5. Bölüm

5. Bölüm

zeynepppp_160
zeynepppp_160

5. Bölüm

Kelebekler bile hayatlarının sadece bir günü özgürdür ...

En son Baran Demir’in evinde beraber kahve içmiştik ve havadan sudan konuşmuştuk . Kahveler bittikte kısa süre sonra geç olduğunu söyleyip eve gitmem için ayaklanmıştım . Eve bırakmayı teklif etmişti ama bu günlük bu kadar macera yeterdi .

Evine girdiğim an bana şefi olmam için teklif etmişti . Bunu neden yaptığını bilmiyordum ama konuşurken laf arasında sürekli aynı kelimeleri tekrar etmişti;

‘ yanmak , aile ‘

Ne kada salağa yatmaya çalışsamda bana sürekli bu kelimeleri tekrar etmişti . Onun da mı ailesi yoktu ? Onlarda mı yanmıştı ?

Tüm bu soruları bırakıp gelen müşterilere odaklandım . Yabancılardı ve tarihçesini öğrenmek istedkleri yemekleri sipariş etmişlerdi.

The name of the dish you see is döner. It is reported that döner kebab was first created by İskender Bey in Bursa about 150 years ago by cooking lamb meat on a skewer and cooking it in a vertically positioned wood stove.’dedim düzgün bir ingilizce aksanıyla . .

 

Hepsi büyülenmiş bir şekilde yemeklere bakarken izin isteyip yanlarından ayrıldım . Bu gün gerçekten çok yorucu geçiyordu . Daha restorandın kapanmasına bir saat olmasına rağmen etraftaki dağınıkları toplamaya başladım. Mutfaktaki herkes pür dikkat çalışıyordu .

‘’ Evet gençler nasıl gidiyor ‘’ dememle herkes kendini bir anda saldı . Ben bu hallerine gülerken Arda geriledi ve konuşmaya başladı .

‘’ Ya abi ben hiç bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum ya ‘’ dedi hepimiz onu onaylayınca Burak sinirle söylendi.

‘’ Her yerim leş gibi balık ve et kokuyor . Deliricem şu an . Ellerimden kokusu çıkmıyor ya .’’ diyerek sitem etti .

‘’ Peki ya ben ‘’ dedi Beril ve ağlamaklı bir şekilde konuşmaya başladı .

‘’ Daha geçen hafta almıştım bu elbisemi her yeri frambuaz oldu ‘’ dedi pembe elbisesini göstererek . Hepimiz onun bu haline gülmüştük .

 

Gerçekten dedikleri gibi çok yorucu ve bir o kadarda sakrlıklarla geçen bir gündü. Bir yandan yemekleri hazırlamaya çalışırken diğer yandan da Muhsin beyle uğraşıyordum . Adam en sonunda elimde kalacaktı.

‘’ Çok yavaşsınız . İnsanlara yemekleri bu hızda mı yetiştiriyorsunuz . ‘’ gibisinden boş laflar ediyordu . Restoranda yeni bir aşçı almasını teklif edince de ‘neden niz yapamıyormusunuz ‘ deyip bağırıyordu . Müdür olduğu içinde bir şey diyemiyorduk .

En sonunda restoran boşalmaya başlayınca hepimiz kendimizi sanki başka bir işimiz yokmuş gibi sandalyelere bıraktık . Şu sandalyeler gerçekten büyük bir nimet di.

Ne kadar yorgun olsakta diğerlerine seslendim ;

‘’ Ne kadar hızlı yaparsak o kadar iyi . Çıkmamıza on beş dakika var , zaten bulaşıkların çoğunu koyduk makineye gerisini hemen halledelim . ‘’ dedim .

‘’ Abla sen git biz hallederiz ‘’ dedi Burak.

‘’ Aynen abla sen daha çok çalıştın hadi sen git ‘’ diye ekledi Arda . Tabiki onları bırakıp gidecek değildim . Onlara güzel bir göz devirip ayaklandım ve makinaya bulaşıkları dizmeye başladım . Evde olsa asla ellemez hafta sonu canım isterse makinaya koyacağım bardakları bir güzel dizmeye başladım . O sırada garsonlardan biri elinde kocaman çiçekle tezgaha yanaştı .

‘’ Buğu abla sana gelmiş çiçekler ‘’ dedi . Yanına gidip çiçeği aldım . Hepsi çok güzellerdi . Mis gibi kokuyorlardı .

‘’ Kimden gelmiş ‘’ dedim gelen garsona . Dudak büzüp ;

‘’ Not vardır abla baksana ‘’ dedi ayıplar gibi .

Ben çiçeğin etrafında not ararken herkes pür dikkat beni izliyordu . En son çiçeğin içine bakınca koca notla karşılaştım . Resmen A4 boyutundaki kağıdı görememiştim . Hızla kağıdı açtım ve mırıldanarak okumaya başladım ;

Senin için tüm oyunları durdurmaya hazırım ‘

Hayret içinde kağıtta yazanları tekrar tekrar okudum . Kimin yazdığına dair bir bilgim yoktu . Çiçeğin kimden geldiğini bile bilmiyordum . Hızla çiçeği havaya kaldırdım ve buketin etrafını süsleyen kağıdı yırtmayacak bir şekilde açmaa başladım . Kimin gönderdiğini bulacaktım .

Kağıdı çıkarınca iç tarafta duran logoyu fark ettim ve logonun altına işlenmiş iki harf .

‘ TFF ; BD ‘’ Yazan şey sadece buydu ama ben anlamıştım . Baran Demir göndermişti . Türkiye Futbol Federasyonundan . Peki bunu neden yapmıştı.

Herkes heyecanla bana bakarken onlara döndüm .

‘’ Futbol federasyonundan gelmiş ‘’ dememle Arda kocaman bir kahkaha attı .

‘’ Tahmin edeyim kim istemiş gönderilmesini ‘’ dedi ve parmağını dudağına götürdü ve düşünüyormuş gibi yaptı . Bir anda elini şıklatarak konuşmaya başladı .

‘’ Baran Demir ‘’ dedi . En son buraya geldiklerinde bana selam verdiğinde Arda bana kaş göz işareti yapmıştı . Oradan aklında kalmış olacak ki böyle bir şey söylüyordu . Beril kocaman gözlerle resmen bağırdı ;

‘’ Adamın hikayesinde paylaştığı çiçek bunlar oha ‘’ dedi ve ona inanamayarak baktım . Hikayesinde mi paylaşmıştı .

Telefonumu açıp Baran ‘ın hikayesine girdim . Ve evet çiçekleri paylaşmıştı . arabanın yolcu koltuğunda ve üzerine not geçmişti .

‘Değerlime ‘

‘’ Oha ‘’ diye bağırınca herkesin görebileceği şekilde telefonu kaldırdım .

‘’ Değerlime mi ?! ‘’ dedim heyecanla . Hepsi benim bu heyecanlı halime gülerken Beril konuştu .

‘’ Abla desene duaların boşa gitmedi ‘’ deyince on alev atan bakışlar gönderdim. Hadi tamam azıcık dua etmiş olabiliriz ama niye söylüyordu . Erkekler kendine hakim olamayıp gülerken ben çiçeklere bakıyordum .

‘’ Buğu abla bence sende paylaş hikayende ‘’ dedi garson . Ona dönünce analamayarak baktım .

‘’ Sende paylaş diyorum . Adam o kadar paylaşmış ‘’ demesiyle jeton yeni düştü.

‘’ Adam değerlime yazmış ben ne yazıcam . Kocama mı ? ‘’ dedim . Gülerek kafa salladı .

‘’ Onu da sen düşün abla . Ben mi söyleyeyim ‘’ dedi . Evet aslında onun söylemesini bekliyordum ama ondan fayda görememiştim .

Çiçeklerin kağıdını düzelttim ve kucağıma aldım ve telefonu Berilin elie tutuşurdum .

‘’ Bak güzel çıkayım tamam mı ? ‘’ dedim ona

‘’ Sen zaten çok güzelsin ablam ‘’ dedi . Ben ona melül melül bakarken fotoğrafımı çekti . Salak kız .

Telefonu elime tutşturunca ;

‘’ Lütfen bunu paylaş . Çok güzel çıktın ‘’ dedi . Kafamla onaylayıp telefona baktım . Gerçekten güzel çıkmıştım . Elimde çiçek , üstümde önlük ama önlüğün altından sarkan siyah elbisem .

Hayallerimden ‘

Yazdım bende resmin üzerine . Onu da etiketleyip paylaştım. İnstagramda ünlü bir restoranda çalıştığımiçin fazla takipçim vardı . Yetmiş bine yakındı takipçi sayım .Gelen turistler olsun sevenlerim olsun bir sürü takipçim olmuştu . Ama tabiki bu benim restoran yani herkese açık olan tek hesabımdı .

‘’ Abla oha !’’ dedi Beril ve hızla ona döndüm .

‘’ Abla o kelime ne öyle . ‘’ dedi . Teleşla konuşmasını bekledim . Çok mu saçmaydı .

‘’ YIKILDIM’’ diye cümlesini tamamladı . Rahatlayarak daha makinaya koyulmamış bardaklarıdizmeye devam ettim . Evet mutlu olmuş sevinmiş olabilirim ama makinaya hala dizilmesi gereken bulaşıklar vardı .

Hepsini dizdikten sonra saçlarımı savurarak onlara döndüm . Onlar daha Baran Demirin evine gittiğimi bile bilmiyorlardı . Zaten anlatma taraftarı da değildim . Bir hafta benle dalga geçerlerdi .

‘’ Az önce bu değerli şahsiyete ‘’ deyip kendimi gösterdim

‘’ ...Baran Demir’den çiçek geldi . ‘’ Hepsi bana sırıtarak bakıyordu .

‘’ O yüzdeen ‘’ Berili gösterdim .

‘’ Söyle bakalım . En güzel manifest sayıları hangileri .’’ dedim . Bu sözlerim üzerine kahkahalar başladı .

‘’ Ya kızım salak mısın ya manifest sayıları ne . Allah ‘ tan istesen anında olacak ‘’ diyen Burağa döndüm .

‘’ Şekerim Allah’tan istedim zaten . Birde manifest yapalım ‘’ deyince gülerek göz devirdi .

‘’ Abla valla buna hangi sayı gider bilemedim ama biz hepsini deneyelim ‘’ diyen Berile dönünce

‘’ Kız sonra çarpılmayalım . ‘’ dedim .

‘’ Sizin şu ana kadar çarpılmamanız mücize zaten ‘’ diyen Arda’ya Beril’Le aynı anda döndük . Beril ona dil çıkarınca bende göz devirdim . Hepsinin yeri çok ayrıydı . Abi kardeş gibiydik .

Restorandaki işler bitince çiçeğimle gülerek dışarı çıktım . Malesef bu günde sırf çiçeklerim var diye taksiye binecektim .

Taksiye hızla binince telefonuma düşen bildirimlere bakmaya başladım . Baran Demir hikayemi beğenmiş üstüne benim hikayemi hikayesinde paylaşmıştı . Kızlarım kesin aşık demi . Gülerek telefona bakarken ekrana bir bildirim daha düştü .

‘@baran_dmr sizi takip etmeye başladı ‘

Bölüm : 14.08.2025 19:26 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...