1. Bölüm

~Birinci Bölüm~

Minl3e
minl3e

"Sevgilim.. Lütfen.."

Diye haykırdı genç oğlan korku ve tedirginlik ile. Dakikalardır sevgilisini ikna etmeye çalışıyordu. Gözlerinden akan sayısız göz yaşı bembeyaz teninden süzülüp, yağmurdan dolayı zaten ıslak olan tshirtüne damlıyordu.

"Yalvarırım bebeğim.. Bunu yapma bize, in oradan.."

Kararlılıkla bir adım daha attı küçük olan. Yağmur üzerinde durduğu zemini daha da kaygan hale getirirken düşmesi an meselesiydi. Derin bir nefes alıp gök yüzündeki karanlık bulutlara dikti gözünü. Ne kadar güzel yağıyordu yağmur. Sokaklar derin bir sessizlik ve yağmurun getirdiği dinginlik ile az sonra yaşanacak trajediyi bekliyordu.

"J-Jisung.. düşeceksin.. Daha fazla gitme sevgilim.."

"Biliyor musun Minho..? Ben yağmurlu havaları çok severim.."

"Evet. Evet biliyorum bebeğim. Biliyorum.."

Minho bir adım daha yaklaştı usulca, onu içinde bulunduğu ikilemden çekip almak istercesine.

"Baksana.. Ne kadar da huzurlu sokaklar.. Hiç bir dertleri yok. Gelip geçeni izliyorlar."

"Hayır sevgilim. Onlar da en az senin, bizim kadar dertliler. Ama her karanlığın sonu bir aydınlığa çıkar öyle değil mi? H-hadi in artık oradan.."

Diyerek kendini tekrarladı büyük oğlan. Sesi titriyor, kelimeler ağzından dökülmüyordu artık. Derin bir korku bütün bedenini alaşağı ediyor. Nefes aldırmıyordu. Bacakları titreyerek yere çöktü Minho. Sevgilisi ondan bir kaç metre uzaktaydı belki ama yanına giderse onu daha çok tetikleyeceğini biliyordu.

"Sende beni böyle bir günde aldatmıştın ilk defa.. Bende yağmura küstüm. Geçmişime küstüm. Kendime küstüm. Ama en çok da.. En çok da sana ölümüne bağlı olan tarafıma küstüm Minho..."

"B-ben özür dilerim Jisung. Hadi gel yanıma. Bana küfret, işkence et, beni istediğin gibi cezalandır haklısın. Ben tam bir ahmağım evet. Yaptığım tam bir şerefsizlikti. Gel sevgilim, vur bana, dök, kır her şeyi. Gerekirse beni at bu binadan. Neden kendini cezalandırıyorsun? Her şeyin tek suçlusu benim, yalvarırım sevgilim.."

Sona doğru Minho'nun sesi anlaşılamayacak kadar kısık ve titrek çıkmıştı. Jisung hâlâ bulunduğu yerden yağmur bulutlarını izliyor Minho'ya kıyasla hafif hafif göz yaşı döküyordu.

"Gerçi sen.. O güzel ellerin, küçük yumruklarınla vuramazsın bana, biliyorum. Ben vururum senin yerine bebeğim.. Gel bak.."

Minho kendi yüzüne ağır yumruklar atmaya başlamıştı. Bir nevi kendini cezalandırıyordu hayatta en değer verdiği kişiyi bu duruma getirdiği için. Hemde bir nebze Jisung'un ilgisini çekmeye çalıştı çaresizce ama işe yaramadı hiç biri. Ne o vicdanını rahatlatabilmiş ne de Jisung'un dikkatini başka yöne çekebilmişti. Normalde olsa Jisung kıyamazdı sevgilisine. Anında yanına koşar, durdururdu onu. Lakin bu defa sesi çıkmamıştı. Belli ki o da farkındaydı Minho'nun bunu hakettiğinin ama kendi yapamıyordu, dokunamıyordu canından çok sevdiği sevgilisine.

"Sevgilim.. Daha fazla gitme.. Eve gidince sana cheesecake yapacağım gel hadi. Yalvarırım Jisung."

Güçlükle nefes almaya çalışırken boğazına dikenler batıyordu sanki. Jisung ne olursa olsun geri adım atmıyordu.

"H-hem.. Soonie Doongie Dori.. Çok özlediler seni.. Bayadır gelmiyorsun.."

Jisung derin bir nefes alıp son bir defa yaşlı gözleriyle Minho'ya baktı.

"Kendine iyi bak İrino'm~ Sana olan bağımlılığımın gururumu zedelenmesine daha fazla müsade etmeyeceğim. Kalbimi bu bağımlılıktan kurtarmanın tek yolu bu."

Ve saldı kendini. Bir bilinmezliğe doğru uzun bir yolculuk onu beliyordu. Rüzgarı son bir defa teninde hissetti belkide. Sevgilisinin onu öperken kulağına üflediği nefes gibi sıcak değildi bu defa. Canını acıtan bir soğuktu. Ve derin bir karanlık..

Lütfen oy vermeyi ihmal etmeyin★🌊🩵

Bölüm : 20.04.2025 17:58 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...