
10. Bölüm
Herkes günahı kadar yanar . Ama bilmezler ki aslında yandıkları için günah işlerler . Çareyi günah yolunda ararlar . İradelerine sahip çıkamadıklarını düşünürüz bazen .
İçinde bulunduğumuz aracı ani bir frenle durdurduktan sonra yanaklarımı şişirdim . Araba kullanmayı bilmediğini düşünecektim artık. Çünkü fren yapacağı zaman aniden duruyordu, yavaşlamıyordu.
Kapılarımız her zamanki gibi açılınca aşağı indim . Kapımı açan adama teşekkür ederek kolumdaki çantayı daha sıkı kavradım.
‘’ Buğu Hanım’a ait olan apartmanımz hazır Baran Bey ‘’ dedi kapıdan dışarı doğru çıkan adam. Uzun boyluydu ama buna ek olarak ayakkabılarının tabanı çok uzundu. Orta yaşlarda duruyordu . En fazla 34’dü. İlgiyle Baran’a bakıyordu. Sahibinden yemek isteyen köpek gibi.
‘’ Apartmanda kalmayacak ‘’ . Baran’ın sesini yükseltmesiyle bahçedeki çalışanlar dahil herkes ona döndü. Adam bir şey dememişti ki . Neden birden böyle köpürmüştü ? O sırada evden başka bir kadın çıktı. Tatlı birisine benziyordu. İlk başta burada çalışan diye düşünmemiştim. Ama konuşmaya başlayınca kullandığı Bey kelimesi bu düşüncemi bozmuştu.
‘’ Baran Bey dediğiniz gibi odanızın karşısındaki odayı hazırladım . Engin sizi yanlış anlamış . Siz onun kusuruna bakmayın . ‘’ dedi ve bana doğru yürümeye başladı. Yaşlıydı , 50 ‘ si vardı. Ama sıcak kanlı ve sevecendi. Az önceki hareketinden de anlayacağımız üzere korumacıydı da . Elimdeki çantaya uzanınca ;
‘’ Ver kızım ben götürürüm. ‘’ dedi. Gözlerimi açarak iki yana salladım. Annem yaşındaki kadına eşyalarımı taşıtacak değildim. Ayıptı.
‘’ Olur mu öyle şey ben taşırım . Siz sadece bana odayı gösterseniz . ‘’ dedim mahcup bir sesle . Bana merhametle gülümseyip kafasını salladı .
‘’ Evini gezsem sorun olmaz herhalde demi? ‘’ dedim ve durum ona doğru döndüm.Çalışanlara karşı olan nezaketimi ona asla göstermeyecektim .
‘’ Tabiki . Gülay abla sana eşlik etsin . ‘’ dedi. Ama ben ona cıkladım. Eğer bir şeyler bulacaksam tek olmalıydım. Ağlarsam eğer ağlama krizlerimi kimsenin görmemesi gerekirdi.
‘’ Kendim gezerim ‘’ deyip içeri girdim. Evi zaten biliyordum. Giriş kapısının açıldığı alan büyük bir holdü. Geniş bir alandı ve evin içi genel olarak beyaz ve kırık gri idi. Bu evde Alaz Çınar’ın evi gibi 2 merdivenliydi. Ah bu arada Alaz Çınar demişken, o not . Sizce doğru olabilir mi ? Bence olablir . Çünkü onu tanımıyorum .
Bu not düşüncesini de bir köşeye koyup evi gezmeye devam ettim. Holün boş durmaması için yukarı doğru uzanan geniş ve görkemli merdivenler konulmuştu. Çok hoş duruyordu . Ama merdivenlerden çıkmadan önce bulunduğum yerden gelen tabak çanak seslerinin olduğu yere ilerledim . Bu katta sadece 3 kapı vardı. Birisi mutfak diğerleri bazı görevlilerin odası. Muyfağa girince içerisinin gerçekten çok güzel olduğunu gördüm . Gerçekten mükemmel düzenlenmişti. En ince ayrıntısına kadar harikaydı.
Geniş bir ada tezgah ve ulaşılması neredeyse imkansız olan mutfak malzemeleri. Sanırım haklıydı , orada şef olmak ve burada şef olmak. Ada tezgahın karşısında kocaman bir bahçe vardı ve şanslıyım ki bahçeye açılıyordu bu cam. Burada son olarak insanların yüzünü incelemeye başladım. Ben ile beraber şu an sadece 3 kişiydik . İkiside kızdı . Yemek yapıyorlardı ve ben içeri girince gözleri bana dönmüştü.
‘’ Selamlar ‘’ dedim mutlu ve neşeli bir sesle . Onlardan bu ev hakkında öğreneceğim çok şey olacağı için aramı iyi tutmam gerekiyordu.
‘’ Merhaba hoş geldin ‘’ deyince ocağa yanlarına yaklaştım. Ispanak çorbasımydı bu ?
‘’ Of çok severim . ‘’ dedim ve buz dolabına ilerledim . Bunun içine krema konulmalıydı ve bu iki gerizekalının koymadığına yemin edebilirdim .Kremayı alıp yanlarına ilerledim . Onlarda beni ilgi ve merakla izliyordu.
‘’ Ispanak çorbasının püf noktasıdır krema . Ispanağı gizleyeceği düşünülür ama tam tersi . Tadını dahada yoğunlaştırır . ‘’ dedim onlara kremayı çorbaya eklerken . Üstelik bu gün davet yok muydu ? Davette ıspanak çorbası mı içilecek?
Tahta kaşığını aldığım yere bırakarak onlara döndüm.
‘’ Evi bir gezip alt üst edeyim gelicem. Muhteşem bir plan var aklımda ‘’ dedim onlara . Hemende kaynaşmıştım (!) Gerekirse zorla da olsa kabul edeceklerdi.
Mutfaktan çıkıp üst kata doğru ilerlediğim sıra Baran eve daha yeni giriyordu.Yanında başka bir adam vardı. Bu adamı hiç görmemiştim. Ama Baran’ın adama karşı olan güveni gözlerinden okunuyordu. Kardeşidir diye yorumlayarak merdivenlere döneceğim zaman Baran’ın sesiyle göz devirerek ona döndüm .
‘’ Hala üst kata geçemedin mi ? ‘’ deyince ona onun bana sırıttığı gibi sırıttım. Tüm çalışanlar beni izliyordu.
‘’ Yok mutfakta yemek yapıldığını görünce bu fırsatı kaçırmak istemedim . Anlarsın ya ‘’ dedim ve elimle bir şey damlatır gibi yaptım . ‘’ bir kaç damla ‘’
O bana kahkaha atarken ben çıktığım bu katı gezmeye başladım.Sınır kapısı oldğunu düşündüğüm kapıyı omzumla itekleyip açtım. Kapı açılır açılmaz karşımdaki 5 takım elbiseli adamla karşılaştım.Bunlardan ikisini tanıyordum . YİNE
Omzuna YANLIŞLIKLA bıçak giren adam ve bana not getiren kankiştosu . Sanırım asıl girmemem gereken odaya girmiştim . Ama hiç oralı olmadım ve içeri girip omzu sarılı adama döndüm . O sırada içeri Baranlarda girdi. Benim burada olmama fazlasıyla şaşırmıştı. Adama bakıp kafamı sallamaya başladım ve yarı şaşkınlıkla konuşmaya başladım.
‘’ Ay çok geçmiş olsun omzunuza ne oldu ‘’ deyince ben kendime engel olamayıp kahkaha atınca Baran da dahil deli görmüş gibi bana bakmaya başladılar . Ama adamın sinirlendiği belliydi.Sessizce mırıldanmaya başladı.
‘’ Dua et buradayız , yoksa seni gebertirdim de ‘’ deyince lafı hiç gecikmeden çaktım . Ama sanırım pot da kırmıştım.
‘’ Sahibine sor hemen söyüyor yermi .’’ dedim .
Tam başka bir şey söyliyeceği sırada sözünü kestim .
‘’ Öf çok sıkıcısınız ya ‘’ deyip odadan çıkmak için hareketlendim . Kapıyı açtığım gibi tekrar açınca ‘’ OHA’’ sesiyle arkama döndüm . Üstelik, bir saniye ya bu kapı neden bu kadar ağır .
‘’ Ne oldu ‘’ dedim . Hala kapıya yaslıydım .Baran’In yanındaki adam şaşkınlıkla bir bana birde Baran’a bakıyordu.
‘’ Abi ben bu kapıyı açmaya çalıştım da açamadım , kitli felan olduğunu düşündüm . Çırpı gibi kız tek omzuyla açtı ya ‘’ dedi. Sanırım benim odada olmama bu yüzden şaşırmışlardı.
‘’ Anandır lan çırpı ‘’ deyip hızla kapıdan uzaklaşıp odadan çıktım . Evet yani bence herkesin , siz de dahil herkesin asıl Buğuyu görmesi lazımdı. Wow hadi bakalım.
Bu sefer başka bir kapının önüne geldiğimde adamın birisi beni kolumdan tutup durduru.’’ Burası Baran Beyin özeli ‘’ gibi bir açıklama yapmıştı ama bu beni dahada meraklandırmaktan başka bir işe yaramadı .Üstelik girmemi istemeseydi bunu bana eve girmeden önce söylerdi herhalde . Adamdan omzumu kurtarıp odaya girdim.Büyük ve genişti . Kapının tam karşısında çalışma masası ve koltuklar vardı. Klasik filmlerdeki çalışma odası gibiydi ama tek fark duvarlara asılı olan tablolardı. Benim evimde olduğu gibi onunda çalışma odasında tablolar vardı.
Gördüğüm tabloyla duvara doğru yaklaşmaya başladım . Tablonun karşısında durunca kafamı yana eydim ve dolu dolu gözlerle aklıma gerlen sözleri tekrar ettim.
‘’ ‘Anne bak bende o kız oldum .’ hızlıca koşarak annemin yanına gittim . Kafama mavi bir bandana geçirmiş saçımı atkuyruğu yapmıştım . Kulağımda ise inci küpelerim vardı . ‘ Anne bak aynı o oldum. ‘ tabloda duran kadın gibi yan durup kafamı hafifçe kaldırdım. ‘ İnci Küpeli Kızım benim’ ‘’
Kapının açılmasıyla akan gözyaşlarımı silip kapıya döndüm .Baran gelmişti.Ağladığımı gizleyip tablonun önünden çıkıp koltuğa oturdum. Ben boşuna İnci Küpeli Kız’ı olmamıştım annemin . Bu da cepte .
‘’ Tabloyu biliyor musun ? ‘’ dedin Baran benim karşımdaki koltuğa oturunca.Onu onaylayıp biraz daha durdum. Annem çok severdi bu tabloları bende onun sevdiği tabloların taklidini yapardım , ama konuları bana her zaman çok güzel ve eyelenceli gelirdi . Veya annem anlatıyor diye bana öyle geliyordu.
‘’ İnci Küpeli Kız.’’ Dedim ve gülümsedim ‘’Johannes Vermeer yapmış yaklaşık olarak 1664‘te ‘’ dedim .Beni kafasıyla onaylayıp konuşmaya başladı.
‘’ Asıl adı Eşarplı kız . Bunu biliyormuydun ?’’ dedi. Hayır bunu duymamıştım ama ben olsam kesinlikle bende bu ismi koyardım.
‘’ Hayır duymamıştım ‘’ dedim şaşkınlığımı gizlemeden .
‘’ Tablonun genel olarak üzerindeki kıyafetler ön planda . Sanırım bundan yola çıkarak konulmuş bir isim ‘’ dedi bana açıklayarak. Dudaklarımı büzerek kafa salladım. Onun tabloları bilmesi beni şaşırtmıştı. İşi sadece futbol oynamak olan bir erkeğin bana tablonun asıl adını söylemesi geribime gitmişti.
‘’ Evi gezdin mi ? ‘’ dedi bana merakla, kafamı iki yana sallayarak hayır dedim daha bir üst kat ve bu katta bir kaç oda kalmıştı.
‘’ Bitmedi ama yarın gezme kararı aldım ben. Şimdi aşağı inip yemek yapıcam ‘’ dedim ona ‘’ Ama bana bu gün olacak organizasyonun türünü söylemen lazım.’’
‘’ Yapılacak yemek listesi zaten verildi çalışanlara ‘’ dedi.İşte böyle dediği için o yemekler yapılmayacaktı.
‘’ Tamam bana konsepti söyle ‘’ dedim .
‘’ Et ve yeşillik üzerine kurulu . Futbolcular gelicek ve süt ürünü kullanılmayacak. Bu adamların yarın maçı var o yüzden hafif olucak yemekler. ‘’ dedi sorar gibi. Dedikleri yemeği yapmayacağımı anlamıştı.
‘’ Tamam ayol zehirlemeyeceğim kimseyi ‘’ deyip onu güldürdüm ve ayağa kalkıp ilerlemeye başladım.
‘’ Bu arada 1664 değil 1665 onun doğrusu ‘’ deyince ona döndüm . Tablodan söz ediyordu . ‘’ Hatam var demekki . Bakarım doğrusuna ‘’ deyip ağızına daha fazla laf vermeden odadan çıktım . Kapıdan çıktığım gibi yanıma eve girerken gelen kadın geldi . Adı neydi acaba . Unutmuştum.
‘’Gülay kızım ‘’ dedi sanki zihnimi okumuş gibi . Ona minnetle bakarken beni kalacağım odaya götürmeye başladı . Bir üst kata yani. Merdivenlerden çıkıp odanın karşısında durunca bana karşıdaki kapıyı gösterdi.
‘’ Baran’ımın odası ‘’ dedi ve öbür odayı gösterdi.
‘’ Kerem’imin odası ‘’ dedi oraya da .
‘’ Kerem kim abla ‘’ dememe gerek kalmadan merdivenden gelen sese döndük.
‘’ Benim ‘’ dedi. Bu Kerem bana ‘ÇIRPI’ diyen Baranın kardeşi olduğunu düşündüğüm çocuktu.Kafamı sallayıp odanın kapısını tuttum . Oturup konuşacak halim yoktu .
‘’ Ee tanışmayacakmıyız ‘’ diye sorunca bana kalmadan Baran konuşmaya başladı.
‘’ Biraz yabani ‘’ deyince Keremin yanına gidip elini tuttum ve sıktım.
‘’Buğu bende . Buğu Bulut ‘’ soy ismimi de söyleyince kendimi tamamlanmış hissediyordum. O yüzden hep bastırarak söylerdim . Şu an olduğu gibi.
‘’ Biliyorum ‘’ deyince sırıtmaya başladı. Ve artık emin olmuşum . Gülay abla tam bana keremin kim olduğunu söyleyecekkten ona döndüm .
‘’ Kardeşler demi ? ‘’ dedim. Bana şaşkın şaşkın bakerken sordu;
‘’ Nasıl anladın kız , hiç benzemiyorlar ‘’ dedi evet benzemiyoarlar .
‘’ Sırıtışlara bak abla ‘’ dedim onları göstererek . İkimizde tam onlara dönmüştük ki İkiside sırıtmaya başladı. Gülerek kafa salladım.
‘’ Bundan anladım ‘’ dedim ve içeri girdim . Bir insan birbirine sırıtışlarından benzeyebilirmi arkadaş. Ben odaya girince Gülay ablada yanıma geldi. Oda çok büyük değildi ama küçükte değildi . Makyaj masası yatak dolap ve büyük bir raf vardı odada . Ve bir de banyo .
Banyoda hızla ellerimi yıkayıp üzerimi değiştirmeye başladım. Gülay abla sağ olsun kıyafetleri dolaba dizmeye başlamıştı bende hemen bir kıyafet seçip aşağı mutfağa inecektim .
Straplez beyaz bir üst ile bol mavi bir kot giyip bir kaç tane bilezik kolye ve küpe takıp aşağı inmek için kapıyı açıp dışarı çıktım. Mutfağa girince birkaç kişinin daha geldiğini gördüm.
‘’ Merhaba . Bir saat önce geldim zaten ama tanışamadık tam .’’ dedim ve kaynaşmak adına sevimli durmaya çalıştım ‘’ Buğu ben Buğu Bulut . ‘’ durdum ve dikleştim . ‘’ Yeni şefiniz ‘’
Hepsi bana gülümseyerek hoşgeldin deyince bende onlara gülüsedim . Hepsi içten gülümsemişti. Şu an burada sahtelik yoktu .
‘’ Size liste verilmiş herhalde ‘’ dememe kalmadan kızın biri listeyi bana uzattı.
‘’ Heh işte bu ‘’ deyip elinden aldım ve buruşturdum.’’Listeye göre ilerlemiyeceğiz ‘’ dedim onlara . Hepsi dehşete düşmüş bir şekilde bana bakıyordu.
‘’ Korkmayın Baran hiçbir şey yapamaz ‘’ dememle sırtıttım. Bu sırıtışta bana Baran’dan bulaşmıştı. ‘’ Şef benim . Kızacaksa bana kızacak size değil.’’ Dedim. Yemekleri değiştireceğimi biliyordu ama bunu buradakilerin bilmesine gerek yoktu.
‘’ Başlangıç olarak ıspanak çorbası kalsın ‘’ dedim ve telefonumu açıp bir fotorafa girdim. Bir tür et yemeği vardı . Hepsi telefona yaklaşınca açıklamaya başladım.
‘’ Ana yemek olarak hardallı et sote yapacağız.Etlerin suyunu tamamen çekmesi lazım ve hayır etleri parçalamayacağız bütün yani porsiyon olarak pişireceğiz . ‘’ dedim onlara hepsi şaşırmış ama beğenmişlerdi.
‘’ 17 kişi gelicek bu arada haberiniz olsun ‘’ dedi bana saygıyla .
‘’ Bana siz diye hitap etmeyin . Direkt Buğu diyin ‘’ dedim onlara . Saygıyı kaldırmamız gerekiyordu yoksa odaklanamazdık .
‘’ Son olarak tatlı . Tatlı olarak ne yapalım.’’ Durdum ve düşünmeye başladım.O sırada farklı bir kız fikrini sundu .
‘’ Frambuazlı cheesecake ? ‘’ dedi. Elimi şıklatarak onu gösterdim.
‘’harika ‘’ dedim . ‘’ Kaç kişiyiz ‘’
‘’ Senle birlikte altı ‘’ dediklerinde ‘’ Çorba çok uzun o yüzden 2 kişi geçsin . Çorbaya ek olarak kaynadıktan sonra haşnalmış patates konulcak küp küp . Haberiniz olsun. ‘’ deyip Sabahki kızları işaret ettim
‘’ çorba sizde ‘’ dedim
‘’ Ana yemek bende bana birisi lazım ‘’ dememe kalmadan kızın biri yanıma başka bir önlükle gelip
‘’ Ben senleyim ‘’ dedi. Bu kızı sevmiştim. Hoşuma gitmişti.
‘’ Tatlı sizde , tatlıda da krema kullanılcak . Frambuazları dondurucuya atın donsunlar. ‘’ deyip bende etlerin başına geçtim. Ada tezgahın üstünde de kocaman bir ocak vard ,ıherkes takım olarak ayrılınca ben ve yanımdaki kız ada tezgha geçip etleti dövmeye başlamılştık bile. Eli hızlıydı .Ve işine odaklanıyordu.
‘’Adın ne ‘’ dedim ona . Onda başka bir şey vardı.
‘’ Aysu ben . Senin gibi bir teklif üzerine geldim ‘’ demesiyle şok içinde ona döndüm . Yanıma o yüzden gelmişti. Beni biliyordu.
‘’ Tek fark bana gelen teklif Baran Demirden değil ‘’ dedi. Tam konuşacaktı ki sözünü kestim.
‘’ Kerem Demirden ‘’ deyince gülerek kafasıyla onayladı . Hadi ama buradaki herkes öyle değildi demi . Şimdi biri gelicek ve ‘ bana bu teklifi bahçıvan yaptı ‘ diyecek diye lafa atlıcak gibi geliyordu. Bu ailede bir sıkıntı vardı ve ben bunu er yada geç çözecektim.
Yemekler bitmeye yakın mutfağı güzelce toplayıp sildik ve sadece tabakların süslenmesi kalmıştı.Aysuyla birlikte etleri bitirince o geri çekildi
‘’ Ben süsleme yapamıyorum ‘’ deyince ona gülümseyip elime yemek kaşığını alıp hardallı sosa batırdım ve tabağın kenarına kaşığın arkasıyla gökküşağı yaptım . Bu tamamen benim terimimdi. Etleride sosu kapatmayacak veya gölgelemeyecek bir şekilde koyup bir tane nane ekledim. Hepsine aynı işlemi yapıp ona döndüm . Dudaklarını büzerek beğendiğini ifade etti. Beklemediği bir hareket yapıp elimi uzattım.
‘’ Bu eve sadece kendi gerçeklerimi öğrenmeye gelmiştim ‘’ dedim ve durdum . ‘’ Sana da yardım etmek isterim ‘’ dedim. O ise ne yapmak istediğimi anlayıp elimi tuttu.
‘’ Sana söz ikimizinde bu evden çıkarken aklında soru işareti kalmayacak ‘’ dedi.Gülümseyerek geri çekilince herkesin bizi izlediğini fark ettim.Doğruya ulaşmak istiyordum ve bu yolda yanlız olmadığımı bilmek hem içimi karartıyor hemde yoluma ışık tutuyordu.
Mutfakta işimi hallettikten sonra Aysu’ya döndüm.
‘’ Bu akşamki davete biz de katılıcaz . Zorundayız . O yüzden harika olmamız lazım. Hazırlanınca 3. Kata gel ‘’ dedim ona zar zor sesimi kısarak. Kimsenin duymasına gerek yoktu. Aysu da bana sırıtarak kafa salladı ve hızla karşı odalardan birine girdi. Kerem Demir gerçekten ona böyle bir oda mı vermişti.En kısa zamanda Aysu’nun benim yanıma gelmesi gerekiyordu ve bu tamamen Demir ailesinin izni dışında gerçekleşecekti . Çünkü neden olmasın ?
Odama geldiğimde Gülay ablada odadaydı . Ablaya kısaca giyeceğim kıyafetlerden söz ederek banyoya ilerledim . Hızlı bir duş alıp çıkınca neredeyse belime kadar uzanan kahverengi saçlarımın uçlarını bukle bukle yapıp Gülay ablanın benim için çıkardığı siyah dar ve kısa elbiseyi giymeye başladım. Bu elbiseyi giymeyeli belkide yıllar oluyordu.
Elbiseyi üzerime geçirince makyaj masasının yanında duran boy aynasının karşısına geçip kendime bakmaya başladım.Çok güzel olmuştum. Bu güzellik kimdi böyle ? Elbisemin askısını düzeltip makyaj masama (!) oturdum. Sade ama şı bir makyaj yapıp rujumu elime aldım. Kırmızı mı sürseydim acaba ?
Ruj savaşına bir son verip elime pembe bir ruj alıp üstünden parlak bir gloss geçtim. Ayaklarıma da kısa krem renk bir topuklu giyip elime sadece telefonumu alıp odadan çıktım. Etrafta sesler artmaya devam ediyordu. Ayağımdaki topuklunun yerde çıkardığı tok ses ile birlikte dikleşerek merdivenlerde beklemeye başladım. O sırada telefonuma gelen bildirim ile bana doğru yaklaşan Aysudan gözlerimi çevirmek zorunda kaldım.
‘’Gözlerimi merdivenin başından alamıyorum ‘’
Numara kayıtlı değildi ama mesajın kimden geldiğini anlamak hiç zor olmadı benim için . Numaralar sürekli farklı , kişi hep aynı idi. Alaz Çınar .
Kafamı havaya kaldırarak Alazın olduğunu düşündüğüm kısma çevirdim. Ve evet o anda Alaz ile göz göze geldim. Gözlerimi kısarak ona küçümseyici bir bakış atıp yanıma gelen Aysu’ya döndüm. O da benim baktığım yere ,Alaz’a bakıyordu.
‘’ Alaz Çınar ha ? ‘’ dedi.
‘’ Hı , o . Tanıyor musun ?’’ dedim ona. Çünkü Aysu sadece onu dürtmemi bekliyordu. Ağızında bakla ıslanmadığı belliydi.
‘’ Alaz Çınar’ı tanımamak mümkün değil. Baksana ‘’ diyerek telefonumu işaret edip kendi telefonunu çıkardı.
‘’ Sadece sana değil aynı mesaj aynı saatte bana da gedli. Whatsappı kızlarla dolu ‘’ dedi bana sırıtarak .
Şaşırarak kafamı iki yana salladım. Gerçekten bu hikayede deliren sadece ben değildim.
Aysu’nun hikayesini bilmiyordum . Ama öğrenmek için gerekli olan zaman şu an değildi. O yüzden o konuyuda sonra düşünmek için bir kenara koydum. Ve hızlı adımlarla hareketlendim .
Sabahki sınır kapısı gibi olan kapı şu an kapalıydı. Ama içeride birileri olduğuna emindim , o yüzden Aysu’nun kolundan tutup kapıya omzumu yasladım ve son gücümle kapıya yüklendim .
Alaz Çınar hala bizi izliyordu. Farkındaydım.
Kapı açılır açılmaz takım elbiseli adamlarla karşılaştım . Hepsi masanın etrafına dizilmiş , gergince bir konu üzerinde konuşuyorlardı. Biz içeri girince malum tüm gözler üzerimize çevrildi. O sırada Aysu biraz daha bana yaklaşıp;
‘’ Gitsek mi ? ‘’ dedi.Gerildiği her halinden belliydi. Ama bir şeyler öğrenmek istiyorsak eğer buna katlanmak zorundaydık.Dikkat çekmememiz gerektiğiyle ilgili bir şey dememişti Baran bana . O yüzden sıkıntı yoktu.
Hala herkes bize bakarken masanın etrafında boş olan 5 sandalye gözüme çarptı ve Aysunun koluna girerek Sandalyelerin ikisine oturduk . Herkes şoktu tabi bu hareketime . Biz oturmuş birlikte Kerem ve Baran’ı stalklamaya başlamıştık. Yaklaşık 10-15 dakika sonra Baran , Kerem hatta Alaz arka arkaya odaya girdiler ve yan yana dizilip takım elbiselerini düzelttiler .Herkes onlar geldi diye ayağa kalkarken biz Aysu ile oturmaya devam ettik. Baran sesini ayarlayıp konuşmaya başladı. Gözleri benim ve Aysu’nun üzerindeydi .
‘’ Asıl şu an hepiniz hoş geldi ‘’
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |