harfleri bastırarak güldü.

diğer adam önüme geçti”Oktay ile eskiden evliymişsin ama seni hiç görmedik”dedi

göz devirdim”çünkü aptal kuzenin beni zorla evlendirdi”dedim

Hepsi şaşkındı Ahmet”lan Oktay doğru mu?”dedi

Oktay derin nefes verdi”bu konuları mı konuşacağız”dedi

ama ben sinsice güldüm”bakmayın eski kocam babamın attığı dayağı hala unutamadı”dedim

bu sefer Kara durdu”ben Kara Hazanoğlu memnun oldum Derin Locas”dedi

gözlerimiz birleşti kara gözler, esmer ten, siyah saçlar, geniş omuzlar, 190 yakın boy kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.

uzattığı eli tuttum ama gözlerimizi ayırmadım araya Oktay girdi”tamam tanışma bittiyse İhaleyi konuşalım”dedi

onlar koltuklara otururken bende tekli olana oturup bacak bacak üstüne attım eteğim biraz kaymıştı bu durum Oktayın ve Kara’nın hoşuna gitmemişti sanırım çeneleri kasılmıştı.

Oktay”ya sabır! Şimdi projeyi iki tarafın yapmasını istediler projenin sorumlusu olarak Derin seçildi yarın Locas çiftliğinde toplanıp konuşup planlayacağız sonra da Loca ormanında çekimler başlayacak”dedi

Ahmet şaşkınca”Loca ormanı mı? Orası gerçekten gizemli kimseyi içeri sokmuyormuşsunuz neden?”diyerek bana döndü.

güldüm”içinde hayvanlarımız var”dedim.

Kara”hayvanlar?”sorar gibi dedi.

gülümsedim”yaralı bulduğumuz hayvanları orda tedavi ediyoruz bu yüzden ormana kimseyi çok sokmayız”dedim

Pars”gerçekten akıllıca”dedi

Ahmet”kimsenin aklına gelmez”dedi

güldüm”babam Locas hayalini kurduğu her şeyi gerçekleştiriyor”dedim

Pars”ya Duranlar onları kabul etmediğin konuşuluyor”dedi

yutkundum”öyle bir şey yok Poyraz abimle gayette anlaşıyoruz tabi diğerleri ile yeni yeni alışıyoruz”dedim

Aile istemesem de onları ezdirmem doğru olmazdı hem şu 1 hafta da artık birbirimize alışma kararı aldık ben onlarla kalacaktım ama Alaz gelirse gideceğimi söyledim.

Poyraz ve Bulut gerçekten 1 hafta da anlaştığım en iyi iki kişiydi,

Duman psikopat otistik dün beni yatağıma yılan sokarak uyandırmıştı manyak şehrin göbeğinde nerden bulduysa o yılanı aklıma gelince yine irkildim savunması da neydi biliyor musunuz ‘zehri olmayan yılan dan bir şey olmaz gerizekalı abartma’ diyerek çıkmıştı o an olayın şokunu atlatamamıştım.

Caner ise şakalar yapıp beni güldürmeye çalışıyordu sebebini sorduğumda ‘sen gülünce daha güzelsin’ sanki sürekli somurtuyordum.

Çınar ile nötrdük ne iyi ne kötü birbirimize zararımız yoktu Allahın selamını verir alır yolumuza devam ederdik belki de çekingenlik huyum ondan geçmiştir.

Alaz ise bir kaç kez gelmek istediğini söylemiş Poyraza ama ben eğer gelirse giderim diye tehtit etmiştim onu çünkü giderdim eğer Alazı görürsem aklıma o anlar düşerdi beni sırf Alaz gelecek diyerek yaptıkları o iğrençlikler gelecekti o zaman kendime hakim olamazdım o zaman ağlardım.

ağlamak zayıflık değil demişti Poyraz beni de buna ikna etmeyi sonunda başarmıştı.

Kara’nın sesini duydum”Derin”dedi

bakışım ona kaydı”ne oldu?”dedim

Ahmet”daldın gittin Baban Serdar ile görüşmüyor musun diyorduk”dedi

aklıma gelince Oktaya kızgın bakışlarımı attım o ise bana bakarak gülüyordu”ulan Orospu çocuğu demek istiyorum ananın bir günahı yok cibiliyetsiz karaktersiz haysiyetsiz erkek orospusu seni”dedim

Pars güldü”lan Oktay ne diyor sana”dedi

Oktay dişlerini sıktı”Derin doğru konuş yoksa-“dedi

ama biri benden önce söze girdi Kara tek kaşı havaya kalkmış Oktaya gözünü kırpamadan bakarak”yoksa ne yaparsın Oktay!?”dedi sesi tehdit edercesine çıkmıştı.

Oktay”sanane lan”dedi

Kara”bir kadını tehdit ediyorsun ve önceden de tehdit ettiğin bir kadından bahsediyorum bir de üstüne yürümüştü değil mi Derin”dedi

Dalga geçmiyordu tam tersi savunuyordu”evet”dedim

Oktay”sanane lan eski karım çocuğumun annesiydi istediğim gibi konuşurum”dedi

gene açmıştı o konuyu derin nefes verdim”ve bilerek öldürdüğüm çocuğun”dedim

Oktay afalladı kanepeye geri oturdu ellerini başının arasına aldı ve ayaklanıp çıkıp gitti.

gözlerimin dolduğunu hissediyordum ayağa kalktım”yarın sizi de bekliyorum Çiftliğe”dedim ve çıktım.

arabamı eve doğru sürdüm, ağlayacaktım evet bir anneye her seferinde düşürdüğü evladını hatırlatırsanız böyle olurdu işte hızlıca eve girdim koşar adım kimseye bakmadan merdivenlerden çıkarken sanki Poyrazın sesini duydum.

ırık kapıdan baktım Poyraz o geçen konuştuğum adamla tartışıyordu”olmaz diyorum anlamıyor musun abi”dedi

abi mi?

yoksa Alaz mı?

kapıdan içeri girdim bana benzeyen adamla, Poyraz bana baktı”bu kim Poyraz?”diye sordum.

adam hiç düşünmeden”ben Boran Duran senin en büyük abinim”dedi

kaşlarım havalandı”ben 5 yaşına kadar sizinle yaşamadım mı seni niye hatırlamıyorum”dedim

adam boğazını temizledi gülümseyerek”sen zaten Alazdan başkasını hatırlamıyorsun Alin”dedi

Tam bir laf edecekken Poyraz konuştu”sen neden gelmiştin bir sorun mu oldu?”dedi

gözlerim onu buldu aslında tek olsaydı ona sarılmak için gelmiştim ama bu yeni abi Borandan önce ki fikrimdi yutkundum”sesini duydum merak edip bir bakayım dedim ben odama çıkayım en iyisi”diyerek odadan hızlıca çıktım.

Kendimi yatağa attım gerçekten Alazdan başkasını neden hatırlayamıyordum telefonumu alıp bunu Ai ye yazdım neden olmazsındı siz dertleşmiyor musunuz sanki gelen cevabı görünce kanım dondu.

‘çünkü Derin bazı bağlar ne kadar çabalarsan unutulmaz istersen hafızanı kaybet tek hatırlayacağın yine abin olurdu’ yutkundum.

”nefret ediyorum Alaz Duran senden nefret ediyorum”sesim titredi gözlerimden yaşlar akıyordu o sıra odanın kapısı açılınca hızlıca kalkıp göz yaşlarımı sildim kapı ırık bırakıp içeri giren Poyrazdı endişeli gözüküyordu.

”Alinim iyi misin abim?”dedi

Göz yaşlarım durmuyordu”iyiyim ne olmuş yani”öfkeli gözükmeye çalıştım.

çalıştım diyorum çünkü gerçekten mal gibi çıkıyordu sesim hıçkırıklarım odayı dolduruyordu.

Poyraz bana sarıldı kafamı göğsüne yasladı”anlatmak ister misin?”dedi

burnumu çektim”istemem sağol git”dedi

güldü”Alaz abin yüzünden mi ağlıyorsun?”dedi

bu adamda her şeyi bilmek zorunda mıydı?

”yooo ben ondan nefret ediyorum”dedim

güldü”ondan nefret eden Alin mi yoksa Derin mi”dedi

Sustum Poyraz”cevap?”dedi

ofladım”Derin”dedim

güldü Poyraz”Alin mi ağlıyor o zaman?”dedi

dudağım titredi”yooo ne alaka?”hıçkırığım ağzımdan kaçarken dedim.

“Ben… sadece… ben onu çok aradım çünkü o an tek hatırladığım isim oydu öz babam bile beni bırakırken Alaz ismini unutma dedi çünkü biliyordu beni o cehennemden onun çıkaracağını biliyordu”dedim

Poyraz”onun sebeplerini biliyor musun?”dedi

onu ittim”onun sebepleri umrumda bile değil bana onu savunacaksan git burdan”diyerek banyoya girdim.

bugünün yorgunluğunu suyla ruhumda ki kırıklarla atmaya kalmıştım.

POYRAZ DURANDAN;

Sinirle elimi duvara vurdum”sana dedim değil mi?”dedim ona dönerek,

üzgün olduğu çok belliydi”Poyraz bu konu da beni suçlayamazsın mecbur olduğumu biliyorsun”dedi

yakalarında tuttum”lan ona zarar vereceksin anlamıyor musun?”diye yumruğumu suratına geçirmek istiyordum.

Gözleri yorgun bakıyordu ona da kıyamıyordum ki”olmaz diyorum anlamıyor musun abi?”dedim

kapıdan içeri Alin girdi Borana sonra sorar gibi bana baktı”bu kim Poyraz?”diye sordu.

Boran”ben Boran Duran senin en büyük abinim”dedi

kaşları havalandı ellerim titriyordu Alin”ben 5 yaşına kadar sizinle yaşamadım mı seni niye hatırlamıyorum”dedi

adam boğazını temizledi gülümseyerek”sen zaten Alazdan başkasını hatırlamıyorsun Alin”dedi

Tam bir laf edecekti ki”sen neden gelmiştin bir sorun mu oldu?”dedim

gözleri bana baktı sanki bir şey diyecek gibi yutkundu”sesini duydum merak edip bir bakayım dedim ben odama çıkayım en iyisi”diyerek hızlıca çıktı

Boran abime döndüm”bu yüzden gelme dedim onu korkuttun ya seni Alaz sandıysa”dedim

Boran abim”olan oldu Poyraz”dedi

öfkeyle nefes verdim”ben gidiyorum”dedim

Boran abim”nereye?”dedi

”onu tanıyorum ağlacaktı o yüzden geldi yanıma seni görünce de o yüzden gitti”dedim

arkamdan geldiğini biliyordum odanın kapısı ırıktı”nefret ediyorum Alaz Duran senden nefret ediyorum”sesi titredi sanırım ağlıyordu.

Boran abimle bakıştık”sen git ben dinleyeceğim”dedi

Kapıyı açtım hızlıca kalktı göz yaşlarını sildi kapı ırık bırakıp içeri girdim farkında değildi ama hala ağlıyordu

yanına yaklaştım”Alinim iyi misin abim?”dedi

”iyiyim ne olmuş yani”öfkeli gözükmeye çalıştı.

Onu kollarımla sardım kafamı”anlatmak ister misin?”dedim

“istemem sağol git”dedi

bu biraz kırmıştı ama şu an sinirliydi ve Alinin siniri bana benziyordu gözü dönünce kimseyi tanımıyor ne kadar iler giderse o kadar gidiyordu.

güldüm”Alaz abin yüzünden mi ağlıyorsun?”dedim

Çünkü biliyordum, anlamıştım Alin sevgiye, ilgiye aç kalmıştı o 5 yaşına kadar şımarık tatlı bir kızdı ve ailesi olaran onu hiç yanlız bırakmadan ilgi veriyorduk ama Alin için en çok Alaz abimin ilgisi hep ön planda olurdu çünkü Alaz abim Alini abi gibi değil baba gibi seviyordu.

babam Serdar bize hiç ilgi duymamıştı bu yüzden Alaz abim bize baba gibi davranıyordu ama ona baba dediğimiz de hayır ben sizin abinizim diyordu”yooo ben ondan nefret ediyorum”dedi

güldüm”ondan nefret eden Alin mi yoksa Derin mi”dedim

çünkü Boran dinliyordu ve ondan da nefret ettiğini düşünüyordu Derin Önyargı konusunda ve dış görünüş olarak Boran abime çok benziyordu.

Sustu”cevap?”dedim

ofladı”Derin”dedi

kafaya koymuştum Derinin hislerini ortaya çıkarmasında elimden geleni yapacaktım çünkü ağlamak güçsüzlük sanıyordu ama değildi ağlamak hırslandırırdı ama o bunu yapmıyordu, gülmek için uğraşmıyordu ama gülmek ruhu dinlendirmenin en güzel yanıydı Alinin gülmeleri bile yalandandı.

Düşündüğüm gibi olmuştu güldüm”Alin mi ağlıyor o zaman?”dedim

dudağı titredi”yooo ne alaka?”hıçkırıkları atarken yüzünü göğsüme gömdü bakışlarım kapıya döndü Boran abim kendinden nefret eder gibi bakıyordu.

“Ben… sadece… ben onu çok aradım çünkü o an tek hatırladığım isim oydu öz babam bile beni bırakırken Alaz ismini unutma dedi çünkü biliyordu beni o cehennemden onun çıkaracağını biliyordu”dedi

Poyraz”onun sebeplerini biliyor musun?”dedim

Ama beni itti abisinin sebeplerini bile umursamayacak çok şey yaşamıştı”onun sebepleri umrumda bile değil bana onu savunacaksan git burdan”diyerek banyoya girdi.

odadan çıkarken Boran abimin düşünceli suratını gördüm elimi omzuna attım”üzülme ilk geldiğinde daha ön yargılıydı huy işte senden almış”dedim

Boran abim ters ters baktı”of abi moral vermeye de gelmiyorsun cidden”diyerek merdivenlerden indim

bölüm bitti

ah Boranım üzümlü kekim herkes üstüne geliyor hele ki Alazım bir dinleseydiniz onu da belki fikrin değişirdi Alin be

Poyrazım ya tam bir korumacı abi yerim lan seni bi gülmedi yüzün seninde

Duman manyak psikopat aşkım yatağa yılan sokmak ne deli

Canerim ya bu bölüm seni pek göremedim bak üzüldüm

Çınar sessiz üzümlü kekim

Bulut bizi neler bekliyor seninle

Alin Derin kızım ağla gitsin be ne tuttun içinde verem olacan bu gidişle

ah Ezgi hanım ah kurban olduğum hem aldatıldın hem de evlatlarından ayrı düştün ah ah

 

Bölüm : 20.02.2026 20:21 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...