
9. Bölüm
Yanlızlık, kalabalıkların içinde bile insanın kalbine sessizce dokunan görünmez bir gölge gibidir adeta .
Yağmur başlamıştı. Sanki sadece yeryüzünü değil , beni de temizlemek ister gibi yağıyordu. Deli gibi merak ediyordum,bana bunu neden yaptığını .
Yağmurun mu ?
Hayır ;Baran’ın.
Yağmur yüzünden sırılsıklamdım . Üstümdeki ıslak kıyafetlerimi çıkarıp pijamalarımı giydim. Bavul hazırlamam lazımdı. Bundan sonra Baran’ın evinde kalacaktım ya (!)
Dolabımın üstündeki küçük beyaz bavulumu çıkarttım. Bavul küçüktü ama kıyafetlerimin neredyse hepsi girerdi . Ama ya kitaplarım. Onlar için gerçekten üzülüyordum . Kendime evi satmayacağımı tekrar ede ede dolaptaki kıyafetlerimin karşısına geçtim .
İlk önce elbiseler ,tişörtler , pantolonlar ve pijamalar . Her şey yerleşmişti fakat daha makyaj malzemelerim ve bakım ürünlerim vardı .Ve....
ÇANTALARIM
Hadi ama tamam kitaplarımı bırakıyorum ama onları bırakamam . Bavulu tekrar açıp sığan tüm çantalarımı koydum .Eve giderken takacağım çantama da öbür kalanları ekledim. Dayanamamıştım o yüzden 5 tane de kitap koymuştum.En kalın 5 kitabımı.
Hazırdım . Mutfağa geçip kahve hazırlmaya başladım .Kahve yüzünden sürekli çarpıntım oluyordu , buna rağmen bırakamıyordum . Mükemmel bir şeydi.Kahvemi alıp salona gelip koltuğa oturdum . Saat 1’e geliyordu ama ben daha restorandakilere bir şey söylememiştim. Saldırıdan sonra Ardalar’la konuşmuştum. Hepsi iyiydi . Ama Baranda çalışacağımı daha söylememiştim. Gerçi restoranda yine çalışacaktım. O yüzden hızla Arda’yı aradım Burağın’da orada olduğunu biliyordum .
‘’ Selam yakışıklı naber ?’’ dedim telefonu açınca.
‘’ Ooo Buğu hanım siz beni ararmıydınız ? ‘’ dedi ağızını yayarak . Sanırım içiyorlardı .
‘’ Tabi olum ben sizi hep arıyorumda açan yok işte ‘’ dedim Burağı bahsederek. Genelde telefonu sessizde kullandığı için aradığımızda duymazdı. Üstüne üstlük aramaya geri dönüşte yapmazdı.
‘’ Ah doğru . Ee hayırdır bu saatte bir şey mi oldu ?’’ soruyu endişeyle sorması yüzümde buruk bir gülümsemeye yol açtı.
‘’ Hayır bir şey olmadı. Sadece bir haber vermek için aradım.’’ Kötü bir haber değildi. Ama ben söylerken zorlanıyordum.
‘’ Ben Baran Demir’le çalışıcam artık. ‘’ Söylerken gerçekten zorlanmıştım. Neredeyse lise sondan beri staj yaptığım, üniversite sonuna kadar ek iş yaptığım yerden uzaklaşıyordum . Kendimi suçlu hissetmiyordum . Hepsi toprağın altında uyuyan ailem içindi .
‘’ Beril iş teklifinden bahsetmişti zaten . ‘’ dedi . Üzülmüştü. Gözünün altında oluşan su birikintisi bariz bir şekilde ortadaydı.Onlar benim her zaman yanımda olmuştu.Ailemi kaybettiğim gün bile benimle ağlamışlardı . Günü gelmiş benimle gülmüşlerdi. Ama ben şu an onlara Baranla çalışacağımı söylüyordum.Dediğim gibi asla pişman değilim.
‘’Her zaman arkandayız Buğu. Ama arada gelirsin demi yanımıza ‘’ demesiyle gözünün yanında akmayı bekleyen yaş akmıştı.
‘’ Ağlama lan gerizekalı.’’ Deyip bende burnumu çektim. ‘’ O evde en fazla hafta da 3 gün çalışıcam. Geri kalan günlerde oradayım . ‘’ dedim.
‘’ Acaba şu an gerizekalı ben mi oluyorum . Kızım..’’ deyip dikleşti.
‘’..... Kızım yine bizle çalışıcan sonuçta . Senin haftalık tatilin zaten 3 gün ‘’ diye benimle dalga geçti.
‘’ Sus lan döverim seni ‘’ dedim bende ona takılarak . Arda benim için farklıydı her zaman. Restoranda benden önce şef oydu . Ben gelince bana önlüğünü o takmıştı. Ona da aynı önlüğü kardeşi gibi gördüğü Burak takmıştı.
Göz yaşlarımı silip tekrar konuşmaya başladım.
‘’Önlüğü ...’’ durdum . Nefesim kesiliyordu.
‘’Önlüğü Beril’e takıcam ‘’ durdum ‘’ Yarın ‘’ dedim.
‘’ Buğu saçmalama . Ne önlüğü. Daha 2 yılın var . Farkındasın demi. ‘’ sinirleniyordu. Ama bunu yapmam gerekiyordu. Hem artık çoğu zaman orada olmayacaktım. Hemde artık Berilde olması gerekiyordu bu önlüğün .
‘’ Biliyorum Arda . Ama olması gereken bu biliyorsun.’’ Dedim ağlayarak. Kendimi ondan hiç saklamamıştım. Yine saklamayacaktım.
‘’ Yapma be Buğu ‘’
Onunla biraz daha konuşarak telefonu kapattım. Önlük konusu da kapanmıştı.Olması gereken olcaktı.
Oflaya puflaya oturduğum yerden kalktım ve uyumak için odama geçtim. Bu gün gerçekten hem yorucu hemde koşuşturmalı geçmişti.O yüzden sırt üstü yatağa yatıp kendimi karanlık olmasına rağmen huzurlu bir kabusun ortasına bıraktım.
(BİRKAÇ SAAT SONRA)
Gözlerimi yeni açıyordum ama daha çok erkendi.Buna rağmen yataktan kalkıp banyoyaa ilerledim. Elimi yüzümü yıkamadan kendimi banyoya attım. Gözlerimi hala uykusuzluktan açamıyordum.Elime döktüğüm pamuk şeker kokulu şampuanı son anda dökmeden saçımla buluşturduğumda küçüklükten gelen bir alışkanlıkla gözlerimi kapattım.
‘’ Ya anne yavaş sürsene . Görmüyormusun gözlerime kaçacak . Sonra çok acıyor gözlerim’’
Gözlerim kapanınca zihnimde her zaman bu anı canlanıyordu, bu günki gibi.Annemin hunharca yıkadığı saçımdan gözlerime hep şampuan akardı ve ben bu yüzden hiç yıknamak istemezdim. Ve annem bunun için bana hep kızar bir dahakine daha dikkatli olucağına dair sözler verirdi.Ama her banyoda yine gözüme girerdi o şampuan.
Özlem dolu bir gülümsemeyle banyodan çıkıp saçlarımı kurulayıp dalga dalga şekil verdim .Makyajımı yapmaya başlamıştım ki kapının çalmasıyla pudrayı aldığım masaya geri koydum .
‘’ Geliyorum ‘’ deyip ayağa kalktım. Kapıya yaklaşıp açtığımda karşımda Baran Demir ile göz göze gelmeyi beklemiyordum. Kafamla selamlayıp ;
‘’ Hoş geldin’’ dedim . Kenara çekilip içeri girmesi için bekledim.
‘’ Hoş buldum , işin bitmedi mi? ‘’ diye ilgiyle sordu.İçeri girince ayakkabılarını dahi çıkartmadan mutfağa geçti. O-o aptal ayakkabılarını çıkarmamış mıydı? Sinirden çatılan kaşlarımı düzeltim onu cevapladım.
‘’ 15 dakikalık işim var. Sen kafana göre takıl ‘’
Kafasıyla onaylarken mutfağı süzüyordu. ‘’ Odan nerede ‘’ dedi.Onu anlamıyordum ama sanki o konuşunca hipnoz oluyordum .
Elimi kaldırıp mutfağın karşısında kapısı açık duran odamı gösterdim.Tekrar beni kafasıyla onaylayınca mutfaktan çıktım ve yarım kalan makyajımı tamamlamak için odama döndüm.Son olarak rujumu süreceğim sırada kapıdaki karartıya döndüm . Odama mı gelmişti ? Hadi ama Buğu saçma sapan sorular sorup kafanı meşgul etme .
‘’ Evin çok sempatik, tatlı ve.. ‘’ durdu
Hızla onun cümlesini tamamladım ‘’ Küçük ‘’
Gülerek kafa salladı.Tabi ona küçük gelicekti .Annemin küçükken uyumam için okuduğu masallardaki gibi kocaman şatosu vardı.Ben dudağımın etrafından geçerken dikkatle beni izliyordu.Kalemle işim bitince ona uzattım.
Sırıtarak konuşmaya başladım ‘’ Kullanmak ister misin ? ‘’ dedim. Oda benim gibi sırıtarak kafasını iki yana salladı. Ama uzattığım kalemi alıp incelemeye başladım. Umarım gerçekten kullanmazdı, çünkü ona 800 TL verdim ben .
İşim bitince bavulumu ve çantamı alıp ona döndüm.’’Hazırım’’ diyince elimdeki bavulu alıp evden çıkmaya başladı.O merdivenlere yürürken ben evi bir daha asla açılmayacakmış gibi kilitlemeye başladım.
‘’ Kaynak makinasını da getirteyim mi ? Daha sağlam olsun .’’ dedi. Resmen benimle dalga geçiyordu.
Ona sadece göz devirmekle yetindim ve önüne geçerek merdivenleri inmeye başladım.Nedense içimden bir ses bu gün çok yorucu geçeceğini söylüyordu ama o sese aldırmadım.
Dış kapıyı kendime çekerek açmayı denedim.Bu kapı bir sıkıştı mı açamak istediğinde resmen kol kası yapıyordun. Yine de sanki en hafif kapıyı çeker gibi kapıyı açıp sırtımı kapıya yasladım ki Baran elinde bavulumu çizmeden rahatça çıksın. Ne de olsa ona para vermiştim ve daha çok yeniydi.
‘’ Sağ ol ‘’ deyip kapıdan çıktı. Bavul çok ağır değildi ama o sanki ufaktan kızarmıştı.
‘’ Hayırdır Baran . ‘’ dedim kendimi gülmemek için sıkarken.
‘’ Antrenmanlara gitmiyor musun uzun zamandır ? ‘’
Omzundaki bavulu bir eliyle tutarken diğer elini beline koydu. ‘’ Kızım bunun içinde eşek ölüsümü var ? ‘’ dedi.Sokakta olmamızı umursamadan kahkaha atmaya başladım. Omzuna almak yerine tutma yerinden tutup çekebilirdi.
‘’ Ne gülüyon kızım ciddiyim. Burada sadece kıyafet olamaz ‘’ deyip arkasını dönüp yürümeye başladı. Ama ben hala nefesim kesilircesine gülüyordum.Gözümden akmak üzere olan yaşı silerek bende arabaya doğru yürümeye başladım.
Araba yine bildiğim o pahalı arabaydı . Ve içeriye resmen onun kokusu sinmişti. Yani birazcık onun kokusu ve fazlasıyla sigara kokusu.
‘’ İlk önce restorana gidelim . Kısa bir işim var ‘’ dedim ona o daha arabaya yeni binerken.
‘’ Neden ? Zaten orada yine çalışmak isteyeceksin ‘’ dedi bana ters ters bakarak.
‘’Çalışıcam tabiki. Sadece şef önlüğümü vericem ‘’ dedim ona kısaca.
Bana inanamayarak bakınca hiç oralı olmadım.Evet daha iki yılım varken önlüğü başkasına takmak beni kahrediyordu . Şef olmayı da çok seviyordum. Ama orayı ben yok iken birisinin idare etmesi gerekiyordu. Baran ‘ da 3 gün çalışıcam diyordum ama belki o hafta tamamen çalışacaktım . Bu sorumluluğu şu an alamazdım. Beril’de şu an şef olmaya hazırdı. Sorumluluklarını biliyordu.
‘’ Emin misin ? ‘’ dedi bana . Gerçekten şu an bana üzülüyor olamaz demi ?
‘’ O kadar üzülmene gerek yok . Senin evinde şef ben olucam zaten ‘’ diyerek ona meydan okudum.
‘’Şüphem yok ‘’ dedi bana göz kırparak. Dudaklarımı buruşturup ona yargılayıcı bakış atmamaya özen gösterip önüme döndüm.
Yolları tek tek geçiyorduk. Arabayı normalden hızlı kullanıyordu. Eğer birisi yolu kontrol etmeden yürümeye başlarsa eğer,artık yoktu. Elini hiç acele ettirmeden ekrana dokundurdu, sanırım şarkı açacaktı. Ekranda çıkan bir kaç şeyi onaylayıp tahmin ettiğim gibi şarkı açtı. Şarkının yavaş giriş melodisiyle başımı cama çevirdim.
Hava bu gün gerçekten güzeldi. Dünki havadan resmen eser yoktu . Sanırım gerçekten beni silmek için yağıyormuş yağmur. Bu düşünceyle gülerek kafamı yavaşça sağa sola salladım. Deliriyordum , gerçekten.
Camdan dışarı bakarak overthink yaparken telefon ekranıma bir bildirim düştü.Hadi ama en heyecanlı kısımdaydım. Mesaj sayfasına girince bir değil iki bildirimle karşılaştım . Birisi restorandandı,az önce gelen mesajdı. Ama öbür mesaj dün akşam saatinde gelmişti.
‘’ Sana diyorum ki kendini ona kaptırma . Ama sen gidip o gerizekalının teklifini kabul ediyorsun . Hemde o kadar kalabalık bir ortama çağırarak. Ne istiyorsun sen ? Ünlü felan olmak mı ? Aptalsın . Git aileni sana onların katili anlatsın ‘’(00.18)
Şok içinde ekrana bakarken tekrar okudum. Yine ve yine . Baran Demir benim ailemin katili miydi ? Saçmalıyor olmalı . O sırada araba yavaş hareketlerle durunca kafamı kaldırdım . Restorana gelmiştik.
Ne Alaz Çınar’ ne de Baran Demir’ e güvenemezdim . Ama onları kullana bilirdim. Arabadan inerken aklıma bana dün verdirdiği kutunun içinden çıkan notta yazan cümle takıldı.
‘’ sana kalmadan intikamı ben alıcam ‘’
Demek oluyorki onun varsayımlarına göre o , Baran’ ı öldürecek kişi olucaktı.Ama şu an , benim Baran’la işim bitmeden bu mümkün değildi, olamazdı.
Arabadan hızla inerek restorana girdim . İçeriyi düzenlemişlerdi. Masalar topluydu. Hüzünle etrafa bakarken Baran yanıma gelip benimle birlikte mutfağa yürümeye başladı.
İçeri girince gülümseyerek ;
‘’ Helloo ‘’ dedim. Hedsi bana merhametle bakarken Baranın’da geldiğini görünce hepsi yüzünü buruşturdu.
‘’ Buğu gerçekten manifest olduğuna emin misin ? Musallat olmuş olabilirmi ‘’ diyen Burağa dönünce hep birlikte kahkaha atmaya başladık. Baran anlamamıştı ama kendisiyle ilgili olduğunu tahmin edebilecek kadar beyni çalışıyordu. Öbürlerinin yanında ciddi kalmaktan epilepsi geçirecek durumda olup , benim yanımdayken gülen bu adam gerçekten benim ailemin katili olabilirmiydi? Eğer gerçekten öyle ise Alaz’ın onu öldürmesine izin vermem. Bunu kendim yapardım.
‘’ Dün akşam zaten konuştuk Arda ve Burak ile , o yüzden tekrar etmicem ‘’ derken önlüğümün asılı olduğu portmantoya doğru ilerleyip önlüğü elime aldım. Ön kısmında büyük harflerle şef yazıyordu . Gurur verici bir durumdu bu önlüğü takmak . Kime nasip, kime kısmet .
Önlük ile üçünün önünde dururken Beril’e yaklaştım. O ağlayarak bana bakerken ben önlüğü onun boynunda geçirip yanaklarını öptüm.
‘’ Yerimde zaten hep gözün vardı demi ? ‘’ diyerek onunla dalga geçtim . Ama onunla birlikte bende ağlıyordum.
‘’ Ya kızım niye ağlıyorsun’’ burnumu çektim.’’ Arkanı dön hadi ‘’ dememle arkasını döndü. Arkasındaki ipleri bağlayarak onu döndürüp kendime doğru çektim. Sıkıca kollarımı boynuna dolayarak sessiz sessiz gözyaşlarımı dökmeye başladım .
‘’ Şef sensin. Şef oldun diye sakın kendini salma . Çok fazla sorumluluğun olucak. Mesela benim buraya bazı günler geleceğimi Muhsin bey’e söylemek gibi’’ dedim. Gözlerini kocaman açıp kafasını iki yana salladı. Hepimiz kahkahalarla gülünce bu sefer bize Baran’ da katılmıştı. Son kez ona sarılarak uzaklaştım. Daha fazla oyalanmadan vedalaşıp restorandan çıkıp Baran’ın masal şatosuna doğru yol aldık.
‘’ İyi misin ‘’
Baran’ın sesiyle irkilerek arabada ona döndüm. Kafamla onayladım.
‘’ İyiyim.’’
‘’ Merak etme ‘’ deyip durdu ve o her an ortaya çıkan sırıtışı ile bana baktı. ‘’Benim evimde şef olmak var , böyle saçma salak yerlerde şef olmak var ‘’ deyince bende güldüm ve önüme döndüm.
Belkide gerçekten öyleydi bilmiyorum.Baran Demir ile çalışmak kesinlikle çok zor olacaktı ama eyelenceli de olabilirdi. Bakarsın mutlu olurum, hayatım yola girer , düzelir . Bilemeyiz.
Bundan sonraki hayatımda yaşayacağım zorlukları sırtlayarak Baran’ın evine gidiyordum. Belki kurtuluşum belkide sonum olurdu. Bilemeyiz ....
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |