
---
*Eşyaların Enerjisi ve İnsan Frekansı Üzerine Derin Bir Bakış*
Hiç durup etrafınızdaki eşyaları fark ettiniz mi? Sessizce yerlerinde duran ama aslında bir hikâyeleri olan objeleri… Mesela uzun zamandır kullandığınız bir kalem, size ait ilk defter, belki bir fincan ya da sadece bir sandalye. Tüm bu eşyaların bizde bir hissiyat uyandırması tesadüf mü? Yoksa biz fark etmesek de onlarla bir enerji alışverişi mi yaşıyoruz?
İnsan, sadece etten ve kemikten oluşmaz. Duygularımız, düşüncelerimiz, hayallerimiz ve inançlarımızla çok daha karmaşık bir yapıya sahibiz. Her duygunun bir frekansı, her düşüncenin bir enerjisi vardır. Ve biz bu enerjiyi sadece çevremizdeki insanlara değil, cansız sandığımız eşyalara da yansıtırız.
Bazen evde, işler bir türlü yolunda gitmez. Sürekli bir şeyler bozulur, düşer, kırılır. O gün kendinizi gergin, huzursuz ya da üzgün hissediyor olabilirsiniz. İşte tam da bu ruh hali, evinizdeki o “durağan” gibi görünen eşyalara yayılır. Çünkü onların da bir frekansı vardır. Pozitifi hissederler, negatifi de…
Bunu şöyle düşünün: Aynı odada biri ağladığında, diğer herkesin içi burkulur. Oysa kimse bir kelime bile etmemiştir. Sadece enerji yayılmıştır. Aynı şey eşyalar için de geçerli olabilir.
Bir başka örnek de teknolojik cihazlar… İnsanlar çoğu zaman öfkeli ya da moralsizken telefonlarının, bilgisayarlarının ya da diğer elektronik aletlerinin bozulduğunu söyler. Bu bir rastlantı mıdır, yoksa o frekans farkı teknolojik sistemleri etkileyebilecek kadar güçlü müdür?
Dünya yaratıldığında topraktı. Sonra su aktı, hava esti, ateş ortaya çıktı. Dört element bir düzen kurdu. Sonra insan yaratıldı. Hz. Adem’e kainatın bilgisi öğretildi. Yani insan, kendi yaşamını kolaylaştıracak eşya fikrini yaratılışının en başında öğrenmişti. Allah, insanın zihnine ilhamla yol gösterdi.
Bu yüzden hayal kurmak, bir eşyaya ya da fikre bağlanmak boşuna değildir. İnsan, zihninde bir şeyi ne kadar çok canlandırırsa, ona o kadar yaklaşır. Hayal dosyalarımıza koyduğumuz şeyler zamanla gerçeğe dönüşebilir. Çünkü zihinsel enerji, evrene yayılan bir dilek gibidir.
Bazı insanlar bir eşyaya elini sürdüğünde huzur hisseder. Bazısı o eşyaya baktığında rahatsızlık duyar. Bu da eşyanın üzerindeki enerjiyle ilgilidir. Bu yüzden bir odanın enerjisini temizlemek, eşyaları sevgiyle kullanmak, onları temiz tutmak aslında ruhumuzu da arındırır.
Eşyalar bizim aynalarımızdır. Nasıl baktığımız, nasıl hissettiğimiz onların da titreşimini belirler. Bu yüzden evimizde, odamızda huzur istiyorsak önce içimizdeki frekansı düzeltmeliyiz. Çünkü biz düzeldiğimizde çevremiz de bizimle birlikte düzelir.
---
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.91k Okunma |
264 Oy |
0 Takip |
185 Bölümlü Kitap |