
Alaza iş teklif etmemin üstünden iki gün geçmişti. Sözleşmeyi o kadar heyecanlı imzalamıştı ki ben bile şok olmuştum. Şuan da ben kendi odamda pazartesi olacak Ceza Hukuku sınavına çalışıyordum. Bugün cumartesiydi bu yüzden rahat rahat çalışıyordum. Masamdan kalkıp su içmek için mutfağa ilerledim. Işığı açtım, korkuyla hafif geri çekildim. Alaz karşımda sürahiden su dolduruyordu.
" Niye ışığı açmadın? Kalpten gidiyordum.” dedim hızlı bir şekilde ve onun yanına gidip sürahiden bende kendime su doldurdum. “Gerek duymadım.” dedi benim korkmama sırıtarak. Bende ona göz devirip suyumu içtim. “Sen bu saate kadar niye uyumadın?” dedi bardağı makineye koyarken. " Sınava çalışıyordum. Saat kaç ki?”, “Saat 1 Vera! Sen bu saate kadar ders mi çalıştın cidden?! Yok abi ben bu hukukçuları anlayamıyorum” tezgaha yaslandı. Bende elimdeki bardağı çalkalayıp ters bir şekilde tezgahın üstüne koydum. " Salı günü Reklam çekimi için gideceğin yeri yarın atarım.” dedim konuyu değiştirerek ve onun önünden geçerken Alazın ayağına takıldım. Tam düşecekken Alaz kolumdan tuttu ve beni dik konuma getirdi. “İyi misin?” onu başımla onaylayıp odama gittim.
Bilgasayarı kapatıp yatağa uzandım ve neredeyse düşüp rezil olduğum bir anıyla daha günü sonlandırdım.
Sabah çok güzel bir yemek kokusuyla gözlerimi açtım. Yataktan kalktım ve saçımı toplarken mutfağa ilerledim. Alaz ocakta bir şey karıştırıyordu. onun yanına doğru gittim ve başımı hafifçe tavaya eğdim ve kokuyu içime çektim. Alaz bu hareketime güldü. " Sana da Günaydın Vera” dedi kinayeyle bende ona döndüm. " Günaydın” dedim neşeli bir sesle ve ketıla su koyup çay demledim. Güzel bir kahvaltıdan sonra ikimizde ev işlerini bölüşüp işimiz bitince evden çıktık.
Metroya bindik. Ben kızlarla buluşucaktım o da kendi arkadaşlarıyla. Metroda oturacak yer olmadığı için ayakta durmak zorunda kalmıştık. Ben bir yandan elimdeki telefondan instagramda olanlara bakıyordum. Otobusün bir anda durmasıyla ayaktaki herkes dengesini kaybetti. Ben Alaza yanımdaki Alaza yaslanmak zorunda kalmıştım. Alaz tek koluyla beni omzumdan sıkıca tuttu. Başımı ona çevirdiğimde o da bana baktı. Sonra beni bıraktı ve boğazını temizleyip başka tarafa baktı.
Metrodaki o tuhaf andan sonra ikimizde aynı yerde indik, bir süre sonra yollarımız ayrıldı. Ben sık sık gittiğimiz kafeye gittim ve kızların oturduğu masayı buldum. Ama bir sıkıntımız vardı. Kızlar Alaz ve onun arkadaşlarıyla birlikte sohbet ederek oturuyorlardı. Bende yanlarına gidip Alazın karşısına oturdum. " Ayy Vera’m niye geç kaldın bu kadar!” dedi bana sarılarak Neva. Ona gülümseyerek döndüm. " Geç mi kaldım? 11 dediniz bende geldim işte.” dediğimde Duru saate baktı. “Harbi 11 imiş saat!” Neva benden biraz uzaklaştı ve garsona benim iççin Ice Americano söyledi. Mart olsak da vazgeçilmezim. Herkes yanında kaban getirmesine rağmen Neva yine kıyafeti görünsün diye kaban Bunları düşünmeyi bırakıp konuşmaya katıldım. Herkes komik bir anı anlatıyordu.
Alazın yakın arkadaşı olduğunu öğrendiğim Tuna Soylu Alaz ile olan komik ve bana göre manyakça olan bir anısını anlatıyordu.
“Yahu ben kaçalım dedim ama müdürün camını hesaba katmamıştım ki abi! Onu da sen düşünseydin” dedi Alaz Tunaya sırıtarak. " Abi bende Ahmet hocanın bir anda Thor gibi camdan atlayacağını nereden bileyim?” Tunanın bu sitemli itirazına hepimiz kahkahalarla güldük. Tuna Melise döndü. " Haklı değil miyim Melis?” dedi Melis ona sormasıyla başta şaşırsada onu onayladı. Ben de konuştum. “Okuldan kaçma sebebiniz neydi acaba?” dedim sırıtarak. Alaz da aynı şekil bana döndü " Can sıkıntısı” dediğinde Tuna ensesine yapıştırdı. " Ne can sıkıntısı be! Senin manitan seni çağırdı diye gidecektik… Sanki gittikte ne oldu ayrıldı kız bu manyaktan.”
Uzun bir sohbetten sonra eve geldik. Telefonumu cebimden çıkarttığımda bir gruba eklendiğimi gördüm.
' Herkes Ayrı Kafa’ adlı gruba eklendiniz yazıyordu. Gruba bir mesaj geldi.
0538****: Abi iyi oldu bu grup haa
0538****: Bu arada Ben Kerem arkideşler
Melisss: Görebiliyoruz Kerem
Alaz: Niye grup açtınız?
Tuna: Kızlarla sohbet sardı
Kerem: Bizde arayı açmayalım dedik
Duru: İyi oldu ya
Duru: Eğlenceli geçmişti bugün
Neva’mm: Ayy Kerem ben sana montunu vermeyi unuttum
Neva’mm: Yarın getirsem olur mu?
Kerem: Olur sıkıntı yok Neva
Alaz: Vera az içeri gel televizyon bozuldu.
Son mesajla mesajları okurken uzandığım yataktan kalkıp oturma odasına gittim. Televiyona baktım. Sinyal yok yazıyordu. Alaz beni görünce balkondaki çanak antene gitti. O antenle uğraşırken sinyal gelince " Oldu!” diye bağırdım ve televizyonda yeni başlayan dizi oynuyordu. Koltuğa oturdum Alazda yanıma geldi. Ve oturdu. Bana döndü. " Patlamış mısır?” dediğinde ona döndüm. İkimiz de aynı anda elimizi getirip taş kağıt makas yaptık. Alaz kaybedince sırıttım ve koltukta arkama yaslandım. " Geçen ki gibi tuzlu olmasın!” diye bağırdım o mutfağa giderken.
Diziyi izlerken yorgunluktan uyuya kalmıştım. Bir anda koltuk kayboldu. Gözümü açmasamda hissediyordum. Şu an bildiğiniz odama taşınıyordum. Yavaşça yatağıma bırakıldım ve üstüm örtüldü. Gerisi bende de yok…
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |