
Kütahya sabaha huzursuz uyandı. Ali geceyi neredeyse hiç uyumadan geçirmişti. Pansiyonun penceresinden sokağı izliyor, her geçen arabayı sayıyordu. İçindeki his gitmiyordu: Şehmus artık uzakta değildi.
Cemre sessizce yanına geldi.
“Gözlerini hiç kapatmadın,” dedi.
Ali başını salladı. “Tehlike yakınken uyuyamam.”
Ayaz kapıyı tıklattı.
“Bir haber var,” dedi. “Dün akşam bizi takip eden adam tek değilmiş. Kütahya’da üç kişi daha var.”
Aycan gerildi. “Demek ki bu sadece gözdağı değil.”
Aras dişlerini sıktı. “Bu bir kuşatma.”
Ali derin bir nefes aldı.
“Buradan kaçmayacağız,” dedi net bir sesle. “Kaçtıkça üzerimize gelirler.”
Cemre onun elini tuttu.
“Yanındayım,” dedi. “Nereye gidersen.”
Aynı saatlerde Tozluyaka’da Muhammed Ağa seccadesini topluyordu. Gözleri doluydu. Kenan karşısında sessizce oturuyordu. İkisi de çocuklarının Kütahya’da olduğunu biliyordu.
Muhammed Ağa ağır bir sesle konuştu:
“Şehmus harekete geçti.”
Kenan başını eğdi.
“Bunu biz başlattık… bedelini çocuklar ödüyor.”
Muhammed Ağa ellerini açtı, Arapça dua etti:
“Yâ Rab, evlâtlarımızı şerrin şerrinden muhafaza eyle. Bizi bu fitnenin altında ezdirme.”
Sonra gözleri sertleşti.
“Artık beklemeyiz. Tozluyaka savunmada değil, harekette olacak.”
Kütahya’da Ali ve Ayaz dışarı çıktı. Dar sokakta bir araba yavaşladı. Cam yarıya kadar indi. İçerideki adam konuştu:
“Ali… Şehmus selam gönderdi.”
Ali adama yaklaştı.
“Söyle ona,” dedi soğukkanlılıkla, “Tozluyaka çocukları tehditten kaçmaz.”
Adam sırıttı.
“Cesaretin hoşuna gidiyor ama aşk zayıf nokta bırakır.”
Ali’nin yüzü sertleşti.
“Cemre benim zayıflığım değil,” dedi. “Sebebim.”
Araba uzaklaştı. Ayaz fısıldadı:
“Bu iş burada bitmez.”
Ali ufka baktı.
“Biliyorum,” dedi. “Ama artık geri dönüş yok.”
Kütahya sessizdi.
Ama bu sessizlik, yaklaşan fırtınanın habercisiydi.
103.BÖLÜM SONU
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 2.04k Okunma |
382 Oy |
0 Takip |
107 Bölümlü Kitap |