8. Bölüm
Starry_nightt / Su Altı Krallığı / 6.Bölüm| Kanlı Hançer

6.Bölüm| Kanlı Hançer

Starry_nightt
berra._4

Saatin tik takları kulağıma doluyordu her geçen saniye içimi daha büyük bir sıkıntı kaplıyordu.Yaklaşık iki saattir mahsende kapalıydım.Bu sıkışmışlık hissi dakikaları bir ömür gibi hissettiriyordu.Ne zaman yaklaşan bir ayak sesi duysam parmaklıklara yapışıp kendimi açıklama gereği duyuyordum ama artık yorulmuştum.

 

Koridor ve odalarda kameralar vardı fakat görüntüler yoktu.Arthur'u benim zehirleyip zehirlemediğim ortaya çıkana kadar burdaydım.Saniyeler,dakikalar,

saatler,günler belki de haftalar sürerdi.Alnımı duvara dayamış,'buraya gelir gelmez kim benim düşmanım olmuş olabilir?' diye düşünüp duruyordum ama aklıma tek bir kişi geliyordu,Annabel.Ama kız o kadar cana yakındı ki bu ihtimalden sayamıyordum bile.Otomatige baglamış gibi kafamı duvara yavaşça vurup duruyordum.Zihnimi susturmaya ihtiyacım vardı,biraz daha düşünürsem bu dar alanda kafayı yiyecektim.

 

İşte yine yarım saatte bir değişen nöbetçi geliyordu.Kendimi duyurmak için sesimi yükselterek "konuşmak istemiyorum" dedim.Sanırım beni anlayan yoktu.Gittikçe yaklaşan ayak seslerine karşı iç çektim.Açılan kilidin sesi bir,iki,üç.Yüzümü duvardan çevirmedim,kimseyi görmeye tahammülüm yoktu.Zaten burdan çıkmak için bir şey yapamıyorum bari yalnız bıraksalardı beni.Masaya atılan anahtarın rahatsız edici sesini duydum.Bir dakika az önceki kilit sesi bu kadar yakından gelmemeliydi ve o sadece iki kere dönerdi.

 

Arkama dönmeme fırsat kalmadan ağzım ıslak bir elle kapandı,bacaklarım sıkıştırıldı.Bağırarak kurtulmaya çalıştım.Ama ağzımı açtığım her an elindeki sıvı ağzıma doluyordu.Midemi yakan bu tat aynı zamanda demir kokuyordu.

Kan.

Bunun farkındalığıyla daha çok tepindim,duvardan destek alarak ayaklarımla kendimi itmeye çalıştım."Şşş sakin ol kızım,bu kadar tepinirsen işim hiç kolay olmayacak." Sessiz kahkahası adeta ölüm gibiydi.

 

Bu sefer dirseğimle vurmaya çalıştım,birazcık geri çekilse de hareketlerim hiç bir etki etmiyor gibiydi.Ben çabaldıkça daha çok sırıttığını hissedebiliyordum."Bu yer sıçanının adı neymiş bakalım?" Dediğinde kafamı hızla iki yana salladım.Alayla homurdandı."Yazık sana" Bir süre duraksadı "Peki o zaman sen bilirsin zaten bundan sonra ihtiyacım olmayacaktı." Karnıma giren acıyla boğazım yırtılana kadar bağırdım.Elini ağzımdan çektiğinde daha fazla bağıramayacağımı biliyordu.Pislik.Bir koluyla beni sararken diğer eliyle hançerin sapını daha sıkı kavradı ve beni kendine daha çok yapıştırarak bıçağı sonuna kadar soktu.Genzimden boğuk hırıltılar çıktı,gözlerim ıslanmaya başladı."Hadi ama bu kadar abartma.O kadar kişiyi öldürdüm emin ol bu en az acı vereni" daha fazla dayanamadım ve yere yığıldım.Aniden yere düşmenin etkisiyle acı bütün vicudumu ele geçirdi.

 

Sanki bilmeden girdiğim karanlığın sonu, içinde çiviler olan bir çukurdu ve düştükten sonraki her an sivri uçlar bedenimi daha çok yakıyordu.Her zerrem pişmanlıkla doluydu.

 

Yüzünü görmek için dönmeye çalıştığımda kafamı sertçe tuttu ve tekrar önüme döndürdü."Sanırım birazcık böyle kalmalısın canım.Acın birazdan diner." dedi.Uzaklaştığını sandım fakat sonra tekrar varlığını yanımda hissettim."Az daha bunu unutuyordum" Kanlı hançeri mide bulandırıcı bir sesle karnımdan çıkardı.Uyuşmuş gibiydim fakat bu hareketiyle tekrar ruhumun bedenimden ayrıldığını hissettim.Sert bir tekmeyle iki büklüm yere serildim.

 

Görüşüm bulanıklaşmaya,her şey birbirine karışmaya başladı.Yüzünü net bir şekilde seçemiyordum.Eğilip soğuk nefesiyle kulağıma fısıldadı"Hatta sana yardımcı olmamı ister misin?" Bıçağın sivri ucunu göğsümde gezindirdiğini hissettim "Bana bu zevki tattırdığın için minnettarım" Hançeri sonuna kadar kaldırdı ve tam kalbime odakladı.Tutunacak,kafasına atacak bir şey aradım,tek bulduğum duvardı.Kalkmaya çalıştım fakat tırtıklı yüzey elimi kanattı.Kaçacak gücüm yoktu,bu benim sonumdu.Kalbime saplanan bıçakla tüm dünyam durdu.Acının etkisiyle ağzımı sımsıkı kapadım,kesik soluklarım içimde kaldı ve bir daha nefes almaya çalıştığımda oksijen yoktu.Cigerlerime hava girsin diye dudaklarımı kaç kez araladığımı bilmiyordum.

 

Her şey bitmiş miydi?

Annem..ben ona güzel bir hayat yaşatacaktım.Mutlu olacaktık,herkes mutlu olacaktı.

 

Elimi ağzımla kapadım ve o kısacık anda hiç olmadığı kadar göz yaşı döktüm.Kafama inen tekmeyle etraf tamamen karardı.Bilincim kapanmadan önce duyduğum tek şey "Bu Arthur içindi." oldu...

 

________________________________________

 

 

Hayal meyal şeyler gördüm...

 

Biri bana dokunuyor ama aynı zamanda dokunmuyor gibiydi.Anlamadığım bir şeyler mırıldanıyordu.Sesi biraz sinirli gibiydi.

 

Gözlerimi açmaya çalıştığımda bana engel oluyor,saçlarımı geriye atıp yüzümü siliyordu.Yaralarımın üzerinde duran elleri adeta içimi okşuyordu.

 

Göğsümden başlayıp karnıma doğru ilerleyen tatlı karıncalanmalar,karanlıkta karşına çıkan bir cennet kapısı gibi umut vadediyordu.

Boğuk inlemeler duydum.Üzerimdeki eller titremeye başladığında acı çektiğini anladım.

Yüzümün tuzlu damlacıklarla ısladığını hissettim.Vicuduma her saniye daha da canlılık geliyordu.

Lütfen,lütfen,lütfen...diye sayıkladım içimden fakat sonra beyaz ışık bir anda yok oldu ve kapı hızla yüzüme çarptı...

 

_______________________________________

 

Gözlerimi açtığımda elimi attığım ilk yer kalbimdi.Hançer yoktu,kan yoktu,delik yoktu.Yaşıyordum.Her şey kabus gibiydi.Korku filmi izlediğiniz günün akşamı yatakta sırılsıklam kalıp,sürekli onu düşünmek kadar korkunçtu.Beynim sürekli o anı oynatıp duruyordu.Katilin bulanık yüzündeki bakışları kadar kan dondurucu bir şey yoktu.Bedenime her bir delik açıldığında hayattan daha çok koptuğumu hissetmiştim.Kaybetmek gibi.Yüzümü avcumla sıvazladım.Hele ki bir kıza karşı bu kadar güçsüz kalmak çok kötüydü.Kendimi savunamamıştım.

 

Silik anılar zihimde tekrar canlandı.Hayata dönmememi sağlayan,bana yaşamam için ikinci şansı veren o kişi şimdi nerdeydi?

 

Bu kadar tavanı izlemek yeterliydi.Dirseklerimden destek alarak doğruldum,her ne kadar ölmesem de bunu yapmak karnıma ağrıların girmesine neden olmuştu.Vicudumu incelerken kolumun içinde yeni bir iz gördüm.

 

Haykırmak geldi içimden.Ben zavallı değilim!Yazıyı tırnağımla kazımaya çalıştım fakat çıkmadı.Hafiften kabuk tutmuş yaranın kenarları açılmaya başladı.Sinirle tekrar ovaladığımda kan bütün koluma yayıldı.Sanki temizlenebilirmiş gibi elimi yere sürttüm.Hayır kızım bir daha ağlamak yok.Dolan gözlerimi silmek için yüzümü ellemedim daha fazla kana bulanmak istemiyordum.

 

Kendimi toparladığımda ayağa kalktım ve zaten açık olan demir parmaklıklı kapıdan çıktım.Anormal görünen bir şey yok gibiydi,nöbetçi koltuğunda oturan adam dışında.Uzaktan baksanız sorun yok gibi durabilirdi fakat yakından bakınca kafasını dayadığı masanın kenarından akan ince kan gayet gözle görülürdü.Düşündüğüm şey olmamasını dilerdim ama başka çare yok gibiydi.Adamın kafasını kaldırdığımda istemsizce geriye düştü.Yüzü kireç gibi beyaz,gözleri açıktı.Boğazındaki kesik çok derin olmamasına rağmen şah damarına denk gelmişti.Günahsız bir can o kız yüzünden ölmüştü.Her ne kadar onu tanımasam da üzülmeden edemedim.Yavaşça göz kapaklarını aşşağıya indirdim.Huzurla uyu...

 

Hapishanenin ana koridoruna çıktığımda ses varmı diye kulak kesildim.Tek bir çıt yoktu.Kimse gelip burda olanları görmemiş miydi?İlginç.Uzun koridorda diğer hücrelere açılan bir çok kapı vardı.Dudağımı dişledim ve bunu yapmakta kararsız da olsam korkuyla en yakın kapının arasından baktım.Mahkum da bekçi de ölüydü.Emin olmak için bir kaç mahzeni daha kontrol ettiğimde hepsi aynıydı.Anlaşılan katil arkasında kanıt bırakmak istemiyordu.

Peki ya benimle işi neydi?

 

Eğer şimdi burdan hiç bir şey olmamış gibi çıkarsam bunları benim yaptığımı sanarlardı.Supheli durumuna düşmeyi istemezdim.Sadece benim kaçabildigim bu hapishanede yapabileceğim tek şey zavallı rolünü aynamaktı.Ama sadece rol,bundan sonra zavallı olmak yoktu.Güçlü ve zeki,güzel ve inatçı.Onlara kendimi inandırmalıydım.

 

Çıktığım odaya geri döndüm ve ölen adamın yarasını elimle daha çok açtım.Özür dilerim...Bu görüntüyü kaldıramayan midem ağzıma geldi,kendimi tutamadım ve duvarın dibine kustum.Ne yapıyordum ben böyle.Oldugum durum beni farklı bir insana çevirmişti.

 

Çekinerek tekrar yanına durdum.Açık yaradan gelen taze kanı,elbisemi kaldırarak karnıma ve göğsüme sürdüm.Her ne kadar kapansada izi kalmış bu yaralara bakmak canım yakıyordu.

 

İşim bittiğinde odadan çıktım ve ana saray koridorlarına bağlanan merdivenlere doğru yol almaya başladım.Bu sırada hala acı çeken bir kaç kişinin inlemelerini duyabiliyordum.Korkunç bir toplu katliam...

 

Hapishanenin daha korunaklı olması için araya konmuş olan olan çelik duvarın önüne geldiğimde tereddüt ettim.Öbür tarafta korumalar olmalıydı.Yani en azından beni buraya getirirlerken öyleydi.Katil onları da öldürmüş müdür?Farketmezdi çünkü burdan başka çıkış yolu bilmiyordum bu yüzden çelik kapıya yavaşça tıkaldım ve aynı hızla sırtımı duvara yasladım.Fazla adrenalin nefes alış verişlerim zorluyordu.İçimden saymaya başladım.

Bir...iki...üç...dört...beş...

Ses yoktu.

 

Kapıyı temkinli bir şekilde aralayıp çıktım.Karşıya baktığım için yanımda duran muhafızları sonradan hissetim.Korkudan gözlerimi sıkıca yumdum.Bir şey olmayınca geri açtım.Muhafızlara baktığımda ikisi de ayakta duruyordu fakat hareket etmiyorlardı.Kafaları,boyunlarından geçirilen halatın,çelik duvarın çıkıntılarına bağlanması sayesinde dik duruyordu.İnce halatın olduğu kısımlar deriyi aşındırmaya hatta kesmeye başlamıştı.Tabi ki ölmüşlerdi ne bekliyordum ki.

 

Ne olur ne olmaz diye üzerlerini aradım ve küçük bir bıçağı yanıma aldım.Elbisem çok salaştı ve tek bir cebi yoktu.Nereye koysam diye düşünürken sütyenimde karar kıldım ve oraya sıkıştırdım.Petra bana buraya gelmeden önce küçük bir iyilik yapıp bunu vermişti.Çok yönlü bir kullanımı vardı.Ona minnettar bile sayılabilirdim.

 

Kendimi hazır hissettiğimde hemen önümde uzanan merdivenlerden çıktım ve yüzüme korkmuş bir ifade takınarak avazım çıktığı kadar bağardım.

 

Bölüm sonu...

_______________________________________

 

Nasıl bölümdüü?🙈

 

Acaba Alberta'yı kurtaran kişi kimdi?

 

Yorumlarınız benim için çok değerli.Eğer gerçekten kitabımı okuyorsan bir etkilesimi fazla görme.🤧🙏🏽🩷

Teşekkürler

🗡️🫧

 

 

Bölüm : 31.07.2025 12:31 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...